Dersim yalancılarının sansürlediği ses kaydı! İşte Çağlayangil gerçeği

Genç Cumhuriyet yönetimini 'Dersim'de zehirli gaz kullanmakla suçlayanların en büyük dayanağı, eski Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil'in ses kaydıydı. Tarihçi Cengiz Özakıncı, bu kayıtla ilgili çok önemli bilgiler paylaştı.

Dersim yalancılarının sansürlediği ses kaydı! İşte Çağlayangil gerçeği

Alman ARD kanalının Cumhuriyet yönetimini hedef alan ve gerici “Dersim Ayaklanması”nı bastırırken ordunun zehirli gaz kullandığını iddia eden belgeselinin ardından “Dersim” yeniden gündem olmuştu. Alman kanalıyla eş zamanlı Türkiye içinden de bazı gruplar harekete geçmiş ve genç Cumhuriyet’in kadrolarını “katliamcı” ilan etmeye kalkmıştı. En büyük dayanakları da eski Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’in ses kaydıydı. Tarihçi Cengiz Özakıncı, Çağlayangil kaydıyla ilgili Veryansın Tv’de Erdem Atay’a çok önemli açıklamalarda bulundu.

Erdem Atay: Youtube’da yıllardır eski Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’e ait denilerek yayılan bir ses kaydı var. Bu kayıtta, “Ordu zehirli gaz kullandı. Mağaraların kapısının içinden bunları fare gibi zehirledi. Ve yediden yetmişe o Dersim Kürtlerini kestiler” sözleri yer alıyor. “Türk ordusu Dersim’de Soykırım yaptı” diyenler, devlette Emniyet Müdürlüğü, Valilik, 19 yıl Senatörlük, 10 yıl Dışişleri Bakanlığı, 6 ay Cumhurbaşkanı Vekilliği gibi üst düzey görevlerde bulunmuş olan İhsan Sabri Çağlayangil’in 1986’da Kemal Kılıçdaroğlu ile söyleşisinde geçen bu sözleri, soykırım suçlamalarının kanıtı olarak gösteriyorlar.

Cengiz Özakıncı: Evet, bu ses kaydı ilkin 2008’de Youtube’a kondu; 12 yıldır yayılıyor. Ben bu zehirli gaz suçlamasını 2012’de Bütün Dünya dergisinde, 2014’te Ceviz Kabuğu programında belgelerle çürüttüm. Bu belgeler 29 Ekim 2019’da yayınlanan “Kalemin Namusu 1, Türk Savun Kendini” kitabımda topluca 64 sayfa olarak yer almaktadır.

Erdem Atay: En son 1 Aralık 2019’da Alman ARD televizyonunda Türk ordusunun 1937-38’de Dersim’de zehirli gaz kullanarak soykırım yaptığı söylendi. Programın yapımcısı, itirazlar yükselince kendisini; “Çağlayangil Youtube’da ses kaydında zehirli gaz kullanıldığını açıklıyor” diyerek savundu. Siz hem Kanal B’de Levent Yıldız’ın sunduğu “Tarihin Bilinmeyen Yüzü” programlarında, hem 13 Aralık 2019 günü Halk TV’de Hulki Cevizoğlu’nun sunduğu Ceviz Kabuğu programında, Çağlayangil’e atfedilen ses kaydına ilişkin kuşkularınızı dile getirdiniz. Bu bantın kes-yapıştır biçimde oluşturulmuş olabileceğini, böyle olup olmadığının teknik uzmanlarca incelenmesi gerektiğini söylediniz. Son olarak, dün akşam yayınlanan “Tarihin Bilinmeyen Yüzü” programında, Çağlayangil’e atfedilen söyleşinin sansürlenerek yayınlandığını, bu söyleşide yeralan “Rivayet… Gözümüzle görmedik ki…” açıklamasının Dersim Soykırımı propagandacıları tarafından yıllarca sansürlendiğini gözler önüne serdiniz. Bu kanıtlara nasıl ulaştınız, anlatır mısınız?

Cengiz Özakıncı: Şimdi bu şöyle oldu; Youtube’da Çağlayangil söyleşisi etiketiyle yayılan ses kaydını ve basında Çağlayangil ses kaydının bant çözümüdür denilerek yayınlanan metinleri bir araya topladım; bunların yayın tarihlerini, içeriklerini karşılaştırıp her birinin kaçar sözcükten oluştuğunu saptadım. Ortaya şöyle bir tablo çıktı:

Yayın Tarihi

Yayınlayan

Sözcük Sayısı

22.11.2008

Dersimnews.com (Youtube) Ontorio/Kanada – Zeynel A. Güvelek

279 sözcük

22.11.2008

Mala-me.com (Youtube) Almanya- Ali Usta

279 sözcük

24.12.2008

Mesut Özcan (Munzur Dergisi)

1366 sözcük

13.11.2009

Ayşe Hür (Taraf gazetesi)

279 sözcük

22.08.2010

Soner Yalçın (Hürriyet gazetesi)

1119 sözcük

01.01.2016

Mesut Özcan, Dersim ve Madımak Söyleşileri, Doğan Kitap.

