Eylül’de okunması gereken 10 kitap

Eleştirmen Ahmet Yıldız, Eylül ayında okunması gereken 10 kitabı yazdı

Eylül’de okunması gereken 10 kitap
(DHA)\n

1- Gençler İçin 50 Turfanda Miir / Özdemir İnce

Ve Yayınevi, 2019. Kapak resmi ve iç resimler: Ekrem Kahraman

Yaşayan en iyi şairlerimizden, Türk kültür dünyasına yüzlerce çeviri binlerce yazı ve şiir yazmış, adeta bir kültür fabrikası gibi çalışmış Özdemir İnce, ilerlemiş yaşına rağmen (galiba 83) durmadan yaratıyor.

Son şiir kitabını herkesin alması gerekiyor.

Bilgeleşmiş bir bilincin şiirin sınırlarını zorladığı, her bilgenin başvurduğu alay ve yergi ve de “hayat dersleri” dolu bu şiir kitabını okumak veryansintv.com okurları için büyük bir kazanım olacaktır.

2- Sen Bana Bakma Ben Senin Baktığın Yönde Olurum / Özdemir Asaf

Yapı Kredi Yayınları, 14. Baskı / 2019

Özdemir Asaf sevdiğim şairlerden biri. Onun yaşamı da gerçek bir sanatçı/şair yaşamıdır.

Bir şair gibi yaşamıştır yani. Yazar ve şairlerde bu benim için önemli olmuştur hep; sıradan ölümlüler gibi yaşayanların sanatçı olmaları zordur!

Kuşkusuz sıradan bir memur gibi tıngır mıngır yaşayan şairler de var: Behçet Necatigil gibi. Ama onun da içi fırtınalarla doludur, biliyorum.

Sen Bana Bakma, Ben Senin Baktığın Yönde Olurum kitabı ve bu kitapla birlikte verilen CD, Özdemir Asaf’ın kızı Seda Arun’un babasının sesini kaydettiği kayıtlardan oluşuyor. Bu kayıtlarda Özdemir Asaf’ın kendi sesinden şiirleri ve bir de İstanbul Radyosu’nda yapılan röportajı bulunuyor.

Seda Arun, kitabının ön sözünde evlenme teklifi aldığında konuyu babasına nasıl açtığını, onun verdiği tepkiyi ve şiirlerin kaydedilme hikayesini de anlatıyor: “Beş sene olmuştu annemle babam ayrılalı. O mayıs akşamı babam, annemin Caddebos­tan’daki evine geldi. Sofrada babamla karşılıklı oturduk… Sonra annem konuyu açtı. Sordu. Benim yanaklarım yine kızarmıştı. Cevabını bekliyordum ama vermedi. ‘Benim şiir kitaplarım nerede?’ diye sordu. Annem kitapları sofraya getirdi. Babam tabağını kenara itti. Rakı bardağını kitaplardan uzaklaştırdı. Sayfaları karıştırmaya başladı. Şiirlerle cevap vereceğini anla­mıştım. Makaralı teybi sehpanın üzerine koyup düğ­mesine bastım.”  şiirleri de bulunuyor.

3- Bir Ömür Nasıl Yaşanır? / İlber Ortaylı

Kronik Kitap, 2019

Ülkemizin iyi tarih kitapları yayınlayan yayınevine ihtiyacı vardı. Türk Tarih Kurumu Yayınları başlı başına bir ekoldür o başka. Tarihi, diğer kitap çeşitlerinin arasına “garnitür” yapan yayınevleri de kuşkusuz olacaktır.

Kronik Kitap salt tarih yayıncılığıyla iki yıldır müthiş bir ivme yakaladı. Bir zamanlar Selenge Yayınları vardı ortalığı alt üst eden kitaplarıyla. Kronik Kitap biraz daha serinkanlı ama dikkatli ve özenli.

Prof. Dr. İlber Ortaylı kuşkusuz yaşayan en büyük tarihçimiz en büyük bilim insanlarımızdan. Ne söylese kaydedilmeyi hak ediyor.

