Emekli Tuğgeneral Mustafa Köse, TBMM’ye sunulan şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulundu.
Teklifte gaziler ve vazife malulleri adına olumlu düzenlemeler bulunduğunu belirten Köse, bakıma muhtaç gazi ve malullere yapılan ödemenin artırılması, bazı aylıkların yükseltilmesi ve terörle mücadelede yaralandığı halde malul sayılmayan personele aylık bağlanmasını “doğru ancak gecikmiş adımlar” olarak nitelendirdi.
Köse, şunları kaydetti:
“PKKİSTAN’A KAPI MI ARALANIYOR YOKSA?
TBMM’ye sunulan 2/3789 esas numaralı kanun teklifini dikkatle okudum.
Teklifte gazilerimiz ve vazife malullerimiz adına olumlu düzenlemeler yer alıyor. Bakıma muhtaç gazi ve malullere yapılan ödemenin artırılması, bazı aylıkların yükseltilmesi, terörle mücadelede yaralandığı hâlde malul sayılmayan personele aylık bağlanması…
Doğru. Hatta geç kalmış adımlar.
Fakat 4’üncü ve 5’inci maddelerde öyle bir cümle var ki insan ister istemez durup düşünmek zorunda kalıyor.
Terörle mücadelede yaralanmış ancak ilgili mevzuata göre malul sayılmamış kişilerin, aylık hükümleri dışında, 1005 sayılı Kanun kapsamındaki kişilere sağlanan diğer sosyal ve özlük haklarından yararlandırılması öngörülüyor.
Neden 1005 sayılı Kanun?
Bu kanun; Millî Mücadele’ye katılarak İstiklal Madalyası alanlar ile Türkiye’nin devlet iradesiyle katıldığı, muhatabı ve uluslararası hukuk zemini belli Kore Savaşı ve Kıbrıs Barış Harekâtı’nda fiilen görev yapan muharip gazilerimizi kapsıyor.
Tarihî ve onursal anlamı olan özel bir kanun.
Terörle mücadelede yaralanan personelimiz ise zaten 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun konusu. Hakları eksikse tamamlayın. Aylıkları yetersizse artırın. Yararlanacakları sosyal ve özlük haklarını da aynı kanunun içine açıkça yazın.
Kimsenin buna itirazı olmaz.
O hakları verirken neden dönüp 1005 sayılı Kanun’a uzandığınızı anlamakta güçlük çekiyorum.
“Teknik kolaylık” diyebilirsiniz.
Peki o zaman hakları neden tek tek saymadınız? Neden sınırları belli bir düzenleme yapmak yerine “ilgili mevzuatında sağlanan diğer haklar” gibi açık uçlu bir ifade kullandınız?
Tek başına bu atıf elbette PKK’yı devlet yapmaz. Ama hukukta bugün kurulan her bağlantı, yarın yapılacak başka bir düzenlemeye dayanak gösterilebilir.
Bugün hakları birbirine bağlarsınız.
Yarın kavramları…
Sonra statüleri…
PKK devlet değildir. Muhatap alınacak meşru bir yapı hiç değildir. Emperyalizmin taşeronluğunu yapan silahlı, etnik bölücü bir terör örgütüdür.
Kanun koyucu bu ayrımı yazdığı her satırda gözetmek durumundadır.
Terörle mücadelede yaralanan personelimizin haklarını verecekseniz verin. Eksiksiz verin. Gecikmeden verin.
Ama bunu kendi kanunu olan 3713 sayılı Kanun’da yapmak mümkünken neden 1005 sayılı Kanun’u anıyor, neden o kanuna atıf yapıyorsunuz?
Yoksa “T.C. bize devlet kursun” beklentisi içindeki İmralı’dakine göz mü kırpılıyor?”
PKKİSTAN’A KAPI MI ARALANIYOR YOKSA?
TBMM’ye sunulan 2/3789 esas numaralı kanun teklifini dikkatle okudum.
Teklifte gazilerimiz ve vazife malullerimiz adına olumlu düzenlemeler yer alıyor. Bakıma muhtaç gazi ve malullere yapılan ödemenin artırılması, bazı aylıkların… pic.twitter.com/DkveKkQxWz
— Mustafa Köse (@mustafakosemus) August 4, 2026