3923 sözcük

Görüleceği üzere, Çağlayangil’e atfedilen söyleşinin en uzun metni, Mesut Özcan’ın Ocak 2016’da yayımlanan “Dersim ve Madımak Söyleşileri” kitabındadır ve bu en uzun metin 3923 sözcükten oluşmaktadır. Tabloda yer alan ve sözcük sayısı bundan daha az olan yayınların içeriğine bakınca, onların bu en uzun metinden yapılmış alıntılar olduğunu gördüm. Örneğin Youtube’da 2008’de Çağlayangil söyleşisi etiketiyle yayılan ses kayıtlarında, 2009’da Ayşe Hür’ün Taraf gazetesindeki yazısında, bu 3923 sözcüğün 3644’ü kesilip atılarak yalnızca 279 sözcüğü aktarılmış. Soner Yalçın’ın bantı Kılıçdaroğlu’ndan aldım dediği yazısında, bu 3923 sözcüğün bir bölümü baştan bir bölümü sondan olmak üzere 2804’ü kesilip atılarak 1119 sözcüğü aktarılmış; Yalçın bant çözümünü (Bundan sonra ses tamamen kayıp…) diye bitiriyor; oysa 2016’da Kılıçdaroğlu’nun önsözüyle yayımlanan Mesut Özcan’ın kitabında bu noktadan sonra ses “tamamen kayıp” olmayıp, içinde “Rivayet… Gözümüzle görmedik ki…” sözlerinin geçtiği 463 sözcük daha olduğu görülüyor. Söyleşinin orijinal ses kaydının 2002’den bu yana kendisinde olduğunu söyleyen Mesut Özcan da 2016’da adı geçen kitabında “ilk kez tam metin” ibaresiyle 3923 sözcük olarak yayınladığı Çağlayangil söyleşisini, daha önce 2008’de Munzur dergisinde 2557 sözcüğünü kesip atarak 1366 sözcük olarak yayınlamıştı.

İhsan Sabri Çağlayangil

Erdem Atay: Bu tablo, sizin yıllarca dile getirdiğiniz Çağlıyangil’e atfedilen ses kaydının kes-yapıştır olduğuna dair kuşkularınızda haklı olduğunuzu gösteriyor.

Cengiz Özakıncı: Evet, ama bu tablo çok daha önemli başka bir şeyi de kanıtlıyor. O da bu ses kaydında geçen zehirli gaz suçlamasının her hangi bir belgeye, somut bir kanıta dayanmayıp, rivayetten ibaret olduğudur.

Erdem Atay: Bunu biraz daha açar mısınız.

Cengiz Özakıncı: Şimdi bakın, en kısasından en uzununa, o söyleşinin bugüne dek yapılan tüm yayınlarında Çağlayangil’e atfedilen şu sözler hep yer aldı:

İHSAN SABRİ ÇAĞLAYANGİL: Bunlar kabul etmediler. Sonra biz geri döndük. Yeni mehil istediler. Neticeyi söylüyorum. Bunlar kabul etmediler. Mağaralara iltica etmişlerdi. Ordu zehirli gaz kullandı. Mağaraların kapısının içinden bunları fare gibi zehirledi. Ve yediden yetmişe o Dersim Kürtlerini kestiler. Kanlı bir hareket oldu.

CAVİT ÇAĞLAR: Bundan sonra oldu değil mi abi o hareket.

İHSAN SABRİ ÇAĞLAYANGİL: Evet… Dersim davası da bitti. Hükümet otoritesi de köye ve Dersim’e girdi. Dersim böyle bitti.

Bu söyleşinin Dersim’de zehirli gaz kullanıldığını ileri sürenler tarafından sansürlenen satırları ise şöyle:

CAVİT ÇAĞLAR: Bayağı insan öldü ama değil mi orada? Çok adam öldü değil mi, İhsan abi, orada?

İHSAN SABRİ ÇAĞLAYANGİL: Oooo… Çok öldü… Küçük çocukları kestiler. Vahşet dolu.

CAVİT ÇAĞLAR: Asker kesti… Dayandılar gittiler ha… Bombaladılar mı abi, yoksa şey mi?

İHSAN SABRİ ÇAĞLAYANGİL: RivayetGözümüzle görmedik ki Ama öldürdüler. Başka yapacak bir iş de yoktu. Abdullah Paşa bu hale gelmemesi için elinden geleni yaptı, çok çalıştı.

Şimdi, Çağlayangil söyleşisinden bir takım sözleri aktarıp, bu sözleri Tunceli harekatında ordunun zehirli gaz kullandığı suçlamasınına kanıt diyerek yayanlar; aynı söyleşide geçen “Rivayet… Gözümüzde görmedik ki…” açıklamasını aktarmayıp gizlemişlerdir. Buna ne denir? Bu aydın namusuna sığar mı?

Erdem Atay: Hepimiz kitaplardan, makalelerden alıntı yapıyoruz, ama bir yazıdan kendi iddiamızı destekleyen sözleri aktarıp, aynı yazıda iddiamızı çürütücü sözler varsa bunları aktarmayıp gizlersek, bunun adı sansürdür.

