Erdoğan: Darbeci Hafter’e hak ettiği dersi veririz

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ateşkes anlaşmasını imzalamayan Halife Hafter'e tepki gösterdi. Erdoğan, Libya'da saldırıların devam etmesi durumunda Hafter güçlerine gerekli dersi vereceklerini söyledi.

Erdoğan: Darbeci Hafter’e hak ettiği dersi veririz

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ateşkes anlaşmasını imzalamayan Halife Hafter’e tepki gösterdi. Erdoğan, Libya’da saldırıların devam etmesi durumunda Hafter güçlerine gerekli dersi vereceklerini söyledi.

Erdoğan, Türkiye ve Rusya ile başlatılan çözüm sürecine yönelik alınan inisiyatif doğrultusunda Libya’da ateşkesi sağlamak için epeyce gayret gösterdiklerini söyledi.

Ateşkesi yazılı hale getirmek amacıyla dün Moskova’da yapılan görüşmelerde Trablus Hükümeti’nin son derece yapıcı ve uzlaşmacı bir tavır sergilediğini, ancak bu müspet tutuma karşı darbeci Hafter’in ateşkesi imzalamaya yanaşmadığının altını çizen Erdoğan, şöyle konuştu:

“Darbeci Hafter önce ‘evet’ dedi ama sonra ne yazık ki maalesef Moskova’yı terketti, kaçtı. Ama heyetimiz oradaki o dürüst duruşunu sergileyerek imzasını attı ve şu anda belge, evrak, her şey bizim elimizde. Biz görevimizi yaptık. Bundan sonrası Sayın Putin ve onun ekibine ait. Biz hiçbir zaman söylediğimiz sözü inkar etmeyiz. Burada da söylediğimiz sözün sonuna kadar arkasında durduk ama ama ne yazık ki darbeci Hafter, aynen darbeciliğinde olduğu gibi, masada bir yalan darbesi yaparak Moskova’yı terk etti. Darbeci Hafter’in ortaya sürdüğü şartlar, zaten gerçek yüzünü ve asıl niyetini gösteriyor. Darbeci Hafter’in daha önceki anlaşmalardaki sicilinin hiç de iyi olmadığını gayet iyi biliyoruz. 2015’deki anlaşmada işine gelen kısımları uygulayıp, diğer kısımları tanımayan bir zihniyetin bugün ateşkesi reddetmesi bizi hiç de şaşırtmadı.

BERLİN ZİRVESİ

Bu defa geçmişten farklı olarak işin içinde Türkiye var. Her şeye rağmen dün Moskova’da yürütülen görüşmeleri, darbeci Hafter’in gerçek yüzünün uluslararası kamuoyuna göstermiş olması bakımından olumlu buluyoruz. Pazar günü Berlin’de yapılacak zirvede bu meseleyi Türkiye’nin yanında Almanya, Fransa, İngiltere, Rusya, İtalya, Mısır, Cezayir ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin katılımıyla liderler düzeyinde değerlendireceğiz. Bu toplantıya ayrıca ABD başta olmak üzere diğer bazı ülkelerden de alt düzeyde katılım da olacak. Ayrıca BM, Afrika Birliği, Arap Ligi gibi uluslararası kuruluşlardan da katılım bekleniyor.

Biz Tunus ve Katar’ın da mutlaka bu masada olması gerektiğini ilgili taraflara bildirdik. Uluslararası toplumun vicdanlı, ahlaklı davranması halinde Libya’daki krizin kısa sürede sulh yoluna girmesi mümkündür. Coğrafyamızın pek çok yerinde olduğu gibi Libya’da da meseleye sadece petrol kaynaklarına hakim olma gözüyle bakılırsa daha çok kan akacak demektir. Önümüzdeki günlerde darbeci Hafter ile ülkenin meşru yönetimi arasında yapılacak tercihleri dikkatle takip edeceğiz. Ülkenin meşru yönetimine ve Libya’daki kardeşlerimize saldırılarını sürdürmesi halinde, darbeci Hafter’e hak ettiği dersi vermekten de asla geri durmayacağız. Libya halkını özgürlüğe ve istikrara kavuşturana kadar bu coğrafyadaki varlığımız sürecektir.”

Erdoğan, İdlib’deki ateşkes durumuyla ilgili de “Gerekirse (Suriye) rejimin ateşkesi bozma girişimlerini bizzat önlemekte kararlıyız” ifadelerini kullandı.

NEDEN İMZALAMADI?

Libya’nın doğusunu kontrolü altında tutan Halife Hafter, Moskova’da dün üzerinde uzlaşılan ateşkes metnini imzalamadan Moskova’dan ayrılmıştı.

Suudi Arabistan’a ait Al Arabiya kanalına göre; General Halife Hafter ateşkes anlaşmasını, Ankara’nın Libya’daki askerlerini geri çekmesine ve Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile yapılan anlaşmaların geçersiz olduğuna dair maddeler içermemesi nedeniyle imzalamamaya karar verdi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da yaptığı açıklamada, “Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Libya’da bir ateşkes ve barış için üzerimize düşeni yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Ama bu tabloda şunu görüyoruz; kim barış kim savaş, kim Libya’da birlik beraberlik istiyor, kim istemiyor ortaya da çıkmış oldu” demişti.

METİNDE NE VARDI?

Ateşkes için hazırlanan metinde, “Libya’nın egemenliğine, toprak bütünlüğüne, bağımsızlığına, birliğine ve Birleşmiş Milletler sözleşmesine tereddütsüz bağlılık” vurgusu da yapılıyordu.

Metinde, şu ifadeler yer alıyordu:

“Taraflar, Libya’daki çatışmalar için askeri bir çözüm olmayacağını, Libya halkının acılarının acilen sona erdirilmesi ve insani durumların düzeltilmesi hedefiyle, krizin sadece Libyalılar arasındaki diyalog yoluyla çözüme kavuşturulacağına dair birbirlerine teminat verdi.”

İnsani yardımların ihtiyaç sahiplerine güvenli şekilde ulaşması, yardımların sevkiyatı, depolanması ve dağıtımının sağlanmasına atıfta bulunulan metin, “Sürdürülebilir ateşkesi sağlayan bir muharebe hattı belirlenmesi ve buna destek olarak sahadaki durumun istikrarlı hale getirilmesini” öngörüyordu.

Anlaşma metninde, “Trablus ve diğer kentlerdeki günlük yaşamın normalleştirilmesi için gerekli tedbirlerin alınması, böylelikle tüm saldırıların sonlandırılması ve söz konusu hat boyunca askeri gerilimlerin uyumlu şekilde azaltılmasının sürdürülmesine” atıfta bulunulmuştu.

Metinde ayrıca, “Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) eylem planının belirlediği şekliyle, iki taraftan 5’er kişilik askeri komisyon üyelerinin atanması, böylece taraflar arasında temel muharebe hattının belirlenmesi, ateşkesin uygulanmasının izlenmesi ve ateşkesin sürdürülebilirliğinin sağlanması” kararlaştırılmıştı.