Emri aldılar, hücuma geçtiler…

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatının ardından yandaş yazarlar da İlker Başbuğ'a yönelik linç kampanyasında yerini aldı.

Emri aldılar, hücuma geçtiler…

TSK’ya karşı kumpas döneminde, asker kişilerin özel yetkili mahkemelerde yargılanmasının önünü açan düzenlemede FETÖ’nün parmağına işaret eden eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’a yönelik kampanya tüm hızla devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “dava açın” talimatının ardından AKP cephesinden hücuma yandaş yazarlar da katıldı. Hükümet basının köşe başlarındaki isimler, Başbuğ’u hedef alan yazılarla linç kampanyasına kamuoyu desteği yaratmaya çalışıyor. İşte o yazılardan bazıları….

‘FAŞİSTİN ÖNDE GİDENİ…’

“Faşistler, görevde bulunduğu sürece darbecilere hiç yüz vermeyen Hilmi Özkök’e
“Hilmi Bey” diyerek akılları sıra onu aşağılıyorlardı…
Adamı o kadar bunaltmışlardı ki, emekli olduğunda “hele şükür mide ağrılarım geçti” demişti.
Fakat İlker Paşa’ya “İlker Bey” diyemezler.
Çünkü İlker Paşa, bütün emekliliğiyle askeri bürokrasinin ve askeri vesayet özlemlerinin taş gibi temsilcisidir…

Uzun sözün kısası, “faşistin önde gideni olan Jakoben zihniyete” artık yer yok paşam.
O tarihe karıştı.
Erdoğan’ın alternatifi, Batı’ya tam teslim olmuş alaturka Fetullah faşizmidir.
Yani size burada da ekmek yok orada da.” (Engin Ardıç, Sabah)

‘HAYRET VERİCİ’

“(…) FETÖ’nün TSK’ya sızmaya ve yükselmeye başlaması, AK Parti iktidarından 20 yıl önce başlayan bir süreçtir. “AK Parti iktidarında da FETÖ’cülerin TSK’daki yükselişi devam etmiştir” diyebilirsiniz ama en üst askerî düzeye gelmiş eski bir Genelkurmay Başkanı’nın ellerini yıkayıp suçu AK Parti’ye yükleyebilmesi hayret vericidir.” (Hilal Kaplan, Sabah)

‘KİMMİŞ BU İLKER BAŞBUĞ!’

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, “FETÖ’nün siyasi ayağı” konusuna kendince bir “açılım” (!) getirmiş.

Özetle şunu söylüyor: “Sivillerin askeri mahkemelerde yargılanamayacağına ilişkin 26 Haziran 2009 tarihli yasayı kim çıkardıysa, FETÖ’nün siyasi ayağı odur.”

Uyanık İlker Başbuğ böylece bir taşla iki kuş vuruyor:

BİR- Kanun teklifinde imzası bulunan AK Parti milletvekillerini ve dönemin hükümetini töhmet altında bırakıyor.

İKİ- Kanun teklifine “evet” oyu veren Meclis’in bir bölümünü FETÖ’nün siyasi ayağı ilan ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlker Başbuğ’un bu beyanına sinirlendi ve “dava açın” dedi.

Hazır dava açacaklar için, ben de, “delişmen” komutan İlker Başbuğ konusuna bir “açılım” getirmek istiyorum.

Bakalım, tanıyalım… Kimmiş bu İlker Başbuğ?

Kendisi, bir ara, AK Parti hakkındaki kapatma davasına delil üreten künyesiz internet sitelerinden sorumlu tutuluyordu.

Galiba yargılandı ve beraat etti.” (Ahmet Kekeç, Akşam)

‘BAŞBUĞ’A SORULAR’

“Başbuğ’un olan bitenden ‘hükümetleri’ sorumlu tutması, hükümetin ‘yanıldık’ özeleştirisini buna dayanak yapması da sorunlu.

Bu, makamının gerektirdiği sorumluluklardan ve kendi yanılgılarıyla yüzleşmekten kaçınmaktır.

“Bir daha bunlar yaşanmasın” düşüncesiyle yapılan tespit ve eleştirilere ‘asla’ kulak tıkanmamalıdır; ancak kişisel veya kurumsal tutuculuk bu amaca hizmet etmez…

FETÖ’nün TSK içinde endişe edilir boyuta geldiğinin ‘isim bilmeden’ nasıl farkına vardınız?

– MİT’ten “TSK’da şu FETÖ’cüdür” diye isim istemeden önce emriniz altındaki Genelkurmay İstihbarat ve Jandarma İstihbarat’tan isim istemeniz gerekmez miydi; istediniz mi?

– MİT’in isim vermesi için TSK içinde istihbarat yapmış olması gerekir; böyle bir yetkisi var mıydı?

– MİT isim vermeyince, ‘FETÖ oraya da sızmış olabilir’ diye -ki sızmıştı- dönüp Genelkurmay İstihbarat ve Jandarma İstihbarat’tan isim istediniz mi?” (Mustafa Kartoğlu, Akşam)