Kentsel dönüşümle ilgili yeni düzenlemeler içeren ve büyük tartışmaya yol açan teklif, geçen ay TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşmıştı. Muhalefet ise yasanın açıkça anayasaya aykırılık taşıyan düzenlemeler getirdiğine dikkat çekiyordu.
Kentsel dönüşümü değil sermaye için yeni rant alanları oluşturmayı amaçladığı iddiasıyla tartışma konusu olan yasayla birlikte her yer “rezerv yapı alanı” ilan edilebilecek. Dönüşüm kapsamında borcunu ödeyemeyenlerin ise mülkiyet hakkını kaybedeceğine dikkat çekiliyordu. Bununla birlikte araziler uygulama projesi olmasa da ihale edilecek.
Yasayla, bir yerin rezerv alanı olabilmesi için ‘üzerinde yapı olmaması ve meskun mahal dışında yer alması’ şartı da kalkmıştı. Şehir merkezlerinde üzerinde yapı bulunan alanlar, özel mülkiyetler, parklar ve askeri alanlar da ‘rezerv alan’ ilan edilebilecek.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu.
Eleştirilen kentsel dönüşüm adımıyla ilgili de savunmada bulunan Erdoğan şu ifadeleri kullandı:
“Kentsel dönüşüm konusu Türkiye için tartışmasız bir beka meselesidir. Hepsinden önemlisi bu, siyaset, siyasi partiler üstü bir konudur.
Hiç kimsenin ülkemizi depreme hazırlamadaki en önemli aracımız olan kentsel dönüşüm projelerini dinamitlemesine ve yavaşlatmasına izin vermeyeceğiz.
Yeni kanunla getirilen düzenlemelerde herhangi bir rant sağlama amacı veya hak sahiplerinin başka bölgeye gönderilmesi söz konusu değildir. Amacımız, İstanbul’da her yıl 350 bin konut inşa ederek, 5 yıl içinde acil dönüşüm gerektiren tüm binaları yenilemektir.”
TERÖR OPERASYONU
Terörle mücadele ve İsrail’in saldırıyla ilgili de konuşan Erdoğan şunları söyledi:
“Tel Rıfat başta olmak üzere teröristlerin kümelendiği sınırımıza yakın alanları da eninde sonunda güvenli hale getireceğiz.
Operasyonlarımız neticesinde bitkisel hayata giren bölücü terör örgütünü canlandırma, yeniden palazlandırma çabalarının farkındayız.
(Terörle mücadele) Kimin ne yaptığını, kiminle iş tuttuğunu çok iyi biliyoruz. Bir gece ansızın gelerek bu senaryoları yırtıp atmaktan çekinmeyiz.”
EKONOMİ
“2023’ün 9 aylık döneminde ekonomimiz yüzde 4,6’lık büyüme kaydetti. Kaliteli, sürdürülebilir büyüme hedefimizden en küçük bir sapma yoktur.
Hiçbir ekonomik, mantıki ve ahlaki temeli olmayan fiyatlandırma davranışları yerini rasyonel fiyatlamalara bırakmaya başladı.
İşçilerimizin onayını alacak, işverenlerimizi de yormayacak ve istihdama zarar vermeyecek bir asgari ücret seviyesi hedefi ile süreç yönetilecek.”
İSRAİL SALDIRILARI
“İsrailli yöneticiler er ya da geç insanlık mahkemesinde yargılanacak, hak ettiği cezaları çekecek, tarihin çöplüğündeki yerlerini alacaklardır.
İsrail, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana Filistin coğrafyasında uyguladığı her zulmün hesabını verecektir. Bundan kaçış yok, Netanyahu nereye kaçar bilemiyorum.
Batının etekleri altına saklanan İsrail yönetimi, zulmünü ne kadar tırmandırırsa sonuçta ödeyeceği bedeller de o kadar ağır olacaktır.
Masum çocukları, kadınları, yaşlıları ve çaresiz insanları en modern savaş araçlarıyla öldürmek İsrail yöneticileri gibi korkaklara mahsus bir zavallılıktır.”
DOĞALGAZ DESTEĞİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihtiyaç sahiplerine yönelik 900-2 bin 500 lira olarak ödenen doğal gaz desteğinin 1500-3 bin 500 liraya yükseltildiğini açıkladı.
