Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “HÜDA PAR” çağrısı tartışılıyor.
HÜDA PAR’A ‘BARIŞ’ ÇUBUĞU
Demirtaş Artı Gerçek’te yayınlanan söyleşisinde, İrfan Aktan’ın “HÜDA-Par’a vermek istediğiniz bir mesaj var mı?” sorusuna “HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Bey’i avukatlık yıllarımdan tanırım, kendisine şunu belirtmek isterim: Kürdün eli, Saray’ın bahçesinde bir Kürt siyasetçi için idam sloganları atılırken tuttuğunuz Mustafa Destici’nin elinden kıymetsiz değil. Bugün gidip tutmanız gereken el, Meclis’te HDP’lilerin elidir. Hiçbirimiz artık kirli oyunlara prim vermeden halkımızın çıkarlarına odaklanmalıyız. Umarım bu mesajlarım, tarihsel önemi itibarıyla karşılık bulur.” yanıtı vermişti.
‘MİLLİYETÇİ LİG YERİNE…’
Demirtaş’ın “Tutmanız gereken el, Meclis’ten HDP’lilerin elidir” sözleri tartışma yaratmıştı.
T24 yazarı Murat Sabuncu’nun Demirtaş’ın çağrısını değerlendirdiği analizinde “Meclis’te milliyetçi lig, muhafazakar lig grupları konuşulurken Kürtlerin ağırlıkta olduğu partilerin birbirleriyle en azından kavga etmemesi, gerektiğini düşünüyor olabilir.” sözleri dikkat çekmişti.
‘EYALET, ÖZERKLİK….’
Cumhuriyet yazarı Zülal Kalkandelen de Demirtaş’ın ‘Hizbullah’ çıkışını bugünkü köşesine taşıdı.
HÜDA Par’ın bölücü talepleri dışındaki amaçlarına da dikkat çeken Kalkandelen “6284’ün kaldırılmasını, zinanın suç olmasını, kadınların dinine, inancına ve fıtratına uygun çalışmasını, karma eğitimin zorunlu olmamasını, süresiz nafaka uygulamasına son verilmesini savunan, sokak hayvanlarının öldürülmesini isteyen Hizbullah’la ilişkilendirilen bir partinin elini tutmak Demirtaş için sorun değil…” ifadelerini kullandı.
“Acaba HÜDA PAR’ın HDP ile el ele tutuşmasını gerektirecek vaatleri, programındaki şu öneriler mi?” diye soran Kalkandelen şöyle devam etti:
“Olumlu ve olumsuz tüm yönleri ile eyalet sistemi, özerklik, federasyon gibi yönetim modelleri üzerinde serbestçe tartışılabilmeli.”
“Türkiye Cumhuriyeti devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin Türk olduğu nitelemesinden vazgeçilmeli.”
‘ÇOK ŞAŞIRTICI DEĞİL…’
“Kürtçe, Türkçe ile beraber ikinci resmi dil olarak kabul edilmeli, Kürtçe aynı zamanda eğitim dili olmalı.”
“Başta Şeyh Said olmak üzere Kürtlerin büyük bir saygı ile andıkları Kürt âlimlerine zulmedildiği resmen kabul edilmeli, yakınlarından ve bütün halktan özür dilenmeli.”
“Medreseler iyileştirilmeli.”
Durum böyleyse, geçmişte HDP’nin siyasal İslamcı AKP ile de el ele verdiğini düşününce çok şaşırtıcı değil aslında. Ama bölge partisi değil, Türkiye partisi olacaklarını iddia ediyorlardı; demek ki olamamışlar.”
Demirtaş’tan Hüda Par’a: Tutmanız gereken el HDP’lilerin eli
Bu etnik ulusalcılıktır. “Biz Kürdüz” diyor. Aynısını egemenlik hakkı olan Türkler yapınca faşistlik oluyor. Uyanın.
Müebbet hapisten kurtulurum umuduyla ne el olsa tutar bu :))