1. Haberler
  2. Gündem
  3. 6 gazeteciye ‘İmamoğlu’ operasyonu… İfadeleri alındıktan sonra serbest kaldılar

6 gazeteciye ‘İmamoğlu’ operasyonu… İfadeleri alındıktan sonra serbest kaldılar

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında, gazeteciler Soner Yalçın, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç, Batuhan Çolak, Ruşen Çakır ve Aslı Aydıntaşbaş savcılığın talimatı üzerine mevcutlu olarak emniyete götürülerek ifade verdi. Gazeteciler ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.

featured

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne” yönelik yürütülmekte olan soruşturma kapsamında gazeteciler Soner Yalçın, Şaban Sevinç, Aslı Aydıntaşbaş, Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan ve Batuhan Çolak‘ın üzerlerine atılı “yalan bilgiyi alenen yayma”, “suç örgütüne yardım etme” suçlarından savunmalarının alınması için İstanbul Emniyet Müdürlüğüne talimat verildiği ifade edildi.

Açıklamada, ifade alma işlemlerinin emniyette gerçekleşeceği kaydedildi.

Başsavcılığın talimatı üzerine sabah saatlerinde Yalçın, Oğhan, Sevinç ve Çolak, polis ekiplerince ifadeleri alınması için emniyete götürüldü.

Ruşen Çakır, sabah saatlerinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü iddialarını yalanlamıştı.

Sakarya’nın Sapanca ilçesindeki evinde olduğu belirtilen Ruşen Çakır’ın evine öğle saatlerinde polis ekipleri gitti.

Gazeteci Ruşen Çakır da ifadeye götürülen gazeteciler arasında yer aldı.

MASAK RAPORU VE İMAMOĞLU LEHİNE PAYLAŞIMLAR

Savcılık tarafından emniyete yazılan müzekkerede, ismi geçen gazetecilerin tutuklu Ekrem İmamoğlu lehine paylaşımlar yaptıkları ifade edildi. Gazeteci Ceylan Sever sosyal medya hesabından savcılığın emniyete yazdığı müzekkereye dair şu ifadeleri kullandı:

“Savcılığın emniyete yazdığı müzekkerede; MASAK raporu, bazı ifadelerdeki iddialar, açık kaynak araştırması ve sosyal medya dayanak gösterilmiş. İfadesinin alınması için talimat verilen gazetecilerin İmamoğlu lehine paylaşımlar yaptıkları, Murat Ongun’un talimatıyla hareket eden Emrah Bağdatlı ile ilişki halinde oldukları müzekkerede iddia ediliyor.”

Emniyete götürülen 6 gazeteci ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.

YAVUZ OĞHAN’DAN AÇIKLAMA

Yavuz Oğhan serbest kaldıktan sonra süreci şöyle anlattı:

“Sabah kapımız çalındı. Gözaltına alınmadık. Mevcutlu olarak getirildik saat 06.30’da. İfade verdik. Sonra da ‘Serbestsiniz’ dediler. Bir kağıt imzalattılar. Çıkıyorduk. ‘Vazgeçtik’ dediler. Avukatları çıkardılar. Sonra bana geldiler, dediler ki, ‘Telefonunuz kalacak, siz gideceksiniz. İyi günler’ dediler. ‘Peki gidelim. Telefonumu aldınız. Cebimde param yok. Bir tane kimliğim var. Avukatları adliyeye gönderdiniz. Nereye gidecek bu adam yani’ dedim. ‘Haklısınız’ dediler ve şimdi buradayız. Çok üzücü bu. Keyfiyetin öne çıktığı bir hadise. Böyle bir Türkiye’de şu anda böyle yaşıyoruz. Geçmiş olsun diyelim herkese. Sorular zaten hepinizin bildiği şey. Akşam gazetesinde manşet yapmışlardı onu. Bir meczup demiş ki ‘İşte Yavuz Oğhan’a, Ruşen Çakır’a para verirdi’ diye Murat Ongun için. Bir de Emrah Bağdatlı’yla HTS’n şurada çakıştı, burada çakıştı diye bir soru var. Şimdi iddia da yanlış. HTS kayıtları da tümüyle yanlış çünkü adamı hiç tanımıyorum. Ben Beşiktaş’ta oturuyorum. Dikilitaş’ta ofisim var ve bütün HTS kayıtları da Beşiktaş’ta, Dikilitaş’ta. ‘Bunlar bir araya gelmişler’ diyor. Yani aslı yok, astarı yok. Bununla ilgili suç duyurusu da yapılmıştı zamanında. Sorular bununla ilgili, başka bir şey yoktu. MASAK’la ilgili bir şey sorulmadı.” 