ASGARİ ÜCRET AÇIKLAMASI
Erdoğan, “Yılbaşında çalışanlarımızın ücretlerinde hem genel ekonomik dengeyi sarsmayacak hem de onların kayıplarını telafi edecek bir artış yapılacak. Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantılarına 11 Aralık‘ta başlanıyor. İşçilerimizin onayını alacak, işverenlerimizi yormayacak ve istihdama zarar vermeyecek bir asgari ücret seviyesi hedefiyle bu süreç yönetilecek” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 saat 10 dakika süren Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamaların satır başları şöyle:
“Son kabinemizden bu yana özellikle dış politikada gerçekten yoğun bir gündemi geride bıraktık. Kuzey Afrika’daki en önemli ticari ortaklarımızdan Cezayir ziyaretimiz, enerji ve müteahhatlik sektörleri başta olmak üzere ekonomik ilişkilerimiz açısından oldukça başarılı geçti. Ziyaretimizi Cezayir ile aramızdaki konsey mekanizmasına stratejik boyut eklemek suretiyle adeta taçlandırdık. Cezayir, Filistin davasının önde gelen savunucuları arasında yer alıyor. Cumhurbaşkanı kardeşim Tebbun ile görüşmemizde 2 kardeş ülke olarak Gazze’ye ve Filistin davasına üstün desteğimizi teyid ettik. Çevrimiçi olarak düzenlenen G-20 liderler Zirvesi‘nde küresel ekonomideki son gelişmeleri gözden geçirme imkanı bulduk. Geçtiğimiz hafta yaptığımız grup toplantımızda hem ülkemizin güncel siyasetine dair konuları hem de partimizin mahalli idareler seçimleri ile ilgili hazırlıklarını değerlendirdik. Yaklaşık 5 yıldır tam anlamıyla bir fetret devri yaşayan muhalefetin yönetimindeki belediyeleri inşallah merkezinde hizmet, eser ve yatırımın olduğu gerçek belediyecilik ile yeniden buluşturacağız.”
‘BİR GECE ANSIZIN GELEREK TÜM BU SENARYOLARI YIRTIP ATMAKTAN ÇEKİNMEYİZ’
Erdoğan, konuşmasının devamında, “Milli Güvenlik Kurulumuzun Kasım ayı toplantısında terör ile mücadeleden bölgemize gelişmelere kadar pek çok konuyu ele aldık. Terörü kaynağında yok etme stratejimizi başarıyla uyguluyoruz. Suriye’nin kuzeyinde teröristlerden temizlediğimiz bölgelerde huzur ve güven iklimi hakim. Tel Rıfat başta olmak üzere teröristlerin kümelendiği sınırımıza yakın alanları da inşallah eninde sonunda güvenli hale getireceğiz. Irak sahasında devam eden Pençe harekatlarımızla bölücü terör örgütünü sınırlarımızdan uzaklaştırdık. Havadan ve karadan gerçekleştirdiğimiz nokta operasyonlarımız ile teröristlerin üzerinde baskıyı sürekli artırıyoruz. Sınırlarımız içinde bölücü örgütü bitme noktasına getirdik. Bundan 40 sene önce milletimizin başına musallat edilen terör belasından Türkiye’yi tamamen kurtarmakta kararlıyız. Buradan bir kez daha terör örgütü eliyle ülkemizi sıkıştırmaya çalışanlara sesleniyorum; Türkiye’nin güneyinde, Suriye ve Irak’ın kuzeyinde bir terör yapılanmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz. Operasyonlarımız neticesinde bitkisel hayata giren bölücü terör örgütünü canlandırma, yeniden palazlandırma çabalarının farkındayız. Kimin ne yaptığını kimin kiminle iş tuttuğunu çok iyi biliyoruz. Daha önce yaptığımız gibi ‘bir gece ansızın gelerek’ tüm bu senaryoyu yırtıp atmaktan çekinmeyiz” ifadelerini kullandı.
‘İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE MÜCADELE YENİ SÖMÜRÜ DÜZENİNE YOL AÇMAMALIDIR’
Erdoğan, iklim değişikliğinin etkilerine her geçen gün daha fazla maruz kalındığına dikkat çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Akdeniz çanağında yer alan Türkiye aynı coğrafyayı paylaştığı diğer ülkelerle birlikte iklim krizinin can yakıcı sonuçlarını en çok hisseden bundan en çok mağdur olan devletlerin başında gelmektedir. İklim krizi gerçeği ile ne kadar erken yüzleşirsek ülkemize yansımalarını da o derece hızlı kontrol altına alabiliriz. İklim değişikliğinden bahsederken burada şu noktanın asla gözden kaçırılmaması gerekiyor; bugün 8 milyar insanın hayatını etkileyen bu krizin asıl müsebbibleri; gelişmiş, zengin, müreffeh Batılı ülkelerdir. İklim krizi kontrolsüz büyümenin, aşırı tüketim hırsının bir sonucudur. Tabiyatı bir emanet olarak değil de sömürülmesi gereken bir meta olarak gören zihniyet son iki asırda dünyamıza çok büyük zarar vermiştir. Bu zihniyette köklü bir değişim olmadan krizinin önüne geçemeyiz. Türkiye olarak her platformda bu gerçeği dile getiriyoruz. Bir başka hakikat, iklim değişikliği ile mücadelenin yeni adaletsizliklere, yeni sömürü düzenine yol açmamasıdır. Dünyayı en çok kirleten ülkelerin iklim değişikliği ile mücadelede mali açıdan daha fazla yük almaları kaçınılmazdır. Biz insanlığa ve gelecek nesillere karşı mesuliyetimizin bir gereği olarak iklim değişikliği meselesinde elimizi taşın altına koyuyoruz. Sera gazı emisyonunda tarihi sorumluluğumuz eser miktarda olmasına rağmen insanların ortak geleceğine katkıda bulunmak adına kendi imkanlarımızla çok önemli adımlar atıyoruz. Bu çerçevede ilan ettiğimiz ‘Net 0 emisyon’ hedefimize 2053 yılında ulaşmayı öngörüyoruz.”
