AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Memur-Sen Genel Kurulu’nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın 50 binden fazla vatandaşın hayatını kaybettiği Kahramanmaraş depremleriyle ilgili “Asrın felaketine maruz kalsak da milletimizi de devletimizi de enkazların altında bırakmadık.” demesi dikkat çekti.
EMEKLİ VE MEMUR MAAŞI VAADİ
Seçim sonrasını işaret ederek emekli ve memur maaşlarına iyileştirme vaadinde bulunan Erdoğan, “Seçimden sonra yeni Meclis’in yasama faaliyetlerine başlamasıyla 7 bin 500 liranın üzerinde emekli maaşı alanları sevindirecek haberi milletimizle paylaşacağız” dedi.
“Cumhuriyet tarihinin en büyük atamalarını yapıyoruz.” diyen Erdoğan, “Emeklilikte yaşı bekleyen 2 milyon kardeşimizin taleplerini yerine getirdik. En düşük emekli maaşını 7500 liraya bayram ikramiyelerini 2 bin lira yaptık. 7500 lira emekli maaşı üzerinde maaş alan vatandaşlarımız sevindirecek haberi de çalışma bittikten sonra paylaşacağız. Farklı kamu kurumlarında çalışan 500 bin kardeşimizin sorununu çözdük. Kamu çalışanı ve emeklilerin beklediği 3500 ek göstergeyi hayata geçirdik. Çalışanlarımıza yüzde 30 üzerinde zam yaptık. En düşük memur maaşını 12 bin liraya çıkardık. Temmuz ayında refah payı artışını da dikkate alan bir düzenleme yapacağız.” ifadelerini kullandı.
‘MARMARA DEPREMİ SONRASINDA YAŞADIKLARINIZI HATIRLAYIN, ORTADA YÖNETİM DİYE BİR ŞEY YOKTU’
Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Sivil toplum kuruluşlarımızın nasıl bir boşluğu doldurduğuna 6 Şubat’ta bir kez daha şahit olduk. Memur Sen seferberlik ruhu ile hareket etti. Arama kurtarma ekibi gece gündüz çalışarak pek çok insanımızı enkazdan canlı çıkardı. Her alanda Memur Sen’li kardeşlerimiz depremzedelerimizin yanında oldu. Kimileri de şov yapmanın peşinde koştu. Canımız yanarken devleti özellikle suçladılar, yıkıntılar başında bol bol poz verdiler. İşleri bitince orayı terk ettiler.
650 bin konut ve köy evimizi tamamlayacağız. Evi yıkılan kardeşlerimizi yeni yuvalarına kavuşturana kadar durmayacağız. Millet devlet olarak inancımız, engelleri aşma kararlılığımız hepsinden daha güçlüdür. Marmara depremi sonrasında yaşadıklarımızı hatırlayın. Kimdi onlar, şu anki CHP. Ne yaptı onlar? Ortada yönetim diye bir şey yoktu. Ülke sadece can kayıplarında ezilmedi, ekonomik olarak da dar boğaza girdi, emekli memur maaşları dışarıdan gelen paralarla ödendi.
‘122 MİLYAR DOLAR DÖVİZ REZERVİMİZ VAR’
Dışarıdan 300 milyar dolar getireceğim yalanını atanlar o günlerde IMF komiserlerinin çantacılığını yapıyordu. Halef selef olduklarınız niçin o zaman size bir kuruş para vermediler. Davos’tayız, o zaman Bebecen benim bakanım. Kendilerine (IMF) dedim ki Türkiye’den alacaklarınızı alıyor musunuz, dedim; alıyoruz dediler. Türkiye’den alacaklarınızı alırsınız ama Türkiye’yi siz yönetemezsiniz, ben yönetirim dedim. IMF’e olan borcumuzu bitirdik ve ilişiğimizi kestik.
