Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM’deki grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
CHP lideri Özgür Özel’in iktidara “kırmızı kart” göstermesine ilişkin konuşan Erdoğan, “Sen o işlerden anlamazsın, o bizim işimiz” dedi.
Erdoğan, “Ana muhalefet partisi mi, ilk okul müsameresi mi izliyoruz? Biz de beklemiyorduk, dumura uğradık. Ellerini bu kart oyununa çok fazla alıştırmasınlar. Daha bunun puzzle’ı var, pişpiriği var, pokeri var, iskambili var” ifadelerini kullandı.
Terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan ile başlatılan açılım süreciyle ilgili mesajlar veren Erdoğan, “Silahı aradan çıkaralım, birbirimize sıkıca sarılalım” diye konuştu.
Erdoğan, “İlgili arkadaşlarımıza, bölücü örgütün lağvedilmesini sağlayacak çalışmaların, dikkatle ve çok yönlü bir şekilde yürütülmesi talimatını verdik” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Erdoğan’ın konuşmasını bölen bir partili şarkı söyledi.
‘AK PARTİ ZİRVEDEKİ YERİNİ KORUYOR’
Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımız her yıl ocak ayının ilk haftasında siyasi partilerle ilgili verileri açıklıyor. AK Parti, 168 siyasi parti arasında 11 milyon 135 bin 306 üye sayısı ile zirvedeki yerini koruyor. Bizden sonra ana muhalefet partisine attığımız fark 9 buçuk milyon üyedir.
Üye sayısı itibariyle Türkiye’nin en büyük ailesiyiz. Böyle bir ailenin ferdi böyle bir hareketin neferi olmakla iftihar ediyorum, Rabbime de sonsuz hamd ediyorum. Buradan bir kez daha AK Parti’ye gönül veren 11 milyon 135 bin 306 üyemizin her birine tek tek teşekkür ediyorum.
Milletin rotasından hiç ayrılmadık. Hiçbir ayrım gözetmeden bütün vatandaşlarımıza kalbimizin kapılarını açtık. Elbette bu gönül bağını kıskananlar oluyor. Rabbim nazarlardan saklasın, birliğimizi daim etsin diyorum.
‘2028’E GİDEN SÜRECİN İŞARET FİŞEĞİ OLACAK’
81 il kongremizden 56 tanesini demokrasi şöleni havasında gerçekleştirdik. Bu haftaki ilk kongreleri ile birlikte bu sayı 63’e çıkacak. Büyük kongremiz öncekiler gibi Türk siyasetine yine damga vuracak. İnşallah 2028’e giden sürecin işaret fişeği olacaktır.
Yılın ilk günlerinde ekonomi ile ilgili de güzel haberler aldı. İhracatımız yüzde 2 buçuk oranında artış gösterdi. Savunma ihracatımız 7 milyar 154 milyon dolar seviyesine çıktı. Son 1 yılda 986 bin kişilik istihdam oluşturduk.
‘DEZENFLASYON SÜRECİ DEVAM EDİYOR’
Enflasyonla mücadeleye verdiğimiz önemli her fırsatta vurguluyoruz. En büyük baş ağrımız enflasyonla ilgili artık düşüşün başladığını görüyoruz. Dezenflasyon süreci devam ediyor. Biraz daha sabredecek hep birlikte kazanacağız. 2025’te enflasyon hedeflerini tutturma konusunda kararlıyız. Günü kurtarmak için değil geleceği güvence altına almak için çalışıyoruz.
‘SURİYE HALKI ÖZGÜRLÜĞE KAVUŞTU’
Suriyeli kardeşlerimiz 13 yıl boyunca halkını bombalayan Baas rejiminden artık kurtulmuştur. Suriye halkı hasretini çektiği özgürlüğe kavuşmuştur. Suriye meselesinden öyle siyaseten ahlak dışı cümleler kurdular ki bugün konuşmaya yüzleri dahi yok.
CHP’YE ‘KIRMIZI KART’ YANITI
Neymiş kırmızı kart gösterecekmiş. Ya sen o işlerden anlamazsın. O iş bizim işimiz. Zaman zaman bize Suriye’nin adresini gösterdi oraya gidelim diye. Ya siz adresini bilmezken biz Suriye’deydik. Bunlara navigasyon haritası vermek lazım. Suriye’ye nereden, nasıl gidiyorlar onu bildirmek lazım.
‘ASLI ESED DEĞİL, ESAD’DIR’
Esed’le bu süreçte görüştüm bize reform yapacağını söyledi ama sözünü hiçbir zaman tutmadı. Göstercilerin sözlerine kulak vermek yerine kanlı yollara bulaştı, şiddetle bastırmanın tepkilere neden olacağını ilettim. Bunun aslı da Esed değil Esad’dır ya bizi bile alıştırdılar.