‘HEDEFLERİMİZE DOĞRU YÜRÜYÜŞÜMÜZÜ KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ’
Erdoğan, Türkiye’nin komşularıyla ilişkilerini daha da geliştireceğini ifade ederek, konuşmasında şunları söyledi:
“Yarın Yunanistan’a gidiyoruz. Ardından 18 Aralık‘ta Macaristan’a bir ziyaret gerçekleştireceğiz. Karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde komşularımızdan başlayarak bölge ülkeleri ile işbirliğimizi güçlendireceğiz. Ülkemizin uluslararası platformlar ile ikili ilişkilerinde siyasi, diplomatik ve ekonomik alanda kat ettiği her mesafe Türkiye Yüzyılı’na bir adım daha yaklaştırmaktadır. Bu anlayışla hem içeri de hem küresel düzeyde belirlediğimiz hedeflerimize doğru yürüyüşümüzü kararlılıkla sürdürüyoruz. Hiçbir geçici sıkıntının, hiçbir sinsi çelmenin, hiçbir karanlık projenin bizi yolumuzdan alıkoymasına müsaade etmeyeceğiz. Hamdolsun milletimiz bu hakikati görüyor. İhtiyaç duyduğumuz her durumda bizim yanımızda yer alarak Türkiye Yüzyılı vizyonumuza omuz veren her bir vatandaşımıza şükranlarımı sunuyorum. Allah’ın izniyle insanımızı günlük hayatında sıkıntıya sokan meseleleri de birer birer çözüme kavuşturarak, üstümüze serpilmeye çalışılan karamsarlık havasını darmadağın ediyoruz. En zoru geride kaldı. İnşallah bundan sonra hep birlikte sürekli daha iyiye doğru gideceğiz. Enflasyonu yavaş yavaş kontrol altına alıyoruz. Hiçbir ekonomik, mantıki ve ahlaki temeli olmayan fiyatlandırma davranışları yerini rasyonel fiyatlamalara bırakmaya başladı. Salgın ve küresel krizlerle sarsılan makro finansal istikrarı güçlendirecek adımları kararlılıkla atıyoruz.”
‘İSTİHDAMA ZARAR VERMEYECEK BİR ASGARİ ÜCRET HEDEFİYLE SÜREÇ YÖNETİLECEK’
Erdoğan, ekonomik verilerin daha da iyileşmeye başladığını ifade ederek, “Üretim, istihdam, ihracat tarafındaki olumlu tablo yeni rekorlarla sürüyor. Yılın 3’üncü çeyreğinde yüzde 5,9 oranında büyüyerek OECD ülkeleri arasında en iyi performansı gösteren ülke olduk. Böylece 13 çeyrektir süren kesintisiz büyüme trendimizi 14’e çıkardık. 2023’ü ilk 9 aylık döneminde ekonomimiz yüzde 4,6’lık büyüme kaydetti. Kaliteli ve sürdürülebilir büyüme hedefimizden en küçük bir sapma yoktur. Yılın ilk 11 ayındaki ihracatımız 234 milyar doları buldu. Son verilere göre istihdam 32 milyona ulaştı. İşsizlik oranı ise yüzde 9,2’lere geriledi. Çalışan emeklerimizde serzenişlere sebep olan sıkıntıyı da gideriyoruz. Meclisimizin onayından sonra ilk düzenlemeden istifade edemeyen 4 milyon 689 bin emeklimizin hesabına bir defaya mahsus 5’er bin liralarını süratle yatıracağız. Aile ve Gençlik Fonunun kuruluşu ile ilgili yasal süreç tamamlandı. Üniversiteli gençlerimize seçim öncesi verdiğimiz ‘ücretsiz internet ve indirimli teknolojik desteği’ sözümüzü tuttuk. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yönelik doğal gaz tüketim desteğini düzenli sosyal yardım programlarımıza dahil ettik. Yılbaşında çalışanlarımızın ücretlerinde hem genel ekonomik dengeyi sarsmayacak hem de onların kayıplarını telafi edecek bir artış yapılacak. Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantılarına 11 Aralık‘ta başlanıyor. İşçilerimizin onayını alacak, işverenlerimizi yormayacak ve istihdama zarar vermeyecek bir asgari ücret seviyesi hedefiyle bu süreç yönetilecek” dedi.