MİGAZİDER Genel Başkanı Gazi İdris Tuğunmuş, olaya ilişkin açıklamasında, “Buradan açıkça ilan ediyorum: Bir Terörle Mücadele Gazisi olarak, şahsıma yönelik asılsız iftiralarla can güvenliğim tehlikeye atılmıştır. Yıllarca dağlarda terörle göğüs göğüse çarpışarak verdiğim onurlu mücadelenin karşılığı bu muamele olmamalıydı. Bingöl’de bir il müdürünün makamı kadar, vatanı için gövdesini siper edenlerin kıymetinin bilinmediği bir kez daha acı bir şekilde görülmüştür. Bu haksızlığa karşı sessiz kalmayacağım. Yaşanan süreçle ilgili gerekli hukuki mücadeleyi en kısa sürede başlatacağım. Adalet önünde hesaplaşacağız.” dedi.
Tuğunmuş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Bingöl’de devletimizin gücünü kendi şahsi hırslarına alet eden, Şehit yakınlarımıza ve Gazilerimize yönelik mobbingi bir yönetim biçimi haline getiren anlayışa karşı susmayacağız. Sayın Valimiz Cahit Çelik huzurunda, bir STK temsilcisine ve temsil ettiği camiaya “yalancı” diyerek hakaret etme cüretini gösteren bir İl Müdürü, bu şehirde devletin vakarını temsil edebilir mi?
Zulmün ve Hukuksuzluğun Çetelesi
Hakaret ve Aşağılama: Devletin en üst mülki amirinin yanında, hak arayan gazi ve şehit ailelerine “yalancı” denilerek aşağılanması, sadece şahsımıza değil, bu vatanın asıl sahiplerine yapılmış bir saygısızlıktır.
Tehdit ve Sürgün: “Gücümü göreceksiniz” tehditlerinin ardından, bir Şehit evladının tayininin bir gecede çıkarılması, makamın intikam aracı olarak kullanıldığının en açık kanıtıdır.
İftira ve Kumpas Hem suçlu hem güçlü profili çizilerek, polis çağrılıp darp edildim şeklinde asılsız beyanlarla mağduriyet yaratılmaya çalışılması acizliğin göstergesidir.
Nifak ve Ayrıştırma
Hakkında onlarca iddia bulunan bu kişi, Bingöl’deki Şehit ve Gazi ailelerimizin arasına nifak sokarak camiamızı huzursuz etmiştir.
Mülki İdareye Çağrımızdır
Şehit ve Gazi ailelerini “yük” ve “sıkıntı” olarak gören, görevini kötüye kullanarak devletle milletin arasına duvar ören bir müdürün o koltukta oturduğu her gün, adalete olan güvene vurulmuş bir darbedir. Valilik makamı, bu haksızlıklar karşısında sessiz kalarak koruma görevini yerine getirmemiştir.
Bizler sadaka değil, vefa ve saygı bekliyoruz. Devletin şefkatli yüzünü karartan, elindeki kamu gücünü bir silah gibi mazluma doğrultan bu zihniyetle mücadelemiz sonuna kadar devam edecektir. Ne tehditleriniz ne de sürgünleriniz bizi yolumuzdan döndürebilir.
Gereğinin yapılması için tüm yetkilileri ve kamuoyunu göreve davet ediyoruz. “