1. Haberler
  2. Gündem
  3. Futbolcu Kaan Kundakçı cinayeti… Aleyna Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun ifadeleri ortaya çıktı

Futbolcu Kaan Kundakçı cinayeti… Aleyna Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun ifadeleri ortaya çıktı

Ümraniye'de park halindeki araçta silahlı saldırıya uğrayan 21 yaşındaki amatör futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun ifadesi ortaya çıktı. Şüpheliler, ifadelerinde cinayet gününü anlattı. 

featured

Tatlısu Mahallesi Sıddık Sokak’ta, park halindeki aracı içerisinde silahlı saldırıya uğrayan 21 yaşındaki amatör futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın ölümüne ilişkin gözaltına alınan 10 şüpheliden 7’si tutuklandı.

Tutuklanan isimler arasında şarkıcılar Aleyna Kalaycıoğlu ve İzzet Yıldızhan da yer aldı.

İlişkili Haber
thumbnail

Futbolcu Kaan Kundakçı cinayeti: Aleyna Kalaycıoğlu ve İzzet Yıldızhan dahil 7 kişi tutuklandı

Haberi görüntüle

Öte yandan soruşturmayla ilgili yeni ayrıntılar ortaya çıktı.

Gazeteci Emrullah Erdinç’in aktardığı bilgilere göre; Aleyna Kalaycıoğlu tutuklama kararını öğrenince büyük bir şok geçirerek ağlama krizine girdi.

Gözyaşlarına hakim olamayan Kalaycıoğlu, yanındaki avukata ve diğer kişilere “Ben şimdi cezaevine mi gireceğim?” dedi.

Kalaycıoğlu tutuklama kararının ardından Silivri’deki Marmara Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

ALEYNA KALAYCIOĞLU: AMACIM ONA YARDIMCI OLMAKTI

Ayrıca Kalaycıoğlu’nun emniyette verdiği ifade de ortaya çıktı.

Sabah’ın haberine göre; Kalaycıoğlu, ifadesinde aylık gelirinin 250 bin lira olduğunu belirterek geçimini şarkıcılıkla sağladığını söyledi.

Kalaycıoğlu, ifadesinde şunları kaydetti:

“Kubilay Kaan Kundakçı’yı eski erkek arkadaşım Vahap Canbay aracılığıyla tanımıştım. Vahap’ın ayak işlerini yapardı. Vahap, onu yeri geldiğinde şoför olarak kullandığını belirtiyordu. Vahap bazen Kubilay’ı yanıma gönderip bana yardımcı oluyordu. Benim ulaşım işlerimde de yardımcı olurdu. Çok sevdiğim kardeşimdir. Samimiyetimiz de vardı. Benim telefonumda Kubilay olarak kayıtlı. Bazen benim aracımla da gezerdi. Arabalara merakı vardı.

Vahap’la inişli çıkışlı ilişkimiz vardı. Bazen Vahap’ın bana şiddeti oluyordu. Bir sefer biz arabadaydık. Arabayı Kubilay kullanıyordu. Vahap beni arabada alıkoydu. Bu yaklaşık bir sene önceydi. Hatta o gün Vahap’ın doğum günüydü. Doğum günü çıkışında tartıştık. Beni aracında alıkoydu. O gün şoför Kubilay’dı. Kubilay futbolcuydu. Kars ilinde olduğunu biliyorum, orada oynuyordu. Hatta kendisini eski futbolcu arkadaşlarımla görüştürmüştüm.

Amacı iyi bir kulübe transfer olmasıydı. Futbolu çok seviyordu. Eski futbolcularla görüştürerek aslında benim amacım ona yardımcı olmaktı. Onun dışında fazla bir görüşmemiz yoktu.

‘SABIKASI YOKTU, SİLAHI YOKTU’

Vahap’ın Bağcılar’da müzik stüdyosu vardı. O müzik stüdyosu çete tarafından taranmıştı. Bunun üzerine ailesi Kubilay’ı uzun süre kendisiyle görüştürmemişti. Bildiğim kadarıyla Kubilay’ın sabıkası yoktur, silahı yoktur. Üzerinde hiç silah görmedim. Saf ve temiz bir çocuktur.

