1. Haberler
  2. Gündem
  3. Erdoğan, Biden ile görüşmesinin ayrıntılarını anlattı

Erdoğan, Biden ile görüşmesinin ayrıntılarını anlattı

featured

‘Biden’la Afganistan, Suriye, Libya ve D. Akdeniz konularındaki iş birliğinin yanı sıra ekonomik ilişkilerimizi de daha yoğun devam ettirme kararı aldık.’

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi için bulunduğu İtalya’dan Türkiye’ye dönüşünde uçakta açıklamalarda bulundu. Gazeteciler ABD Başkanı Biden ile yapılan görüşmenin ayrıntılarını sordu.

Erdoğan’ın açıklamalarının satır başları şöyle

“Biden’la F-16 tedarikini müzakere ettik, kendilerinden olumsuz yaklaşım görmedim. İlişkileri ilgilendiren bu hassas konuyu neticelendirmeyi umuyoruz.”

“Biden’la Afganistan, Suriye, Libya ve D. Akdeniz konularındaki iş birliğinin yanı sıra ekonomik ilişkilerimizi de daha yoğun devam ettirme kararı aldık.”

“(Terör örgütlerine yönelik sınır ötesi operasyon) Yapılması gerektiği zamanda tabii ki yapılır. Ondan geri adım atılmaz.”

“Eğer karşımızda bir terör örgütü olan PKK/PYD/YPG varsa, ne gerekiyorsa biz bunu yaparız. Bundan da taviz vermeyiz.”

“(ABD’nin terör örgütlerine desteği) NATO müttefiki olarak bizim ittifak halinde olduğumuz ortağımızın böyle bir şeye tevessül etmemesi gerekir.

“Taleplerimiz yerine getirilmeyince Glasgow’a gitmekten vazgeçtik. Bu sadece kendi güvenliğimizle ilgili değil, ülkemizin itibarıyla da ilgili bir meseleydi”

“(Dedeağaç’a üs kurulması) Sayın Biden’a da Macron’a da ‘Böyle bir üssün kurulması bizi ciddi manada rahatsız ediyor’ dedik. Bunu Macron sahiplenemedi.”

“(Türk aşısı TURKOVAC) Yıl sonuna kadar üretime geçtiğimizde kıskançlık yapmadan bunu dünya ile paylaşacağız, adeta ‘Siz yapmadınız ama biz yapıyoruz’ mesajı vereceğiz.”

‘BİDEN İLE SAMİMİ BİR TOPLANTI YAPTIK’

Erdoğan, değerlendirmesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmenizin genel hatlarını neler oluşturdu? Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceğine dair değerlendirmeleriniz nelerdir?” sorusuna Erdoğan, “Sayın Biden ile samimi ve yapıcı havada bir toplantı yaptık. Toplantıda Mevlüt Bey, İbrahim Bey ve Hakan Bey benimle birlikteydiler. Kendisinin yanında da Dışişleri Bakanı ile güvenlik ve istihbarattan sorumlu isimler vardı. Toplantıyı gayet olumlu bir havada devam ettirdik.” yanıtını verdi.

ÇOK DAHA YOĞUN DEVAM KARARI

“Afganistan, Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz konularında iş birliğimizi güçlendirmenin yanı sıra özellikle de ekonomik ilişkilerimizi çok daha yoğun bir şekilde devam ettirme kararı aldık.” diyen Erdoğan, bunun için gerekli talimatları verdiklerini aktardı.

