Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump’ın 185 ülke için açıkladığı gümrük vergisi hakkında konuşan Erdoğan, “Gümrük tarifeleri üzerinden alevlenen ticaret savaşlarının küresel ölçekte bir etki uyandıracağı anlaşılıyor. Büyük küçük demeden herkesi etkileyecek şiddetli bir kasırganın geldiğini söylemek abartılı bir yaklaşım olmayacaktır” yorumunda bulundu.
Erdoğan, CHP lideri Özgür Özel’in “Rakibine yapmaya çalıştığın darbeyi Amerika’nın icazetini alıp almadığını gözümüzün içine baka baka söyle” çıkışına “Türkiye AK Parti hükümetleri döneminde icazet alan değil tam tersine icazeti alınan ülke konumuna gelmiştir. Türkiye büyük güçlerin oyunlarında rol lütfedilen bir figüran değil senaryosunu kendi yazdığı oyunlarını hayata geçiren bir aktör olmuştur” diye yanıt verdi.
Erdoğan, Özel’in ‘Cunta başkanı’ sözlerine ilişkin de “CHP demek cunta demektir. Cunta demek CHP demektir. CHP bu ülkede darbeciliğin de kitabını yazmıştır. O hakaret ettikleri bağımsız yargı olmasaydı CHP kendi içinden çıkan cunta yönetiminin esiri olacaktı. Yatın kalkın yargıya dua edin ki kendi içinizden çıkan cuntadan sizi onlar kurtardı” ifadelerini kullandı.
DEM PARTİ İLE GÖRÜŞME YARIN
Erdoğan, ayrıca yarın DEM Parti heyetini kabul edeceğini de duyurdu.
‘ŞİDDETLİ KASIRGA YAKLAŞIYOR’
Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Kökleşen küresel sistem açıkçası temelden çatırdıyor. Korumacı bir yapının yükseldiğini görüyoruz. Hemen her yerde devletler toplumu ve ekonomiyi güçlendirmeyi amaçlayan politikalar üretiyor. Yeni mücadele dönemine hazırlık yapılıyor. Uluslararası siyasetin tüm aktörleri yeni arayışlara girdi. Ticaret savaşlarının bir etki uyandıracağı anlaşılıyor. Büyük, küçük demeden herkesi etkileyecek şiddetli bir kasırganın geldiğini söylemek abartı olmayacaktır.
Son aylarda üst üste gelen haberleri işte bu yeni dönemin doğum sancıları olarak değerlendirmemiz gerekiyor, şunu büyük bir gururla bir kere daha söylemek zorundayım, bu süreci en iyi okuyan en iyi yöneten sahada ve masada en güçlü konumda bulunan ülkelerden biri Türkiye’dir. Geçmişte farklı sebeplerle küresel rekabette minder dışına itilen ülkemiz yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri haline gelmeye başladı.
Sözünün ağırlığı olan bir ülke olarak Türkiye’nin ismi her platformda daha sık telaffuz ediliyor, Türkiyesiz bir denklem kurulamayacağı kurulsa dahi bunun yaşama şansı olmadığı çoğu zaman mecburen kabulleniliyor. İdrak yolları kapalı olmayanlar şu hakikati çok net görmektedir, Türkiye 23 yıldır temelini tuğla tuğla ördüğü güçlü altyapısı ile yeni döneme damgasını vurmaktadır.
‘ABD’DEN İCAZET’ AÇIKLAMASI
Ülkemizdeki muhalefetin anlamadığı, anlamak istemediği gerçeklik işte budur, onlar hala eski Türkiye’de yaşadıklarını zannediyorlar. Onlar hala Türkiye’nin icazetle iş gördüğü zannı ile hareket ediyorlar. Türkiye AK Parti hükümetleri döneminde icazet alan değil icazeti aranan ülke konumuna gelmiştir.
Türkiye büyük güçlerin oyunlarında rol lütfedilen bir figüran değil senaryosunu kendi yazdığı bir aktör olmuştur. Türkiye muktedir bir ülkedir.
Yeni Türkiye’ye dünya alışmış, hiç hoşlarına gitmese de batılı güçler yeni Türkiye’yi benimsemek zorunda kalmıştır ama ülkedeki ana muhalefet partisi meseleyi halen kavrayamamıştır. Özellikle batı ile münasebetler konusunda son 23 yılda nasıl bir paradigma değişimi yaşandığını halen anlayamadılar, bırakın politika üretmeyi nefes dahi alamadıkları için gelişmeleri doğru okuyamıyorlar.
