Dördüncü milli savaş gemimiz ‘Kınalıada’ Deniz Kuvvetleri’ne teslim edildi

MİLGEM projesi kapsamında üretilen 4. ve son Ada sınıfı korvet gemisi olan TCG Kınalıada (F-514) Deniz Kuvvetlerine teslim edilerek göreve başladı.

Dördüncü milli savaş gemimiz ‘Kınalıada’ Deniz Kuvvetleri’ne teslim edildi
MİLGEM Projesi kapsamında üretilen 4’üncü ve son Ada sınıfı korvet gemisi olan TCG Kınalıada (F-514) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle, MİLGEM projesi kapsamında üretilen 4. ve son Ada sınıfı korvet gemisi olan TCG Kınalıada (F-514), Deniz Kuvvetlerine teslim edildi.

Tuzla’daki İstanbul Tersane Komutanlığında, Savunma Sanayii İcra Kurulu’nun 2004’teki kararının ardından yerli savaş gemisi üretmek amacıyla başlatılan MİLGEM projesi kapsamında yapılan TCG Kınalıada korvetinin teslimi, Pakistan MİLGEM korvet projesinin ilk gemisinin sac kesimi amacıyla tören düzenlendi.

MİLGEM projesi kapsamında üretilen 4. ve son Ada sınıfı korvet gemisi TCG Kınalıada (F-514) Deniz Kuvvetlerine teslim edildi.

Törene, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, TBMM Başkanvekili Celal Adan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Musa Avsever, Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Zafar Mahmood Abbasi, Binali Yıldırım, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak da katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan resmi törenle karşılanırken, Erdoğan askerleri “Merhaba Bahriyeli. Nasılsınız?” diyerek selamladı.

Pakistan milli marşı ve İstiklal Marşı’nın okunması ve protokol konuşmalarıyla başlayan törende, MİLGEM, Kınalıada korveti ve Pakistan MİLGEM korvet projesi hakkında bilgi verildi.

TCG Kınalıada Komutanı Deniz Albay Erhan Fıçıcı’ya, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından hizmet belgesi takdim edildi. Albay Fıçıcı, hizmet belgesini ant içerek aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından kask, kaynakçı eldiveni ve gözlük takarak, Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Zafar Mahmood Abbasi ile birlikte Pakistan MİLGEM korvet projesi 1. gemisinin ilk kaynağını yaptı.

Törenin ardından TCG Kınalıada personeli gemideki yerini alarak göreve başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kendi savaş uçağımıza da kavuşacağız

 

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, törene katılarak konuşma yaptı.

HULUSİ AKAR KONUŞMA YAPTI

Törende konuşma yapan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, yerli ve milli savunma sanayinin geliştirilmesindeki azim ve kararlılığın ürünü olan “Ada” sınıfı MİLGEM korvetinin dördüncüsü olan TCG Kınalıada’nın Deniz Kuvvetlerine tesliminin haklı gururunu yaşadıklarını söyledi.

Aynı zamanda dost ve kardeş Pakistan ile ilişkileri daha da ileriye taşıyacak bir projeyi de hayata geçirmenin heyecanı içinde olduklarını ifade eden Akar, “Mavi vatanımızdaki zenginlikleri korumak için eğitimli personelin yanı sıra yüksek teknoloji ile donatılmış Deniz Kuvvetlerine, deniz gücüne sahip olmak bir zarurettir. Tarihe baktığımızda görüyoruz ki, deniz gücü kuvvetli olanlar daima yükselmiş, deniz gücünü kaybedenler zaafa uğramışlardır. Bu bakımdan güçlü bir donanmaya ihtiyacımız dün vardı, bugün de var, yarın da olacak.” diye konuştu.

