1. Haberler
  2. Gündem
  3. Erdoğan’dan ‘ABD’ memnuniyeti

Erdoğan’dan ‘ABD’ memnuniyeti

Kabine Toplantısı sonrası konuşan Cumhurbaşkan Erdoğan, "ABD ile bir süredir yürüttüğümüz F-16 talebimizin de olumlu sonuçlanmasından memnuniyet duyuyoruz. Ülkemize yönelik kısıtlamaların kaldırılması ile birlikte inşallah Türk savunma sanayi bundan sonra daha hızlı yol alacaktır." dedi.

featured

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Saray’daki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, toplantıda ekonomi, eğitim, terörle mücadele ve dış politika başta olmak üzere, pek çok kritik konuyu “detaylı şekilde” ele aldıklarını söyledi.

Deprem bölgesindeki çalışmaların kabine gündeminin “en önemli başlığı olduğunu” belirten Erdoğan, toplantıda yaklaşan yerel seçimlere ilişkin hazırlıkları da gözden geçirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir taraftan yaklaşan 31 Mart seçimleriyle ilgili çalışmaları yürütürken diğer taraftan “Türkiye’yi büyütme mücadelesini sürdürdüklerini” iddia ederek, şunları söyledi:

“Türkiye, şöyle bir fotoğrafın ortasında bulunmaktadır: Bölgemizde yaşanan savaşlar, çatışmalar ve saldırılar kesintisiz sürüyor. Küresel güvenlik mimarisindeki kırılmalar, küresel ekonomideki belirsizlikleri de derinleştiriyor. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin önemli bir kısmı ciddi siyasi istikrarsızlık ve buna bağlı sosyal gerilim tehditleriyle yüzleşiyor. Dünya genelinde etkili olan tüm bu olumsuzluklara rağmen Türkiye, hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerliyor. Turizmde 2023 senesi tarihimizin en iyi sezonu oldu. Turizm gelirimiz 2023’te bir önceki yıla oranla yüzde 17 artarak 54 milyar 315 milyon dolara yükseldi. Ülkemize gelen ziyaretçi sayısı 57 milyon kişiyi buldu. Turizmde bu tarihi başarıları, muhalefetin ve bazı faşist çevrelerin turizmi baltalamaya yönelik menfi kampanyalarına rağmen elde ettik. Bu art niyetli propagandalar olmasaydı aslında çok daha yüksek oranlara ulaşabilirdik. 2024 yılı için hedefimiz 60 milyon ziyaretçi, 60 milyar dolar turizm geliridir.”

İhracatta yakalanan ivmenin ocak ayında da sürdüğünü belirten Erdoğan, “Ocak ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,6 artışla 20 milyar dolar oldu. Böylece tarihimizin en yüksek ocak ayı ihracat tutarına ulaştık.” diye konuştu.

‘DÜŞÜŞ DEVAM EDİYOR’

En büyük öncelikleri olan istihdamda da olumlu havanın devam ettiğini vurgulayan Erdoğan, bugün TÜİK tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye’de işsizlik oranının Aralık 2023’te bir önceki aya kıyasla 0,1 puan düşüşle yüzde 8,8’e gerilediğini anlattı.

Erdoğan, uluslararası yatırımcılar ve piyasalar nezdinde Türkiye ekonomisine güvenin artmasından memnuniyet duyduklarının altını çizerek, “Türk lirası varlıklara yönelik talebin de yükselmesi ile ülkemiz risk primindeki düşüş devam ediyor. Önümüzdeki dönemde ekonomi programımızın müspet yansımalarını enflasyon başta olmak üzere diğer alanlarda net bir şekilde göreceğiz.” dedi.

GEZERAVCI’NIN UZAYDAN DÖNMESİ

Milli Uzay Programı kapsamında bir ilki gerçekleştirerek insanlı uzay misyonunu hayata geçirdiklerini söyleyen Erdoğan, Alper Gezeravcı’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki görevini ve bilimsel deneyleri tamamlayarak Türkiye’ye döndüğünü hatırlattı.

Gezeravcı’yı bugün kabul ettiğini hatırlatan Erdoğan, ikinci astronotu da gelecek aylarda yeni deneyler yapmak üzere yörünge altı uçuş için uzaya göndereceklerini söyledi.

Erdoğan, ilk uzay misyonunun özellikle gençlerde uzay çalışmalarına, astronomiye ve bilime yönelik ilgiyi artırmasından memnuniyet duyduklarını ifade ederek, “Ali Kuşçu, Fergani, Cezeri gibi ilim yolcularının mirasını taşıyan bir millete zaten başka türlüsü de yakışmazdı.” dedi.