Beykoz’daki evimizde Vahap sık sık arkadaşlarını getiriyordu. Arkadaşlarıyla birlikte bizim evde kalıyordu. Annem bundan çok ciddi şekilde rahatsız olmaya başladı. Ben de baktım ki annemle birlikte Vahap’ın arası açılıyor ve sürekli bir gerilim yaşanıyor. Bu kez biz Vahap’la ayrı bir eve geçtik. Mecidiyeköy’de bir AVM’nin üst katında bulunan bir gökdelende yaşamaya başladık.

Vahap’ın mafyatik, çok fazla arkadaşı vardı. Biz iki kişi yaşamamız gerekirken evde başkaları vardı. Salonda sürekli başkaları yatıyordu. Sürekli böyle kriminal tipler geliyordu. Bu durum beni rahatsız ediyordu. Hatta bu anlamda ticari bir şey yoktu ama abisinin cezaevine girmiş olması ve onların bağlantılarının devam ediyor olması nedeniyle sürekli böyle bir ortam vardı.

‘PSİKOLOJİK ŞİDDET GÖRDÜM’

Biz sürekli bundan dolayı tartışıyorduk. Bu tartışmalar ister istemez ilişkimizi yıprattı. Bu süreçte sürekli psikolojik baskı gördüm, psikolojik şiddet gördüm. Kısıtlamalar gördüm, tehditler gördüm. Spora gidemediğim günler oldu.””O kadar çok sık kavga ediyorduk ki herkesin önünde kavga ettiğimiz oluyordu. Sürekli kavga ediyorduk. Annemin gözü önünde de çok kavga yaşandı. Bunun üzerine anneme de çok büyük saygısızlık yaptı. Hakaret etti. Annem de bundan dolayı kendisini sevmiyordu. İlk başta ilişkimizi destekliyordu, sonrasında desteklememeye başladı.

Bu durumu öğrendiği için anneme kinlenmeye başladı. Sürekli kinli bir şekilde konuşuyordu. Ne zaman annemin konusu açılsa annem hakkında olumsuz cümleler kuruyordu. Hatta onun yüzünden üç ay boyunca annemle görüşmedim. Görüşmemi yasaklamıştı. Bir iki sefer Fransa tatilinden döndüğümde havalimanında beni tartakladı. Polisten yardım istedim ama sonrasında adli işlem yaptırmadım.

‘BENİ SEKTÖRDEN SİLMEKLE TEHDİT ETTİ’

Beni sektörden silmekle tehdit ediyordu. Köpeklerimi alıkoymakla tehdit ediyordu. Köpeklerimi defalarca alıkoyup odaya kilitledi. Ortak prodüktörümüz olduğu için benim seslendirdiğim şarkılarda kendisinin de katkısı vardı. Bu yüzden şarkılarımı kaldırarak beni piyasadan sileceğini söylüyordu. Sürekli bu şekilde tehdit ediyordu. Benim tek yaşam amacım müzik. Geçimimi de buradan sağlıyorum. Bu yüzden bu tehditlere maruz kaldım.

Kısacası mutsuz ve toksik bir ilişkimiz vardı. Son günlerde psikolojim iyice bozuldu ve bana sarmaya başladı. Ben hiçbir yere çıkamaz oldum. Sadece evde prodüktörle birlikte müzik yapıyordum.

Her gün ağlayarak zaman geçirmeye başladım. Bu durum ayrılmamızla sonuçlandı. Vahap’la en çok ters düştüğümüz konu, yaptığı hataları kabul etmemesiydi.

‘ALATTİN KADAYIFÇIOĞLU İLE İLİŞKİM İKİ HAFTA ÖNCE BAŞLADI’

Alaattin Kadayıfçıoğlu ile ilişkim iki hafta önce başladı. Annem vesile oldu. Annem, ailenin düzgün bir aile olduğunu ve Alaattin’in bana ilgisi olduğunu söyledi. Biz de Alaattin ile tanışarak konuşmaya başladık.”

Alaattin ile tanışmadan iki hafta önce Vahap’tan ayrılmıştım. Alaattin’in bildiğim kadarıyla armatörlük yaptığını biliyorum. Annem, hayatımda düzgün bir ilişki olsun diye beni Alaattin ile tanıştırdı. Kendisine karşı olumlu bir izlenimim oldu. Bana saygılı davranıyordu.