Hazine ve Maliye Bakanlarına muhataplarıyla çok daha sık görüşmelerini söylediklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Böylece inşallah ekonomide ikili ticaret hacminde 100 milyar dolar hedefimize ulaşırız ve bu yolda yürürüz. NATO ittifakı ve stratejik ortaklık bağlamında atılacak adımları da istişare etme fırsatını bulduk. Hepsinden öte bizim bu F-35 konumuz var. Malum bizim 1 milyar 400 milyon dolarlık yaptığımız bir ödeme var. Bununla ilgili olarak da F-16 tedarikini müzakere ettik. Bu konuda da kendilerinden olumsuz bir yaklaşım görmedim. Tam aksine, yine bununla ilgili de Savunma Bakanlarımızın birbiriyle görüşecekleri gibi Dışişleri Bakanlarımız da muhataplarıyla görüşerek inşallah iki ülke ilişkilerini ilgilendiren bu hassas konuyu da neticelendirmeyi umuyoruz. Biden ‘Çok kısa zamanda netice alamayabiliriz. Biliyorsunuz iki farklı bölümden, Temsilciler Meclisi ve Senato’dan geçiyor. Malum, durum 50-50 ama ben elimden geleni yapacağım.’ dedi. Ben de kendisine ‘Bunu başarabileceğinize inanıyorum ve bu konuda şu anda ağırlığın sizde olduğunu görüyorum’ dedim. İnşallah Savunma Bakanlarımız da birbirleriyle görüşmeleri devam ettirecekler. Bugünkü toplantıya katılan arkadaşlarımızın bu işi yakın markajda tutmasıyla inşallah bunu nihayetlendirirsek, burada iki tane önemli başlığımız olacak, biri tedarik, biri de elimizdeki F-16’ların modernizasyonu. Bunların da o arada inşallah yapılma durumu söz konusu olacak.”

’20 DAKİKA OLACAK DİYORLARDI 1 SAAT 10 DAKİKA SÜRDÜ’

Erdoğan, “Biden’e ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ kitabınızı takdim ettiniz. ‘Türkiye’nin Yeşil Kalkınma Devrimi’ çalışması da vardı. Bu ikisiyle ilgili geri dönüşleri neler oldu?” sorusuna, “Gerek benim ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ kitabımı gerekse ‘Türkiye’nin Yeşil Kalkınma Devrimi’ kitabını Sayın Biden’a hediye ettim. ‘Türkiye’nin Yeşil Kalkınma Devrimi’ kitabında benim bir takdim yazım bulunuyor. Biden’a ‘Biliyorsun ben de çevreciyim.’ dedim. Biz, bu kitapları verince o da ‘Ben de size kendi kitabımı takdim edeceğim.’ dedi. Onun da vefat eden oğlu hakkında yazdığı bir kitabı var.” cevabını verdi.

“Birleşmiş Milletler Zirvesi sonrası selefleriyle mukayese edip Biden için ‘Kendisiyle iyi başladık diyemem’ demiştiniz. Bu sefer bu görüşmeden sonra bu kanaatiniz değişti mi?” sorusu üzerine Erdoğan, “Şartlar atmosfere göre değişiyor. BM sırasında farklı beklentilerimiz vardı. O farklı beklentiler olmayınca olay biraz daha farklı bir duruma doğru gitti. O gelişme farklıydı. Bu görüşme için medya da ’20 dakikalık bir görüşme olacak’ diyordu. Bizim görüşme 1 saat 10 dakika sürdü. Medyanın bizimle nasıl uğraştığını anlayın.” ifadelerini kullandı.

“Yani kendilerince (kabul etmeyecek, görüşmeyecek) de derler, 20 dakikaya da indirirler ama bizim görüşme 1 saat 10 dakika sürdü.” diyen Erdoğan, daha sonra diğer programlara geçtiklerini anlattı.

BIDEN’I TÜRKEVİ’NDE DE MİSAFİR EDERİZ

Biden ile BM Genel Kurulunun yapıldığı dönemden bu yana farklı bir sürecin olduğunu belirten Erdoğan, “Şimdi bizim Türkevi tam BM’nin çapraz karşısında. İnşallah gün ola harman ola. Misafir ederiz, orada da görüşmemizi yapabiliriz, o da olur, niye olmasın. Ayrıca güvenlik, savunma, ticaret, terörle mücadele ve bölgesel konular başta olmak üzere aramızdaki bütün konularla ilgili ortak bir mekanizma kurulması konusunda mutabık kaldık, anlaştık. İnşallah bu konuları da ilgili arkadaşlarımız bizzat yürütecekler.” diye konuştu.

