Erdoğan’dan yargıya ‘militan’ çağrısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM'deki grup toplantısında CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'militan' ifadesi ile ilgili konuştu. Erdoğan, “İçişleri Bakanımızın da ifade ettiği gibi. Bu ülkenin yargısı var. Kendilerine hakaret eden bu zata bütün bu hakarete muhatap olanların dava açma zamanı gelmiştir, geçiyor bile. Herkes davasını açmalı. Bu memleket sahipsiz değil. Gereği yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’dan yargıya ‘militan’ çağrısı

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan satırlar şöyle:

‘YAKINDA YENİ REFORM PAKETLERİNİ PAYLAŞACAĞIZ’

Bunun için hep birlikte çok çalışmalıyız, AK Parti grubu Cumhur ittifakının ortağı ile birlikte meclisin lokomotifidir. Yürütmede bizim yasamada sizin yapmanız gereken görevler var. Meclis gündeminde önceden kalan yasama programını sizler zaten iyi biliyorsunuz. Yakında yeni reform paketlerini milletimizle paylaşmaya başlayacağız. Türkiye’yi ekonomide güven ikliminin geliştirilmesine kadar geniş bir alanda gelişmesini sağlayacak bu reformlara kavuşturacağız. Önemli düzenlemeler olacak.

SEÇİM AÇIKLAMASI

Tek vaatleri Tayyip Erdoğan’ı indirmek olan bir muhalefete millet iktidarı vermez. Küresel siyasi ve ekonomi değişiklik sürecinde Türkiye'yi nereye getireceğini söyleyemeyen, projesi olmayan, kadroları kifayetsiz hiçbir yapı milletimizden iktidar vizesi alamaz. Hamd olsun, bizler tüm şeffaflığımızla milletimizin huzurundayız. 2023 seçimlerinde bir kez daha sandıktan zaferle çıkarak büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa süresinde yeni bir safhaya geçeceğiz.

‘KENDİLERİNİ HALKIN İÇİNDE BİZLERİ DE SARAYLARDA SEFA SÜREN OLARAK GÖSTERMEYE ÇALIŞIYORLAR’

Aradan geçen 1 ayda yaşanan her gelişme, CHP testisi içindeki cürufun nasıl olduğunu bizlere göstermiştir. Taciz, tecavüz, hırsızlık skandallarının üzerini örtmek için hem bize hem milletimize hakaretlerin dozunu artırmaya başladı. Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış misali, özür dileyecek yerde işi pişkinliğe vuruyor. Yalan olduğu defalarca ortaya konmuş konuları utanmadan, arlanmadan tekrarlayanlara pişkin denmez de ne denir?

Cumhuriyetin ilk partisini, bölücü örgütün payandalığını üstlenen yüksek siyaset oyunlarını millet başlarına geçirecektir. Önlerine geleni tek adamlıkla suçlayanların kendi partilerinde oynadıkları tek adamcağız rolünü tebessümle izliyorum.

Bir de halkçılık diyerek kendilerini halkın içinde bizi de sarayların içinde sefa süren olarak göstermeye çalışmıyorlar mı işte orası artık sözün bittiği yere dönüşüyor. Bu zatları şimdiye kadar milletimizin içinde pek görmedik. Ama biz hayatımızın her döneminde olduğu gibi şimdi de milletimizin içindeyiz.

‘BUNLARA GÖRE, KENDİLERİNE OY VEREMEYEN YÜZDE 75 MİLİTAN’

Bu ara bir militan lafı tutturdu gidiyorlar. Bunlara göre Cumhurbaşkanı militan, bakanlar militan, Cumhur ittifakı ve AK Parti tepeden tırnağa militan, Hakimler savcılar militan, valiler kaymakamlar militan, generalinden uzman çavuşuna kadar tüm askerler militan, diplomatlar militan, polisler ve öğretmenler başta olmak üzere memurların hepsi, işçiler, esnaf, iş adamlarının hepsi zaten militanın önde gideni. Aslında bunlara göre milletin kendilerine oy veremeyen yüzde 75’in tamamı militan. Bu anlayışa göre CHP’ye oy vermeyen hiç kimse şeref, onur namus sahibi olma hakkına da sahip değildir. Nitekim militan dedikleri kesimlere ağızlarını köpürte köpürte bu ithamları yöneltiyorlar.