Batuhan Çolak, Şaban Sevinç ve Soner Yalçın da ifade işleminin ardından serbest bırakıldı.

YAVUZ OĞHAN’IN İFADESİ

Anka’nın aktardığına göre CHP İletişim Koordinatörü, gazeteci Yavuz Oğhan da bu kapsamda sabah erken saatlerinde emniyete götürüldü ve İBB soruşturması kapsamında ifade verdi. Oğhan’ın ifadesinde, “Yaklaşık 35 yıllık gazeteciyim. Faaliyetlerimi hep gazetecilik çerçevesinde yürüttüm. Etik kurallarına uydum. Kimse ile gazetecilik dışı bir ilişki oluşturmadım. Herhangi bir suç da işlemedim” dediği öğrenildi.

Oğhan’a Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun ile görüşmelerinin sorulduğu da belirtildi. Oğhan’ın bu sorulara, “Murat Ongun Türkiye’nin en büyük şehrinin belediyesinin başkanının basın danışmanıdır. Türkiye de gazetecilik yapan kimin HTS kayıtlarına baksanız, bu işi hakkıyla yapıyorsa benzer sayılarda görüşmeyi bir basın danışmanıyla yapar. Benim telefon kayıtlarında diğer partilerin basın danışmanlarıyla yapılan görüşmeleri kontrol ettiğinizde de aynı sayıları göreceksinizdir. Bu bir gazeteci açısından gayet normal bir durumdur. 2023 ve 2025 arasında Türkiye en ciddi sarsıntılı dönemi geçirmiş muhalefet açısından bu dönemin en kritik isimlerinden biri de İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu olduğu için danışmanı ile bir gazetecinin 2 yılda bu kadar görüşmesi az bile sayılır.” dediği kaydedildi.

BAZ KESİŞMELERİ SORULDU

Oğhan’a Murat Ongun’un yanı sıra İBB Medya A.Ş yöneticilerinden Emrah Bağdatlı ile baz kesişmeleri de soruldu. Oğhan’ı o soruya ise şu yanıtı verdiği öğrenildi:

“4 yıl içerisinde 126 kez Emrah Bağdatlı ile buluştuğum iddiası akla, mantığa aykırıdır. Ben Murat Ongun’u tanıdığımı söylediğim halde onunla bile bu kadar buluşma iddiası söz konusu değildir. Baz kesişmelerinden bahsediliyor 126 kesişmenin yüzde 95’i Beşiktaş Yıldız, Dikilitaş Eren Sokak ve Esentepe olarak gösteriliyor. Ben Dikilitaş Mahallesi’nde yaşmaktayım, evim oradadır. Gazete Pencere’nin ofisi oradadır. Emrah Bağdatlı’nın nerde yaşadığını, günlük hayatının nerede geçirdiğini bilmiyorum belki de o bölgede evi ya da işi olabilir.”

ŞABAN SEVİNÇ’İN İFADESİ

Şaban Sevinç ifadesinde Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı’yı tanıyıp tanımadığı sorusuna, “Murat Ongun isimli şahsı tanırım. Emrah Bağdatlı isimli şahsı tanımam. Murat Ongun ile özel bir sosyal ilişkim yoktur. Kendisi gazeteci olduğu için yıllar öncesinden tanıyorum. Ara sıra görüştüğüm olmuştur çünkü Sayın Ekrem İmamoğlu’nun iletişim danışmanıydı ve kendisine haber amaçlı bazı şeyler sormam gerekiyordu. Bu durum ayda bir yada iki ayda bir oluyordu” yanıtını verdi.

Soruşturmada “İlke” isimli gizli tanığın, “Ongun’un sürekli finanse ettiği gazeteciler vardır. Bu gazetecilere para teslimini de Emrah yapar. Bahar Feyzan, İsmail Saymaz, Yavuz Oğan, Mevşim Mengü, Ruşen Çakır, Batuhan Çolak, Barış Pehlivan, Oda TV, Soner Yalçın, Aslı Aydıntaşbaş, Nagehan Alçı, Şaban Sevinç isimli kişi ve kurumları finanse eder” ifadesi sorulması üzerine Sevinç, “Böyle bir şey söz konusu değildir. Kendi adıma bu durum reddediyorum. Emrah Bağdatlı isimli şahsı zaten tanımam. Adını ilk defa bu soruşturmalar kamuoyuna yansıyınca duydum. Ne Emrah Bağdatlı’dan ne de Murat Ongun’dan ne de başka bir kişiden para almışlığım kesinlikle yoktur” ifadelerini kullandı.

