Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuştu.
Erdoğan, PKK’nın ‘fesih’ bildirisi hakkında “Bölücü örgütün ‘kendini fesih ve silahları teslim’ kararı aldığını açıklamasıyla, ‘Terörsüz Türkiye’ çabalarımızda yeni bir safhaya geçmiş bulunmaktayız” dedi.
Erdoğan, “Örgüt aldığı kararla ortak gelecek mutabakıta uygun bir adım atmıştır” ifadelerini kullandı ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Sözün tutulup tutulmadığı takibini Milli İstihbarat Teşkilatı titizlikle yapılacak. Örgüt sözünü tuttuğunda gerisi siyasetin işi.”
Açılıma karşı tavır koyanlara da seslenen Erdoğan, “Örgütün silah bırakma kararı sonrasında vatandaşlarımızın sevincini paylaşmak yerine ekranlarda karalar bağlayanları geride bırakıp istikbale hep birlikte yürüyeceğiz” diye konuştu.
ABD Başkanı Trump, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile sabah çevrimiçi toplantıda bir araya geldiğini hatırlatan Erdoğan, “Suriye’ye yönelik yaptırımları kaldırıcağını açıklayan ABD Başkanı Trump’a tekrar teşekkür ediyorum. Gazze’de artık vahşet boyutuna varan insani trajediye son verilmesi amacıyla yürüttüğümüz çabalarda da dostum Trump’ın desteğine güveniyorum” diye konuştu.
Erdoğan, belediyelere yönelik operasyonlar hakkında yaptığı açıklamada da PKK’nın ‘fesih’ bildirisini hatırlatıp “Terör örgütünün kendini feshi ardından siyasetin güçlü devreye girmesiyle, belediyelerdeki kayyım uygulamasının yeniden istisna haline geleceğini düşünüyoruz“ dedi.
‘YENİ BİR SAFHAYA GEÇMİŞ BULUNMAKTAYIZ’
Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Türkiye Yüzyılı’nda hedeflediğimiz noktaya ulaşmayı arzu ediyoruz. Bölücü örgütün feshi ve silahları bırakma kararını açıklaması ile Türkiye Yüzyılı’nda yeni bir safhaya geçmiş bulunmaktayız. Bu safha birliğimizi beraberliğimizi güçlendirme safhasıdır.
Bu safha terör duvarını kalıcı olarak ortadan kaldırma safhasıdır. Demokrasimizin serpilmesine engel olanlara ket vuran safhadır. Kendi vatandaşlarının iradesi ile sorunlarını çözebilme kabiliyetine sahip olduğunu dosta düşmana göstermiştir.
‘TERÖR EKONOMİMİZE DARBE VURDU’
Milletimizin tüm fertleri acı çekmiş, terör sadece milletimizin canını yakmamış, ekonomimize de darbe vurmuştur. Bizimle aynı kulvardaki kimi ülkeler gelişmişlik liginin en üstüne çıkarken biz yolumuza döşenen mayınları temizlerken çok vakit kaybettik. Eğer 2023 ve Türkiye Yüzyılı vizyonlarlarıyla değil de eski paradigmalarla hareket etseydik bu noktaya gelemezdik.
Devlet ve millet olarak terörle sınandık bedelini ödedik ve nihayet bu musibetten tamamen kurtulma aşamasına geldik. Bölgemizde cereyan eden her gelişme terörle hiçbir hayırlı neticeye varmanın mümkün olmadığını da ortaya koymuştur.
Terörün, şiddetin, illegalitenin devri artık kapanmıştır. Güven huzur refah içinde yaşamak ancak ve ancak milletçe birlik ve beraberliğimizi güçlendirmekle kendi yolumuzu çizmekle mümkündür.
BAHÇELİ, ÖZEL VE ÖNDER’E TEŞEKKÜR ETTİ
Bin yıllık maziden parlak geleceğimize sağlam bir köprü kurmak istiyoruz. Dengelerin altüst olduğu dönemde, ülkü gönül ve fikir birliği için çabalıyoruz. Örgüt aldığı kararla bizim milletimizle yaptığımız mutabakata uygun bir adım atmıştır.