OLAY GÜNÜNÜ ANLATTI: ALAATTİN’İN EVİNDE KALDIM…

Bir gün önce Alaattin’in Kandilli’deki evinde kaldım. Tek başına yaşadığı için birlikte kaldık. O sabah Alaattin’le birlikte işe gittik. Stüdyoda kayıt almam gerekiyordu. Ümraniye’deki stüdyoya gittik. Oradaki ofiste bulunan kişilerle konuştuk. Saat 15.00 gibi stüdyodaydım.

Stüdyoya giderken Alaattin bana bir elektrikli araba verdi. Hatta elektrikli arabayla stüdyonun kapısının önüne kadar geldim. Ancak arabayı bir türlü kapatamadım. Nasıl kapanacağını da bilmiyordum. Ofiste bir çalışanı çağırdım, ‘Ben kapatamıyorum, sen kapatır mısın?’ dedim. O da aracı alıp kapattı.

Sonrasında köpekle birlikte stüdyoya gittim. O esnada çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Bu sırada birisiyle konuşurken Yalçınay’ın yolda olduğunu ve Vahap’ın kötü olduğunu, eve döndüğünü, stüdyoya gelemeyeceğini söyledi. Ben de rahatladım, ‘Vahap stüdyoya gelmeyecek’ diye düşündüm. Hatta Yalçınay’a da artık ilişkimizin bittiğini ve iş ile özel hayatı karıştırmamamız gerektiğini söyledim.

‘VAHAP BENİ TEHDİT ETTİ’

Daha sonra Vahap’la telefonda görüştük. Vahap Canbay bana, ‘Eğer bir ilişkin varsa seni de kendimi de öldürürüm’ dedi. Bu yüzden yeni ilişkimi kimseye söylemedim. Bu görüşmeden sonra aynı gün Kubilay beni aradı. ‘Abla, ben sizi barıştırmak istiyorum, oraya gelmek istiyorum’ dedi. Ben de kendisine ısrarla gelmemesi gerektiğini söyledim. Araya kimseyi sokmak istemediğimi, ilişkimin bittiğini, ailesiyle vakit geçirmesi gerektiğini söyledim ve telefonu kapattım.

Stüdyoya geldiğim arabayı uzak bir yere park etmiştim. İlişkimi kimse bilmesin diye arabayı uzağa bırakmıştım. Daha sonra yemeğe çıktık. Köpeğimi stüdyoda bıraktık. İçeride temizlik görevlisi vardı. Yemekteyken bir aracın stüdyoya yakın bir yere park ettiğini duyduk. Çalışan bir arkadaşımıza gidip bakmasını söyledik. Araç plakasının 16 olduğunu söyleyince bunun Vahap’ın kullandığı araç olduğunu anladım. Çok korktum. Bana bir şey yapmak için geldiğini düşündüm. Annemi arayıp durumu anlattım. Sonra Alaattin’le konuştuk.

Aradan yaklaşık iki saat geçti. Vahap’ın bulunduğu aracın oradan gitmediğini gördük. Beni görmesinler diye stüdyoya da gitmedim. Alaattin iki araçla geldi. Vito tipi araçla köpeğimi alacaktık. Köpeğim rahat etsin diye büyük araç getirdi. Ben de araca bindim. Stüdyonun bulunduğu yere geldiğimizde Vahap’ın aracıyla karşı karşıya geldik. Vahap bizi görünce araç içinde eğildi, sanki bir şey alacak sandık. Alaattin, ‘Ben gidip konuşacağım’ dedi.

‘ALAATTİN CAMA VURDU SONRA CAMDAN SİLAHI UZATTI’

Alaattin cama vurdu. Camı açan Vahap’la konuşmaya başladı. ‘Kızı rahat bırak’ dedi. Tartışma çıkınca Alaattin camdan silahı uzattı. Vahap elini tutunca silah patladı. Sonra Alaattin araca geri geldi. Ben şok geçirdim. Panik oldum, ağlamaya başladım. Olay yerinden ayrıldıktan kısa bir süre sonra beni yol üzerinde araçtan indirdiler. Ben de taksiyle uzaklaştım.”