Kendileri ne? Terör örgütü mensubuna 'arkadaşlar' demek bunların meşrebinde kibarlık. Belediyelerine ortak etmek işbirliği. Dışarıdan düşmanlık edenlere yardım nezaket. Ahlaksızlıkları örtmek haysiyet göstergesi. Bu iş laf ebeliği ile olsaydı, bunu yapan çok daha iyi yapan aktörler gelip geçti, onlardan bir iz kalırdı.

Ama Gazi Mustafa Kemal'i, Menderes'i, Özal'ı, Erbakan Hocamız ve rahmetli Türkeş gibi birkaç ismi hatırlıyoruz. Gerisi tarihin tozlu raflarında. Her gün kameraların karşısına geçip bize ve milletimize ağızlarına geleni söyleyenlerin gidecekleri yer de orasıdır. Bizim üzüntümüz milletimizin bu hezeyanlara mahkum kalmasıdır.

‘Z KUŞAĞI BİLMİYOR…’

SSK’nın başında bu adam bulunmadı mı SSK’nın başında bulunduğu zaman hastanelerde hastalarımızın ne hale düştüğünü tabi şimdi Z kuşağı bilmiyor. Bay Kemal’in döneminde biz hastaneler rehin alınan vatandaşları gördük. Bunları bizim milletimize anlatmamız gerekiyor. O dönemde maalesef ölülerimiz bile rehin alınıyordu.

‘ERKEN SEÇİM’ AÇIKLAMASI

Erken seçim diyorlar sabrın varsa Haziran 2023’e kadar bekleyeceksin Bizim yapacak daha çok işimiz var.

Şunu tekrar hatırlatıyorum. İçişleri Bakanımızın da ifade ettiği gibi. Bu ülkenin yargısı var. Ve kendilerine hakaret eden bu zata bütün bu hakarete muhatap olanların dava açma zamanı gelmiştir, geçiyor bile. Herkes davasını açmalı. Bu memleket sahipsiz değil. Gereği yapılmalıdır. Milletimiz mahalle yanarken kendi kısır hesaplarının peşinde koşanlarının hesaplarını kökten dürene kadar biz de mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz.

LOKANTA, KAFE VE RESTORANLAR İÇİN ‘DESTEK’ ÖDEMESİ

Yeni bir müjdeyi paylaşmak istiyorum; Lokanta, restoran ve kafe gibi sektörlerde alınan tedbirler nedeniyle faaliyetleri kısıtlanan 2019 cirosu 3 milyon lira ve altı olan, gerçek usulde vergilendirilen ticari işletmelere destek ödemesi yapacağız. Cirosu 2020 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 50 ve daha fazla azalan işletmelerimize, 2 bin liradan az 40 bin liradan fazla olmamak üzere, ciro kaybının yüzde 3'ü oranında destek ödemesi yapacağız. Bu yeni destek kalemimizin tüm işletmelerimize hayırlı olmasını diliyorum. Sosyal koruma kalkanı çerçevesinde bugüne kadar 46 milyar liralık bir kaynağı karşılıksız olarak her kesimden insanımıza aktardık. Esnafımızı bugüne kadar yalnız bırakmadık, bundan sonra da bırakmadık. Salgının seyrinin endişe verici seyre çıkması, geçtiğimiz aylarda bizi daha sıkı tedbirler almaya yöneltti. Vaka ve hasta sayısının salgının tehdit olmaktan çıkacağı seviyeye kadar gerilemesiyle yeniden normalleşme adımlarını atmaya başlayacağımız açıktır. Bunun için önce milletimizin, 'temizlik, maske, mesafe' kurallarına sıkı bir şekilde riayet etmesi gerekiyor. Aşılanan kişi sayısının toplumda genel koruma sağlayacak sayıya ulaşması da önemli bir kriterdir.