Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu. Muhalefete yüklenen Erdoğan, yeni anayasa, ‘terörsüz Türkiye’ adını verdikleri açılım süreci ve yeni belediye düzenlemesi mesajı verdi.
Erdoğan, PKK’nın silah bırakmasıyla yeni bir evreye geçildiğini savunarak, “Yapıcı olmaya, tüm tarafları yüreklendirmeye, 86 milyona güven veren bir dil kullanmaya özen gösteriyoruz. DEM Parti başta, diğer siyasi partilerin de bu konuda sorumlu bir üslup benimsediğini memnuniyetle müşahade ediyoruz” ifadesini kullandı.
Sosyalist Enternasyonal Başkanı ve İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile yan yana ‘Free İmamoğlu’ pankartı kaldırmasıyla ilgili de Erdoğan’dan açıklama geldi. Özgür Özel’i eleştiren Erdoğan, “Aralarında bizim de dostlarımızın olduğu yabancı misafirlerin önünde süklüm püklüm yalvarmasını açıkçası izah edemiyoruz. Halbuki o dost bildiklerimiz “Nedir bu işin aslı?” diye şahsıma soruyor. Ben de kendilerine anlatıyorum. O da şok oluyor. Fakat daha sonra toplantıda bakıyorum ki o da önüne bir ufak tablo koymuş. Onunla birilerine cevap veriyor” ifadelerini kullandı.
’27 MAYIS’A GİDEN YOLUN TAŞLARINI DÖŞEYEN DÖNEMİN CHP’SİDİR’
Erdoğan’ın açıklamasından satır başları şöyle:
“27 Mayıs’a giden yolun taşlarını döşeyen dönemin CHP’sidir. Toplumsal gerilimi tırmandırarak ülkeyi darbe atmosferine sokan CHP olmuştur. İhtilal meşru haktır diyen dönemin CHP’nin genel başkanıdır. Asıl darbe yeter söz milletindir diyen ruha indirilmiştir. Millete haddinizi bilin, yoksa sizin de akıbetiniz dar ağacında sallanmak olun mesajı verilmiştir.
‘ANAYASA ÇALIŞMALARI İÇİN 10 HUKUKÇU ARKADAŞIMI GÖREVLENDİRDİM’
Nasıl 15 Temmuz direnişiyle darbecilere meydanları dar ettiysek nasıl Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle milli iradenin egemenliğini perçinlediysek, nasıl sandığın üzerindeki bütün vesayet gölgelerini ortadan kaldırdıysak, darbe anayasası utancından da bu milleti mutlaka kurtaracağız! 82 Anayasası, darbe döneminin tortularını taşıyor. Türk siyasetinin rüştünü ispat etmesine vesile olacak yeni anayasayı, evrensel ölçüleri yansıtan eksiksiz hürriyetler listesi olarak demokrasimizin envanterine katmakta kararlıyız. Dün itibarıyla 10 hukukçu arkadaşımı görevlendirdim, şimdi bu hukukçu arkadaşlarımız çalışmaya başlayacaklar. Bu çalışmayla birlikte de inşallah yeni anayasa hazırlık çalışmalarını yürüteceğiz. Biz, 23 yıl boyunca demokrasimizi yeni, sivil ve özgürlükçü anayasayla taçlandırma konusundaki hüsnüniyetimizi defalarca gösterdik. Ancak her seferinde muhalefetin uzlaşmaz tavrıyla muhatap olduk. Cumhur İttifakı olarak inşallah bu defa Meclis’teki diğer partilerin katkılarıyla ortak zeminde buluşmayı ümit ediyoruz.
‘SAYIN BAHÇELİ İLE NE YAPTIĞIMIZI GAYET İYİ BİLİYORUZ’
İç cepheyi güçlendirme çağrımızla başlayan, saygıdeğer Devlet Bahçeli’nin cesur çıkışıyla olgunlaşan terörsüz Türkiye çalışmalarında kritik bir eşiği aştık. Örgütün aldığı fesih ve silah bırakma kararıyla yeni bir safhaya geçildi. Her yeni aşamayla birlikte hem ümitlerimiz hem de yükümüz artmaktadır. Daha hassas, provokasyona daha açık bu aşamanın da kazasız belasız tamamlanacağına inanıyoruz. Sürecin başarısına dair güçlü irademizi her fırsatta vurguluyoruz. Yapıcı olmaya, tüm tarafları yüreklendirmeye, 86 milyonun tamamına güven veren bir dil kullanmaya özen gösteriyoruz. DEM Parti başta, diğer siyasi partilerin de bu konuda sorumlu bir üslup benimsediğini memnuniyetle müşahade ediyoruz. Yapıcı siyaset tarzı kıymetli… Terör bitmesin diyen muhterisleri muhatap almıyoruz. Sayın Bahçeli ile ne yaptığımızı gayet iyi biliyoruz. Terörsüz Türkiye hedefine ulaşınca ülkemizin ekonomi, özgürlükler ve diplomasi alanlarında büyük şahlanış yaşayacağını görebiliyoruz. Vatan uğruna bedel ödeyen herkes kazanacak, kardeşliğimiz daha da güçlenecek. Sivil siyasetin tepesinde sallanan silah baskısı ortadan kalkınca demokrasimizin sorun çözme kapasitesi artacak.