SAVUNMA SANAYİİ

Türkiye’nin farklı alanlarda yaptığı her hamleyi “değersizleştirmeyi maharet zannedenlerin burada da boş durmadığınI öne süren” Erdoğan, şunları kaydetti:

“İş yapmak, proje üretmek, ülkenin ve milletin hayrına vizyon ortaya koymak yerine, eser ve hizmetlere kulp takan, takoz koyan, engel çıkartan bu sığ anlayışı gördükçe üzülüyoruz. Türkiye’nin geçmişte kaybettiği hazine değerindeki yılların, kaçırdığı fırsatların sebebini bunlara baktıkça daha iyi anlıyoruz. Biz, müzmin muhaliflere aldırmadan yolunuza devam ettik, ediyoruz ve edeceğiz. Savunma sanayi yatırımlarımızın meyvelerini toplamayı sürdürüyoruz. Yalova Sefine Tersanesi’nde katıldığımız tek bir törenle donanmamızın ikinci büyük gemisi TCG Derya’yı, yerli imkanlarla üretilen milli firkateynimiz TCG İstanbul’u ve ona entegre edilen çeşitli silah sistemlerini, lojistik destek gemimiz TCG Üsteğmen Arif Ekmekçi’yi, dünyada elektronik harp kabiliyetine sahip ilk insansız su üstü aracımız Marlin SİDA’yı, kısacası her biri ayrı emek ve başarı örneği olan çok sayıda savunma sanayi ürününü Deniz Kuvvetlerimize teslim etmenin heyecanını yaşadık. Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa’nın ‘Denizlere hakim olan, cihana hakim olur.’ sözünün rehberliğinde ilerliyoruz. Envantere aldığımız gemilerimizin ve silah sistemlerimizin donanmamıza hayırlı olmasını diliyor, projelerde emeği geçenleri tebrik ediyorum.”

ABD’DEN MEMNUNİYET

ABD ile yürütülen F-16 görüşmelerine değinen Erdoğan, “Amerika Birleşik Devletleri ile bir süredir yürüttüğümüz F-16 talebimizin olumlu sonuçlanmasından memnuniyet duyuyoruz. Ülkemize yönelik kısıtlamaların kaldırılması ile birlikte inşallah Türk savunma sanayi, bundan sonra daha hızlı yol alacaktır.” dedi.

’30 MİLYAR DOLARA ULAŞTIRMAKTA KARARLIYIZ’

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’yi Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin 8’inci toplantısı dolayısıyla 24 Ocak’ta Ankara’da misafir ettiklerini anımsatan Erdoğan, Reisi ile terörle mücadele, bölgesel gelişmeler ve Gazze krizi başta olmak üzere pek çok konuyu etraflı bir şekilde görüştüklerini söyledi.

Erdoğan, İran’la yaptırımlar nedeniyle bir süredir yavaşlayan ikili ticareti 30 milyar dolar hedefine ulaştırmakta kararlı olduklarının altını çizerek, farklı alanlarda imzalanan 10 yeni anlaşmanın ikili ilişkileri geliştirme iradesinin somut bir işareti olduğunu belirtti.

‘OYUNLAR’ DEVREYE SOKULMUŞ

Son 10 yıldır olduğu gibi 31 Mart seçimleri yaklaşırken “milleti huzursuz edecek” görüntülerin ardı ardına gelmeye başladığını öne süren Erdoğan, terör saldırılarından eski Türkiye’den ödünç alınma provokatif çıkışlara kadar “her türden oyunun yeniden devreye sokulduğunu” iddia etti.

Eskiden “siyaset mühendisliği” ile demokrasinin, “toplum mühendisliği” ile birlik ve beraberliğin, küçük meblağlı spekülasyonlarla ekonominin kontrolünü ele almayı alışkanlık edinenlerin yine boş durmadığını vurgulayan Erdoğan, “Artık siyasetiyle, toplumuyla, ekonomisiyle bambaşka bir Türkiye var. Geçtiğimiz mayıs seçimlerinde milletimiz bu gerçeği içerideki ve dışarıdaki tüm vesayet ve darbe heveslilerine bir kez daha ispatladı. Yüzlerine çarpılan bu gerçeğe rağmen Mahalli İdareler Seçimlerini, ülkemizi tökezletmenin aracı haline dönüştürme hayali kuranların inşallah yine heveslerini kursaklarında bırakacağız.” diye konuştu.