İlber Hoca’nın deneyimlerini paylaştığı bu kitap özellikle gençler için mükemmel bir yol haritası. Bu bilge insan yediden yetmişe herkesin faydalanacağı bu kitapta, bir insanın, çocukluktan itibaren hayatın hemen her alanında ihtiyaç duyacağı çözümleri nasıl bulabileceğini örnekler vererek anlatıyor. “Herkes kendi talihinin mimarıdır” sözünü hatırlatarak, kendi yolunu çizmenin ne anlama geldiğini tüm kritik noktalarıyla yorumluyor.

Yenal Bilgici‘yle yapılmış söyleşilerden oluşan bu kitap “Daha anlamlı yaşam için İlber Ortaylı’dan tavsiyeler…”

“Cesur olun. Kendinizi rahat hissettiğiniz alanın dışında pencereler açın. Farklı dünyalarla ancak böyle tanışırsınız. Ben hep yerimde dursaydım, dünyamı değiştirecek insanları aramasaydım, bugün tanıdığınız ben olmazdım. Bir insanın bittiği an, miskinliğe esir olduğu andır. İnsan, konforundan vazgeçmeyi göze almalıdır. Kendi dünyasını yerinden kendisi oynatmalıdır.”

4- Kimselere Yar Olmayan Kuşlar / Zafer Doruk

Sel Yayıncılık, 2019

Zafer Doruk iyi öykü yazarlarından; iyi bir dostum aynı zamanda. Kadıköy’deki sahafına kavuşana kadar Çukurova’nın epey tozunu yuttu. Adana’nın yetiştirdiği önemli yazarlarımızdan. Saygı duyduğum bir yanı da yalnızca kendi türüne odaklanması; öyküden başka şey yazmaz!

Serkeş (serseri demiyorum; o kadar değil) kahramanların yazarıdır Zafer. Kenarda köşede ama ince bir hümanist damarı hep taşıyan insanlar onun sevdiğim kahramanlarıdır.

12 Eylül darbesinden günümüze uzanan geniş bir zaman diliminde Çukurova’nın arka mahallelerindeki yasak aşkları, evlerinden alınan babaları, torbacıları, bıçkınları ve uçurtma kralı çocukları anlatıyor.

5- Birlikte Yaşamanın Yolları / Camille Bordas 

Aile, bir toplumun temel direği; çekirdek. Özellikle Türk toplumunda ailenin önemi küçük bir komünal yaşam örneğidir.

Keşke Türk bilim insanlarımız binlerce kitap yazsa bu çekirdek hakkında; aile içi şiddet de durur inanın.

Camille Bordas

Fransız yazarı bu nedenle kıskandım. Aileyi inceleyen ve aile içinde üyelerin ilişkilerini mercek altına alan bir yazar Camille Bordas.

Birlikte Yaşamanın Yolları‘nda, bir ailenin en genç kızı Isidore’ye odaklanarak diğer üyelerle ilişkileri, bir anlamda ‘insanı örseleyen bir dünyada sağlam kalma mucizesini’ anlatıyor.

Benim için ilginç bir kitap; sizin için de öyle olacaktır.

6- Mazisi Olan Kadın / F. Scott Fitzgerald

Can Yayınları, Eylül 2019. Çeviren: Roza akmen

Bizde “yeni nesil” edebiyat çevresi (daha çok Türk edebiyatı ve diline saygısız liberal edebiyatçılar) bildiğimiz bin yıllık hikaye/öyküye, gavurcasından kopya “kısa öykü” diyeli şurada bir kaç yıl oldu.

İşte o “kısa” öyküye gerçek örnek F. Scott Fitzgerald‘ın bu kitabıdır. Hemingway‘ın “sıkı” arkadaşı ve mektup arkadaşı bu “kayıp kuşak” yazarı her zaman okunmaya değer.

“Çay partileri, geziler ve danslarla geçen bir hayat, tatlıya bağlanan anlaşmazlıklar ve masum üzüntüler”in anlatıldığı bir öyküler toplamı Mazisi Olan Kadın.

7- Aden Arabistan / Paul Nizan

    Ayrıntı Yayınları, Eylül 2019. Çeviren: Şule Çiltaş Solmaz

Batı edebiyatı ve Batılı aydınların şu üstünlüğü var: Bizim bugün yaşadığımız tüm düşünsel ve toplumsal olayları onlar bizden önce yaşamış olmaları. Paul Nizan 1905-1940 yılları arasında kısa bir ömür yaşamış. Bu yılların, savaş öncesi Avrupasının tüm toplumsal/düşünsel gerilimlerini üzerinde yaşamış.

