Fransa’da aylardır sosyal medya platformlarından “Her şeyi durduralım” sloganıyla yapılan çağrıların sonucunda ülkenin dört bir yanında eylemler düzenleniyor.
Macron’un sosyoekonomik politikalarına karşı çıkan protestocular başkent Paris ile Lyon ve Rennes gibi kentlerde sabahın erken saatlerinden bu yana trafiğin durdurulması ve otobüslerin trafiğe çıkmasının engellenmesi için farklı girişimlerde bulunuyor.
Ulusal basındaki haberlere göre, Rennes kentinin güneyi ve kuzeyindeki çevre yolunda bir araya gelen yüzlerce eylemci, trafiği durdurmak için yollara barikat kurdu.
Kentin kuzeyindeki eylemciler barikatları ateşe verdi. Güvenlik güçleri, bu noktadaki protestocuları bölgeden uzaklaştırarak bir süre aksayan trafiğin yeniden akmasını sağladı.
Rennes’de ayrıca, Alma Köprüsü’nün altında bir otobüs ateşe verildi.

Ülkenin en büyük kentlerinden Lyon’da ise göstericiler, tramvay yoluna çöp kutuları devirdi ve bunları ateşe verdi.
Kentte M7 yolunda trafiğin aksamasına neden olan eylemler yapılırken Lyon-1 Üniversitesinin önünde de barikatlar kuruldu.
Sosyal medyaya yansıyan görüntülere göre polis, Paris’te toplu taşımada kullanılan otobüslerin trafiğe çıkmasını engellemek isteyen eylemcilerin bulunduğu otobüs terminali önünde nöbet tutuyor.
Polis ekipleri, Paris’in çevre yolunda Montreuil Kapısı noktasında trafiğin durdurulmasını engellemek için yola çıkan eylemcileri biber gazı kullanarak uzaklaştırmaya çalıştı.

Başkentin farklı bölgelerinde bazı lise öğrencileri de okullarının girişlerinin önünde çöp kutularıyla barikatlar kurdu.
Ülke genelinde 100 bin kişinin katılması beklendiği gösterilerin gün boyu devam etmesi bekleniyor.
POLİS VE EYLEMCİLER ÇATIŞTI
Fransa’da ülke genelinde binlerce kişinin katıldığı Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron karşıtı gösteriler sürerken polis ve eylemciler arasında yer yer arbede yaşandı.
Yeni hükümet değişikliğinin yaşandığı ülkede Macron’un politikalarına tepki gösteren eylemciler sokaklara indi.
“Her şeyi durduralım” sloganıyla düzenlenen eylemler, başkent Paris başta olmak üzere şiddet olaylarına sahne oldu.
Eylemciler polise farklı cisimler fırlatıp ateşe verdikleri çöp kovalarıyla yolları kapatırken, polisler de eylemcilere biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etti.
Protestocuların yağmalama eylemlerinde bulunacağı gerekçesiyle başkentteki Forum des Halles alışveriş merkezi kapatıldı.