‘EMRAH BAĞDATLI’YI TANIMIYORUM VE GÖRÜŞMEDİM’

Sevinç, Emrah Bağdatlı ile ortak baz verilerine ilişkin ise şunları söyledi:

“Yukarıda dediğim gibi Emrah Bağdatlı’yı tanımıyorum. Hiç görüşmedim. Okuduğunuz baz verilerinin tamamen tesadüf olduğunu düşünüyorum. Televizyon programı nedeniyle Ankara’dan İstanbul’a haftada iki yada üç kez geliş gidiş yapıyordum. Bu televizyon programı TV100 ve Habertürk kanallarındaydı. İstanbul kalacağım zaman da konaklamaktaydım. Maltepe’de ki baz verisi İBB’nin 29 Ekim kutlamasına katılmam nedeniyle olabilir. Ankara Panora’da baz verisinin benim ikametimin geçmişte hemen buranın yanında Park Oran sitesinde olması sebebiyle olabileceğini düşünüyorum. Çünkü bu iki yer yan yanadır. 04.11.2023-05.11.2023 tarihlerinde CHP’nin kurultayı yapılmıştı. Ben gazeteci olarak iki gün orada bulunmuştum. Bu nedenle olabileceğini düşünüyorum. Havaalanlarındaki de yine biraz önce söylediğim gibi o tarihlerde haftada 2-3 kez TV programlarına git-gel yapıyordum. Yanımda yine TV programlarına konuk olan başkaca gazeteci arkadaşlarım oluyordum. Bu verilerin bu sebeple tesadüf olduğunu düşünüyorum. 2024 yılının ekim ayında oğlumun üniversite eğitimi için Ankara’dan İstanbul’a taşındık. O tarihten itibaren İstanbul’da günlük hayat içerisinde çeşitli yerlere gidip geliyorum. O nedenle kalabalık yerlerde tanışmadığın ve görüşmediğim halde yakın konumlarda baz verisinin olabileceğini düşünüyorum. Bir kez söylemek isterim ki Emrah Bağdatlı ile tanımadım ve görüşmedim.”

Murat Ongun ile ortak baz verilerinin sorulması üzerine Sevinç, Ongun’u gazeteci olduğu için geçmişten beri tanıdığını belirterek, “Zaman zaman ancak düzensiz olarak haber konusunda ihtiyaç duyduğum zamanlarda telefonla kendisini arardım. 3-5 kez yüz yüze görüşüp sohbet etmişliğimiz de vardır. Ama gösterilen baz kayıtlarındaki sıklıkta temasımız olmamıştır ama Ankara’da CHP Kurultayında baz kayıtlarımız denk gelmiş olabilir. İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun basın danışmanı olduğu için bende Ekrem beyin faaliyetlerini önemseyip takip ettiğim için Murat Ongun ile aynı İBB faaliyetlerinde baz vermiş olabiliriz. Bazılarında karşılaşmışız bazılarında da karşılaşmamışızdır” ifadelerini kullandı.

SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI SORULDU

Sevinç, “sabansevinc2” kullanıcı adlı X hesabından yaptığı paylaşımlara ilişkin soruyu, “Bunları gazetecilik faaliyeti kapsamında edindiğim bilgiler ve kendi yorumumu da katarak zaten kamuya açık olan sosyal medya da kimseye hakaret etmeden ve yasal sınırlar içerisinde kalarak yazdığım doğrudur. Burada yalan bilgi yaymak ya da sürmekte olan bir soruşturmayı itibarsızlaştırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktur. Gazeteci yazdıkları ve anlattıklarını delillendirmek durumunda değildir. Aldığı bilgiler ve kendi değerlendirmesini kamu yararını gözeterek yayınlar. Bunlarda bu kapsamdaki paylaşımlarımdır” diye yanıtladı.