Bir komünist ülkesi için milliyetçilerle birlikte savaşır mı? Bu soruyu örneğin Nizan üzerinden yanıtlayabiliriz.

Sartre “önsöz”de şöyle yazıyor:

‘İnsan nereye saklandı? Boğuluyoruz; çocukluk çağlarımızdan beri sakat bırakıldık: Hepimiz canavarız!’ Gerçek halimizi bu şekilde teşhir eden kişi için, sadece bedeni acıyla yüklüydü demek yetmez: Yaşarken, mahvolma tehlikesi olmadan bir saat bile geçirmedi, öldükten sonra, daha da kötü bir tehlikeyle karşılaştı: Uzgörüşlülüğünün bedelini ona ödettirmek amacıyla, bir grup zavallı onu dünyadan silmek için komplo kurdu…

Buyrun hadi okumadan geçin Nizan’ı!

8- Nelson Algren’e Aşk Mektupları / Simon De Beauvoir

Alfa Yayıncılık, 2019. Çeviren: Pınar Evler – Tülay Özçamur

İnsanı en iyi tanıtan yazı türü mektuplarıdır derler. Mektuplar en içten, en samimi yazılardır. Kimse yalan yazmak için mektup yazmaz.

Yalnızca Jean Paul Sartre‘yle evli olduğunu sandığımız Simone de Beauvoir‘in 1946’dan sonra  tam 20 yıl süren bir ikinci aşkının da olduğunu anlıyoruz!

Aşk Mektupları yalnızca bir aşkın hikâyesini anlatmakla kalmıyor, mektup yazdığı aşkı Nelson Algren’i de tanıtıyor bize. Kendini de elbette. Yaşantıları, kitaplarının yazım süreçleri, entelektüel çevreleri, okudukları kitaplar ve dünyaya bakış açıları… Camus’den Capote’ye, Giacometti’den Sartre’a, Koestler’dan Wright’a pek çok yazarın altın çağını yaşadığı bir döneme birinci ağızdan tanıklık edebiliyoruz.

Hem Avrupa hem Amerikalı aydınları anlatan altın değerinde bilgiler içeriyor.

9- Öznenin Diyalektiği / Dr. Mutluhan İzmir

İmge Yayınları, 2. baskı, 2019

Sahnedeki oyuncu egodur, oyunu yazan ve ışıkları yönetense Öteki’dir.

Ancak ego da Öteki de öznenin yapısının içinde yer alırlar. Özne, bu unsurları içeren diyalektik bir bütündür.

Bu nedenlerle, Hegel’den Sartre’a, Freud’dan Lacan’a uzanan özne kuramında kendilik, bilinçle bilinçdışının birlikte oluşturduğu bir bütünü ifade eder.

Bu bütünün içindeki hangi kısmın bilinçli kendilik olarak ortaya konulacağını, öznenin Öteki’yle kurduğu diyalektik ilişki belirler.
Psikolojinin ve psikiyatrın kavramlarını daha iyi ve kolay tanımak için Psikiyatrist Dr. Mutluhan İzmir’in kitabı mutlaka kütüphanenizde olmalı.

Kazım Karabekir Paşa’nın 1930 yıllarında yazdığı ve yayınlanmasını ailesine vasiyet ettiği, yakın tarihimizin bir bölümünü belgeleriyle en doğru olarak anlatan İstiklal Harbimiz eseri, ancak 1960 yılında yayınlanabilmişti.

Ancak ne yazık ki ve anlaşılmaz biçimde aynı yıl eser yayınlanmasından hemen sonra mahkeme kararıyla toplatılmıştır.

5 sene süren mahkeme sonrası, beraat ettiğinden yayınına devam edilmiştir. İstiklal Harbimizin başlangıcını ve bilhassa doğu hareketlerini bilmek isteyen tarih sevenlerimizin gösterdiği büyük ilgiden dolayı oldukça hacimli olan eseri Truva yYayınları 5 cilt olarak, yeniden düzenleyip yayınladı.

Mutlaka okunması gereken bir kitap.