ALAATTİN KADAYIFÇIOĞLU: KENDİSİNE İZZET AMCA DİYE HİTAP EDERİM

Öte yandan Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun da ifadesi ortaya çıktı.

Kadayıfçıoğlu, ifadesinde şunları söyledi:

“Babam Türkiye’nin sayılı iş insanlarındandır. Herhangi bir suçtan kaydım ve sabıkam yoktur. Adıma kayıtlı taşıma ruhsatlı Glock marka silahım vardır. Sorduğunuz Kubilay Kaan Kundakçı isimli şahsı tanımıyorum. İsmini ilk kez bu olaydan sonra duydum. Bu şahsı tanımadığım için bu şahıs hakkında herhangi bir bilgiye sahip değilim. Aramızda herhangi bir husumet ve alacak verecek meselesi yoktur.

Kendisinin ne iş yaptığını, nerede ikamet ettiğini de bilmiyorum. Telefon numarasını da bilmiyorum. Benden sorduğunuz Vahap Canbay isimli şahsı şahsen tanımıyorum. Ancak sosyal medyadan ismen duymuştum. Bu şahsı tanımadığım için bu şahıs hakkında herhangi bir bilgiye sahip değilim. Aramızda herhangi bir husumet ve alacak verecek meselesi yoktur. Kendisinin nerede ikamet ettiğini de bilmiyorum. Telefon numarasını da bilmiyorum.

İzzet Yıldızhan isimli şahsı tanırım. Babamın arkadaşı olur, babam çocuklarının kirvesidir. Bu sebepten dolayı samimi ilişkileri vardır. Babam kendisine abi diye hitap eder. Türkiye çapında tanınmış bir sanatçıdır. Aramızda saygıya dayalı bir ilişki vardır. Kendisi benim özel hayatımla ilgili herhangi bir bilgiye sahip değildir. Kendisine İzzet amca diye hitap ederim.

‘ALEYNA KALAYCIOĞLU İLE 2-3 AY ÖNCE TANIŞTIK’

Aleyna isimli şahsı tanırım. Tanışıklığımız 2-3 ay öncesine dayanır. Kendisini annesinin vasıtasıyla tanıdım, ancak herhangi bir samimiyetimiz oluşmadı. Bundan yaklaşık 20-25 gün önce kadar kendisiyle annesi vasıtasıyla oturduk, samimi bir ortam oldu. Kendisi ile görüşmeye başladım. Kendisi pop müziği ile uğraşır, sanatçıdır. Arkadaşlığımız bu şekilde başladı. Sonra aramızda duygusal bir yakınlık oluştu. Ara ara görüşmeye başladık. Samimiyiz, kendisinin annesi ile ikamet ettiğini biliyorum.

Olay günü Aleyna’yı aldım. Bunun üzerine 2 araç olarak stüdyoya doğru gittik. Ben ve Aleyna benim kullandığım Mercedes marka araçta, Hüseyin ve Mustafa ise arkamızda bulunan Vito marka araçtaydılar. Birlikte Stüdyonun bulunduğu sokağa doğru gidene kadar Aleyna ile normal sohbet ediyorduk. Stüdyonun olduğu sokağa girince aracımın farları sokakta park halinde olan BMV marka bir aracın içini aydınlatınca araç içinde 3-4 kişinin olduğunu gördüm.

Bu esnada Aleyna da, ‘Bunlar burada daha gitmemişler’ dedi. Ben de kendisine “Hayırdır bunlar kim?” diye sordum. Kendisi de bana ‘Hani öğlen sana köpeğimi almak isteyenler var diye söylemiştim, sen de bana polisi ara polis gelsin demiştin ya işte bunlar o şahıslar’ diye söyledi. Bunun üzerine bu şahıslar kim diye sordum. Kendisi de “Sana bahsettiğim ayrılmış olduğum eski sevgilim” dedi. Bu esnada ben araç içerisindeki bu şahıslara baktığımda aracın sağ ön yolcu oturan şahısla ben ve Aleyna göz göze geldik.