Türkiye’nin 21 yıldır en büyük gücünün güven ve istikrar olduğunu iddia eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu ülkenin rahmetli Menderes ile birlikte 1950’de başlayan demokrasi ve kalkınma yolculuğunu 1960 darbesi ile kesenlerin, hemen ardından yeniden toparlanan siyasi ve ekonomik düzeni önce 1971 muhtırasıyla ardından 1980 darbesi ile sabote edenlerin, rahmetli Özal’ın tekrar yükselttiği büyük ve güçlü Türkiye hayalinin önünü 28 Şubat darbesi ile kesenlerin, AK Parti iktidarları boyunca aynı amaç doğrultusunda sayısız yol ve yöntemi deneyenlerin, hiçbiri işe yaramayınca yeniden darbe ve kaos çıkarma silahına sarılanların, velhasıl bu milleti her doğruluşunda sırtından hançerleyenlerin devri artık kapanmıştır.”

‘DAHA ÇOK BEKLERLER’

“Bayat senaryoların ne millet nezdinde işe yaradığını, ne de bölge ve dünya gerçeklerinin buna uygun zemin hazırladığını” öne süren Erdoğan, Türkiye’nin artık siyasi, ekonomik ve askeri olarak “bambaşka bir ligin oyuncusu” olduğunu iddia etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidarlarının ilk 10 yılının “vesayetle, mücadeleyle, ikinci 10 yılının ise terör ve milli irade hırsızlarına karşı verdikleri kavgayla geçtiğini” belirterek, bu süreçte demokrasi ve kalkınma atılımlarını sürdürmeyi asla ihmal etmediklerini, böylece 2023 hedeflerini, Türkiye Yüzyılı vizyonuna ulaşan bir şahlanışın alt yapısını inşa etmeyi başardıklarını” öne sürdü.

‘SIKINTILARIMIZ YOK MU, ELBETTE VAR’

“Türkiye’nin 1960’lardaki, 1970’lerdeki, 1990’lardaki gibi küresel yönetim ve ekonomi sisteminde hak ettiği yeri almasının önüne geçecek hatalar yapmasını bekleyenler daha çok beklerler.” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sıkıntılarımız yok mu, elbette var. Bu sıkıntıların bir kısmı küresel ve bölgesel krizlerin yansımaları, bir kısmı da ayağımıza takılan çelmelerin bedelleridir. Herkesin elini vicdanına koyarak şu sorulara hakkaniyetle cevap vermesini bekliyoruz. Dünyada Gezi olaylarıyla başlayıp, 17-25 Aralık, emniyet, yargı darbe girişimi ile süren, PKK terörünün şehirlerimizi hedef alması ve DEAŞ’ın sınırlarımıza dayanmasıyla yükselen, 15 Temmuz darbe girişimi ile zirveye ulaşan, sınırlarımız boyunca kurulmaya çalışılan ‘teröristan’ gayretleri ile desteklenen, ekonomimizi mahvetme tehditleriyle genişleyen, Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna Savaşı gibi küresel krizlerle beslenen, 6 Şubat depremleri ile 53 bin canımıza mal olan ve 104 milyar dolar maliyet çıkartan bir felakete maruz kalan, velhasıl böylesine büyük sıkıntılara düçar olup da hala ayakta duran, hala hedeflerinden kopmayan, hala programlarını uygulayabilen bir başka ülke örneği var mıdır? Emin olun, Türkiye’den başka her ülke için bu sorunların bir tanesi bile büyük bir yıkım sebebiydi.”

KOVİD-19

Erdoğan, tek başına Kovid-19 salgınının en gelişmiş ülkeleri bile çaresiz duruma düşürdüğüne, Türkiye’nin bu salgını en az hasarla atlatan ülke olduğunu iddia etti.

“Sınırlarına dayanan masum göçmenlere dahi tahammül edemeyip, siyasi ve sosyal bunalımlara giren ülkeler görmedik mi? Biz eli silahlı teröristlerin saldırılarını püskürtüp, başlarını inlerinde ezdik. Kendi coğrafyalarına yakın bir yerde çıkan savaşın etkisiyle korku ve endişe içinde oradan oraya savrulan toplumlar görmedik mi?” diyen Erdoğan, Türkiye’nin “savaş çığırtkanlığı yapmak yerine, barış çabalarına sarılmayı seçtiğini” söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Yanı başlarında yaşanan katliamları görmezden gelerek, varlık sebepleri saydıkları değerlere ihanet eden ülke yönetimleri görmedik mi? Biz mazlumun ve masumun yanındaki duruşumuzu hiç bozmadık. Bu örnekleri onlarca yüzlerce başlıkta çeşitlendirmek mümkündür.

Kendi adımıza buradan almamız gereken mesaj şudur; Türkiye yaşadığı onca sıkıntıya, onca zor imtihana rağmen hamdolsun sıkıntılarının hepsinin üstesinden gelecek programa, imkana, en önemlisi de kudrete sahip bir ülkedir. Milletimizle el ele vererek çözemeyeceğimiz hiçbir mesele olmadığı inancıyla mücadele bayrağını bir an bile yere düşürmeden yolumuza devam ettik ve devam edeceğiz. İşte böylesine tarihi bir destanı özellikle yazan aziz milletimiz, ne enflasyon ne de başka gayretler bizi çökertemez, çökertemeyecek.”