Bakan Akar, satın alma yoluyla orduların modernize edilmesinin bir tercih olduğunu ancak bu yaklaşımın pek çok mahzuru olduğuna dikkati çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bunun örneklerini tarihimizde ne yazık ki çokça gördük. Birinci Dünya Savaşı sırasında parasını ödediğimiz halde teslim edilmeyen gemiler Kıbrıs Barış Harekatı’ndan bugüne kadar gerek silah sistemlerinin gerekse mühimmatın temininde maruz kaldığımız haksızlıklar, toplumsal hafızamızda derin izler bırakmıştır. Edindiğimiz tecrübeler devletimizin bekası, asil milletimizin huzur ve güvenliği için yerli ve milli savunma sanayimizin geliştirilmesinin, ilerletilmesinin hayati önemi haiz olduğunu bizlere açıkça göstermiştir. Kısacası biz artık pazar olmak istemiyoruz. Bugün, şanlı tarihimizdeki başarılarımızdan ilham alarak ve hatalarımızdan dersler çıkararak yolumuza devam ediyoruz. Zat-ı alilerinin teşviki, desteği ve liderliğinde yüzde 70’lere varan yerli ve milli savunma sanayi alanında büyük başarılar elde ettik ve daha büyük başarılar elde edeceğimize inancımız tamdır.”

‘YÜZDE YÜZ MİLLİ DİZAYN’

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, savunma sanayinde milletçe gururlanılan bir noktaya gelindiğini belirterek, “Ancak bu noktadan çok daha ileriye gideceğimize de inancımız tamdır. Milletimizin bizlerden beklentisi de budur. Bu yaklaşımla kamu, vakıf, özel sektör kuruluşlarımız ve üniversitelerimiz tam bir uyum içerisinde çalışmalarına devam etmektedir.” dedi.

Son yıllardaki yerli sanayi ve milli kalkınma atılımlarına değinen Akar, şöyle devam etti:

“Bugün, tüm bu bileşenlerin eş güdümle çalışmasının iyi bir örneğini, MİLGEM projesinin bir ürününü görüyoruz. TSK’nın etkinlik, caydırıcılık ve saygınlığına büyük katkı sağlayacak Kınalıada korvetinin Deniz Kuvvetlerimize katılmasıyla birlikte mavi vatanımızdaki gücümüz ve uluslararası görevlerdeki etkinliğimiz önemli ölçüde artacaktır. Şu anda marka, tasarım ve tüm fikri mülkiyet hakları Bakanlığımıza ait bulunan MİLGEM projesinde yüzde 100 milli dizayn ile yüzde 70’lere varan yerli malzeme kullanarak harp gemilerimizi inşa ediyoruz. Hatta kendi ihtiyaçlarımızı karşılamanın da ötesinde artık dost ve kardeş ülkelerin taleplerini de karşılayacak duruma gelmiş bulunuyoruz. Özellikle belirtmek isterim ki bu stratejik değerdeki projemizi, Milli Mücadele yıllarında maddi-manevi bizlere önemli destekte bulunan dost ve kardeş ülke Pakistan ile paylaşmak, bizler için ayrı bir gurur vesilesidir. MİLGEM projelerinde kazandığımız tecrübeleri, dost ve kardeş ülkelerle paylaşmak ve ortak bir çalışma modeli ile sinerji üretmek, bu projenin en önemli kazanımlarından biri olacaktır. Pakistanlı dostlarımız ve Milli Savunma Bakanlığı şirketimiz ASFAT başta olmak üzere kamu kurumları, vakıf şirketleri ve özel sektördeki paydaşlarımızın sahip olduğu tecrübe ve nitelikli insan kaynağıyla projeyi başarılı bir şekilde tamamlayacaklarına inanıyor ve onlara güveniyoruz.”

‘DENİZLERİNİZ SAKİN, PRUVANIZ NE, BAHTINIZ AÇIK OLSUN’

Vatan topraklarının, mavi vatanın, semaların ve milletin güvenliğine yönelecek her türlü tehdit ve tehlikeye karşı gece gündüz, yaz kış, dağ bayır demeden karada, denizde ve havada mücadele edebilmesi için savunma sanayinin yerli ve milli kaynaklarla geliştirilmesi ve ilerletilmesini “olmazsa olmaz” bir husus olarak nitelendiren Akar, şunları kaydetti:

“Bu kapsamda milli savunma sanayimizin gelişmesindeki kararlı tutumunuz, liderliğiniz ve desteğiniz dolayısıyla zat-ı alilerine şahsım, mesai ve silah arkadaşlarım adına şükranlarımı sunuyor, gurur duyulan bu ve benzeri projelerin hayata geçirilmesinde, başarıyla yürütülmesinde emeği geçenlere, katkıda bulunanlara yüksek müsaadeleriyle teşekkür ediyorum. Emeği geçenlerden ebediyete intikal etmiş olanları da rahmet ve minnetle yad ediyorum. TCG Kınalıada korvetinin ülkemize, milletimize ve Silahlı Kuvvetlerimize, sac kesme törenini gerçekleştirdiğimiz bu güzide projenin de dost ve kardeş ülke Pakistan’a hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum.”