‘TEMEL ÖNCELİKLERDE MUTABAKATA VARDIK’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amerika’nın bugüne kadar açıkça PKK/YPG’ye verdiği destek var. Silah eğitimi devam ederken Türkiye’nin onca uyarısına rağmen tatbikat yapmaya kadar gitti işler. Sizin bu konuda aslında çok açık ve net bir mesajınız vardı. Sorumluluklar karşılanmadığı sürece her an bir operasyon sinyali verdiniz, ‘Gerekirse operasyon yaparız bu bölgede’ dediniz. Bu yeni süreçten ne bekliyoruz ve bundan sonraki süreç Türkiye’nin operasyon ihtimalini nasıl etkiler?” sorusuna karşılık şunları kaydetti:

“Operasyonun yapılması gerektiği zamanda tabii ki operasyon yapılır. Ondan geri adım atılmaz. Bir defa terör örgütleriyle olan mücadelemizden bizim asla sarfınazar etmemiz mümkün değildir. Eğer karşımızda bir terör örgütü olan PKK/PYD-YPG varsa, ne gerekiyorsa biz bunu yaparız. Bundan da taviz vermeyiz. Bunu zaten biz kendilerine her zaman söyledik ve söylüyoruz. Bundan sonraki süreçte de NATO’da müttefiksek, NATO müttefiki olarak bizim ittifak halinde olduğumuz ortağımızın böyle bir şeye tevessül etmemesi gerekir. Yine aynı şekilde bundan sonraki süreçte de Türkiye’nin temel önceliklerinden olan bu meselede beraber çalışmamız gerektiği hususunda bugün de mutabakata vardık. Orada da kendilerinin olumsuz bir yaklaşımı olmadı.”

MACRON’LA NELER KONUŞTU?

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmelerinin nasıl bir atmosferde geçtiği, hangi konular üzerinde durulduğuna ilişkin değerlendirmelerinin sorulması üzerine Erdoğan, görüşmelerinde 5-6 ana başlık bulunduğunu belirtti.

Bu başlıkların merkezinde Libya’nın yer aldığına işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:

“Libya ile ilgili Berlin Konferansı’nın bir benzerini Paris’te yapmak istiyor. Bu bir yerde durumdan vazife çıkarmak gibi oluyor. Bizim oraya ısrarla eş başkan olarak gelmemizi istiyor. Dedim ki; Berlin’de zaten biz bu konferansı yaptık. Kaldı ki buraya bazı davetleriniz var; mesela Yunanistan, mesela İsrail, mesela Kıbrıs Rum kesimi… Bunların katılacağı bir Paris Konferansı’na biz katılamayız. Durdu ve ‘Bir çalışma yaptırsak bunun üzerinde, özel temsilciler belirlesek’ dedi. Ben de şartımız bu, bir defa bunlar olmayacak. Eğer Yunanistan buraya gelecekse özel temsilci falan da göndermeye gerek yok. Burada çok ısrarcı durumundaysanız özel temsilcileriniz kim, bunları da görelim ama burada Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs Rum kesimi olacak olursa bunu zaten yapamayız, dedim. Birincisi bu. Şimdi o da isimler verecek, biz de isimler vereceğiz, arkadaşlar aralarında görüşme yapacaklar. Fakat bu şartlarımız yerine gelmedikten sonra olmaz.”

AFGANİSTAN’DA ZAMAN ZAMAN FRANSIZLAR OLABİLİR

Macron görüşmesindeki bir diğer konunun Afganistan meselesi olduğunu kaydeden Erdoğan, “Afganistan ile ilgili de malum, askerimizi çektik, askerimiz artık orada yok. Bunların sıkıntıları var; orada zaman zaman Fransızlar olabilir, bunların oradan alınması gibi… Biz şu anda Katar ile çalışıyoruz, bir gayretimiz var ve bizim Afganistan’da Afganistan halkını yalnız bırakmak gibi bir düşüncemiz yok, dedik.” ifadelerini kullandı.