‘TİCARET SAVAŞLARI YENİ BİR BOYUTA EVRİLDİL’
14-28 Mayıs öncesinde Amerika’dan ekonomist ithal etmekle övünenlerden zaten başka bir şey de beklenemez. Ne diyelim yazık, gerçekten çok yazık. Bunlar kendi ülkelerini ve milletlerini hiçbir zaman tanımadılar, korkarım bu gidişle de hiçbir zaman tanıyamayacaklar.
Son 1 haftada uluslararası ticaret savaşları yeni bir boyuta evrildi. Sermaye piyasalarındaki depremin artçıları henüz oturmadı. Kimi büyük ekonomilerin daralmaya girmesi kuvvetle muhtemeldir. 14-28 Mayıs seçimleri sonrasında ekonomide güçlü bir ekip kurduk. Ekonomik sorunları çözecek ve şoklara karşı dirençli hale getirecek programı hayata geçirdik. Dünyada ciddi belirsizlik ortamı var ama Türkiye’nin de güçlü bir ekonomi programı var.
‘YILLIK ENFLASYON 10 AYDIR GERİLİYOR’
Ticaret, üretim ve ihracat tarafında menfi durum beklemiyoruz. Düşük tarife uygulanan ülkeler olmamızla bu dönemi daha kolay atlatacağız. İş dünyamız müsterih olsun, vatandaşımız gönlünü ferah tutsun.
Her bakımdan umut veren bir hikayeye sahibiz. Makro ekonomik istikrar ve reform imkanı ile bu hikayeyi avantaja dönüştürdük. Dezenflasyon süreci devam ediyor. Yıllık enflasyon 10 aydır geriliyor. Enflasyondaki düşüş sürecektir. Maliye politikasındaki disiplinli duruşumuza devam ediyoruz. Dış dengede iyileşme var. İhracat tarafında da işler yolunda gidiyor. Cumhuriyet tarihimizin ikinci en yüksek günlük ihracatına ulaştık.
‘TÜRKİYE BOYKOT ÇAĞRILARINA PRİM VERMEDİ’
Türkiye boykot çağrılarına prim vermedi. Boykotçular bizzat vatandaşımızdan boykot yedi. Türkiye ekonomisini batıracaklarını zannedenler bir kez daha avuçlarını yaladı. Muhalefetin tüm kumpaslarına rağmen Türkiye’yi büyütüyoruz.
‘İSTANBUL’DA ESCOBAR DÜZENİ KURANLAR ONLAR’
19 Mart’tan bu yana siyaset sahnesinde çok farklı bir oyun oynanıyor. Oyunun yazarı CHP’liler. Oyunun kurgucusu CHP’liler. Oyunun figüranları CHP’liler. Sahne CHP’nin, perde CHP’nin, kapatan CHP… Bilinmeyen tek bir şey var; Bu orta oyununun kavuğunun kimde olduğuydu… Kurultayla birlikte kavuk Sayın Özel’in başına geçmiş oldu. Oyunu yazan onlar, çalıp çırpan onlar, İstanbul’da Escobar düzeni kuran onlar. Şikayeti yapan onlar. Zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışanlar da onlar.
‘GENÇLERİN HAYATLARINI KARARTAN SİZLERSİNİZ’
Siz bizi gözüne far tutulunca donup kalan tavşan mı zannettiniz? Kendi iç tartışmalarınızın faturasını ne bize ne de millete ödetemezsiniz. CHP’yi bu bataklığın, bu mafya düzeninin içine siz soktunuz. Başınıza ne geldiyse koltuk hırsınızdan geldi. Gençleri öne sürüp belediye binalarına saklanan sizsiniz. Gençleri polisle çatıştıran sizlersiniz. O gençlerin hayatları karardıysa, karartan yine sizlersiniz.
Onların kavgasından, akan kanından kendinize rant devirdiniz. Onları bozuk para gibi harcayarak kariyer basamaklarını harcadınız. Bu ülkenin çocuklarını feda ettiniz. Sonra da başkalarını suçladınız. Deniz Gezmiş’i sahaya süren siz değil misiniz? İdamını onaylayan siz değil misiniz? İşinize geldiğinizde onu kullanan siz değil misiniz? Bu ülkenin gençlerini size yedirtmeyeceğiz, kullandırtmayacağız. Gençleri yolsuzluklarınıza paravan yapmanıza müsaade etmeyeceğiz.