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, sözlerini TCG Kınalıada korveti Komutanı ve personeline yönelik, “Denizleriniz sakin, pruvanız neta, bahtınız açık olsun.” ifadeleriyle tamamladı.

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal, törende konuşma yaptı.

DENİZLERDEKİ MÜCADELEDE ‘CAYDIRICILIK’ SAĞLIYOR

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal, törende yaptığı konuşmada, tüm dünya ülkelerinin denizlerdeki hak ve menfaat sağlama mücadelesinin giderek artan yoğunlukta sürdüğünü söyledi.

Ülkenin jeostratejik ve jeopolitik önemi göz önüne alındığında, denizlerdeki bu mücadelede Türkiye’nin menfaatlerini ve haklarını koruyabilmek için, her zaman göreve hazır, modern, vurucu gücü ve eğitim seviyesi yüksek, etkin, caydırıcı ve saygın bir deniz kuvvetini tesis ve idame etmenin asıl hedef olduğunu dile getiren Özbal, şöyle devam etti:

“Günümüzde, modern gemilere sahip olan bahriyeliler değil, bunları inşa edebilme kabiliyetinde olanlar denizlerdeki mücadelede caydırıcılık sağlayabilmektedir. Milli Savunma Sanayimiz bugün geldiği aşamada, ihtiyaç duyduğumuz gemileri yerli ve milli olarak üretip, idamesini ve modernizasyonunu yapabilecek insan gücüne ve teknolojik kabiliyete kavuşmuştur. Bu imkan ve kabiliyet, etkin, caydırıcı ve saygın bir Deniz Kuvvetini tesis ve idame etmede bizlere güç ve güven vermektedir. Milli Savunma Sanayimizin en önemli başarılarından biri olan MİLGEM projesi başlangıcı 1990’lı yıllara dayanan, bir teknolojik atılım ve uluslararası alanda model olmayı hak eden bir projedir. Dost ve kardeş ülke Pakistan’ın Deniz Kuvvetlerini güçlendirmek üzere MİLGEM projesini tercih etmesi bizler için de ayrı bir gurur vesilesi olmuştur. Türk Deniz Kuvvetleri olarak MİLGEM korvetlerinin kullanımından elde ettiğimiz tecrübe ve bilgi birikimini Pakistan Deniz Kuvvetleri ile paylaşmaya hazır olduğumuzu belirtmek isterim.”

MİLGEM projesi kapsamında üretilen 4. ve son Ada sınıfı korvet gemisi TCG Kınalıada (F-514)

MİLGEM projesinin ilk üç gemisinin 2011 yılında donanmaya katılmaya başladığını ve bu tarihten itibaren Türk bayrağını tüm dünya denizlerinde gururla dalgalandırdığını kaydeden Özbal, “Tevdi edilen her türlü milli ve uluslararası görevi başarıyla yerine getiren korvetlerimiz, yabancı askeri otoritelerin de beğenisini kazanmıştır. Bugün hizmete girecek TCG Kınalıada ile sayısı dörde ulaşan MİLGEM sınıfı korvetler, filotilla düzeyinde birlik olmaya ve sancak almaya hak kazanmıştır.” ifadelerini kullandı.

Tatbikat ve harekat faaliyetlerinden elde edilen tecrübeleri silah ve sistemlerin geliştirilmesi için savunma sanayi ile paylaştıklarını da vurgulayan Özbal, şunları kaydetti:

“Geliştirilen silah ve sistemler TCG Kınalıada’da kullanılmıştır. Bu yeni imkan ve kabiliyetlerin en önemlileri Atmaca Güdümlü Mermisi ve Advent olarak adlandırdığımız Ağ Destekli Veri Entegre Savaş Yönetim Sistemidir. Türk Savunma Sanayi’nin geldiği üstün seviyenin en güzel örneklerinden biri olan ve dünyadaki emsallerine göre üstün özelliklere sahip Atmaca Güdümlü Mermisi ilk defa TCG Kınalıada da kullanılacak ve müteakip tüm muharip gemilerimizde ana silah sistemi olarak yer alacaktır. Atmaca güdümlü mermisi taktik anlamda bir kuvvet çarpanı olması yanında, dışa bağımlılığı bitiren ve çok önemli ekonomik kazanımları da beraberinde getiren bir gelişmedir. Advent Sistemi sayesinde ise harekat alanındaki gemilerin silah ve sensörleri birbirini destekleyecek şekilde kullanılabilecektir. Link-22 data link yeteneği de ilk defa bu korvetimizle kazanılmış olacaktır. Yerli ve milli olarak geliştirilen torpido karıştırma ve aldatma sistemi ile öncekilerden daha iyi özelliklere sahip yeni bir Elektro Optik Dayrektör TCG Kınalıada’ya ilave imkan ve kabiliyetler sağlayacaktır.”

MİLGEM projesinden alınan ivme ile daha gelişmiş sistemlere sahip, daha zor görevleri yerine getirebilecek olan “İstanbul” sınıfı fırkateyn, TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi ve Milli Denizaltı MİLDEN gibi önemli harp gemisi projelerinin de başarıyla tamamlanacağına olan inancını dile getiren Özbal, “Bugün yaşadığımız gurura vesile olan ve Deniz Kuvvetlerimizin 21. yüzyıldaki yerini sağlamlaştıracak projelerin hayata geçirilmesine önderlik gösteren ve himayelerini bizden esirgemeyen zat-ı devletlerine şükranlarımı arz ediyorum.” dedi.

KINALIADA KORVETİNİN TASARIMI

Kınalıada korvetinin tasarım, inşa ve entegrasyon faaliyetleri İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda yapılırken, bu faaliyetler için gerekli olan tasarım, araştırma-geliştirme, tedarik ve hizmet alımı kapsamındaki çok sayıda eş zamanlı proje Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yerli ve milli imkanlar ölçüsünde yürütüldü.

Platform sistemleri ve dizayn hizmetleri STM, silah ve sensör sistemleri ASELSAN, savaş yönetim sistemi HAVELSAN tarafından sağlanan Kınalıada korvetinde 50’yi aşkın yerli firma alt yüklenici olarak görev yaptı.

MİLGEM Ada Sınıfı Korvetlerin ilk üçünden farklı olarak Kınalıada korvetinde, bu zamana kadar yurt dışından tedarik edilen ABD yapımı “Harpoon” deniz füzesinin yanında, ROKETSAN tarafından milli imkanlarla geliştirilen “Atmaca” füzesi de kullanılıyor.

Öte yandan, HAVELSAN ve Deniz Kuvvetleri Araştırma Merkezi Komutanlığı’nın birlikte geliştirdiği Ağ Destekli Savaş Yönetim Sistemi “Advent” de ilk kez Kınalıada gemisinde kullanılıyor.

TEKNİK ÖZELLİKLERİ

Türk Deniz Kuvvetleri’nin sürat, denizcilik ve stabilite isteklerini karşılayacak şekilde geliştirilmiş tek gövdeli deplasman tipi tekne formunda olan Kınalıada’nın tam boyu 99 metre ve genişliği 14.4 metre olarak yapıldı.

Gemi, 2400 ton deplasmanı ve 3.6 metre su çekimiyle, 5 deniz durumunda kısıtsız, 6 ve üzeri deniz durumlarında ise kısıtlı harekat kabiliyetine sahip olmakla birlikte, ana tahrik sistemi, bir adet gaz türbini ve iki adet dizel makineden meydana geliyor.

Kınalıada, 29+ deniz mili azami sürate ulaşabilirken, 10 tonluk bir helikopter için gerekli platform, hangar ve kapsamlı destek ekipmanlarına sahip ve 4 deniz şiddetine kadar helikopter uçuş harekatı icra edebiliyor.

Çoğunluğu yerli imkanlarla geliştirilmiş ileri teknoloji sensör, elektronik harp, navigasyon ve haberleşme sistemleri ile donatılan Kınalıada, asimetrik, yüzey, hava ve sualtı tehditlerine yönelik savunma, aldatma, karıştırma ve bertaraf etme sistemlerine de sahip olarak tasarlandı.