Güney Kafkaslar konusunun gündeme getirildiğini de aktaran Erdoğan, “Dedik ki, biz geçen hafta oradaydık ve güney Kafkaslar’da da şu anda atılan olumlu adımlar var ve bu olumlu adımları da Sayın İlham Aliyev kardeşimiz kararlı bir şekilde sürdürmek istiyor. Hatta Paşinyan ile de görüşmesi oldu. Bu görüşmede de bölgede 6’lı bir platform oluşturalım konusu gündeme geldi. Rusya, Azerbaycan, Türkiye, İran, Gürcistan ve bunun yanında bir de Ermenistan, eğer hepsi de kabul ederse burada bir barış platformu oluşturmuş oluruz. Bizim derdimiz, bu da olursa isabetli olur. Macron’la görüşmemizde Libya ile ilgili konuda bizim askerlerimizin eğitmen olarak ve Libya’nın milli hükümeti ile anlaşmalı şekilde orada bulunduğunu da bir kez daha ifade ettim.” diye konuştu.

‘BAK SENİ ALDATIYORLAR, BUNLARIN PARASI FALAN YOK’

Yunanistan’ın, Fransa ile yaptığı anlaşma uyarınca Rafale uçak ve fırkateynler aldığı, olası çatışma durumunda belli açılardan Fransa’nın Yunanistan ile beraber hareket etme yönünde bir anlaşma gerçekleştirdikleri belirtilerek, “Bu tablo Doğu Akdeniz ve Ege’deki jeostratejik dengeyi ne yönde etkileyebilir?” şeklindeki bir soruyu ise Erdoğan, “Sayın Biden’a da Macron’a da bu konuyu söyledik. Dedik ki; bu Dedeağaç olayı nedir? Burada böyle bir üssün kurulması bizi, halkımızı ciddi manada rahatsız ediyor. Bununla ilgili olarak da Macron sahiplenemedi ve Rafale ile ilgili de ‘Onların parası var’ dedi. Dedim ki; bak seni aldatıyorlar, bunların parası falan yok. Sadece Batı’ya 400 milyar avro borcu olduğunu biliyorum. ‘Paraları var’ dedi. Her şey para! Tabii bir de üs meselesi var. Ama bu gelişmelerle ilgili bizim bütün derdimiz Türkiye olarak biz güçlü olacağız.” şeklinde yanıtladı.

S-400 MESELESİ

S-400 alan bir başka ülke olan Hindistan için ABD Senatosu’ndan bazı üyelerin yaptırım uygulanmamasını istedikleri hatırlatılarak, “Bir de F-16’nın en üst modelinin bir benzeri F-21 diye bir fabrika kurdu Lockheed Martin Hindistan’da. S-400 yüzünden Türkiye’ye F-16’yı verip vermemeyi kongrede tartışırken, Hindistan’a yaklaşımları bu şekilde. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklindeki soru üzerine ise Erdoğan, şunları söyledi:

“Ben Roma’daki görüşmemizden sonra böyle bir şeyin olmadığını görüyorum. Şu anda gerek Dışişleri Bakanı’mız gerek Savunma Bakanı’mız muhataplarıyla yapacakları görüşmelerle bu işi neticelendirirler ve biz de kendisiyle ayrıca yapacağımız görüşmelerle işi yakın takibe alırız. Hindistan meselesi önemli. Çünkü Hindistan NATO’da değil ama Türkiye NATO’da, senin ortağın. Dolayısıyla NATO’daki ortağınla böyle bir şeye girmiyorsun, NATO’da olmayan Hindistan ile böyle bir adım atmaya kalkıyorsun. Bu tabii bizi üzer.”

TÜRK AŞISINDA BİR İDDİAYLA ORTADAYIZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya ülkelerinin aşıya erişimi, Avrupa’nın, G20 ülkelerinin küresel iklim değişikliğiyle mücadele için taahhütleri ve dijital küresel uluslararası şirketlere vergi meselesi gibi konularla ilgili fikirlerinin sorulması üzerine, “Aşı konusunda biz şu anda bir iddiayla ortadayız. Bizim iddiamız TÜRKOVAC ve biz TÜRKOVAC’ta inşallah bu yıl sonuna kadar üretime tam manasıyla geçtiğimizde burada herhangi bir kıskançlık yapmadan bunu dünya ile paylaşacağız. Dünya ile bunu paylaşırken de adeta ‘Siz yapmadınız ama biz yapıyoruz’ mesajı vereceğiz.” dedi.

