Çocukları dağa kaçırılan Diyarbakır annelerinin HDP İl Başkanlığı önündeki oturma eylemine destek ziyaretleri devam ediyor.
Çocukları dağa kaçırılan Diyarbakır annelerinin, HDP İl Başkanlığı önündeki oturma eylemine destek ziyaretleri sürüyor.
Çocuklarının dağa kaçırılmasında HDP’yi sorumlu tutarak 3 Eylül’de HDP İl Başkanlığı binası önüne gelen Diyarbakır annelerinin başlattığı oturma eylemi devam ediyor. HDP il binası önünde oturma eylemi başlatan ailelere bugün 13. aile de katıldı.

BETON ZEMİNDE UYUDU
HDP il binası önünde 5 gündür sabah akşam eylemlerini sürdüren ailelerinin bir kısmının yorgunlukları göze çarpıyor.
Dağa kaçırıldığını ileri sürdüğü 17 yaşındaki oğluna kavuşmak için eşi Şahap Çetinkaya ile birlikte oturma eylemini sürdüren Fevziye Çetinkaya’nın, yorgunluktan beton zeminde uyuduğu görüldü.
HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde, park halinde bir aracın arkasına geçerek yere serdiği örtünün üzerinde bir müddet uyuyan Çetinkaya, daha sonra tekrar ailelerin yanına gelerek eylemine devam etti.
Anne Çetinkaya, kaçırılan çocukları için burada olduklarını belirterek, “Bize çocuğumuzu versinler evimize gidelim. Çocuğum için betonun üstünde yattım. Şekerim tansiyonum var. Bize çocuğumuzu versinler. Biz kendi evimizde onlar kendi evlerinde. Keşke çocuğum şimdi gelseydi onu alıp evimize gitseydik. Rahat yatsaydık. Evimiz köyde sahipsiz. Burada betonun üzerinde yatmak bana ağır geliyor.” diye konuştu.
Eyleme daha nede kadar devam edebileceğini bilmediğini anlatan Çetinkaya, şunları söyledi:
“Oğlum şimdi ne durumda onu bilmiyorum. Belki saklamışlar, belki öldürmüşler, belki mağaraya koymuşlar, bilmiyorum. Belki çırılçıplak soymuşlar, karanlık yere koymuşlar, belki de onu kesmişler bedenini de saklamışlar. Allah hakkımızı alsın inşallah. Kaç gündür buradayız ciğerimiz parçalandı. Burada perişan olduk. Gidecek yerimiz yok, sokağın ortasındayız.”

DESTEK ZİYARETLERİ SÜRÜYOR
Şehit Yakınları Gaziler ve Korunmaya Muhtaç Çocuklar Federasyonu (ŞEGAFED), çocukları dağa kaçırılan Diyarbakır annelerinin HDP il binası önünde başlattığı oturma eylemine destek verdi.
ŞEGAFED’den yapılan açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olduğu hatırlatıldı.
Türk milletinin tarihi boyunca bağımsız yaşadığı, hak ve özgürlükleri için savaştığı, bu uğurda birçok şehit verdiği belirtilen açıklamada, son yıllarda ülke üzerinde oynanan kirli oyunların artarak devam ettiği aktarıldı.
Milli varlık ve bütünlüğü hedef alan iç ve dış mihraklar, terör örgütleri ile taşeron örgütlerin cirit attığına işaret edilen açıklamada, “Devletimizin bunlara karşı kararlılıkla yürütmekte olduğu mücadele ve operasyonların kısa zamanda kesin sonuç vereceği ve nihai zaferin yine Türk milletinin olacağına inancımız tamdır.” denildi.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Devletimiz, milletimiz, askerimiz, polisimiz ve tüm güvenlik güçlerimizin terör örgütlerinin inlerine kadar girerek devam ettirdikleri başarılı operasyonlar neticesinde örgütün yurt içinde kendilerine yandaş temin etmekte zorlandığı ve bitme noktasına geldiği anlaşılmış, örgüt tarafından yapılan baskı ve zulme bölge halkının ‘artık yeter’ dediği görülmüştür. Bu durum, evlatlarının kimler tarafından kandırıldığını iyi bilen ve Diyarbakır’da parti önünde evlatlarına kavuşmayı bekleyen annelerin oturma eylemiyle gün gibi aşikar hale gelmiştir. Bu ülke için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan gazilerimiz, yüreği evlat acısıyla yanan şehit ailelerimiz ile ŞEGAFED olarak en kıymetli varlıkları için her şeyi göze alarak ‘evlat nöbeti’ tutan bu anneleri tüm varlığımızla destekliyoruz.”