Aynı zamanda Paris’in Chatelet bölgesinde bir iş yeri yandı, polis metro ve çevresindeki göstericileri biber gazı ile püskürttü.
Ülkenin ikinci büyük kenti Marsilya’da da polis ve göstericiler arasında gergin anlar yaşandı, polis göstericilere karşı biber gazı kullandı.
Montpellier kent merkezi de şiddet olaylarına sahne oldu, polis eylemcilere tazyikli suyla müdahalede bulundu.
Ulusal basının İçişleri Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı verilere göre, ülke genelinde 273 noktada gösteriler yapıldı ve 157 yol kapatma eylemi gerçekleştirildi.
Ayrıca eylemlerde 171’i Paris’te olmak üzere 296 kişi gözaltına alındı.
SİYASİLERDEN TEPKİLER
Gözaltına alınan eylemci sayısının 280’i aştığı eylemler devam ederken, X hesabından yaptıkları açıklamalarla şiddet olaylarına tepki gösterdi.
Fransa’da bu hafta düşen François Bayrou hükümetinin İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, ülke genelindeki gösterilerde 80 binden fazla kolluk kuvvetinin görev aldığını belirterek, polislere yönelik şiddet eylemlerine sert çıktı.
Retailleau, bir polisin kaldırım taşıyla hedef alındığına dikkati çekerek, görev başındaki polisler ile dayanışma mesajı verdi.
Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisinin önde gelen isimlerinden Jean-Luc Melenchon da açıklamasında göstericilerden dikkatli ve temkinli olmalarını istedi, İçişleri Bakanı Retailleau’yu “provokasyon” arayışında olmakla suçladı.
LFI milletvekili Clemence Guette ise Fransız halkının “barışçıl bir şekilde” eylem yaptığını belirtti. Guette, “Her yerde Retailleau meşru bir öfkeyi susturmak için biber gazı ve copların şiddetini serbest bırakıyor. Gösteri hakkı anayasal bir hak.” ifadesini kullandı.
Eylemcilerden dikkatli olmalarını isteyen Guette, yeni Başbakanı Sebastien Lecornu’nun ilk görev gününe “şiddetin damga vurduğunu” belirtti.
Bir diğer LFI milletvekili Emmanuel Fernandes de Strazburg’da bir lisenin önündeki eylemlerde polisin “çok yoğun şekilde biber gazı kullanmasını” eleştirdi. Fransız vekil, “baskıya son verilmesi ve ifade özgürlüğünün sağlanması” çağrısı yaptı.
![]()
YENİ BAŞBAKAN GÖREVE BAŞLADI
Eylemler devam ederken Cumhurbaşkanı Macron tarafından atanan yeni Başbakan Sebastien Lecornu, görevi François Bayrou’dan devraldı.
Lecornu için başbakanlıkta devir teslim töreni düzenlendi.
Fransa’da 8 Eylül’de hükümeti düşen merkez sağcı Bayrou, törende yaptığı konuşmada, “Hükümete yardım etmek için ben ve ekibim elimizden geleni yapacağız.” dedi.
Bayrou, Fransa’nın sonsuza kadar bölünme ve şiddet ortamı içinde kalacağını düşünmediğini belirterek, bu durumun ülkenin geleceği için bir engel teşkil ettiğini vurguladı.
Macron’un dün atadığı yeni Başbakan Lecornu da Bayrou’ya, yardım teklifi ve görüşlerini savunmak için gösterdiği cesaretten ötürü teşekkür etti.
Lecornu, uzun bir konuşma yapmayacağını kaydederek, “İçinde bulunduğumuz bu istikrarsızlık ve siyasi kriz tevazu gerektiriyor.” dedi.
Muhalefetle çalışma konusunda daha ciddi ve yaratıcı olunması gerektiğini ifade eden Lecornu, gelecek günlerde farklı siyasi ve sendika güçleriyle bir araya geleceğini duyurdu.
Düşen Bayrou hükümetinde Savunma Bakanı olarak görev yapan Lecornu, Val-d’Oise vilayetinde 1986 yılında doğdu.
Lecornu, siyasi hayatına henüz 19 yaşında milletvekili yardımcısı olarak başlarken, Macron’un Cumhurbaşkanı olduğu 2017’den bu yana farklı bakanlıklarda görev yaptı.
MUHALEFET GÜVEN OYLAMASI İSTİYOR
Ulusal basında yer alan haberlere göre, Macron’un solcu ittifakın en fazla sandalye elde ettiği 2024 erken genel seçimlerinin üzerine başbakanlık koltuğu için üçüncü kez merkez sağcı bir ismi denemesine tepkiler sürüyor.
Yaklaşık 8 yıldır hükümetin farklı kademelerinde yer alan eski Savunma Bakanı merkez sağcı Sebastien Lecornu’nun başbakan olarak atanmasına en büyük tepki ise sol cepheden geldi.
Mecliste en fazla sandalyeye sahip solcu Yeni Halk Cephesi (NFP) ittifakının en büyük partisi Boyun Eğmeyen Fransa’nın (LFI) Genel Koordinatörü Manuel Bompard, BFMTV’de katıldığı programda, yeni hükümetin de güven oylamasına gitmesi gerektiğini söyledi.
Bompard, Lecornu’nun kuracağı hükümeti güven oylamasına götürmemesi halinde LFI olarak hükümete karşı gensoru önergesi sunacakları uyarısında bulundu.
İttifakın ikinci en büyük partisi merkez solcu Sosyalist Parti (PS) liderleri de yeni hükümette yer almayacaklarını vurguladı.
Öte yandan aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Genel Sekreteri Jordan Bardella yeni Başbakan’ı “eylemlerine ve bütçe konusunda atacağı adımlara göre değerlendireceklerini” belirterek, hükümete karşı doğrudan gensoru önergesi sunmayacaklarının sinyalini verdi.
Lecornu, siyasi hayatına henüz 19 yaşında milletvekili yardımcısı olarak başlarken, Macron’un Cumhurbaşkanı olduğu 2017’den bu yana farklı bakanlıklarda görev yaptı.
Kamu borçları nedeniyle zor durumda olan ülkede 2026 bütçe görüşmeleri, Bayrou hükümeti ile muhalefet arasındaki anlaşmazlığa yol açtı.
Bayrou, bazı resmi tatillerin kaldırılmasıyla 43 milyar avro civarında tasarruf yapılmasını içeren ve Fransızların tepki gösterdiği 2026 bütçesinin görüşülmesi öncesinde hükümeti güven oylamasına götüreceğini açıklamıştı.
Bayrou hükümeti, 8 Eylül’de yapılan oturumda güvenoyu alamayarak düşmüştü.