Denizli Valisi kendisini tanımayan dönerciye kızıp 'işletmeyi kapatın' talimatı verdi

Denizli Valisi Ali Fuat Atik, esnaf ziyaretleri sırasında kendisini tanımayıp işine devam eden döner ustasına sinirlenerek işletmenin kapatılmasını istedi. Sosyal medyada tepkiler gelince Vali Atik özür diledi.

Denizli Valisi kendisini tanımayan dönerciye kızıp 'işletmeyi kapatın' talimatı verdi
Denizli Valisi kendisini tanımayan dönerciye kızıp 'işletmeyi kapatın' talimatı verdi

Denizli Valisi Ali Fuat Atik, Kovid-19 önlemleri kapsamında kentin en kabalalık caddesi olan Gazi Bulvarında denetim yaptı. 

Yanındaki koruma ekibiyle birlikte bir dönerci dükkanına yanaşan Ali Fuat Atik, tezgahı başında döner kesen ustaya selam verdi.

Dönerci ustası, valiyi selamlamasının ardından döner kesmeye devam etti. Döner ustasının kendisini tanımayarak işine devam etmesi ve sohbet etmemesine sinirlenen Vali Atik, eldiven takmamasını gerekçe göstererek, işletmenin kapatılması talimatını verdi.

Öğrenilen bilgiye göre, mevzuata göre döner ustasının eldiven takma zorunluluğu bulunmuyor.

ÖZÜR DİLEDİ

Görüntülerin sosyal medyada tepki çekmesi üzerine Vali Atik yazılı bir açıklama yaptı. Koronavirüs ile mücadele kapsamında bir işletme çalışanıyla yaşadığı diyalogun kendisini de üzdüğünü ifade eden Vali Atik, "Bugüne kadar birçok denetime katıldık, vatandaşlarımızla bir araya gelerek onların dertlerini dinledik ve onlarla hemhal olduk. Ülkemizin ve devletimizin salgına karşı nasıl bir mücadele verdiğini uygun bir lisan-ı hal ile izah etmeye çalıştık. Nitekim devlet sorumluluğu da bunu gerektirir. Bahse konu esnafımız ile yaşanan diyalogdaki görüntüler tüm ayrıntılarıyla incelendiğinde, ziyaretim esnasındaki görüntülerin tamamı izlendiğinde, konunun teferruatı ve süreçteki hassasiyetimiz, vatandaşımızın sağlığını koruma anlayışımız daha net anlaşılacaktır. Bundan sonra da salgından korunma kurallarına uyma noktasında davetimizi yinelemeye devam edeceğiz" dedi.

Tutumu ve yaklaşımı nedeniyle vatandaşlardan özür dileyen Vali Ali Fuat Atik, şunları kaydetti:

"Gün boyu yapılan denetimin getirmiş olduğu yorgunlukla işletme çalışanı ile yaşanan diyalogda şahsımın yaklaşımı, üslubum ve kullandığım ifadenin gönül kırıcı bir yaklaşım içermesi hakikaten şahsımı da üzdü. Bu sebeple vatandaşlarımızdan bu tutum ve yaklaşımım sebebiyle özür diliyorum. İşletmemizin vatandaşımıza hizmet vermeye devam edecek ve inşallah yaşanan bu üzücü görüntüyü, işletmemizi ziyaret ederek nezaket ve tevazuyla telafi edeceğiz. Bizler milletimiz için varız ve bu milletin hizmetkarıyız. Devlet, millet için vardır. Umuyor ve diliyorum ki birlik ve beraberlik içerisinde daha sakin, daha duyarlı, daha vakur bir duruşla bu süreci hep birlikte atlatacağız. İnanıyorum ki salgınla mücadeleyi milletimiz kazanacak, en kısa sürede bu topraklarda koronavirüs illetini hep birlikte yeneceğiz."

BAKAN SOYLU'DAN AÇIKLAMA

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da konuyla ilgili yaptığı açıklamada "Devletin cemal ve celal yüzü vardır. Biri tevazu ve yumuşaklığı, merhameti, diğeri azameti ve sorumluluğunu anlatır. Yöneticilerimizin vatandaşa yüzü hep cemal olmalıdır. Denizli Valimizin üslup özrü yerinde olmuştur" dedi.

'GEBERMEK İSTİYORUM, CANIMA YETTİ'

Öte yandan, Vali Atik'in aynı denetimde diğer bir esnafla diyaloğu da dikkat çekti. Atik bir esnafın maske takmadığını görmesi üzerine "Maskeniz neden takılı değil?" diye sordu. Salgınının ilk yayılmaya başladığı günlerde maske takmayı reddederek "Korona neredeyse gelsin beni bulsun" sözleriyle gündeme gelen Üzeyir Yazır da, "Gebermek istiyorum, canıma yetti" yanıtını verdi. Vali Atik'in maske takması konusunda uyarması ile maskesini takan Üzeyir Yazır, para kazanamadığını anlattı.

Yazır mayısta şu sözleriyle gündem olmuştu: "Hastalık paranoyaklık seviyesine geldi, sürekli televizyonlarda. Yok hayalet taşıyıcılar var, yok şöyle derken artık ben de dedim ki korona neredeyse artık gelsin beni bulsun öleyim. Zaten hiçbir işim düzgün gitmiyor, bütün işlerim ters. Öleyim de kurtulayım diye bekliyorum. Korona neredeyse gelsin bulsun beni. O yüzden hiç umurumda değil yani. Öleceksek ölürüz, kalacaksak kalırız. Ne olacaksa olsun dedik artık. Ne eldiven ne de maske hiçbir şey kullanmıyorum."