1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Erdoğan: Suriye’de halk devrimi gerçekleşti

Erdoğan: Suriye’de halk devrimi gerçekleşti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bu kargaşanın ortasında bir istikrar adası olarak takdir topluyor, bölgenin kilit ülkesi kimliğiyle öne çıkıyor" diye konuştu. "Suriye'de halk devrimi gerçekleşti" diyen Erdoğan, "Suriye’nin yeniden imarı ve ayağa kaldırılmasında da tüm kesimiyle Suriye halkının yanında olacağız" ifadelerini kullandı.

featured

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yakutiye Buz Hokeyi Salonu’nda yapılacak AKP Erzurum 8. Olağan İl Kongresi’nde konuştu.

Erdoğan, Suriye’de yaşanan son gelişmelerle ilgili Baas rejiminin yıkılması Türkiye’nin çıkarlarına zarar verirmiş. Burunlarının ucunu göremeyecek kadar cehalet çukuruna batmışlar” yorumunda bulundu. 

Suriyeli sığınmacılar hakkında da konuşan Erdoğan, 13 yıl önce Suriyeli muhacirlere ülkemizin kapısını açtık. Batılı ülkelerin sırtını döndüğü bu mazlumlara sadece insanlık adına sahip çıktık. Muhalefet bunu anlayamadı, anlayamaz. 4 milyon sığınmacı kardeşimizi bu topraklarda misafir ettik” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, “CHP neden Baas rejiminden medet umduğunu açıklayamıyor? Muhalefetin kışkırtmalarına rağmen, Suriye krizinde ne kadar isabetli davrandığımızı bugün daha iyi görüyoruz” diye konuştu.

‘TÜRKİYE, BÖLGENİN KİLİT ÜLKESİ’

“Küresel sistem, son 70-80 yılın en ciddi krizlerinden biriyle karşı karşıya. Koronavirüs salgını, ekonomiden ticarete, güvenlikten sosyal hayata her alanda yeni sıkıntıları ortaya çıkardı. Bilhassa Türkiye’nin etrafında çok kritik hadiseler vuku buluyor.

Rusya-Ukrayna Savaşı önümüzdeki şubatta 4. yılına girecek. İsrail’in Gazze’ye yönelik katliamları başlayalı 400 gün oldu. 50 bin Filistinli kardeşimiz bu saldırılarda şehit edildi. 110 bin yaralı var. Ateşkese rağmen İsrail Lübnan’ı taciz etmeye devam ediyor. Elbette tüm bu olaylardan, savaşlardan, krizlerden ülkemiz de etkileniyor.

Komşunun evi yanarsa ya alevi ya da dumanı mutlaka size ulaşır. Bütün bunlara rağmen Türkiye bu kargaşanın ortasında bir istikrar adası olarak takdir topluyor. Bölgenin kilit ülkesi kimliğiyle öne çıkıyor. Etrafımızdaki yangının ülkemize sıçramasına asla müsaade etmedik. Dengesi, itidali ve hakkaniyetli politikalarla bütün bu muhataralı süreçleri hamdolsun başarıyla yönettik. Yönetmeye de devam ediyoruz.

‘DİĞER KRİZLERN DE EKONOMİMİZE OLUMSUZ YANSIMALARI OLDU’

Bakınız sadece depremin Türkiye ekonomisine faturası 104 milyar dolar. Diğer krizlerin ve çatışmaların da ekonomimize bazı olumsuz yansımaları oldu. Küreselleşen dünyada bunu engellemek maalesef mümkün değil. Lakin biz şunu biliyoruz: Bu sorunların, sıkıntıların, zorlukların tamamı konjonktüreldir, yani gelip geçicidir. Türkiye Allah’ın izniyle hepsinin üstesinden gelecek kabiliyete sahiptir.

Şimdi bazı güçlüklerimiz olsa da Türkiye’yi hiç olmadığı kadar huzurlu, müreffeh ve güzel günler bekliyor. Üstat Necip Fazıl ne diyordu? Vur kazmayı da ferâhat çoğu gitti azı kaldı. Evet, milletçe biraz daha sabredersek inşallah her alanda hedeflerimize çok yaklaşmış olacağız. Bunu, son 22 yıldır olduğu gibi yine siz dadaşların desteği ve duasıyla yapacağız. Türkiye Yüzyılı’nın parlak günlerini inşallah hep birlikte idrak edeceğiz.

‘DÖNEMSEL SIKINTILARI ABARTARAK MİLLETE KARAMSARLIK AŞILIYORLAR’

Ülkemizde başını muhalefetin çektiği bir kesim, tali sorunları büyüterek, dönemsel sıkıntıları abartarak millete sürekli karamsarlık aşılıyor. Milletle aynı yöne bakmak, aynı sevinci paylaşmak, aynı yolda yürümek yerine rüzgar nereden eserse yönlerini oraya dönüyorlar. Bunlardan bir şey olmaz. Öyle bir ruh hali içindeler ki milletin kazanmasına tahammülleri yok.

Öyle bir girdaba girmişler ki ülkenin kazanmasına tahammülleri yok. AK Parti kaybetsin, AK Parti ve Cumhur İttifakı yıpransın da gerekirse Türkiye batsın diyecek kadar muvazeneyi yitirmiş vaziyetteler. Cehalet adeta paçalarından akıyor. Dünyada ne olup bittiğini zaten bilmiyorlar. Sınırlarımızın ötesinde olanlar umurlarında bile değil. Ezberlerinin, ideolojik saplantılarının esiri olmuşlar.