‘BUNLAR BAĞCILAR ÇOCUĞU DİKKATLİ OL’

Bu sırada şahsın torpidodan bir şeyler alıp, arkada oturan kişilere dönüp bir şeyler konuşup tekrar döndüğünü görünce Aleyna ve ben tedirgin olduk. Ayrıca Aleyna bana “Bunlar Bağcılar çocuğu dikkatli ol” dedi. Bunun üzerine bu şahısların araçtan inip bizim yanımıza gelmesinden ya da araçtan silahla bize doğru ateş etmesinden tedirgin olduğum ve korktuğum için şahısları engellemek ve olumsuz bir olay yaşanmasının önüne geçmek için hemen araçtan inerek bu şahısların bize zarar vermesini engellemek ve konuşmak amacıyla bu şahıslarla konuşmak için bu şahısların yanına doğru gittim ve bulundukları aracın camını parmağımda bulunan yüzükle tıklattım.

Bu esnada şahıs kapıyı üzerime doğru sert şekilde açıp beni itti ve kapıyı bana vurdu. Bende bu şahsın benim üzerime gelmemesi ve araçtan inmemesi için kapıyı iterek kapattım, bu esnada belimde bulunan üzerime ruhsatlı Glock marka silahım sol elimdeydi. Bu şahıs kapıdan inemeyince aracın camını açtı.

‘BOĞUŞURKEN SİLAH BİR ANDA PATLADI’

O esnada bu şahsın oturmuş olduğu koltukta bacaklarının arasında metal renkli parlayan bir şey görünce silah ya da bıçak olduğu düşüncesine kapıldım. Bu arada şahıslara “Beyler aracınızı buradan alın, aracımızı alıp gideceğiz” dedim. Bu esnada önde oturan şahıs eliyle bana müdahale ederek vurmaya çalışınca silah bulunmayan elimle şahsı engellemeye çalıştım, ancak şahıs 2 eliyle bana müdahale edince elimde silah bulunan sol elimi de istemsizce kendimi savunmak maksadıyla şahsa doğru götürdüm.

Şahıs ise halen bana hamle yapıyordu ve elimde bulunan silahı tutuyordu. Bu boğuşma esnasında silah bir anda patladı, ben kesinlikle silahla ateş etmedim. Silah patlayınca şoka girdim. Benim silahım mı patladı, başka bir silah mı patladı onu dahi fark etmedim. Olayın şokuyla bir an önce oradan ayrılmak istedim.

İçinde bulunduğum şok halinden dolayı kendi aracımı kullanamayacağımı düşündüğüm için geldiğim araca değil de Vito marka araca geçtim, Aleyna’da yanımda idi. O da panik halindeydi. Hatırladığım kadarıyla benim kullandığım Mercedes marka aracımı da Hüseyin kullandı. Oradan ayrıldık, almaya gittiğimiz BMV marka aracım da orada kaldı. Ben yaşanan bu olaydan dolayı son derece tedirgin oldum, olayı anlamaya çalıştım.

‘OLAYIN NE OLDUĞUNU DAHİ ANLAMADIM’

Babama ulaşmak istedim, ancak babam İngiltere’ye gittiği için uçakta olduğundan kendisine ulaşamadım. Olayın kaza ile olduğunu düşündüğüm için polise gittiğimde kendimi ifade edememekten korktuğum için polise bildirimde bulunmadım. Bunun üzerine kendime yakın hissettiğim için babamın amcaoğlu olan Metin K.’nın yanına gittim. Kendisine detaylarını söylemeden bir olaya karıştığımı söyledim. Metin K.’da bana “Nasıl bir olay?” diye sordu. Ben olayın ne olduğunu dahi anlamadığım için olayı kendisine anlatamadım.

Yaşanan olayda ölen ismini bu olaydan dolayı öğrendiğim Kubilay Kaan Kundakçı simli şahsa üzülüyorum. Zaten daha önceden de ailemizde acı bir kaybımız olduğundan güvenlik endişesi duyduğum için bir tatsızlık olmaması adına araçtan inerek bu şahıslara düzgün bir üslupla konuşmak ve bize karşı oluşacak tehlikeyi önlemek amacıyla yanlarına gittim.

Ancak gittiğim an itibari ile araçta bulunan şahıs aracın kapısını ittirerek bana vurdu, eliyle beni iterek vurdu. Bende kendimi savunma maksatlı refleksle bu şahsın bana vurmasını engellemek amacıyla 2 elimle kendimi savunurken silah ateş aldı. Ben kesinlikle silahla ateş etmedim.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!