Evlatlarına kavuşmak için oturma eylemi yapan anneleri, aralarında Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA), Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) başta olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşları ziyaret etti.
Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Yönetim Kurulu Üyesi Sevim Zehra Can Kaya, yaptığı açıklamada, komisyon olarak yüreği yanan annelerin yanında olmak için geldiklerini söyledi.
Türkiye’nin vicdanlı anneleri olarak burada olduklarını belirten Kaya, aslında söylenecek her şeyi buradaki annelerin söylediğini kaydetti.
Kaya şunları kaydetti:
“Bizim sorulacak sorulara da cevabımız buradaki annelerin bu güçlü duruşu. Asıl mikrofonları buraya gelemeyen, burayla ilgili söz söyleyemeyenlere de uzatmak lazım, niye susuyorlar diye. Biz buradayız onlara destek veriyoruz. Yürekli duruşlarına, dirençlerine sonuna kadar destek verdiğimizi ifade ediyoruz. Onların yanında olduğumuzu söylemek adına geldik. Her zaman yanlarındayız. Onlara olan desteğimiz bitmeyecek. Bundan sonra da güçlü bir şekilde başka sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte burada olmaya devam edeceğiz. Onları desteklemeyi sürdüreceğiz. İnşallah anneler direnişiyle evlatlarına kavuşacak.”
Diyarbakır’da Hacire Akar, 21 Ağustos’ta kaybolan oğlu Mehmet’in (21) HDP’liler tarafından dağa kaçırıldığı iddiasıyla 22 Ağustos’ta partinin il binası önünde oturma eylemine başladı. Mehmet Akar 3 gün sonra polise teslim olup, 1 Eylül’de çıkarıldığı mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Oğluna kavuşan Hacire Akar, çocukları kayıp annelere de eylem yapmaları için çağrıda bulunarak evine döndü.

Bu çağrıyla harekete geçen ve çocuklarının HDP aracılığıyla terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını iddia eden aileler, 3 Eylül Salı günü HDP önüne gelip oturma eylemine başladı. İlk olarak Fevziye- Şahap Çetinkaya çifti, 30 Ağustos’tan beri haber alamadıkları oğulları Süleyman (18) için oturma eylemi başlattı. Aynı gün Remziye Akkoyun 4 yıldır kayıp olan oğlu Azad, Rauf- Ayşegül Biçer çifti ise 10 aydır kayıp olan tek oğulları Mustafa (18) için oturma eylemine başladı. 4 Eylül Çarşamba akşamı da Celil Begdaş, 5 Mayıs 2019’dan bu yana kayıp olan oğlu Yusuf (16) için oturma eylemine başladı.
Yılmaz Özdil’in annesi Diyarbakır HDP önünde eyleme başladı
Çocuklarının HDP aracılığıyla kandırılıp dağa kaçırıldığını iddia eden ailelerin oturmaya eylemini televizyondan izleyen 7 aile de Malatya, Gaziantep, Mersin ve Mardin’den kalkıp Diyarbakır’a geldi. Gaziantep’ten gelen Şevket-Songül Altıntaş çifti, vatani görevini yapmak amacıyla usta birliğine giderken 2 Ekim 2015’te Tunceli’nin Pülümür ilçesinde kaçırılan oğulları Müslüm (24) için oturma eylemine başladı.
Mersin’in Anamur ilçesinde gelen Rahime Uymaz, 28 Temmuz 2015’de Diyarbakır’ın Lice ilçesinde eşi ve kızının yanında aracından indirilerek kaçırılan yeğeni polis memuru Sedat Yabalak (34) için oturma eylemine katıldı.