‘BELEDİYE VE VATANDAŞ ARASINDA CİDDİ BİR GÜVEN BUNALIMI OLUŞUYOR’
Belediyelerle ilgili ayyuka çıkan sıkıntıları ve çözüm önerilerimizi paylaştık. Belediye ve vatandaş arasından ciddi bir güven bunalımı oluşuyor. Belediyelerin çoğu özellikle de muhalefet belediyeleri borç içinde. Konser için kesenin ağzını nasıl açtıklarını gördük. SGK prim borçlarını gündeme getirdiğimizde maruz kaldığımız eleştirileri hatırlıyoruz.
Belediyelerde personel giderleri bütçenin yüzde 30’unu aşamaz, aşmamalıdır. Milletin parası kimsenin şahsi PR arpalığı değildir, olamaz. Sorunlara neşter vurma vakti geldi. 86 milyonun tamamını ilgilendiren belediyeleri siyaset üstü olarak ele almak istiyoruz. Muhalefetin depreme hazırlık, anayasa, terörsüz Türkiye gibi konularda uzlaşıya açık olmasını bekliyoruz.
SANCHEZ’E ‘İMAMOĞLU’ SİSTEMİ
“Türkiye’nin ana muhalefet partisi şeklen mevcuttur. Ancak ruhen ve fiilen münhaldır. CHP Genel Başkanı Sayın Özer, ne yazık ki bulunduğu makamın hakkını veremiyor. Çok konuşup genellikle boş konuşarak hem kendisini hem partisini komik durumlara düşürüyor. Ne dünyadan ve bölgeden haberi var ne de Türkiye’yi tanıyor.
Biz, onun yanlışlarını, gaflarını düzeltmekten usandık. Ancak o, bunlara her gün yeni bir yenisini daha eklemekten bıkmadı. Hadi bunları acemiliğine veriyor, hoş görüyoruz. Ama aralarında bizim de dostlarımızın olduğu yabancı misafirlerin önünde süklüm püklüm yalvarmasını açıkçası izah edemiyoruz.
Halbuki o dost bildiklerimiz “Nedir bu işin aslı?” diye şahsıma soruyor. Ben de kendilerine anlatıyorum. O da şok oluyor. Fakat daha sonra toplantıda bakıyorum ki o da önüne bir ufak tablo koymuş. Onunla birilerine cevap veriyor.
ÖZGÜR ÖZEL’E: TAKLACI GÜVERCİN
Ülkesini ona buna şikayet etmesini, Türkiye’nin ana muhalefet liderine yakıştıramıyorum. Yolsuzlukların üzerini örtmek, hırsızlıkları aklamak için yabancı konukların huzurunda adeta taklacı güvercin misali şekilden şekle girmesini, taaccüple seyrediyoruz.
Açık söylüyorum; biz, CHP’nin sırf bir avuç muhterisi savunmak uğruna İngiliz muhipler cemiyetine dönüşmesinden hiç memnun değiliz. Temennimiz Sayın Özer’in bir an önce titreyip kendine gelmesidir.
Sayın Özer kendisini ne kadar hızlı toparlar, sorumluluklarının farkına ne kadar erken varırsa ülkemiz ve milletimiz için daha hayırlı olacaktır. ”
akp yi gördükçe kuranı kerimde anlatılan firavun ve büyücüleri kıssası aklıma geliyor.
firavun ölür firavunluk kıyamete kadar ölmez.
Bütün tağutların firavunların alçakların zalimlerin sonu aynıdır.Bok çukurunda bok olmak!
Demokrasi amac degil aractir diyen hukuk yapacak !!!!