Örgütün Suriye ve Avrupa kollarının da bu gerçekleri görüp, fesih ve silah bırakma sürecine katılmaları hayati öneme sahiptir. AB’deki lobiler Türkiye karşıtı faaliyetler yerine ülkemizin yanında görmek istiyoruz. Ülkemizin adını sanatla, yükselişle anılmasını arzu ediyoruz.
Gelinen nokta önemli bir başarı ise bunun sahibi 86 milyondur. Emeğini ve çabasını bildiğimiz MHP Genel Başkanı Bahçeli’ye şükranlarımızı ifade ediyorum. Cumhur İttifakı gücü, dayanışması, ülke sorunlarını çözme iradesi bu süreçte bir kez daha tebellü üretmiştir.
Sürece büyük destek veren başta rahmetli Sırrı Süreyya Önder olmak üzere sorumlulukla hareket eden herkese milletim adına teşekkür ediyorum. Sayın Özel’e ve diğer parti yöneticilerine yapıcı tutumları için takdirlerimizi iletiyorum.
‘ÖRGÜT SÖZÜNÜ TUTTUĞUNDA GERİSİ SİYASETİN İŞİ’
Asıl olan uygulamadır. Sözün tutulup tutulmadığı takibini Milli İstihbarat Teşkilatı titizlikle yapılacak. Örgüt sözünü tuttuğunda gerisi siyasetin işi. Bundan sonra askerlerimiz vatan savunmasının ve sınır ötesi sorumluluklarının getirdiği vazifeleri artık daha rahat ve güven içerisinde yürütebileceklerdir. Pek çok konuda yeni bir dönem bizi bekliyor.
‘PEK ÇOK KONUDA YENİ BİR DÖNEM BİZİ BEKLİYOR’
Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin verdiği imkanlar sürecin sorunsuz ilerlemesine hayati katkı sağlamıştır. Böylesi bir meselenin yürütülmesinde farklı noktalara çekilen koalisyon yapısında mümkün olmadığı görülmüştür. İnşallah bundan sonra askerlerimiz vatan savunmasında vazifelerini daha rahat ve güven içinde yürütebilecek.
Milletimiz, yeni yatırımlarla yaşadığı yerin potansiyelini değerlendirebilecektir. Daha etkin ümitler üretme imkanına kavuşacağız. Girişimcileri kazan kazan anlayışı ile ülkemizin bakir bölgelerine yatırım yapmaya çağırıyorum. 40 yıldır kullanılmayan kaynakları kullanmaya başlamıştık.
Tüm imkanları milletimizin emrine kılacağız. Eşsiz hazinelere sahip bölgemizi turizmin en gözde destinasyonu haline getireceğiz. Gençlerimizi ve kadınlarımızı gelişmemizin öncü aktörleri haline getireceğiz. Pek çok konuda yeni bir dönem bizi bekliyor.
‘DOSTUM TRUMP’IN DESTEĞİNE GÜVENİYORUM’
Bugün ülkemiz barış diplomasisi merkezlerinden biri haline gelmiştir. Kriz çözümünde aranan ülkeyiz. Türkiye devlet tecrübesi ile bu alanda istisnai konumda. Bu sabah SayınTrump ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Ahmet Şara ile telefon görüşmesi gerçekleştirdik.
Bu görüşmenin altında yatan bölge barışını nasıl daha güçlü hale getirebiliriz konusuydu. Bizim barıştan huzurdan demokrasi ve istikrardan başka hiçbir gayemiz yoktur.
Suriye’ye yönelik yaptırımları kaldırıcağını açıklayan ABD Başkanı Trump’a tekrar teşekkür ediyorum. Gazze’de artık vahşet boyutuna varan insani trajediye son verilmesi amacıyla yürüttüğümüz çabalarda da dostum Trump’ın desteğine güveniyorum. Bölgemiz ve ötesinde de barış çabalarına aktif katkı veriyoruz.
Bugün ülkemiz, barış diplomasisinin merkezlerinden biri haline gelmiştir. Bölgesel ve küresel krizlerin çözümünde desteği, yardımı, arabuluculuğu aranan ülkelerden biri, hiç kuşkusuz, Türkiye’dir. Biz, Terörsüz Türkiye menziline varılması için kararlı, sabırlı, iyi niyetli ve yapıcı bir anlayışla hareket etmeye devam edeceğiz.
