Erdoğan, AKP Eskişehir İlçe Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmanın ardından ilçe belediye başkan adaylarını açıkladı.
AKP’nin Eskişehir adayları şu şekilde:
ALPU: ALPARSLAN KOKU
BEYLİKOVA: VAHİT KARA
ÇİFTELER: KADİR BIYIK
GÜNYÜZÜ: HİDAYET ÖZMEN
HAN: BEKİR BELCELİ
İNÖNÜ: SERHAT HAMAMCI
MAHMUDİYE: MURAT UÇARER
MİHALGAZİ: ZEYNEP GÜNEŞ
MİHALLIÇÇIK: HALİL SAMİ BARIŞ
ODUNPAZARI: ÖZKAN ALP
SEYİTGAZİ: ERHAN ERDEN
SİVRİHİSAR: HÜSEYİN İLHAN
TEPEBAŞI: HAMİT YÜZÜGÜLDÜ
‘İSTİSMAR SİYASETİNİN SONU GELDİ’
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
Eskişehir’in 31 Mart’ta tercihini gerçek belediyecilikten yana kullanacağından şüphe duymuyorum. Ülkemize ve şehirlerimize vakit kaybettiren şov, ajans, milletin ortak dertlerinin istismar siyasetinin artık sonuna gelinmiştir.
31 Mart eser ve hizmet belediyeciliğinin yükselişi olacaktır. Eskişehir Türkiye Yüzyılı belediyeciliğinin öncülüğünü yapacaktır. Eskişehir’e hızlı treni kim getirdi? Yollarıyla ilgili atılan adımlarda kimlerin imzası var? Bütün otoyollar, otobanları kim yaptı? AK Parti. Bundan sonra bir tarafı maalesef çorak ama bir tarafında da hem merkezi yönetim hem belediye el ele verdiği zaman Eskişehir’imiz yeniden ihya olur, ayağa kalkar.
Siyasi istikrarsızlık, ekonomik kriz döngüleriyle bu kötülüğü yaptılar. Hükümete geldiğimiz günden beri ülkemize kazandırdığımız demokrasinin yanında işte bu hain tuzaklarla da mücadele ettik. Son 10 yılda yaşadıklarımızdan bir tanesi başka ülkenin başına gelse emin olun yerle yeksan olurdu. Şehirlerimizin kaybedecek bir günü yok.
ÖZGÜR ÖZEL VE KILIÇDAROĞLU’NA YÜKLENDİ
Dikkat ederseniz, CHP’nin ve onunla aynı yöne bakan partilerin şehirlerimizi geleceğe hazırlamak gibi bir derdi yok. Eski genel başkanlarıyla, yeni genel başkanlarıyla, masanın altında sütun gerisindeki gölge başkanlarıyla, oradaki herkesin derdi kendi iktidar alanlarını korumak, genişletmek veya geri kazanmaktır. Bu gerçeği, itiraf edemedikleri için her siyasi partinin asli görevi ve hakkı olan seçimlere katılma iradesine dahi tahammül edemeyen bir çırpınış içindedir. Güya değişim diye gelen yeni genel başkanı, ışık hızıyla tek parti faşizminin kendinden başka kimseye tahammülü olmayan zihniyete büründü. Gerçi partisinde kimsenin kendisini takmadığı anlaşılıyor ama o bize höykürerek bu zaafını gizleyebileceğini sanıyor.
‘DERDİ SESSİZ SEDASIZ YENİDEN GENEL BAŞKANLIĞA DÖNMEK’
Eski genel başkanı derseniz, yarısı yalan, yarısı yanlış ama tamamı da cehalet ürünü hezeyanlarla bize sataşarak gündemde kalmaya çalışıyor. Bunun derdi de CHP içinde giderek artan bir tarafını da kendisinin oluşturduğu kavgayı da gözlerden saklayarak sessiz sedasız yeniden genel başkanlık koltuğuna geri dönmek. Farkı görüyorsunuz değil mi? Biz hangi mücadeleleri veriyoruz, nelerle uğraşıyoruz? Onlar hangi hırsların, hangi küçük oyunların içinde?

Niye, CHP adı korkutmuyor mu? 100 yıllık korku…
oyle birsey olsa nasil da keyiflenirsin, uc donem daha garantilersin koltugunu. KK kesinlikle geri donmemeli, ve simdiki chp de baraj alti kalmali. Baska turlu bu pislikten cikis mumkun degil.