MEHMET AKİF’TEN ŞİİR

Mehmet Akif Ersoy’un “Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak/ Alçak bir ölüm varsa, eminim, budur ancak” dizelerini anımsatan Erdoğan, Türk kültüründe karamsarlık ve umutsuzluğun küfre eş değer sayıldığını söyledi.

“Türkiye’yi, asırlık eksiklerini geçen 21 yılda telafi ederek, 3 kat, 5 kat, bazı alanlarda 10, 20 kat büyüttüklerini” iddia eden Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı’nın aydınlığına da” 85 milyon olarak hep birlikte ulaşacaklarını söyledi.

Erdoğan, “bunun aksini iddia edenlerin, gafletinden, hasedinden, idrak yoksunluğundan yapmıyorsa, altında sinsi ve karanlık bir hesap yattığını” ifade etti.

Türkiye’nin, Milli Mücadele’nin bizatihi kendisiyle nice hesapları bozduğunu, Cumhuriyet ile binlerce yıllık geleneğin son devletini kurduğunu belirten Erdoğan, “Bugün de inşallah önümüzdeki sorunları çözerek Cumhuriyetimizi ikinci asrında hak ettiği yere çıkartacağız.” dedi.

SİSİ İLE GÖRÜŞECEK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu akşam Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan’ın daveti üzerine, Dünya Hükümetler Zirvesi katılmak için Dubai’ye hareket edeceklerini, davet edildikleri bu yılki zirvede ikili temaslarının yanı sıra zirveye katılan diğer devlet ve hükümet başkanlarıyla görüşmeler gerçekleştireceklerini bildirdi.

Ardından Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin davetine icabetle Kahire’ye geçeceklerini aktaran Erdoğan, Sisi ile ekonomi, ticaret, turizm, enerji ve savunma başta olmak üzere ülkeler arasındaki pek çok konuyu istişare edeceklerini söyledi.

‘HİTLER ÖZENTİSİ’

“Hiç şüphesiz her iki ülkede de gündemimizin ilk sırasında Gazze’ye yönelik artan İsrail saldırıları olacaktır.” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Hitler özentisi Netanyahu yönetimi, 7 Ekim’den beri sürdürdüğü vahşet ve katliam politikasında her gün yeni bir kırmızı çizgiyi aşıyor. Bu sabah, güvenli bölge olarak ilan ettikleri ve Gazze’nin kuzeyinden zorla çıkarılan yaklaşık 1,5 milyon Gazzeli’nin sığındığı Refah’a saldırdılar. Doğrudan sivilleri hedef aldıkları bu saldırılarda 100’den fazla Gazzeli kardeşimiz şehit oldu, yüzlercesi de yaralandı. İsrail’in bu pervasızlığının sebebi, Batılı güçlerin ‘tavşana kaç, tazıya tut’ diyen ikiyüzlü politikasıdır.

Batılı güçler, sahne önünde İsrail’e itidal çağrısı yaparken, Hamas bahanesinin arkasına saklanarak Netanyahu’nun katliamlarına göz yumuyorlar, silah ve mühimmat desteği vermeye devam ediyorlar. İslam dünyasının da maalesef İsrail’i durdurma, katliamların önüne geçme, zulme engel olma noktasında yetersiz kaldığını görüyoruz. Emirlikler ve Mısır’da gerçekleştireceğimiz görüşmelerde, Gazzeli kardeşlerimiz için daha başka neler yapabiliriz, buna bakacağız. Türkiye olarak akan kanın durması için elimizden gelen her türlü çabayı göstermeye devam edeceğiz. Rabb’im, çok zor günler geçiren Gazze halkının ve Filistinli kardeşlerimizin yardımcısı olsun. Ziyaretlerimizin şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 Yorum

  1. Hadi oradan, 50 yıllık uçak modeli.

  2. Onun bunun kitafetine, ne giyip icecegine karismasaniz bu turist sayisi 120 milyon, 150 milyar gelir de olur. Ancak sen yobaz cevrenin kontrolunu saglayamiyorsun. Herkezin kiyafetine, yiyp icmesine karisiyorlar. Halbuki turist niye gelir, eglenmeye, yiyip icmeye.
    MIT cok dikkatli olmali. Kimi cevreler teror olalari ile turizmi baltalaya bilir.

  3. su resimdeki el hareketini neden kimse gormez, ne anlama geldigini sorgulamaz.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!