‘SURİYE’DE 1 MİLYON İNSAN HAYATINI KAYBEDERKEN BUNLAR SES ÇIKARMADI’
Küçük çaplı barışçıl gösteriler orantısız şiddet nedeniyle büyüdü. Rusya, İran meseleye müdahil oldu. PKK, DEAŞ gibi terör örgütleri meseleye müdahil oldu. Ateş ülkemizi de tehdit eder bir yangın yerine dönüştü. Suriye’den ülkemize toplu hareketlilik başladı. Masum siviller toplu katliam, tecavüz gibi insanlık dışı muameleye maruz bırakıldı. Türkiye’nin hem sınırlarını korumak hem de terör örgütlerine karşı tedbir almak maksadıyla müdahil olması kaçınılmaz hale geldi.
Bizim için asıl şaşırtıcı olan içeriden bazılarının, “Türkiye’nin Suriye’de ne işi var?” diyerek meselenin ciddiyetten uzak şekilde bizi eleştirmeleriydi. “ABD’nin, Avrupa’nın Suriye’de ne işi var?” demediler. Sadece Türkiye’yi eleştirdiler. 13 yıl boyunca bir kez olsun ülkelerinin yanında, Türkiye’nin yanında, mazlumun tarafında yer almadılar. Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum. Suriye’de 1 milyon insan hayatını kaybederken bunlar ses çıkarmadı.
12 milyon insan ölüm, işkence, hapis korkusuyla evlerini, yurtlarını terk ederken bunlar seslerini çıkarmadı. Kitlesel kıyımlar yapılırken bunlar seslerini çıkarmadılar. Halep’te, Bayır-Bucak’ta, Hama’da, Humus’ta çocuklar kırılırken Esed zalimi ve Baas rejimine bunlar laf etmediler.
‘ZALİM DEFOLUP GİDİNCE Mİ AYDINLANDINIZ?’
Ne zamanki 8 Aralık’ta Suriye halkı epik bir zafer kazandı, o zaman bunların dillerinin bağı çözüldü. Utanmak yerine sosyal medyadan sağa sola akıl veriyorlar. 13 yıl boyunca katliama duymadıkları endişeyi son 40 gündür duyuyorlar. Neymiş, Suriye’de katliam varmış.
Düne kadar Suriye’de ne işimiz var diyen siz değil miydiniz? Hani Suriye’nin iç işleriydi. Ne oldu da Suriye’ye dönük radarları açtınız? Zalim defolup gidince mi aydınlandınız? Bebekler ölürken neredeydiniz? Hapishanelerde işkenceler yapılırken neredeydiniz? Masum çocuklar kuşatma altında kıvranırken neredeydiniz?
Suriye’den ülkemize roket yağarken sizler neredeydiniz? 1 milyon insan öldü. Suriye’nin dört yanından toplu mezarlar fışkırıyor. Biz sizin ne yapmaya çalıştığınızı çok iyi biliyoruz. 13 yıl neden sustuğunuzu, şimdi neden konuştuğunuzu çok iyi biliyoruz. Esed’in katliamlarına neden tepki göstermediğinizi gayet iyi biliyoruz. Bugün de yine Türkiye’nin karşısında, ülkemizin hasımlarının yanındalar. Ne yaparsanız yapın Suriye devrimini üflemekle söndüremeyeceksiniz.
‘TÜRK-KÜRT-ARAP KARDEŞLİĞİNİ BOZAMAYACAKSINIZ’
Ülkemiz içinde de o çok arzuladığınız kışkırtmayı yapamayacaksınız. Türk-Kürt-Arap kardeşliğini bozamayacaksınız. Allah’ın izniyle buna izin vermeyeceğiz. Sizin tuzaklarınıza asla düşmeyeceğiz. Siyaset akılla, basiret ve ferasetle yapılır.
Siyaset ülkenin ve milletin çıkarlarını merkeze alarak yapılır. Siyaset Türkiye’nin hak ve hukukunu yüceltmek için yapılır. Bu yeni dönemde herkesin görevi ülkemizin Suriye’de istikrarın tesisi için yürüttüğü çabalara katkı sunmaktır.
‘SURİYE GEÇİCİ HÜKÜMETİ İLE GÖRÜŞME YAPACAĞIZ’
Türkiye olarak Suriye’de istikrarın tesisi, geçiş sürecinin tamamlanması, tüm Suriyelileri kucaklayan sistemin inşası için katkımızı sürdürüyoruz. MİT Başkanımız ve Dışişleri Bakanımız Şam’ı ziyaret ettiler. Bugün de geçici hükümetin dışişleri, savunma bakanı ve istihbarat başkanı ülkemize ziyaret gerçekleştirecekler, bir görüşme yapacağız.