‘SURİYE’DE HALK DEVRİMİ GERÇEKLEŞTİ’

Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum. Biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde komşumuz Suriye’de kelimenin tam anlamıyla bir halk devrimi gerçekleşti. 61 yıllık zulmün, baskının, katliamın ve karanlığın ardından Baas rejimi tamamen tarihe karıştı.

Ülkesinde bir milyon masumun ölümüne sebep olan Esad, kuyruğunu kıstırıp bir gecede Şam’dan kaçmak zorunda kaldı. Suriye halkı 13 yıl süren çetin mücadelenin neticesinde kendileriyle birlikte bizleri de gururlandıran muhteşem bir zafere imza attı. Televizyonlardan sizler de izliyorsunuz. Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Dara’nın, Laskiye’nin, Şam’ın sokaklarında yıllar sonra insanların yüzü gülüyor.

‘CEHALET ÇUKURUNA BATMIŞLAR’

13 yıl sonra ilk defa Suriyeli kardeşlerimiz geleceklerine umutla bakıyor, sevinçle, heyecanla bakıyor. Suriyeli mazlumlar 13 senedir kendilerine kol kanat geren Türkiye’ye ve Türk milletine en samimi duygularla teşekkür ediyor, dua ediyor. Ay-yıldızlı al bayrağımız, Özgür Suriye bayraklarıyla yan yana Suriyeli kardeşlerimizin ellerini süslüyor. Suriyeli mazlumlar, Allah, Türkiye’den, Türk milletinin razı olsun diyor. Ama bakıyorsunuz birileri, buna tahammül edemiyor. Bu sevinci, bu coşkuyu paylaşmaktan bile aciz durumdalar.

Neymiş? Suriye halkının arkasında emperyalist mahfiller varmış. Neymiş? Baas rejiminin yıkılması Türkiye’nin çıkarlarına zarar verirmiş. Daha bunun gibi akla mantığa, dış politikanın temel öğretilerine aykırı bir sürü zırvayı arka arkaya sıralayarak siyaset yaptıklarını zannediyorlar. Burunlarının ucunu görmeyecek kadar cehalet çukuruna batmışlar. Fakat Suriye’deki güya büyük oyunu hemen çözüveriyorlar.

’22 YIL BOYUNCA MİLLETİMİZİN BAŞINI YERE EĞDİRMEDİK’

Bakın bu kardeşiniz yarım asırdır siyaset sahnesinde, sizlerin takdiriyle, aziz milletimizin teveccühüyle son 22 yıldır da nevi kurtlar sofrası olan uluslararası arenada Türkiye’yi temsil ediyoruz. Çok zorlu müzakerelerde ülkemizin ve milletimizin hakkını savunduk. Allah’a hamdolsun. 22 yıl boyunca milletimizin başını yere eğdirmedik. Her zaman bin düşündük, ama bir söyledik.

Üstat Necip Fazıl’ın o veciz ifadesiyle “Zifiri karanlıkta aksütün içindeki aklı fark edecek kadar gözü keskin bir akılla, işte bu teyakkuz haliyle diplomasiyi yürüttük. Türkiye’nin büyüklüğüne, devletimizin itibarına, kuvvet ve kudretine hiçbir yerde halel getirmedik. Muhalefetin eski genel başkanı gibi ülke ülke dolaşıp Türkiye’yi şikayet edenlerden, kendi ülkesini yabancılara kötüleyenlerden asla olmadık.

‘NEDEN ESAD’DAN MEDET UMDUKLARINI İZAH EDEMİYORLAR’

Dünyanın neresinde zulme uğrayan varsa, diline, inancına, derisinin rengine bakmadan mazlumun yanında dimdik durduk. Bundan 13 yıl önce ülkelerindeki çatışma ve terörden kaçan Suriyeli muhacirlere, bu hassasiyetle gönlümüzün ve ülkemizin kapılarını açtık.

Batılı ülkelerin sırtını döndüğü ve ölüme terk ettiği bu mazlumlara sadece insanlık adına, kardeşlik adına, Müslümanlık adına sahip çıktık. Muhalefet bunu anlayamadı, anlayamaz. Haklarına girdikleri insanlardan helallik dilemiyor. Son ana kadar, neden Esad denilen zalimin reklamını yaptıklarını, neden Esad’tan medet umduklarını millete izah edemiyorlar.

‘ŞAM BÜYÜKELÇİLİĞİ’Nİ FAALİYETE GEÇİRİYORUZ’

Suriyeli kardeşlerimizi ölüme göndermeyerek, ne kadar büyük bir hayra vesile olduğumuzu evet bugün daha iyi anlıyoruz. Hem kardeşlik ve komşuluk görevimizi hakkıyla yerine getirdik, hem de insanlık sınavından alnımız ak, başımız dik bir şekilde çıktık.

İşte bugün, Şam Büyükelçiliğimizi faaliyete geçiriyoruz. Suriye’nin yeniden imarı ve ayağa kaldırılmasında da tüm kesimiyle Suriye halkının yanında olacağız. Bu vesileyle, bir kez daha Erzurum’la birlikte muhacire ensar olan tüm vatandaşlarımdan Allah razı olsun diyorum.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 Yorum

  1. Yirmi yıldır çıkıp çıkıp sabır tavsiye ediyor. Halka sabır, yandaşlara buyur! Halkın sabrı bitti!
    Suriye’de ipler kimin elinde? Ulusal bilinci olmayanların yönettiği bir ulus, başkalarının boyunduruğu altında yaşamaya mahkum olur.

  2. sizden önce Türkiye’de buzdolabı yoktu, cankurtaranları köpekler çekiyordu. Ve Suriye’de de halk devrimi oldu.

  3. Hts ve ypg suruyenin halki miymis ?

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!