1. Haberler
  2. Gündem
  3. Dorukhan Büyükışık davasında ara karar: Baba Ethem Büyükışık açıklama yaptı

Dorukhan Büyükışık davasında ara karar: Baba Ethem Büyükışık açıklama yaptı

Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin Tanyer İnşaat'ın 5 çalışanının "kasten öldürme" suçundan yargılandığı davanın duruşması başladı. Hakim karşısına çıkan sanıkların çelişkili ifadeleri dikkat çekti. Baba Ethem Büyükışık'ın mahkeme heyetine yaptığı sunum sonrası savcılık mütalaasını açıkladı. Mahkeme, ara kararını vererek duruşmayı 13 Şubat 2026 saat 09.30'a erteledi.

featured

VERYANSIN TV

Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın şüpheli şekilde hayatını kaybeden 26 yaşındaki oğlu Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin, haklarında müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan Tanyer İnsaat’ın 5 çalışanı hakim karşısına çıktı.

21. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmaya tutuksuz sanıklar Bilal Çelik, Hulusu Aras, Tayfun Çakmakçı, Ali Gülbaşı ve Hüseyin Kaya ile Dorukhan’ın annesi Nihal ve babası Ethem Büyükışık ile taraf avukatları katıldı.

Ethem Büyükışık’ın devre arkadaşları ve sevenleri, ‘Dorukhan için adalet’ sloganıyla başlatılan mücadeleye destek olmak için adliyeye geldi. Duruşmaya Veryansın Tv Genel Yayın Yönetmeni Erdem Atay ve Veryansın Tv yazarı Engin Balım da katıldı.

ÇELİŞKİLİ İFADELER DİKKAT ÇEKTİ

Kimlik tespitinin ardından söz verilen tutuksuz sanık Hüseyin Kaya, olay günü gece nöbetinin ardından eve gittikten sonra aranması üzerine inşaat sahasına geri geldiğini söyledi.

İnşaat alanına gelince cenazeyi gördüğünü savunan Kaya, “Olay günü gece bir ses duydum ve köpeği alıp dolaştım. Kendi alanımda hiçbir şey bulamayınca tekrar görev yerime döndüm. Benim alanım aşağıda ve cenazenin bulunduğu bölgeye gece gitmedim. Görev bölgemde kamera vardı ama arızalıydı” dedi. Kaya, “hiçbir şey görmediğini, şantiyeden çıkmadığını” iddia etti. Kamera kayıtlarında Dorukhan’ın aracının şantiyeye girdiği ve farlarının açık olduğu tespit edilerek Kaya’nın beyanı çürütüldü.

Cumhuriyet savcısının duyduğu sesin ne olduğunu sorması üzerine Kaya, “torba atılma sesi gibi olduğunu” söyledi. Mahkeme başkanının, cenazenin bulunduğu alanın kimin sorumluluğunda olduğunu sorması üzerine Kaya, “Hulusu Aras’ın olması lazım” diye yanıt verdi.

Makine operatörü Bilal Çelik de şantiyede kaldığını ve olay günü aynı sesi kendisinin de duyduğunu öne sürdü. Kaldığı konteynerin yanındaki köpeği gece serbest bıraktığını anlatan Çelik, “‘Pat’ diye bir ses duydum ve bekçi Hüseyin Kaya’ya sesi söyledim. O da duyduğunu söyledikten sonra köpeği alıp 20 dakika sonra geri geldi. Cenazeyi ben de sabah gördüm ve savcıya ifademi verdim” iddiasında bulundu. Ancak Çelik’in ilk ifadesinde “bağırma sesi” duyduğunu ifade etmesi çelişki yarattı.

‘BAĞIRDIĞINI DUYDUM AMA SONRA SES KESİLDİ’

Gece bekçilerinden Ali Gülbaşı da “mesaisi bittikten sonra evine gittiğini ve aynı şantiyede çalışan damadının olayı söylemesi üzerine birlikte şantiyeye gittiklerini” söyledi. İnşaat sahibinin diğer bekçileri aramasını söylemesi üzerine aradığını belirten Gülbaşı, daha sonra evine döndüğünü iddia etti. Mahkeme başkanının, “Olayın ne olduğunu bilmeden damadının bir şey olduğunu söylemesi üzerine kimseyi aramadan, sormadan hemen geri mi gittin?” sorusunu Gülbaşı, yanıtsız bıraktı.

Bekçilerden Hulusu Aras da olay günü ses duyduğunu öne sürüp “Bizimle çalışan arkadaşlardan birine söyledim. Arkadaşım köpeği alıp gezdirdi. Biz, çocuğun düştüğü alanı orada jeneratör olduğu için görememişiz. Emniyetten bizi aradılar, ‘Cinayet var’ dediler. Biz de olay yerine geldik” iddiasında bulundu.

Cumhuriyet savcısının bağırma sesini sorması üzerine Aras, “Bir insanın canı yanarsa bağırır. Bağırdığını duydum ama sonra ses kesildi” diye konuştu.