Millet CHP’nin bu senaryolarına prim vermiyor. Güvendiğiniz dağlara da çoktan karlar yağdı. Batılı aktörler sizi terk edeli çok oldu. Aradığınız numaralar ya kapalı, ya da sizi engelledi. Kimse sizi umursamıyor. Çok büyük bir çaresizlik içindeler. Rezil rüsva oldular. Boykot çağrıları deseniz, CHP yönetimini vurdu. Tüm cephelerde bozguna uğradılar.
‘DARBECİLERİN SIRTINI SIVAZLADILAR’
Çok büyük bir çaresizlik içindeler. Bizi cuntacılıkla itham ediyor. Buraya özellikle sizin için dikkat çekiyorum. CHP’nin ikinci genel başkanı malum, İsmet İnönü, koltuğu çok severdi. Koltuğunu 1972 yılında kaybedince bıraktı. Mecburiyeti sanki lütufmuş gibi milletin yüzüne vuruyorlar. 1950’de ilk şeffaf seçimle CHP iktidardan uzaklaştırıldı.
CHP iktidara gelemeyince ne yaptı? 27 Mayıs cuntasının taşlarını döşedi. CHP ülkenin ayarlarını öyle bozdu ki; 1961,62,63,69,71 yıllarında cunta girişimleri oldu. 12 Mart Muhtırası’nı alkışladılar. 12 Eylül cuntasına giden yolu açtılar. 28 Şubat darbesine alenen alkış tuttular. 27 Nisan bildirisinin arkasında durdular. Ordu göreve diye gösteriler yaptılar. 17-25 Aralık darbe girişiminin, Gezi kalkışmasını aktörü oldular. Darbecilerin sırtını sıvazladılar.
‘CHP DEMEK CUNTA DEMEKTİR’
CHP genel başkanına kendi partisinin tarihini iyi okumasını tavsiye ediyorum. Kirli geçmişiyle yüzleşmesini öneriyorum. Siz yatın kalkın yargıya dua edin ki sizi kendi içinizden çıkan cuntadan onlar kurtardı. CHP demek cunta demektir. CHP bu ülkede darbeciliğin de kitabını yazmıştır. O hakaret ettikleri bağımsız yargı olmasaydı CHP kendi içinden çıkan cunta yönetiminin esiri olacaktı. Yatın kalkın yargıya dua edin ki kendi içinizden çıkan cuntadan sizi onlar kurtardı.
‘DANANIN KUYRUĞU O ZAMAN KOPACAK’
Firariler yakalanıp yargıya teslim edildiğinde esas dananın kuyruğu o zaman kopacaktır. İtiraflar ve yeni delillere soruşturmalar derinleştikçe CHP’nin neden provakasyona giriştiği ortaya çıkacaktır. Bunların milletin yüzüne bakacak halleri kalmayacak.
‘YARIN DEM PARTİ HEYETİNİ KABUL EDECEĞİZ’
Terörsüz Türkiye hedefi gibi, ülkemizin geleceği açısından hayati önemde meselelerimiz var. Cumhur İttifakı olarak büyük bir titizlikle, büyük bir sabırla yürüttüğümüz bu süreci inşallah ülkemizin hayrına olacak şekilde neticelendireceğiz.
Yarın DEM heyetini kabul ederek hem kendileriyle görüşecek, hem de terörsüz Türkiye hedefine ulaşma irademizi teyit edeceğiz.
Türkü ile Kürdü ile Arabı ile, Alevisi ile, Sünnisi ile hem ülkemizi hem de bölgemizi imar ve ihya etmeye, topraklarımızda huzuru hakim kılmak için gayret göstermeye inşallah devam edeceğiz.”
Bu ülkede Türk milleti vardır. Türkiye halkı vardır.
“Türkü ile Kürdü ile Arabı ile Alevisi ile Sünnisi ile…” başlayan cümleler kuran aymazlar, hakiki bölücüdür; Türk Milleti’nin gerçek düşmanlarıdır. İsterse babamın oğlu olsun düşmanımdır.
rabbim duamızı kabul et artık.
çok yorulduk.