Gazeteci Fatih Altaylı, “Doçent yaptığınızın yaptığı evde çocuklarınız ölecek” başlığıyla kaleme aldığı yazıda İstanbul Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde görevli bir öğretim üyesiyle ilgili dikkat çeken iddialarda bulunmuştu. Altaylı, söz konusu öğretim üyesinin atanması için komisyonda ret veren iki üyenin değiştirilerek raporlarının ortadan kaldırıldığını yazmıştı.
Doçentlik kadrosu için başvuran bir adayın jüri önüne çıktığını belirten Fatih Altaylı yazısında, “Yapılan görüşme sonunda jüri üyelerinin tamamı mülakata katılan kişinin ilgi alanın gerektirdiği koşulları sağlamaktan çok uzak olduğuna ilişkin görüş belirtip, aday hakkında olumsuz rapor veriyor. Üstelik adayın, ön koşulları dahi sağlayamadığı, normalde jüri önüne dahi çıkmaması gerektiği, inceleme komisyonu tarafından tespit edilerek, üniversite yönetimine önceden bildirilmiş. Buna rağmen jüri önüne çıkarılmış ve jüri de olumsuz rapor vermiş. Sonuç şu. Üniversite yönetimi jüri kararını açıklamamış. Üç jüri üyesinden ikisinin raporları ortadan kaldırılmış. Onların yerine iki yeni jüri üyesi atanmış. Bu iki yeni iki üyenin olumlu rapor vermesi ile atama kararı üniversite yönetim kuruluna sunulmuş.” ifadelerini kullanmıştı.
REKTÖRLÜKTEN AÇIKLAMA
İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nden iddialara ilişin açıklama yapıldı. Açıklamada, söz konusu yazıda, üniversite aleyhine gerçeklikten uzak birtakım iddialarda bulunulduğu, bu nedenle açıklama yapılması zorunluluğu doğduğu ifade edildi.
Türkiye’deki tüm üniversitelerde olduğu gibi İÜ’de de tıp, eczacılık, diş ve mimarlık fakültelerinde ilgili alanın tarihi, etiği ve felsefesi konularında dersler verildiği ve bu alanlarda uzman akademisyenlerin istihdam edildiği belirtilen açıklamada, İstanbul Üniversitesi Akademik Yükseltilme ve Atama Yönetmeliği’nde de bu durumun açıkça belirtildiği aktarıldı.
‘MİMARLIK FAKÜLTESİNCE ÖĞRETİM ÜYESİ OLMASI MİMARİ PROJELERDE İMZA SAHİBİ YAPMAZ’
Bahse konu olan kadronun, mimarlık tarihi alanında açıldığı, kadroya atanan adayın da Mimarlık Fakültesinin ilgili alanında görev yapan bir öğretim üyesi olduğu bilgisi verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Kadroya başvuran adayın sözlü sınavı, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenen ulusal jüri tarafından yapılmış ve aday başarılı bulunmuştur. İlk jüri atamasında yazıda belirtildiği gibi bir durum söz konusu değildir. Jüri üyelerinden birinin raporunu teslim etmeden önce emekli olması ve diğer jüri üyesinin ise alanla ilgili uzmanlığının olmamasını belirtmesi nedeniyle yeniden jüri teşkili, hukuki bir zorunluluk haline gelmiştir. İlgili uzmanın mimarlık tarihi konusunda Mimarlık Fakültesinde öğretim üyesi olması, onu mimari projelerde imza sahibi yapmaz. Bu tür projelerde imza sahibi olmanın kriterleri mevzuatta açık bir şekilde belirtilmiştir.”
Açıklamada, “Söz konusu yazı, en hafif tabirle yanlış bilgilendirmeden kaynaklanmıştır. Yazı kaleme alınmadan önce, yazar tarafından Üniversitemiz Rektörlüğünden bilginin teyit edilmemiş olması gazetecilik etiğine tetabuk etmemiştir.” ifadesine yer verildi.