Bay bay Kemal’in bir sözcüsü var, İP’in de bir ismi var, IMF’in temsilcileri ile toplantı yaptılar. Sıkıntıdaymışız… Bizim böyle bir şeye ihtiyacımız yok, dedik. Geldikleri gibi döndüler. Esrar kaçakçılarının Londra’ya götürdüğü paralardan 300 milyar dolar alacak herhalde. Başka türlü gelmez. Biz geldiğimizde döviz rezervi 28 milyar dolardı şimdi 122 milyar dolar döviz rezervimiz var. Ben size yalanı asla tavsiye edemem. Bu millet doğruluk üzerinde ayakta durmuştur.
‘VATANDAŞIMIZIN ALIM GÜCÜ 2002 YILINA GÖRE FAZLA’
Dün gece Kılıçdaroğlu çıkmış asgari ücret üzerindeki vergiyi kaldırmaktan bahsediyor. Bir insan ülkesinden bu kadar mı habersiz olur. Hani derler ya; uyan da balığa gidelim. Baz asgari ücreti vergi dışı bırakalı 1 buçuk yıl oldu bay bay Kemal. İnşallah 14 Mayıs’ta bu trajikomik vakalara son vereceğiz Kılıçdaroğlu’nu da emekli edeceğiz. Böylece hem milletimizi hem kendisini bu eziyetten kurtaracağız.
Milletimiz refahını artırmak için verdiğimiz mücadeleyi görüyor ve takdir ediyor. Vatandaşımızın alım gücü 2002 yılına göre daha fazladır.
KİRA FİYATLARINA YÖNELİK ÇALIŞMA
Deprem sonrası özellikle büyükşehirlerde aniden artan kira fiyatlarıyla ilgili olarak gerekli çalışmaları yapıyoruz.
Biz siyaseti ikbal için değil, ülkeye ve millete hizmet için yapanız. Milletin derdi ile dertlenip, yükünü hafifletmeye çalışıyoruz. İnsanları kökenine, meşrebine göre ayırmanın siyasetimizde yeri yoktur. ‘Ben Aleviyim’ diyor. Bugüne kadar söylemiyordun, ne oldu da söyledin?
Göreve geldiğimizde devri sabık yaşatacağız diyen zorbalardan olmadık. Şimdi ne diyor, biz kimseyi işinden etmeyeceğiz diyor. 4 yıldır belediyelerinden işlerinden edilen vatandaşımızın hakkını hukukunu neyle izah edeceksin. Bir yağmur yağdığında her tarafı sel götürüyor. Daha elinde hiçbir güç, imkan yokken kamu personelini tehdit edenlere meydanı bırakmayacağız. Elma dağıtır gibi birer Cumhurbaşkanı yardımcılığı verdi.
Türkiye Yüzyılını da sizlerle beraber kuracağız. Memur Sen’in bizleri yalnız bırakmayacağına inanıyoruz. Seçimde önümüze gelecek oy pusulasında sadece ittifaklar olmayacak, iki farklı gelecek olacak, iki farklı toplum devlet tasavvufu olacak.
‘BU MİLLET BU TERÖRİSTİN ÇIKIŞINA MÜSAADE ETMEZ’
Cumhur İttifakı LGBT’ci değildir. Şu anda adı Millet İttifakı olan zillet ittifakında LGBT adına bir söz duydunuz mu? Çünkü savunuyorlar. İP, savunuyor. 14 Mayıs’ta benim milletim gereken dersi verecektir. İstikbalimiz açısından mühim bir seçimdir 14 Mayıs seçimi.
Sandık başına gittiğimizde 27 Mayıs darbesi ile dar ağacına gönderilenleri unutmayacağız. 15 Temmuz darbesine direnirken van verenleri unutmayacağız. Selo denen edepsizin Kürt kardeşlerimizi sokağa dökerek Yasin Börü’lerin ölümüne neden olan attığı adımı unutmayacağız. Bu millet bu teröristin çıkışına müsaade etmez.”