‘Evde bulamadık!’a çare aranıyor

Daha önce alışverişin merkezi olan AVM'ler artık yalnızca eğlence ve yeme içme alanlarına dönüştü. İnsanlar ihtiyaçlarını artık 'e-ticaret'le yapıyor. E-ticaret bugün dünyada toplam alışverişin yüzde 40’ına ulaşmış durumda. Bununla birlikte büyüyen bir sektör de 'kargo' taşımacılığı. Ne var ki sorunlar da bu iki büyümeyle orantılı olarak gelişiyor.

‘Evde bulamadık!’a çare aranıyor

Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Sinan Öncel, “Perakende ciroları enflasyon kadar artarken e-ticaret ciroları yüzde 30-40 artıyor” diyor.  E-ticaretin artması ile sadece perakende değişmiyor. E-ticaretin hızla değiştirdiği başka bir sektör daha var: Kargo taşımacılığı yani lojistik.

Yeni kurye şirketleri kuruluyor. Migros, CarrefourSa gibi büyük mağaza zincirleri e-ticaret alt yapısını bu şirketlerle işbirliği yaparak güçlendiriyor.

İşte bu hızlı değişimin olumsuz yansımaları da var.

Son dönemlerde şikayet sitelerinde en fazla şikayet alan şirketler Aras, Yurtiçi Kargo, MNG gibi sektörün en önemli şirketleri.

“15 siparişten sadece biri geldi. Neymiş evde yokmuşuz. Gelmiyorlar bile artık. Not bile bırakmak yok.“

Son 2 yılda e-ticaret iş hacminin yüzde 80 arttığını söylüyor Güneş. Önceki yıllarda ana iş alanları ticaret ağırlıklı iken bugün merkezinde bireysel müşteri olan adrese teslim bir yapıya dönüştüklerini ekliyor.

SANCI YAŞIYORUZ

Kargo taşımacılığı sektörü yetkilileri ise bu yakınmaların yarısının doğru olduğunu itiraf ediyor ve nedenlerini şöyle anlatıyor: :“Eskiden mesela sadece Arçelik taşırdık. E-ticaretin gelişmesi dinamikleri değiştirdi. Artık kargoculuk sektörünün de buna evrilmesi gerekiyor. Şubeli yapıdan adrese teslim var. Katlara, evlere teslim ediyoruz. Dönüşüm gerekiyor. Sektör sancı yaşıyor. Şikayetler de bundan kaynaklanıyor. Ve bu şikayetlerin yüzde 50’si doğru. Dağıtıcı arkadaş eskiden 5-6 adres dolaşırken şimdi 15-20 adrese gitmek zorunda.”

ÖNERİLER

Hürriyet’ten Jale Özgentürk’e konuşan MNG İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Salim Güneş’in önerileri:

E-ticaret firmalarının talebine göre esnek dağıtım koşulları kurmamız gerek. Bu sistemde göndericiler ve alıcılar var. Alıcılara hizmet edilen yer gözüyle bakılıyor. Oysa o da bir müşteri. Onun taleplerine göre davranıp işini kolaylaştırmamız lazım.

Satın alırken evinizden mi başka bir adresten mi almak istersiniz diye sorulmalı. Avrupa’da alternatif teslim noktaları var. Hermes’in 15 bin teslim noktası var.

Bizde kargonun yüzde 100’ü adrese teslim çıkıyor. Biz de teslim etmeye çalışıyoruz. Evde var mı yok mu bilemiyoruz. Genelde evde yok çıkıyor. Çıkan kargonun yüzde 100’ü eve teslim.

Bir indirim zamanı oluyor. Anlaştığım e-ticaret firmasının yükü 50 binden 250 bine çıkıyor. Bir de iade var. Burada iş yükü daha fazla alınacak kargolanacak ve gönderilecek. Yüzde 20 iade oluyor.

Bu alanda yeni ekonomiler yaratılabilir. Biz yeni modeller üzerinde çalışıyoruz. 800 şubem var benim. Başka bir adrese bırakabilir miyiz diye müşteriye soracağız. Yeni adresler oluşturuyoruz. Kargo teslim kutusu gibi. Bir benzin istasyonu ile anlaştık. Mutlaka eve teslim derse fiyat farkı olacak.

PTT de bunu deniyor. 400 adet kutu almış. Müşteriye SMS gönderiyor kargonuz orada diye. E-ticaret firmalarının desteği ile bu sıkıntıların bir an önce giderilmesi gerek. İş modelleri geliştirmediğimiz taktirde herkes mutsuz olacak.

Salim Güneş, kasımdan başlayarak kendilerinin yeni bir duruş sergileyeceklerini söylüyor ve “Gönderici mutsuz, alıcı mutsuz. Kapasiteyi aştığım için şirketin algısı bozuluyor. Biz artık kapasitemize göre alacağız.”

Değişim kaçınılmaz. Hızına yetişemeyenin işi zor!