1. Haberler
  2. Manşet
  3. Erdoğan’ın ‘DEM Parti’ sözlerine AKP ve Saray’ın sitesinde sansür

Erdoğan’ın ‘DEM Parti’ sözlerine AKP ve Saray’ın sitesinde sansür

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün Kızılcahamam’da yaptığı açıklamada, “AK Parti, MHP, DEM biz en azından üçlü olarak bu yolda beraber yürümeye karar verdik” dedi. Erdoğan'ın sözlerinin AKP ve Cumhurbaşkanlığı’nın sitesinde olmaması dikkat çekti.

featured

Gazeteci Murat Yetkin’in bugün yayımladığı yazısında Erdoğan’ın bugünkü konuşmasındaki “süreç ittifaklarına odaklanırken, Erdoğan’ın söylemlerinin DEM Parti seçmeninde nasıl yankılandığına vurgu yaptı.

Yetkin, yazında şu ifadelere yer verdi:

“Erdoğan konuşmanın bir yerinde PKK’nın 11 Temmuz silah bırakmasını kastederek ‘Türkiye kazanmıştır’ dedi. Şu anda PKK’yı daha fazla ajite etmemek için pek kullanılmıyor bu ifade.

Diğer ikisi tartışmaya açık unsurlardı. Biri, konuşma boyunca birkaç kez vurguladığı Türk-Kürt-Arap ‘birlikteliği’ mesajıydı. Oraya birazdan geleceğim.

O İFADELER RESMİ METİNLERDE YER ALMADI

Diğeri de bu süreçte AK Parti, MHP, DEM birlikteliğiydi. İlk aşamada pek çok yayın kuruluşu haberi buradan gördü. Ama ilerleyen saatlerde bu durum değişti. Çünkü konuşmanın bu kısmına Cumhurbaşkanlığı sitesinde de AK Parti sitesinde de yer verilmediği görüldü.

Bu sözler akla ister istemez PKK’nın silahsızlandırılması yoluyla Kürt sorununa siyasi çözüm bulma, ya da resmi adıyla Terörsüz Türkiye sürecinin yeni Anayasa çalışmaları konusunda da geçerli olabileceğini getiriyordu. AK Parti ve MHP’nin parlamentodaki sandalye sayıları yeni Anayasa taslağını referanduma götürmeye yetmiyordu ama eğer DEM’in katılımıyla bir ‘süreç üçlüsü’ oluşmuşsa, bu üçlü Erdoğan’ın yeniden aday olup seçilebilmesi için erken seçim kapısını da açabilirdi. Tabii DEM seçmeninin bu durumda parti kararına tam uyacağı varsayımıyla.

DEM Partili Pervin Buldan bu iş birliğinin ‘sadece süreç’ için geçerli olduğunu söyledi; daha fazlası değildi. Erdoğan’ın çıkışının DEM yönetimi seçmeni gözünde zorladığı anlaşılıyor.”

Erdoğan’ın “Altını çizerek söylüyorum, Cumhur İttifakı olarak AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve DEM heyetiyle de birlikte bu süreci evelallah pişirerek geleceğe taşıyacağız” ifadeleri AKP’nin ve Cumhurbaşkanlığı’nın sitesinde yer verildi.

Buna ek olarak Erdoğan’ın konuşma metninde, “Gazi Meclisimizin sürece sunacağı güçlü katkının yürütülen çalışmalar açısından kritik önemde olduğu kanaatindeyiz. İşte bu süreçte rahmetli Sırrı Süreyya kardeşimizle, ardından Pervin Buldan Hanımefendi’yle ve Mithat Sancar’la bu hafta bir araya geldik, oturduk, konuştuk. Beraber, birlikte bu yürüyüş için neler yapabiliriz bunları konuştuk. Demek oluyormuş, daha güzel şeyler olacak” ifadelerinin de yine sitede yer aldığı görüldü.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. Yazıya dökmeye utanıyorlar! Çünkü milletin hafızası kâğıttan güçlüdür!”

    Bir cümle kuruldu, öyle sıradan değil, bir milleti yüreğinden sarsacak türden:
    “AKP, MHP, DEM… Üçlü olarak bu yolda beraber yürüme kararı verdik.”
    Bunu kim söyledi? Cumhurbaşkanı.
    Peki nerede? Resmî sitede yok.
    Niye? Çünkü bu söz yazıya döküldüğü anda, tarih olur, sorumluluk olur, ihanetin kanıtı olur!

    Bakın güzel kardeşim, mesele sadece bir sansür değil, bu tam anlamıyla milletin gözüne baka baka yapılan bir inkâr tiyatrosudur. Çünkü söylenenle yapılanın çelişkisini artık saklayacak yüz kalmamış. Cesaret yok, samimiyet yok, mertlik yok!
    Varsa varsa bir sinsilik var, bir “bu laf unutulsun” hali var.

    Nihat Genç olsa derdi ki:
    “Ey Saray! Madem söyledin, arkasında dur! Korkuyorsan niye söyledin, söylediysen neden kaçıyorsun?”

    Çünkü bu millet unutmaz!
    Çünkü bu millet, Apo’nun heykelini dikeceğiz diyenlerle tokalaşanı da, onları ‘beraber yürüdük biz bu yollarda’ şarkısıyla meşrulaştıranı da bilir.
    Ama işte, DEM’in adını ağızdan çıkarmak kolay, yazıya dökmek zor. Çünkü yazı, mürekkep kadar vicdan da ister.
    Kimi zaman bir cümle, bir devleti tökezletir.
    Kimi zaman bir suskunluk, bir ihaneti büyütür.

    Söz uçar, yazı kalır derler ya…
    Bu yüzden korkuyorlar! Çünkü o cümle kalırsa, yarın biri çıkar ve “Bu birlikteliğin adı nedir?” diye sorar.
    Ve bu sorunun cevabı, devletin değil, pazarlığın; milletin değil, çıkarların; Atatürk’ün değil, etnik ihanetin tarihine yazılır!

    O yüzden yazamıyorlar!
    Çünkü onlar da biliyor: Bu milletin bin yıllık devlet aklı, bu cümleyi asla kabul etmez!
    Yazarlarsa, kendi sonlarını yazmış olurlar.
    O yüzden susuyorlar…
    Ama unutmasınlar: Bu millet susmaz!

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!