Devletin makamından devlete meydan okudu

Devletin makamından devlete meydan okudu

VERYANSIN TV / YORUM

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Adnan Tanrıverdi, Akit Tv’ye yaptığı açıklama tam bir skandal!
Hatta skandal ötesi! Yaklaşık 10 gün önce “İslam Birliği” ile ilgili bir toplantı sırasında konuşuyor.
“İslam Birliği olacak mı, olacak” diyen Tanrıverdi şöyle devam ediyor:
“Nasıl olacak, ne zaman olacak? Mehdi Hazretleri geldiği zaman olacak? Mehdi Hazretleri ne zaman gelecek, Allah-ü Teala bilir. Peki bizim bir işimiz yok mu, ortamı hazırlamamız gerekmez mi? İşte ASSAM bunu yapıyor.”

ANAYASAL SUÇ İŞLİYOR

Devletin en üst makamlarından birinde bulunan bu zat, açık açık Anayasal bir suç işliyor. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına meydan okuyor.
Hangi hukukçuya sorduysak aynı yanıtı verdi: Bu bir Anayasal şuç!
Hemen yazının başında söyleyelim:
Cumhuriyet Savcılarını buna kulak kabarttı mı?
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bu şahsı görevden almayı düşündü mü?

FETÖ TV’LERİNDEN SESİNİ DUYURUYORDU

Adnan Tanrıverdi’nin kurucusu olduğu SADAT’ı biliyorsunuz.
Hakkında ayrıntı vermeye gerek yok. İsteyenler internette küçük bir araştırma yapabilir. Biz başka ayrıntılar verelim.
Sözde bu grup ve başındaki zat olan Tanrıverdi, FETÖ ve PKK’nın hedefindeymiş! Bu zata karşı tepkili haberler yapıyorlarmış saldırıyorlarmış!
Bu zat da bunu çok iyi kullanıyor.
Bir zamanlar Samanyolu Tv’lere çıkan, FETÖ’nün en büyük darbelerinden biri olan 2010 referandumu ölümüne savunan Adnan Tanrıverdi, FETÖ’nün neredeyse tüm kumpaslarını savunmuş birisidir.

BAŞBUĞ İLE İLGİLİ SKANDAL SÖZLER

Hatta dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ tutuklandığında da bir yazı yazdı.
Yazıda, “İlker Paşa’nın tutuksuz olarak yargılanması, dolaylı dolaysız, Silahlı Kuvvetler içinde uzantılarını etkileyip yönlendirebilir ve Silahlı Kuvvetler’in meşru komuta kademesini sıkıntıya sokar ve zaafa uğratır” diyordu.
Yani İlker Başbuğ tutuklu yargılanmalıydı ona göre yoksa Silahlı Kuvvetler zaafa uğratılırdı!
Sadece Başbuğ için mi söyledi bu sözleri… Hayır, Ergenekon ve Balyoz’daki tüm isimler için neredeyse aynı duyguları paylaşıyordu.
“Ağır ithamlarla suçlananların tutuklu olarak yargılanmaları kendi yararlarınadır” diyebilecek kadar da akıl almaz bir düşünce dünyası vardı.

KÜRTLERE ÖZERKLİK VERİLMESİNİ İSTİYOR

Sadece bunlar mı?
Hayır, HDP’nin bile açık açık söyleyemediği sözleri söylemiş biri. Ona göre, Türkiye derhal Kürt kimliğini tanımalı ve Anayasasında bunu ifade etmeli!
Anadilde eğitim hakkı vermeli!
Eyalet sistemi getirilmeli…
Bu başlık altında da Kürtlere ve tüm etnik gruplara özerklik verilmesini savundu. Ve bu yazıları yazmalarına rağmen hala Erdoğan’ın yanı başında.
HDP’yi PKK sayan ve hatta CHP’lileri PKK’ya yakın davranmakla suçlayan AKP’li yurttaşlarımız Tanrıverdi’nin şu sözlerine ne derler mesela?
“Türkiye Cumhuriyeti’nin taşra teşkilatı ve devletin yönetim şekli yeniden düzenlenmelidir. Bu sistem hem Kürtlerin ve diğer etnik grupların özerklik isteklerini karşılayacak hem de devlete bağlılık ve aidiyet duygusunu artıracak şekilde oluşturulmalıdır.”
Devam ediyor: “Etnik şartlara göre eyalet sistemi oluşturulmalıdır.”
Yani Kürtler, Lazlar, Gürcüler,…
Yetmiyor olacak ki talepleri Cumhurbaşkanlığı forsuna bir yıldız daha eklenilmesini de talep ediyor. O da Kürtleri simgeleyecekmiş!
Sadece bunlar mı?
Ona göre, laiklik ilkesi kesinlikle Anayasa’dan kaldırılmalı.
TSK’daki erkek askerler sakal bırakmalı, kadınlar başörtü takmalı, her gemiye imam verilmeli…
Fazla uzatmaya gerek yok!
Bu ülkenin çok değerli emekli askerleri var Sayın Erdoğan!
Adnan Tanrıverdi’nin hangi özelliği var ki başdanışman olabiliyor?
Mehdi bekleyen ve bunun ortamını hazırlayan bir başdanışmanı koskoca bir devletin cumhurbaşkanına neyin danışmanlığını yapabilir?
Cumhuriyetin dostu olmadığı belli Tanrıverdi’nin… Ancak açık ki, Erdoğan’ın da dostu değil.
Kimin dostu olduğuna da siz karar verin!