‘CENAZEYİ GÖRMEDİM İLK BAŞTA’

Sanık bekçilerden Tayfun Çakmakçı nöbet yerinin şantiyenin en üst kısmı ve olay yerine uzak olduğunu iddia etti.

O akşam rahatsız olduğunu anlatan Çakmakçı, “Herhangi bir ses, olay yaşamadım o gece. Rutin, sıradan bir akşamdı. Sabah görevim bitince eve gittim. Telefonla aradılar. ‘Şantiyede birine bir şey olmuş.’ dediler, ben de şantiyeye geldim. Geldiğimde polisler olay yerindeydi. Kime ne oldu diye merak ettim. Cenazeyi göremedim ilk başta. Tanıdık birisi mi diye baktım” ifadelerini kullandı.

Sanıklar, Dorukhan’ın ölümünün cinayet olmadığını, kendisinin düştüğünü iddia etti ve Dorukhan’ı gördüğü saatleri söylerken de tutarsız ifadeler kullandı.

SANIK AVUKATLARI KENDİ MÜVEKKİLLERİ İÇİN RAPOR İSTEDİ

Sanıklardan şantiye bekçisi Hulusu Aras ve yakın bir bölgede bekçi olan Ali Gülbaşı’nın olay anına ilişkin çelişkili ifadeleri sonrası avukatları, kendi müvekkilleri için Akıl Sağlığı Raporu talebinde bulundu.

ANNE NİHAL BÜYÜKIŞIK: BEN ONA SONSUZ GÜVENDİM

Dorukhan’ın annesi Nihal Büyükışık da son güne kadar oğluyla beraber olduğunu söyledi.

Büyükışık, şunları kaydetti:

“Dorukhan, bize haber vermeden evden gece çıkmış. O gün sabah telefon sesine uyandık. Eşim telefonla konuşurken arabayla ilgili bir şeyler söylendiğini duydum ve hemen Dorukhan’ın odasına girdi çünkü arabamızı oğlum kullanır her zaman. Eşim benden önce olay yerine gitti. Sonra beni aradı ve ‘Bulunduğun yerde kal’ dedi. Bu sırada oğlumu aradım ama cevap alamadım. Eşim gelip beni siteden aldı ve ‘Dorukhan’ı kaybettik’ dedi. Ben yürüyüşte kaybettik sandım, ‘Onu bulurum’ dedim. Ben ona sonsuz güvendim. Sanıklardan şikayetçiyim. Bizim oğlumuzla mükemmel bir iletişimimiz vardı.”

‘VİCDANLARINA SESLENİYORUM, O GECEYİ ANLATSINLAR’

Mahkeme başkanının son aylarda oğlunun psikolojik durumuna ilişkin sorusu üzerine Büyükışık, bir sınav nedeniyle oğlunun stresli günler geçirdiğini, psikologdan destek aldıklarını anlattı.

Canının çok yandığını dile getiren Büyükışık, “O gün neden bir ambulans çağrılmamış, deliller toplanmamış, neden yok sayılıyor? Vicdanlarına sesleniyorum, ne olduysa o geceyi itiraf etsinler” diye konuştu.

BABA ETHEM BÜYÜKIŞIK ÇELİŞKİLERİ BELGELERİYLE ORTAYA KOYDU

Baba Ethem Büyükışık da yaklaşık 1 buçuk saat süren sunumunda sanıkların çelişkili beyanlarını, HTS kayıtları, baz verileri, daha önceki adli tıp raporlarını ve olay günü çekilmiş fotoğraflarını delil olarak gösterip tek tek ortaya koydu.

Büyükışık, olaya ilişkin 6 ana soruşturma ve kovuşturmanın devam ettiğini söyledi.

Oğlunun yürüyüş yapmak için gece evden çıktığını belirten Büyükışık, şunları kaydetti:

“Dorukhan’a bir iş teklifi yapılmıştı ve kabul etmişti. Pazartesi Ankara’ya gidecekti. Oğlumun o dönemde bir psikolojik sıkıntısı yoktu. Bölgeye spor yapmak maksadıyla gitmişti. Cinayetten 13 gün sonra şüpheli polise teslim edilen görüntülerde oğlum görünüyor. Görüntünün dosya bilgileri silinmiş. O tarih ve saat de sonradan yapıştırılmış durumda. Dorukhan, buradaki sanığın kaldığını söylediği konteynerin dibine arabasını park etmiş. İki kamera, Hüseyin Kaya ile diğer Bilal Çelik arasında ne geçtiğini kaydetmiş. Bu kamera görüntülerini kaybettiler.”

Büyükışık, olay yerine gelen polislerin 19 kamera kaydını almadıklarını belirterek, bu kayıtların da daha sonra yok edildiğini vurguladı. Oğlunun işkence gördüğünü belirten Büyükışık, şantiyede aydınlatmanın tam olduğunu, oğlunun öldürüldükten sonra olay yerine bırakıldığını söyledi.