Mardin’in Derik ilçesinden gelen Emine-Şeyhmus Kaya çifti, İstanbul’da görevli iken Muş’ta kardeşinin düğününe katılıp konvoyla Derik’e dönerken Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yol kesen teröristler tarafından kaçırılan oğulları polis memuru Vedat Kaya (28) için oturma eylemi yapıyor. Malatya’dan gelen Sadiye Özbey, Rize’den Malatya’ya kendisini ziyarete gelirken 17 Eylül 2015’de Tunceli’nin Pülümür ilçesinde yol kesen PKK’lı teröristlerce aracı yakılıp kaçırılan oğlu Astsubay Semih Özbey için HDP il binası önünde oturuyor.
Meryem Savur, 4 yıldır kayıp olan oğlu Fırat’ın (22), Sebiha Balta ise 5 yıldır haber alamadığı oğlu Arafat’ın (25) bulunması için HDP önünde bekleyen ailelere katıldı. Dün sabah saatlerinde Diyarbakır’ın Dokuzçeltik köyünde yaşayan Aysel Koyun, 5 yıl önce oğlu Neşat’ın (22) terör örgütü tarafından kaçırıldığını iddia ederek oturma eylemine katılan 11’inci anne oldu.
AİLE SAYISI 13 OLDU
Bu sabah da HDP önünde gelen 2 aile daha oğullarının 4 yıl önce terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığını ileri sürerek oturma eylemine katıldı. Güzide Demir, oğlu Aziz (20) için, Ağrı’nın Eleşkirt ilçesinden gelen Bedirhan- Necla Çur çifti ise oğulları Vahit (19) için oturma eylemine başladı. HDP İl Başkanlığı önünde 3 Eylül Salı günü başlayan ve 13 ailenin yer aldığı oturma eylemleri, 5’inci gününde de devam ediyor.

‘TELEVİZYONDAN GÖRDÜM GELDİM’
Oğlu Vahit Çur için Ağrı’dan gelen Necla Çur, “Gittim, yalvardım, ağladım, oğlumu vermediler. Onlar kaç sefer köye geldiler. Oğlumla görüşmek istediğimi söyledim. Görüştürmediler beni. Bir sene önce bir sefer görüştüm oğlumla. Ağladım. Dedim ‘Oğlumu verin.’ Daha çocuktur. Oğlumu vermediler. Televizyonda burayı gördüm. Ben de geldim, oğlumu istiyorum. Oğlumu almadan bir yere gitmem. Oğlum yaşıyor. Oğlumu istiyorum” dedi.
Bedirhan Çur ise, “Adalet böyle mi, Müslümanlık böyle mi? Türk olsun, Kürt olsun, ne olursa olsun dinimiz birdir. Allah’ımız birdir. Bizi tehdit ettiler. Doğubayazıt’a gittim. ‘Çocuğunuzu istemeye gelmeyin’ dediler. Tehdit ettiler. Ben sadece oğlumu istiyorum. Başka bir şey istemiyorum. Oğlum geri gel. Ben çocuğumu istiyorum. Çocuğumu almadan bir yere gitmem. Vahit durma gel oğlum. Kaç gel. Devletine teslim ol. Devletimiz bambaşkadır. Onlardan hayır gelmez. Çocuğumuz görmek istedik. Bizim kafamız silah dayadılar. ‘Bir çocuk gitmiş çok mu?’ dediler. Oğlumla görüştüğümde bana ‘Ben geleceğim ama korkuyorum’ dedi” diye konuştu.
Aziz Demir’in annesi Güzide Demir de, “Babaları yoktu. Küçüktü, kandırdılar. Aradık aradık bulamadık. Suriye sınır kapısında 2 gece yerde yattık. Her gün benim için bir ölümdür. Çocuğum biraz da saftı. Kandırıldı. 4 yıl önce gitti. Oğlumu istiyorum. Başka bir şey istemiyorum. Gitmedik yer bırakmadım. Ben hastayım. Kocam da yok. Bir kere konuştum. Suriye’deydi, ‘Ben sakat olmuşum’ dedi. Ağlıyordu. ‘İki ayağım yanmış’ diyordu. ‘Şimdi tekerlekli sandalyedeyim’ diyordu” diye konuştu.