ŞABAN SEVİNÇ’TEN AÇIKLAMA

Gazeteci Şaban Sevinç, serbest bırakıldıktan sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Sevinç şu ifadeleri kullandı:

“Sabah 4 polis arkadaş evime geldi, kapıyı çaldılar. Saat 6.30 civarı eşim uyandırdı beni. Kapıyı ben açtım, baktım polis arkadaşlar. Dediler ki ‘Gözaltı değil ama mevcutlu olarak emniyete götürmeye geldik sizi’ dediler. ‘Tamam’ dedim. Hazırlandım, giyindim. Ve onlarla birlikte çıktık. Hastaneye muayeneye gittik. Sonra buraya geldik. Burada 1-2 saat bekledik. Ondan sonra ifade aldılar. İfade alırken polis memuru arkadaş, ‘İfadeden sonra serbest bırakacağız savcının talimatıyla, telefonu da vereceğiz’ dedi. ‘Tamam’ dedim ama imzaladıktan sonra ‘talimat değişti’ dedi. Memur bey telefonla görüşüyordu bir yerlerle. ‘Adliyeye gideceğiz. Savcı Bey de ifadenizi alacak’ dedi. O sırada avukatlarım ayrıldılar. Onlar adliyeye gittiler biz de polislerle gidecektik ama 1-1,5 saat kadar oturduk. Sonra dediler ki, ‘yeni bir talimat geldi’. Serbest bırakma tutanağını imzalattılar ve ‘gidebilirsiniz’ dediler.”

Cep telefonuna el konulan Sevinç, telefonunun yetkililerce inceleceğini aktardı.

Basın mensuplarının ifade aşamasında Sevinç’e hangi soruların yöneltildiğini sorması üzerine Sevinç, şunları söyledi:

“Twitter’dan yaptığım 4-5 paylaşım soruldu. Bir de Sözcü TV’deki önceki hafta katıldığım bir programda ifade ettiğim görüşlerim soruldu. ‘Neden böyle söyledin, nedir?’ diye.

‘EMRAH BAĞDATLI’YI TANIMIYORUM’

“Bir gizli tanık, yanılmıyorsam İlke adıymış. Benim de adım olan 8-10 gazetecinin adını vermiş. ‘Bunlar Emrah Bağdatlı’dan para alıyorlardı düzenli’ demiş. Onu sordular. Arkadaşlar ben içeride söyledim. Emrah Bağdatlı’yı tanımıyorum. Hayatımda tanımadım. Bir araya gelmiş olabilirim tesadüfen ama tanımıyorum, tanışmıyorum. Hiçbir alışverişim yoktur. Emrah Bağdatlı ile de yoktur, Murat Ongun ile de yoktur. Murat Ongun gazeteci olduğu için benim arkadaşım. Murat Ongun ile görüşmelerim elbette vardır. Murat Ongun, Sayın İmamoğlu’nun yakın çalışma arkadaşıdır. Dolayısıyla o süreçte Murat Ongun ile benim yaklaşık 25-26 görüşmem var. Hesaplamışlar son 7 yılda 2018’den bu yana 26 kez Murat Ongun ile görüşmüşüm. Normal yani, hayatın doğal akışına uygun ama bir para alışverişim kesinlikle yok bunu şiddetle reddederim.

‘ORTADA ÖYLE BİR ÖRGÜT YOK’

Efendim örgüte yardım etmek, kamuoyunu yanıltıcı açıklamalar yapmak sosyal medyada veya televizyonda diye bir suçlama ile bir gözaltı işlemi oldu ki ‘gözaltı değil’ diyorlar ama ‘gözaltı’. Bir defa ortada bir örgüt yok önce onu söyleyelim. Mahkeme karar verirse örgüt olur. Kesinleşirse örgüt olur. Ortada öyle bir örgüt yok. Sayın Ekrem İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’dır, Cumhuriyet Halk Partisi’nin de Cumhurbaşkanı adayıdır. Dolayısıyla benim de herhangi bir örgüte yardım etmek falan gibi bir işim yok. Zaten örgüt olsa da etmem.

‘KENDİMCE TERTEMİZ BİR HAYATIM VAR’

Ben 38 yıldır gazetecilik yapıyorum. Kimseden emir almadım. Kimsenin emrine girmem. Kimse bana emir veremez, kimse bana para veremez. Kendi irademle gazetecilik yapıyorum. Hiçbir sabıkam yok. Türkiye’nin en önemli gazetelerinde çalıştım, parlamento muhabirliği yaptım 20 yıla yakın Hürriyet gazetesinde Ankara’da. RTÜK üyeliği yaptım, Halk TV’nin genel müdürlüğünü yaptım 7 yıl boyunca. Kendimce tertemiz bir hayatım var, yasalarla bir sorunum olmaz, sabıkam olmaz. Herhalde Savcı Bey de tatmin oldu ki bıraktılar.”