Cengiz Özakıncı: Çağlayangil’e atfedilen Ordu zehirli gaz kullandı. Mağaraların kapısının içinden bunları fare gibi zehirledi. Ve yediden yetmişe o Dersim Kürtlerini kestiler.”Küçük çocukları kestiler.” vb. sözlerin belgeye, somut kanıta dayanmadığını; Çağlayangil’in bunları kendi gözüyle görmüş olmayıp salt rivayete, eşdeyişle söylentiye, dedikoduya dayandığını ortaya koyan “Rivayet… Gözümüzle görmedik ki…” sözleri; bugüne dek bu söyleşinin yalnızca 2016 / Mesut Özkan yayınında yer almış olup, diğer bütün yayınlarda bu bölüm sansürlenmiştir. Dersim Soykırımı propagandacıları, bugüne dek yaptıkları binlerce yayında Çağlayangil söyleşisini “Rivayet… Gözümüzle görmedik ki…” açıklamasını sansürleyerek kullanmış; ve zehirli gaz suçlamasını yaptıkları bu sahtekarlıkla inanılır kılmışlardır.

Erdem Atay: Bu söyleşiyi Çağlayangil’in sağlığında yayınlamışlar mı?

Cengiz Özakıncı: Çağlayangil 1993’te öldü. Onun ölümünden 15 yıl sonra, 2008’de, biri Almanya’dan diğeri Kanada’dan yayın yapan iki internet sitesi, aynı gün, 22.11.2008 günü, Çağlayangil’e atfedilen 1986 tarihli ses kaydından 3644 sözcüğü silip, yalnızca içinde “ordu zehirli gaz kullandı, yediden yetmişe kestiler” vb. ifadelerin geçtiği 279 sözcüğü alıp Youtube’a koydular. Ses kaydının orjinalinin kendisinde olduğunu açıklayan Mesut Özcan, 24.11.2008’de, Ankara’da, Munzur dergisinde, bu söyleşinin içinden 27 yerde parantez içi üç noktayla keserek 1366 sözcüğe indirdiği “zehirli gaz” vs. içeren bir bölüm yayınladı. Kanada, Almanya, Ankara çıkışlı bu üç eylemin tek odaktan eşgüdümle gerçekleştirildiği ve “Rivayet… Gözümüzle görmedik ki…” sözlerinin her üç yayında da kasten sansürlendiği çok açık.

Erdem Atay: Televizyon konuşmalarınızda Çağlayangil’in sağlığında yayınlanmış söyleşilerinden de söz etmiştiniz.

Cengiz Özakıncı: Evet, ilkin Cüneyt Arcayürek’in Çağlayangil’le yaptığı söyleşi 22 Şubat 1983’ten başlayarak Milliyet’te bir dizi olarak yayımlandı; daha sonra Altan Öymen’in Çağlayangil ile yaptığı söyleşi yine Milliyet’te 9 Aralık 1984’te başlayan bir yazı dizisi olarak yayımlandı. Bu söyleşilerinde Çağlayangil anılarını yazmakta olduğunu da belirtti. Çağlayangil’e atfedilen, içinde zehirli gaz geçen ve küçük bir bölümü 2008’de Youtube’a konan söyleşinin tarihi 1986’dır. Çağlayangil’in kendisinin yazmış olduğu anılar ise 1989’da Tanju Cılızoğlu’na anlattıklarıyla harmanlanmış olarak 1990’da kitap olarak yayınlandı. İhsan Sabri Çağlayangil, sağlığında 1990’da yayımladığı “Anılarım” adlı bu kitabında 11 sayfa tutan Dersim anılarına da yer vermiştir; fakat kendisine atfedilen 1986 söyleşisinde “Rivayet… Gözümüzle görmedik ki…” diye açıklanmış bulunan “ordu zehirli gaz kullandı”, “yediden yetmişe kestiler”, “küçük çocukları kestiler” vb. sözler; Çağlayangil’in 1990’da kendi imzasıyla yayımladığı “Anılarım” kitabında yoktur. Tıpkı Ergenekon, Balyoz vs. FETÖ operasyonlarında sahte belgelerle suçlamalar yapıldığı gibi; tıpkı Ermeni Soykırımı Propagandacılarının belge, anı, sözlü tarih sahtecilikleri yaptıkları gibi; Dersim Soykırımı Propagandacıları da “Dersim’de zehirli gazla soykırım yapıldığı” suçlamasında belge, anı, sözlü tarih, imza vs. akla gelen her türlü sahteciliği yapmaktadırlar. Çağlayangil’e atfedilen ses kaydından “Rivayet… Gözümüzle görmedik ki…” açıklamasını aktarmayıp sansürleyerek yaptıkları sahtecilik, yaptıkları ve yapacakları anlaşılan sahteciliklerden yalnızca biridir.

Erdem Atay: Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz.

Cengiz Özakıncı: Bu doğru bilgileri topluma ulaştırdığınız için ben teşekkür ederim; sağolun.