İMZA KAMPANYASI BAŞLATILDI
Farklı üniversitelerden çok sayıda akademisyenin “http://www.annelerleberaberiz.com” adlı internet sitesi aracılığıyla paylaştığı metin, kısa sürede toplumun her kesiminden vatandaş tarafından imzalandı.
Çocukları bölücü terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılan Diyarbakırlı annelerin HDP İl Başkanlığı önünde başlattıkları oturma eylemi ve nöbete destek her geçen gün artıyor.
Hacire Akar’ın HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde 4 gün süren oturma eyleminin ardından oğlunu terör örgütü PKK’nın elinden kurtarması sonrası Ayşegül Biçer, Remziye Akkoyun ile Fevziye Çetinkaya’nın “evlat nöbeti”ne sivil inisiyatiften de destek geldi.
“http://www.annelerleberaberiz.com” adlı internet sitesi aracılığıyla farklı üniversitelerden çok sayıda akademisyenin imzacı olarak yer aldığı “Çocuklarımızı Öldürmelerine Sessiz Kalmayacağız” başlıklı bir açıklama paylaşıldı.
Diyarbakırlı annelerin fotoğraflarının da yer aldığı açıklamaya kısa sürede öğretmenlerden ev hanımlarına, esnaftan iş insanlarına, öğrencilerden gazetecilere kadar binlerce vatandaş imza koydu.

ANNELİK GÜCÜ
“Annelik gücü”ne dikkat çekilen açıklamada, “Kamuoyu tarafından bilinen, güvenlik güçlerinin mücadele ettiği, ancak bir kesimin nedense hiçbir zaman görmediği, görmek istemediği terör örgütü PKK’nın çocuklarımızı hedef alan kirli amaçları, karşılarında duramayacakları bir güçle, annelik gücüyle açığa çıkmıştır.” ifadesine yer verildi.
Siyasi parti kimliğini ve siyaseti araç olarak kullanarak çocuklardan terörist oluşturma planları yapanların bu planlarının ilk kez annelerin isyanıyla gizlenemez duruma geldiği vurgulanan açıklamada, evlerinde, okullarında olmaları gereken çocukları PKK ve destekçilerinin ailelerinden kopararak, bir çocuktan terörist yetiştirmek amacıyla, hem çocukları hem de ailelerini sonu gelmez bir zulme maruz bıraktıklarına işaret edildi.
Ailelerin çığlığına destek istenen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Bir çocuktan terörist doğuran karanlığa ses çıkaramayanların, annelerin çocuklarına kavuşmak için ortaya koydukları direnişi görmezden gelenlerin çocuğunu arayan annelerin yanında duramama acizliğine karşılık, çocuklarımızın yaşam hakkını savunmayı hem insani hem de mesleki bir görev olarak değerlendiriyoruz. Çocuklarımızı terörist yapmak için dağa çıkarmak ne kadar utanç verici ise Diyarbakır’da çocuklarını isteyen analara karşı sessiz kalmak da aynı derecede utanç vericidir. Siyaseti perde yaparak, barış adı altında çocuklarımızı terör örgütü PKK’ya kaçıranlara karşı, çocuklarımızdan vazgeçmeyeceğimizi, annelerin yanında olacağımızı, PKK’nın ve destekçilerinin çocuk ve anne kıyımına sessiz kalmayacağımızı ifade ediyoruz. Çocuklarımızın yeri evleri ve okullarıdır, terör örgütü PKK’nın saklandığı mağaralar değildir.
Çocuklarımızdan anneleri nasıl vazgeçmiyorsa biz de onlardan vazgeçmiyor ve onları okullarında, üniversitelerde öğrenci olarak görmek istiyoruz. PKK’nın çocuklarımızı öldürmesine, çocuktan terörist yetiştirmek için PKK ile ortaklık yapanlara, terör kanını çocuklara bulaştıranlara sessiz kalmayacağız. PKK’nın ve destekçilerinin yaptıkları anne ve çocuk katliamında tarafımız devletimizin, annelerimizin ve çocuklarımızın yanıdır. Diyarbakır’dan yükselen annelerin feryadı, terör örgütünün ve terör örgütü sevicilerinin planlarını bozacaktır. Çünkü terörün boyutu ne olursa olsun, nereden destek alırsa alsın, anne yüreğinin gösterdiği güç karşısında duramayacaktır.”