BÜYÜKIŞIK’TAN ‘TANYER İNŞAAT’ TALEBİ

Büyükışık, inşaat firmasının sahipleri Mehmet Münir Tanyer ile Mehmet Taylan Tanyer’in telefonlarının alınıp rapor edilmesin, firmanın bütün işlemlerinin incelenmesini ve bununla ilgili MASAK raporu hazırlanmasını talep etti. Firmanın ortaklarının ve polislerin “Suç örgütü kurmak” ve “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu”ndan haklarında suç duyurusu yapılmasını istedi. Büyükışık, tutuksuz yargılanan 5 sanığın tutuklanmasını talep etti.

SAVCI MÜTALAASINI AÇIKLADI

Savunmaların ardından söz alan cumhuriyet savcısı, dosyadaki eksikliklerin giderilmesini ve sanıkların mevcut hallerinin devamını talep etti.

ARA KARAR: BÜYÜKIŞIK AİLESİ AÇIKLAMA YAPTI

Daha sonra ara karar açıklandı. Sanıkların mevcut durumlarının devamına hükmeden heyet, dosyadaki eksikliklerin giderilmesine ve tanıkların dinlenilmesine karar verip duruşmayı 13 Şubat 2026 tarihine erteledi.

Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan baba Ethem Büyükışık, adalet aradıklarını belirterek, “Duruşmada 5 sanığın tutuklanmalarını istedik. İleride sanık sayısının daha da artacağını düşünüyoruz. Mahkeme salonlarında hesap verdiklerini görmek istiyoruz” dedi.

DORUKHAN’IN ŞÜPHELİ ÖLÜMÜ VE BİR BABANIN MÜCADELESİ

2018 yılında hayatını kaybeden 26 yaşındaki oğlu Dorukhan Büyükışık’ın dosyasının bir türlü aydınlatılmadığını söyleyen Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, oğlunun ölümü araştırılırken delillerin karartıldığını, olayın kapatılmaya çalışıldığını ilk olarak Veryansın Tv Youtube kanalında Erdem Atay’a anlatmıştı.

Dorukhan’ın ölümü kayıtlara ‘intihar’ olarak geçerken, Baba Büyükışık’ın verdiği adalet mücadelesi sonuç vermiş ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosya tekrar açılmıştı. Şantiyede bekçiler Hüseyin Kaya (68), Hulusu Aras (76), Tayfun Çakmakçı (40), işçi Bilal Çelik (46) ve yakın bir bölgede bekçi olan Ali Gülbaşı ‘kasten öldürme suçundan’ müebbet hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.

İzmir 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede önemli ayrıntılar yer aldı. Dorukhan’ın aracını park ettikten sonra yürüyerek inşaat sahasına girdiği kamera kayıtlarında görüldü. İnşaat sahasında bekçi olarak Hüseyin Kaya, Hulusu Aras, Tayfun Çakmakçı ile çalışan olarak Bilal Çelik ve yakın şantiye sahasında bekçi olan Ali Gülbaşı’nın bulunduğu belirlendi. İddianamede şüphelilerin değişik tarihlerde ifadeleri arasında çelişki bulunduğu da vurgulandı. Dorukhan’ın ölüm anına ilişkin görüntü elde edilemediği, bu sebeple icrai davranışların hangi şüpheli tarafından ne şekilde gerçekleştiğinin tespit edilemediği ifade edildi.

Ethem Büyükışık tarafından sunulan Adli Bilimciler Derneği mütalaa raporunda, Adli Tıp raporunun aksine ölümün yüksekten düşme ile uyumlu olmadığının belirtildiği de iddianamede yer aldı. Dorukhan’ın ilk bulunma anındaki durumunun düşme ile oluşabilecek doğal bir durum olamayacağı ifade edildi. İddianamede Dorukhan’ın vücudunda açık yara, kafa, kol ve bacaklarda kemik kırığı olmaması, sadece darbeye bağlı sırt sağ bölgesinde aynı hat üzerinde dikey şekilde kosta kırıkları bulunması da bu ölümün yüksekten düşme ile gerçekleşmediğine dair şüpheleri güçlendirdiği belirtildi.

Ölümün, maktulün sırt bölgesine sert ve etkili bir aletle vurma ile gerçekleştikten sonra cesedin belirtilen konuma getirilmiş olabileceğine dair bulguları taşıdığı iddianamede yer aldı. Bu şekilde sebebi net olarak tespit edilemese de öldürme fiilinin olay mahallinde bulunan şüpheliler tarafından gerçekleştirilmiş olduğunun anlaşıldığı ifade edildi. Şüphelilerin öldürme eylemi üzerinde ortak hâkimiyet kurarak kasten öldürme suçunu işledikleri hususunda haklarında dava açılmasına yeterli delil olduğu anlaşıldığı vurgulandı.

Ethem Büyükışık’ın, adalet mücadelesini anlattığı yayını izlemek için tıklayın: 

 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. 3 Ekim 2025, 18:08

    Her evlada nasip olmayan Baba’ya selam olsun. İşin raşt gitsin. Katiller cezasını çeksin.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!