1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Erbakan, yeni anayasada laikliğe ‘ayar’ istedi

Erbakan, yeni anayasada laikliğe ‘ayar’ istedi

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, yeni anayasa sürecinde “laiklik” kavramının yeniden tanımlanmasını istedi. Erbakan, "Laiklik' kelimesi Türkçe bir kelime değil. Bu her kesim tarafından farklı algılanmasına yol açıyor" dedi.

featured

Cumhur İttifakı içinde seçime giren ve 5 milletvekili çıkaran Yeniden Refah Partisi’nin genel başkanı Fatih Erbakan, CNN Türk’te soruları yanıtladı.

Gündemdeki anayasa değişikliğine ilişkin de konuşan Erbakan, “Anayasanın değiştirilmesiyle ilgili Sayın Cumhurbaşkanımızın da bir teklifi ve iradesi var. Bu noktada geniş katılımlı bir şekilde Meclis’te olan Meclis’te olmayan siyasi partilerin de katkı sağlamasıyla, sivil toplum kuruluşların da toplumun her kesiminden sürece dahil olmasıyla kısacası ‘Ben yaptım, oldu’ anlayışıyla değil yerli, milli, sivil ve hakkı üstün tutan, insan haklarına saygılı, özellikle ‘laiklik’ kelimesinin anlamının maksadının açık şekilde yazıldığı bir anayasanın yapılması faydalı olacaktır” dedi.

Erbakan şöyle devam etti:

“Bu noktada tabi bizim de desteğimiz olur. Bu mevcut anayasa maalesef askeri dönemin, darbe döneminin ürünü. Şimdiye kadar defalarca rötuşlar, düzenlemeler, düzeltmeler yapılmaya çalışılmış. Tabiri caizse artık yamalı boğça haline dönüşmüş. Köklü bir değişikliğin yapılması son derece faydalı olacaktır. Bu noktada dediğim gibi bizim de desteğimiz tabi ki olur.”

“‘Laiklik’ kelimesi Türkçe bir kelime değil. Bu her kesim tarafından farklı algılanmasına yol açıyor” diyen Erbakan, “Baskıcı bir politika olarak uygulandı. Laiklik herkesin dinini yaşamasına saygı duymak demektir, devletin bunlara saygı duyması demektir. Laiklik din düşmanlığı değildir. Kavram yanlış yorumlandı, bunun önüne geçilmeli. Dünya artık Mars’a Ay’a gitmiş, böyle bir dönemde biz sakallı insan şuraya giremez başı örtülü insan buraya girmez olmaz” ifadelerini kullandı.

Erbakan şöyle devam etti:

“Osmanlı zamanında her dinden insan barış içinde yaşamız. Bizim inancımız bunu gerektiriyor. Kelime zaten yabancı, 28 Şubat sürecinde yaşananlar… Bunların tekrar yaşanmaması için bunun bir tanımı yapılmalı. AK Parti iktidarının 21 yıldır iktidarda olması, bugün böyle bir şey yaşanmıyor. İktidar değiştikten sonra tekrardan böyle bir sıkıntı yaşanmasın. Devlet kimsenin inancına karışmaz. Herkes kendi inancının gerektirdiğini yapabilir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın varlığı önemli. Siyasi bir çizgiye girmemesi de gerekir. Birçok eleştiriyi de haksız buluyoruz.”

HÜDA PAR DA ‘KIRMIZI ÇİZGİ’ İSTEMEMİŞTİ

Cumhur İttifakı’nın bir diğer ortağı Hizbullah bağlantılı Hüda Par’ın lideri Zekeriya Yapıcıoğlu da yeni anayasa çalışmalarında kırmızı çizgiler olmaması gerektiğini savunmuştu. Yapıcıoğlu, yeni anayasada “değiştirilemez” maddelerin olmasını “gelecek nesillerin iradesine ipotek koymak” diye tarif etmişti. Hüda Par, parti programında da ilk dört maddenin dokunulmazlığına itiraz ediyor. Anayasada “Türk milleti” kavramının da yer almaması gerektiğini savunuyor.

 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

7 Yorum

  1. Kendisi de kafasına göre tanımlama yapmış.laiklik herkesin dinini yaşamasına saygı duymak falan değildir.laiklik bir devletin herhangi bir dinin kurallarına göre değil gucunu halktan alarak halkın dilediği kanunlarla yönetilmesi demektir.kısaca islam kanunlarına,Yahudi veya ağaca tapanlar dininin kanunlarına göre değil o devleti oluşturan milletin kendi iradesiyle koyduğu kanunlara göre yönetilmesidir.o yüzden tbmmde egemenlik kayıtsız şartsız milletindir yaziyor.seriat devleti olsak egemenlik Allaha ait olur,islam kanunlarına göre yönetim olur,insanlar da allahin emirlerinin uygulayıcısı olurdu.şu konuda haklı ülkemizde laiklik cahilliği var.kimse ne olduğu konusunda hemfikir degil

  2. 17 Haziran 2023, 13:53

    “Konfüçyüs’a “Bir ülkeyi idare etmeye çağrılsaydınız, yapacağınız ilk iş ne olurdu?” diye sormuşlar. O da “İşe önce dili düzeltmekle başlardım. Çünkü dil bozulursa kelimeler düşünceleri iyi anlatamaz. Düşünceler iyi anlatılmazsa, yapılması gereken işler yapılamaz. Görevler gereği gibi yapılmazsa, töre ve düzen bozulur. Töre ve düzen bozulursa, adalet yoldan sapar. Adalet yoldan çıkarsa, şaşkınlık içine düşen halk ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez. Bunun içindir ki hiçbir şey dil kadar önemli değildir.” demiştir.
    Fatih Erbakan ilke olarak çok doğru yerden yaklaşmış. Türkçe olmayan terimleri insanlar farklı şekillerde algılayıp anlaşmazlıklara düşebiliyor. Türkçe net bir tanımının olması toplum olarak gerginliği azaltacak bir şey. Bunu haberin başlığındaki gibi “laikliğe ayar” olarak görmüyorum. Zaten olması gereken de bu.

  3. dinin de arap dini Türkçe değil arapça herkes tarafından farklı yorumlanıyor.

  4. Haklısın.Anlayacağın halde söyleyeyim.Laiklik basitçe hayvanlıktan insanlığa geçmenin koridorudur.

  5. 17 Haziran 2023, 15:56

    Sanki Türkçe olsa koruyup kollayacak.

  6. Bkz. Ates Halki

  7. İlk okulda öğretiyorlar ama öğrenmenin yaşı yoktur. Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. Madem dilden girdiniz. Önce kanunlarınızdaki Farsça ve Arapça kelimelerden kurtulun. Hiçbir şey anlamıyoruz çok gücümüze gidiyor.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!