FETÖ yargıda üç renk!

Kripto FETÖ'cülerin yargı içinde "Hak-Yol’cu, Menzil’ci, İlim Yayma’cı, Ülkücü, sosyal demokrat" gibi grup ve kimlikler içine yerleştiği belirtildi.

FETÖ yargıda üç renk!

"Geçen hafta HSK’nın 9 hâkim-savcıyı ihracı, 4’ünü açığa alması, 22 tanesinin göreve iade talebinin reddi ve Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nın 44 hâkim savcı için gözaltı kararı bir şey ifade ediyor mu?" diye soran Hürriyet yazarı Nedim Şener, FETÖ'nün yargı içinde renklenerek saklandığını belirtti. Başka gruplar, tarikatlar ve kimlikler içinde varlığına devam eden FETÖ'cüler için "Hangi kimlikler mi? Hak-Yol’u yakından bilen üst düzey bir hâkimin ifadesiyle, “Hak-Yol’cu, Menzil’ci, İlim Yayma’cı, Ülkücü, sosyal demokrat bunlardan birkaçı...” ifadelerini kullandı.

Şener'in yazısının satır başları şöyle:

"FETÖ, kendisine karşı olan KAY-DER içinde aktif olmak için, kendi üyelerinin muhafazakâr bilinenlerden “Vefa”, Ülkücü bilinenlerinden “Ay Yıldız”, sol görüşlü bilinen örgüt üyelerinden “Sosyal Demokratlar” gruplarını oluşturdu. Böylece KAY-DER içindeki muhafazakâr, Ülkücü ve solcu grupların içinde etkili oldu.

‘İÇKİ İÇ, EŞİNİN BAŞINI AÇ’

Peki bunları biz nereden öğreniyoruz? 9 yıl hapis cezası alan HSYK 1. Dairesi Tetkik Hâkimi İbrahim Cansız’ın 25 Kasım 2016 tarihli itiraflarından.

Muhafazakâr bir ailenin çocuğu olan İbrahim Cansız, Ankara Merkez İmam Hatip Lisesi’nde FETÖ’cülerle tanışmış. 1994’te mezun olduktan sonra Refah Partisi Keçiören Gençlik Kolları’nda çalışan Cansız, 1994-1995 döneminde FETÖ’nün Maltepe Dershanesi’ne kaydını yaptırıp o yıl Marmara Hukuk Fakültesi’ni kazanmış. 1999’da mezun olduktan sonra önce avukatlık, sonra hâkimlik stajına başlamış. Cansız o dönemi şöyle anlatıyor: “Staj yapan hâkim adaylarını sorumlusu, yeni hâkim adaylarına mesleki olarak kendimizi iyi yetiştirmemiz gerektiğini, dindar görüntü verilmemesini, başörtüsü takan eşlerin başörtülerini çıkarmalarını, görev gerektirdiğinde içki içilebileceği yönünde şeyler söylüyordu. Avukatlık stajını bırakıp hâkimlik stajına başladı. Cemaatin talimatı ortadaydı, ben eşimle konuştum; kendisine talimat konusundan söz etmeden kendi kararım olarak başörtüsünü çıkarmasının benim lehime olacağını anlattım. Bu şekilde kendisini ikna ettim. Yani mesleğe başladığımda eşim başını açmıştı.”

FETÖ KARŞITI DERNEKTE ÖRGÜTLENDİLER

Cansız’ın stajı 2002’de sona erdi ve Balıkesir’e hâkim olarak atandı. 2011’de de Adalet Bakanlığı Tetkik Hâkimliği’ne geçti. Cansız, bakanlığa geçtikten sonra 2012 sürecini şöyle anlatıyor:

“Ben o dönem KAY-DER ile de tanıştım ve oraya gidip gelmeye başladım. Benim tetkik hâkimi iken KAY-DER ile olan temasım ayrıca Mesut Çeken’in ara sıra yine KAY-DER ekibinin kahvaltılarına gidip gelmesi nedeniyle cemaat içerisinde bulunduğum gruptan beni ayırdılar. ‘Vefa Birimi’ adı altında oluşturulan o tarihte CTE Genel Müdürlüğü’nde genel müdür yardımcısı olan Rasim İsa Bilgen’in sorumluluğuna ikimizi verdiler. Personel genel müdürlüğündeki diğer arkadaşlarla irtibatımızı kesmemiz söylendi.

KAYDER içinde yer alan ‘Vefa birimi’, Ülkücü camia içerisinde ‘Ay Yıldız birimi’ olarak adlandırılmıştı. Sosyal demokrat gruplar içerisinde de yapılanmaya gidilmişti ama şu anda ismini hatırlamıyorum.

KRİPTOLAR ARTIK BAŞKA RENKTELER

Bu yeni teşkilatlanmanın bakanlık içerisinde cemaate yönelik başlatılan tasfiye sürecine karşı bir tedbir olduğunu hatta taşraya sirayet ettirileceğini Rasim İsa Bilgen söylemişti. Bu birimdeyken bize söylendiği üzere cemaat mensubiyetine ilişkin hiçbir şüphe uyandıracak söz ve işlem yapmamız mümkün olmadığından personel alımında veya başka şekilde referans olsa bile bu kişiler cemaat mensubu olmayan kişilerdi. Bakanlık içerisinde cemaat mensubu olmadığı düşünülen çok az sayıda insan vardı. Vefa birimi yahut Ay Yıldız birimi veya ismini bilmediğim ancak sosyal demokrat grup içerisinde bulunan cemaat mensuplarının, izah ettiğim ilkeler ve hareket tarzı içinde bulunsa dahi, ByLock uygulaması deşifre olduğu için halen deşifre olmaması pek mümkün değildir.”

Evet, ByLock yazışmalarından ya da ifade metinlerinde “Vefa”, “Ay Yıldız” ve “Sosyal Demokrat” olarak bilinen kripto FETÖ’cülerden bazıları tespit edildi. Ya edilemeyenler? Onlar artık bu isimleri kullanmıyorlar, kendilerini başka kimliklerin arkasına gizliyorlar.

Hangi kimlikler mi? Hak-Yol’u yakından bilen üst düzey bir hâkimin ifadesiyle, “Hak-Yol’cu, Menzil’ci, İlim Yayma’cı, Ülkücü, sosyal demokrat bunlardan birkaçı...”