‘EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ SUÇ ÖRNEĞİ’
Yerel yönetimlerde AK Parti iktidarlarının ilk iki döneminde pek çok reformu hayata geçirdik. Alt ve üst yapı yatırımlarının önemli kısmı belediyelerimiz aracılığıyla gerçekleşti. İlk etapta belediye hizmetlerine büyük ivme kazandıran sistem ön görülemeyen kaçakların merkezi haline geldi. Eser ve hizmeti hızlandırmak için verilen yetkiler kariyer planlarının vasıtasına dönüştü.
Pek çok alanda patlak veren yolsuzluk, israf, kayırma, yasa dışı oluşumlara kaynak ayırma şikayetleri çoğaldı. Belediyeye işi düşenlerin haraca bağlanması ile, hizmetlerin vatandaşa yeterince götürülmesi ile sonuçlandı. Cumhuriyet tarihinde eşi benzeri görülmemiş suç örneğidir. Ülke güvenliğini tehdit edecek boyutlara ulaştığı görülüyor.
İstanbul ile sınırlı kalmamış kolları farklı yerlere uzanan, uluslararası ayağı da olan bir ahtapota dönüşmüştür. Bu yozlaşmayı az ya da çok her belediyede görmek mümkündür. Buradaki yaklaşımımız parti odaklı değil sistem merkezlidir.
‘BELEDİYELERE YENİ BİR DÜZEN GETİRİLMELİ’
Belediyeler meselesinin konuşulup yeni bir düzene kavuşturulması kaçınılmaz olmuştur. Karşılaşılan sorunların başında merkeze uzak ilçeler meselesi yer alıyor. Koordine etmek elbette kolay değil. Büyükşehir ve ilçe belediyeleri arasındaki yetki paylaşımı gözden geçirilmeli. Yetki karmaşası bazen çatışma noktasına kadar gelebiliyor. Farklı parti belediyelerin zabıtaları gerilimler yaşayabiliyor. Bunun önüne geçmek için yetkilerin daha kesin tanımlanmasında fayda vardır.
Mahalleye dönüşen köylerde sıkıntılar yaşanmaktadır. Büyükşehir olmayan şehirlerimizin yönetim yapıları sorunların çözümünü, hizmetlerin etkin yürütülmesini zorlaştırmaktadır. Bu şehirlerimizle ilgili yeni belediye yönetimi statüsüne ihtiyaç vardır. Bu şehirlerimizdeki il özel idaresi yapılanması da gözden geçirilmeli. Vali ve kaymakamlarımızın görevlerini daha aktif hale getirmeliyiz. Yeni bir yapı kurulmalıdır. Bu çerçevede tanımlar net, usuller kesin, uygulamalar şeffaf olmalıdır.
‘KAYYIM UYGULAMASI YENİDEN İSTİSNAİ HALA GETİRİLECEK’
İmar düzenlemeleri sağlıklı şekilde yapılmalıdır. Ön hazırlığı hem teknik hem idari hem ihtiyaç anlamında iyi yapılmamış projelere kaynak tahsisinin önüne geçilmelidir. Belediyelerdeki kayyım uygulamasını yeniden istisna haline geleceğini düşünüyoruz. Az sayıdaki istisna haricinde belediyelerin tamamı borç batağındadır. Prim borçları için verdiğimiz mücadele bilinmektedir. Bir konser etkinliği için yüz milyonlarca lira harcanırken SGK primine gelince paramız yok deniyor. Aynısı reklam bütçeleri için de geçerli.
Belediyelerin orta ve uzun vadeli program düzenlenmeli. Aksi halde belediyeler kılını kıpırdatamaz hale gelecektir. Böyle gelmiş böyle gider neme lazımcılık bizim benimseyeceğimiz bir siyaset tarzı değildir. Sorun varsa, şikayet varsa siyaset kurumunun görevi buna çözüm bulmaktır. Bu hususların çözümü meseleye partiler üstü bakış açısını gerektiriyor. Bu çağrımızın hiçbir siyasi, adli gelişme ile ilgisi yoktur. Milletin derdi ile dertlenen, ülkenin sorunlarına çözüm iradesi gösteren partilere şimdiden teşekkür ediyorum.”