SONER YALÇIN 10 SAAT SONRA EMNİYET’TEN AYRILDI

İBB soruşturması kapsamında sabah saatlerinde Başsavcılık talimatıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen ODA TV İmtiyaz sahibi, NEFES gazetesi yazarı Soner Yalçın yaklaşık 10 saat sonra serbest bırakıldı.

Emniyetten ayrılırken herhangi bir açıklama yapmayan Yalçın’a NEFES gazetesi yazarı Aytunç Erkin de eşlik etti.

SONER YALÇIN’IN İFADESİ

T24’ün haberine göre, Soner Yalçın’ın da ifadesi ortaya çıktı.

Murat Ongun ve İBB soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan Emrah Bağdatlı ile bağlantısı sorulan Yalçın, şöyle dedi:

“Murat Ongun’u Ankara’da Show TV’de haber müdürlüğü yaparken tanıdım. Bizim stajyerimizdi. Sonra diğer arkadaşlarımızla birlikte İstanbul’a geldik, Star Tv’de çalıştık. Zamanla farklı yerlerde gazeteciliği sürdürdük ama arkadaşlığımız devam etti.

Ben CNN Türk’te çalışırken Emrah Bağdatlı’yı ATV’de kameraman olarak tanıdım. Daha sonra yaptığımız bir iki belgeselde kendisi bize yardımcı, görüntü bulma anlamında. Arkadaşlığımız Murat Ongun kadar olmasa da Emrah Bağdatlı’yla kesintili olarak sürdü.”

‘NE BANA PARA TEKLİF ETME KÜÇÜKLÜĞÜNÜ GÖSTERMİŞTİR NE DE PARA GÖNDERMİŞTİR’

İBB soruşturmasında ifadesi alınan gizli tanık “İlke”nin ifadelerinde “Murat Ongun’un gazetecileri fonladığı” iddiası hakkında Yalçın, şu ifadeleri kullandı:

“Ben 1987 yılında gazeteciliğe başladım. Ve bunun merkezinde hep siyaset muhabirliği yer almaktadır. Hayatım boyunca Süleyman Demirel, Turgut Özal, Alparslan Türkeş, Necmettin Erbakan, Bülent Ecevit gibi sayamayacağım kadar çok siyasi liderin yanında gazeteci olarak bulundum. Bedrettin Dalan’dan Murat Karayalçın kadar birçok belediye başkanını yakından tanıdım. Hayatım boyunca ne bir kimseden para aldım ne de bir kimseye para verdim. Zaten Murat Ongun benim karakterimi iyi bildiği için ne bana para teklif etme küçüklüğünü göstermiştir, ne de para göndermiştir. Hele Emrah Bağdatlı’nın bana para falan getirdiği tamamen yalandır. Ben hayatım boyunca böyle karaktersiz bir gazetecilik yapmadım.”

Yalçın’a Bağdatlı ve Ongun ile görüşme nedenleri soruldu. Yalçın yanıt olarak şunları söyledi:

“İlgili rakamlarda üç yılda yaklaşık 20 dakika görüşmüşüm. Bunun ana sebebi Emrah Bağdatlı yaptığı organizasyonların Odatv’de haber olmasının istemesidir. Bunun dışında hatırlayabildiğim kadarıyla yazdığım yazılarla alakalı tebrik görüşmeleridir. Ben OdaTV’nin başında olduğum için günde ortalama 10-15 kişi haberinin çıkması için beni arar. Bu haberlerin bazılarının haber değeri varsa kullanırız, yoksa kullanmayız. Odatv’nin arşivlerine bakıldığı zaman Emrah Bağdatlı’nın haberini ya bir ya da iki defa kullanmışızdır.

Biz Murat ONGUN ile 1996 yılından beri tanışıyoruz. Meslektaşımdır. Aynı zaman da arkadaşımdır. Evimde misafirliğe bile gelmiştir. Murat ONGUN ile telefon görüşmelerimde olağanüstü bir durum yoktur. Bunlar sadece sohbet içerikli konulardır. Ve genelde de Murat ONGUN’un Odatv haberlerini eleştirmesidir.”

