featured

Feyzioğlu bu kez tepki çekti: Savcı Sayan’ın dini nikah şovuna katıldı

service

Ağrı’ya giden TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, AKP Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan’ın belediye çatısı altında dini nikah kıyma uygulamasına alet oldu.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun da katıldığı ve nikah şahitliği yaptığı görüldü. Çiftin nikahı, hem resmi hem de dini nikah şeklinde kıyıldı. Nikahı Savcı Sayan kıydı.

AKP Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, belediyede resmi nikah ile dini nikahın bir arada kıyılması uygulamasına geçmişti. Buna göre, belediyede imam nikahı talebinde bulunan kişiler, bunu resmi nikahla birlikte kıydırabiliyor.

Savcı Sayan’ın sosyal medya hesabından paylaştığı bir görüntü ise çok konuşulacak.


Ağrı’da Orta Doğu Gazeteciler Cemiyeti Genel Başkanı Nihat Aydın’ın kızı Meryem Aydın ile damat Rıdvan Çekim’in nikah töreni gerçekleştirildi. Görüntülerde, nikah törenine Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun da katıldığı ve nikah şahitliği yaptığı görüldü. Çiftin nikahı, hem resmi hem de dini nikah şeklinde kıyıldı.

Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan’ın kıydığı nikah, Sayan’ın Feyzioğlu’na karşı, “Sayın Başkanım, biz dini nikahı ve resmi nikahı birlikte kıyıyoruz” şeklindeki sözleriyle başlıyor.

Savcı Sayan söz konusu görüntüleri ise, kişisel Twitter hesabından, “Belediyemizde dini ve resmi nikahı birlikte kıyıyoruz.. Bugünkü çiftlerin nikah şahidi ilimizde bulunan Türkiye barolar birliği başkanı Sayın Metin Feyzioğlu idi. Türkiye’de ilk olan uygulamamızı çok beğendi. Kendisine çok teşekkür ederiz ilimize hoş geldiniz diyoruz…” notuyla paylaştı.

FEYZİOĞLU MÜFTÜ NİKAHINA KARŞI ÇIKMIŞTI

TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, 2 yıl önce hükümet tarafından müftülüklere nikah kıyma yetkisinin verilmesini öngören kanun tasarısına karşı çıkmıştı.

Feyzioğlu, ”Bu düzenlemeyle toplum, ‘müftüye nikah kıydıranlar’ ve ‘belediyeye nikah kıydıranlar’ diye bir kez daha bölünecektir. Müftülere nikah kıydıranların ne kadar dindar, belediyelere nikah kıydıranların ise dinsiz olduğu teması işlenecektir. Toplumumuzun karşı karşıya olduğu farklı kırılma hatları, bu defa doğrudan doğruya toplumun bel kemiği olan aile kurumunun içine girecektir” demişti.

Resmi nikahın Anayasa ile koruma altına alınmış olan İnkılap Kanunları arasında sayıldığını anımsatan Feyzioğlu, dini nikahı resmileştirilecek düzenlemenin Anayasanın özüne aykırı olduğunu vurgulamıştı.

İşte Feyzioğlu’nun eski açıklamaları:

”Ortadoğu’nun iç savaşların pençesinde yakılıp yıkılmasının arkasında laik toplum ve devlet düzenlerinin yerleştirilememiş olmasının en temel sebep olduğu ortaya çıkmıştır. Küresel güç odaklarının Ortadoğu’nun yangınını Türkiye’ye sıçratmak için sahneledikleri tüm oyunların şu ana kadar boşa çıkmış olmasının sebebi, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluştan itibaren laik bir düzeni benimsemiş olmasıdır.

Masumane gibi görünen gerekçelerle takdim edilen müftülük nikahının resmileşmesi ise laik düzeni doğrudan tehdit etmektedir. Bu gerçekleri ve duyduğumuz derin kaygıyı başta kadınlar olmak üzere toplumun tüm kesimleri ile siyasi iktidarın ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin dikkatine sunuyoruz.”

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Feyzioğlu bu kez tepki çekti: Savcı Sayan’ın dini nikah şovuna katıldı

You have to agree to the comment policy.

0 Yorum

  1. 2 sene önce

    Atatürk’ün İnkilapları ile İmkan Elde edenler, Kendilerinden sonrakilerin bu imkanlardan yararlanmasını arzu etmiyor her halde !
    Bir diğer hususta bu sahtekar dinciler, Cenabı Allah’ın Evlilik Kurumunu Resmileştirme Emrini Din adamlarına ( Üretmeyen / Üretilenleri haksız yere zimmetine geçirenlere ) Maaş Kazandırma Emri olarak Anlıyorlar Herhalde !! Kur’anı kerimde ” Din Adamları ” ile ilgili geçen ayet’ler Olumu mu / Olumsuz mu bir araştırsınlar.

    Cevapla
  2. 2 sene önce

    Resmi nikahı da müftü yapsaydı sıkıntıydı… İki ayrı devlet görevlisi tarafından aynı mekanda yapıldı sadece … Bunda sıkıntı olmaması gerek..

    Cevapla
  3. 2 sene önce

    Doğum, evlilik ve cenaze insan hayatının köşe taşları. Bunlar için gerekli dini uygulamaları yerine getirmeyen birinin dinsiz olarak görülmekten rahatsız olması saçma.
    Mesela Müslüman biri cenazesinin yakılmasını vasiyet edemez. Eğer ederse, dinsiz olarak görülmekten bi zahmet rahatsız olmasın.
    İslam’a göre doğumda yapılması farz olan dini bir uygulama ise yok. Bunun temelinde İslam’ın Hristiyanlıkta vaftize yol açan mantığı, yani ”asli günah”ı kabul etmeyişi var. İslam’da her çocuğun Müslüman olarak doğduğu kabul edildiği için, doğuma özel ve farz olan dini bir uygulama yok.
    Uzun lafın kısası, dinin hayata ve evrene dair, ”devlet aklı”nı aşan bir bakış açısı vardır. Bu nedenle dindar insan doğum, evlenme, cenaze gibi durumlarda sadece ”devlet aklı”yla yetinemez. Bu olaylar onun için resmi olarak düzenlenmiş basit doğum-ölüm kayıtları değildir.
    Kaldı ki dindar insanların bu ihtiyacını hukuken karşılamak hiç de zor değil.

    Cevapla
  4. 2 sene önce

    Ben bir şey anlamadım bu haberden.

    Cevapla