‘YPG SİLAH BIRAKMAZSA YAKLAŞAN AKIBETTEN KURTULAMAYACAK’
Suriye doğal kaynaklarını işgal eden YPG silah bırakmazsa yaklaşan akıbetten kurtulamayacaktır. Kürt kardeşlerimizin tüm meselelerinin destekçisi, takipçisi ve onların güveninin teminatıyız. DEAŞ gibi proje ürünü bahanelere gelince ikna edici yanı kalmamıştır. Bu meseleyi çözecek en büyük güç Türkiye’dir. Herkes bölgeden elini çeksin, biz Suriyeli kardeşlerimiz ile DEAŞ’ın de YPG’nin de başını ezeriz. Biz bu kuvvete sahibiz.
‘MİLLETİMİZ GİBİ BİZ DE DUMURA UĞRADIK’
Biz her aşaması en ince detayına kadar hesaplanmış bu siyaseti yürütürken CHP tarafında çok farklı bir hava var. Kimin ne yaptığı belli değil. Ana muhalefetten Türkiye’nin dış politikasına anlamlı bir destek beklemek tamamen beyhude bir uğraştır. Biz ne kadar uğraşırsak uğraşalım hepsi faydasız. CHP ve şürekası her milli meselede yanlış yerde konumlanmayı bir şekilde başarıyor.
Türkiye’nin ana muhalefet partisini mi yoksa bir ilkokul müsameresini mi izliyoruz? Ne bir ciddiyet var ne ağır başlılık var. Bir ara ülkenin yarısı aydınlıkken ışıkları kapatalım dediler. Bu eylem nispeten bir koordinasyon gerektirdiği için sadece 3 gün dayandılar. Sonra Meclis’te nöbet işine girdiler. Bu son çıkışlarını açıkçası biz de beklemiyorduk. Milletimiz gibi biz de dumura uğradık. CHP’nin siyaset üretme kabiliyetini bir kez daha gördük.
Bu dahiyane fikir için Sayın Özgür Özel başta olmak üzere yönetimi tebrik ediyorum. Halkımızın umutlarını artırdılar. Türk siyasetine yeni bir ufuk kazandırdılar. Çok zahmet gerektirmediği için kart oyununun CHP karakterine daha iyi olduğu kanaatindeyim. Öncekiler kelebek ömürlü olmuştu, bunu biraz daha devam ettirebilirler. Kendilerini fazla kaptırmasınlar. Daha bunun puzzle’ı var, pişpiriği var, pokeri var, iskambili var. Bu vahim tablonun takdirini en iyi CHP’li seçmenlerin yaptığına inanıyorum.
‘AÇILIM’ MESAJI: HERKESİN FAYDASINA…
Türkiye’nin 40 yılı geride bırakan bölücü terör meselesi bulunuyor. Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Bahçeli’nin cesur çıkışı ile başlayan gelişmelere şahitlik ettik. Aziz milletimizin ihtiyatlı iyimserlikte olduğunu görmekteyiz. Şehitlerimizin aziz hatıralarına, gazilerimizin hassasiyetlerine asla halel getirmeyecek bir şuurla hareket ediyoruz.
Türkiye’nin çok büyük bedeller ödediği böyle bir sorunu kalıcı biçimde geride bırakması herkesin faydasınadır. “Terörsüz Türkiye” ifadesinde anlamını bulan yeni dönemin kapılarını açma fırsatını kullanmamak üstlendiğimiz sorumlulukla bağdaşmaz. Bölgesel gelişmeler lehimize, iş siyasette hava müsait.
‘BÖLÜCÜ ÖRGÜTÜN LAĞVEDİLMESİNİ SAĞLAYACAK ÇALIŞMALARIN YÜRÜTÜLMESİ TALİMATINI VERDİK’
İlgili arkadaşlarımıza, bölücü örgütün lağvedilmesini sağlayacak çalışmaların, dikkatle ve çok yönlü bir şekilde yürütülmesi talimatını verdik. Bu çabaların gayesini Diyarbakır İl Kongremizde izah ettim. Terör duvarını yıkalım. 85 milyon olarak birbirimize sıkıca sarılalım. Heyetin temaslarının iyi geçtiğini görüyoruz. Diğer aktörlerin de sorumluluk bilinciyle hareket ettiklerini söylemeleri memnuniyetle not edilmiştir.
Şayet, gerekli çağrı yapılır, terör örgütü ve bağlantılı yapılar da adımları atarsa kazanan Türkü ile, Kürdü ile tüm Türkiye olacaktır. Eğer örgüt çağrıya kulak tıkar ve ipe un sererse o zaman biz terörsüz Türkiye hedefimizi başka yöntemlerle gerçekleştiririz. Örgütü bulunduğu her yerde toprağa gömmek vakit ve planlama meselesidir. Üstelik bunca yıldır örgütü destekleyen güçler kendi canlarının derdine düşmüştür. Biz meseleyi sükunetle çözmek arzusundayız. Gün kardeşlik günüdür. Gün tüm coğrafyamızda güvenliği egemen kılma günüdür.”
Reyyis’e ilk defa hak veriyorum. Ozgur’e iskambil yakisir.