‘BU BAZ KAYITLARINI KABUL ETMİYORUM’

Yalçın’ın 40 sayfalık ifade tutanağının 30 sayfasını Bağdatlı ve Ongun ile aynı baz istasyonundan sinyal verdiğinin tespitleri bulunan HTS kayıtları yer aldı. Baz istasyon kayıtları hakkında Yalçın, şöyle dedi:

“Yukarıda baz kayıtları iddiaları yer almaktadır. Emrah Bağdatlı’yı tanırım. Murat Ongun’un da olduğunu bir ya da iki kez beraber yemek yedik. Ben Arnavutköy sahilinde oturduğum için Arnavutköy lokantalarında, barlarında, cafelerinde veya Arnavutköy’de gezen herkesle baz kayıtlarım ortak çıkabilir. Ayrıca ben haftada 5 gün Arnavutköy sahilinde yürüdüğüm için baz kayıtlarımız olabilir. Ben yukarıda baz kayıtlarında ismi geçen yerleri hayatımda ilk kez duydum. Bu baz kayıtlarının çoğunu kabul etmiyorum. Emrah Bağdatlı isimli şahısla ben ifademde de belirttiğim kadar yani bir iki kez görüştüm.

Belirtmiş olduğum üzere 1996 yılından beri Murat Ongun ile yakın arkadaşlığımı sürdürmekteyim. O kadar yakınızdır ki benim ta Ankara’dan itibaren evlilik hayatımın tanığıdır. Ve bu sebeple de boşanma davasında şahitlik yapmıştır. Yukarıdaki baz verilerine hatırlayabildiğim kadarıyla cevap verdiğimde; işyerlerinin merkezi olan Levent Mah.’de görünen baz verileri o tarihte Levent’te ikamet etmem ile alakalı olabilir, Murat Ongun bir iki kez Levent’teki evime gelmişti. 2014 yıllarından itibaren, daha Murat Ongun belediyede bile çalışmadan önce benim evime ziyarete gelirdi. Yine yukarıda da belirtmiş olduğum üzere Çeşme ilçesinde Murat Ongun ile vermiş olduğumuz baz kayıtları benim evimi ziyaret etmiş olması ve evimde kalması ile alakalıdır. Çeşme’deki evime 2014 yılında dahi ziyaretime gelmişti. Ki bu tarihlerde Murat Ongun belediyede dahi çalışmıyordu. Ben gerek Levent gerekse Arnavutköy’de yaşadığım için Beşiktaş ilçesinden pek dışarı çıkmam. Lütfi Kırdar Sergi sarayı adresinde sergiye gitmiş olabilirim. Camilerde olan baz kayıtlarım cenaze namazlarıyla alakalı olabilir. Mecidiyeköy’de ODATV bulunmaktadır. O alanlarda verdiğim baz kayıtları işyerimle alakalıdır. Marmaris’te olan gezilerimiz yine Murat Ongun ve ailelerimizle birlikte çıkmış olduğumuz tekne tatili ile alakalıdır.”

‘İLGİLİ YAZI SİYASETİN APTAL, SALAK GİBİ SÖYLEMLERE İNDİRGENMEMESİ GEREKTİĞİNİ İLERİ SÜRÜYOR’

Yalçın’a sosyal medya hesabı paylaşımları ve Odatv’de yazmış olduğu yazıları da soruldu. Yalçın, “İmamoğlu davasına farklı bakış: Aptallığın psikolojisi” başlıklı yazısı hakkındaki soruya şöyle yanıt verdi:

“1987 yılından beri Türkiye’nin önde gelen entelektüel yazarlarından biriyim. Yani sadece gazeteci kimliğim yok. Yazar kimliğim de var ve bugüne kadar 18 kitap binlerce makale yazdım. İlgili yazı İmamoğlu’nun halen yürütülmekte olan İBB dosyasıyla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Ve ilgili yazıda dünyanın sayılı bilim insanlarından alıntılar yapılarak siyasetin aptal, salak gibi söylemlere indirgenmemesi gerektiğini ileri sürüyor. Bu yazının halen ifadesini verdiğim İBB dosyasıyla bir alakası yoktur bu siyasi bir etik tartışmadır.”

‘BU NASIL SUÇ OLABİLİR’

Odatv kanalında yayınlanan bir YouTube videosundaki ifadeleri sorulan Yalçın, siyaset eleştirisi yaptıklarını belirterek şöyle dedi:

“2025 Türkiye’sinde yazarın bu yazısının soru konusu olması son derece üzücüdür. Biz siyaset eleştirisi yapıyoruz. Bunun ceza maddeleriyle değil kültürel hayatla değişmesi gerektiğini söylüyor. Bu nasıl suç olabilir. Bunlar gazetecilik faaliyetidir. Ve bu İBB soruşturmasının üzerinde yayın yasağı vardır. Gerek ben yazılarımda gerekse Odatv sonuna kadar soruşturmanın gizliliği ilkesine uymuştur. Üzerime atılı iddiaları kabul etmiyorum.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!