Bu yaklaşımlarını çok kısa zamanda ürettikleri elektronik solunum cihazlarında da gösterdiklerine işaret eden Erdoğan, “O solunum cihazlarını üretmeye başladığımız andan itibaren buna sahip olmayan Afrika ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkeye gönderdik. Bunu da yaparken hasbi yaptık, hesabi yapmadık. Aynı şekilde biz yurt dışına ciddi manada oksijen tüpü de gönderdik. Bütün bunlar gerçekten o anlarda çok çok büyük önem arz etti. Tabii TÜRKOVAC seri üretime girdikten sonra biz inşallah dünyada dengeleri biraz değiştiririz.” diye konuştu.

YENİ ALMANYA BAŞBAKANI SEMPATİK BİRİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müstakbel Almanya Başbakanı’nı nasıl buldunuz? Türkiye’nin önemi konusunda bilgilendirilmiş mi?” şeklindeki soruya, “Bana göre sempatik biri. Şunu da unutmayalım ki Alman yönetiminde bakanlık yaptı. Yani dışarıdan gelen birisi değil. Aslında bize de yabancı değil. O da yabancılık çekmeyecek. İnşallah kasım-aralık gibi de hükümeti kuracaklarını söylüyor. Ben güveniyorum.” karşılığını verdi.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

6 Yorum

  1. Sanırım ben yanlış anlıyorum, lütfen konuyu anlayan biri bana da anlatırsa çok sevinirim.
    Evdekilerden para topladınız, telefoncuya gittiniz, son çıkan en pahalı telefonu aldınız. Dükkan sahibi, önümüzdeki hafta gelecek dedi, eyvallah dediniz. 1 hafta ,3 hafta, 3ay, 6 ay geçti. Gittiniz, kardeşim nerede benim telefonum dediniz. Dükkan sahibi de, ‘ya o model yok ama ben sana 2 düşük modelini vereyim’ dedi. Sen de dükkanda değil de eve gelince estin gürledin. Sonra aradan zaman geçti bir daha gittin dükkana. Müzakere ettiniz ve gelip evdekilere dedin ki ‘dükkan sahibinde olumsuz bir yaklaşım görmedim’. Ben başka türlü anlamıyorum olayı. Anlayanlardan rica ediyorum Behlül’e anlatır gibi anlatabilir misiniz? Ayrıca o ‘gazetecilerin’ arasında Nazlı Çelik’i görmek beni şaşırttı açıkçası.

  2. 1 Kasım 2021, 12:27

    Temcit pilavı gibi . Trajikomik . Artık midem bulandı .

  3. Onların nükleer füzeleri var,uçak gemileri var ama bizde yok.o yüzden artistlik yapamıyoruz.elimizdeki uçakların hala yedek parçalarında amerikaya muhtacız.yani anlamayacak bir şey yok kardeşim.dunyada haklı olan değil güçlü olanın dediği olur

  4. 1 Kasım 2021, 14:04

    Sahibine dönüyorsa eğer yakında Kavala da Demirtaş da çıkacak demektir. Gelsin 2022 model açılım.

  5. Ben de sunu anlamıyorum. Neden direk paramıza odaklanmıyoruz? Verin paramızı, sonra bir çözüm olursa gene parasını öder alırız. Müzakereyi paramız elimizde değilken neden yapıyoruz? Adamlar müzakereyi uzattıkça uzatır canlarına minnet. Direk paramızı konuşalım, alalım paramızı, sonrasına bakarız. Verin paramızı kardeşim.

  6. Hey Allah’ım şu fotoğraftakilerin haline bak. Sen en iyisini bilirsin Allah’ım. Ne demiş Derviş; –Bu kelinde bir SAHİBİ var O’nun gücüne gitmiştir.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!