Geçmiş Karabağ ateşkesleri: Ermenistan’ın işgal tarihi

Habertürk yazarı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, Azerbaycan ile Ermenistan arasında geçmiş tarihlerde yapılan ateşkeslerin Ermeni güçlerinin işgalleriyle sonuçlandığını yazdı. Zorlu’ya göre Ankara ile Bakü’nün yalnızca 2 şart altında müzakerelere gitmeli.

Geçmiş Karabağ ateşkesleri: Ermenistan’ın işgal tarihi

VERYANSIN TV

Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmalar devam ederken 72 saat için ilan edilen ateşkes tartışılıyor. Süreç Ermenistan’ın ihlalleri nedeniyle tıkandı. 

Peki Karabağ’a ilişkin ateşkes süreçlerinde Ermenistan’ın tutumu nasıldı? 

Habertürk yazarı Prof. Dr. Kürşad Zorlu’ya göre geçmiş tarihlerde ilan edilen ateşkesler Ermeni güçlerinin işgalleriyle dolu:  

"İlk kez 23 Eylül 1991'de Boris Yeltsin ve Nazarbayev bölgeyi ziyaret ediyorlar. Rusya’nın güneyindeki Jeleznovodsk kentinde barış görüşmeleri başlıyor. Yeltsin ve Nazarbayev’in garantörlüğünde ilk ateşkes anlaşmasına varılıyor. Ermenistan gerekli adımları atmıyor ve Azerbaycan tarafı bölgeye gözlemciler davet ediyor. Ermenistan bu amaçla gelen helikopteri düşürüyor ve kimse sağ kurtulamıyor.

Şubat 1992’de İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Velayeti, taraflar arasında arabuluculuk yapmak amacıyla bölgeyi ziyaret ediyor. Ateşkes uzlaşma çalışmaları sırasında Hocalı Soykırımı’nı gerçekleştiriyorlar.

3-8 Mayıs 1992’de bu kez Tahran’da 8 maddeden oluşan bir anlaşma imzalanıyor. Ama aynı gün Ermenistan ordusu Şuşa’yı, 17 Mayıs 1992’de de Laçın’ı işgal ediyor.

26 Ağustos 1992’de Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev ateşkes için yeni bir girişimde bulunuyor. Azerbaycan, Ermenistan ve Kazakistan Dışişleri Bakanları arasında 27 Ağustos 1992’de Almatı Bildirisi imzalanıyor. Ancak Ermenistan kısa bir süre sonra bildiriyi tanımadığını açıklıyor.

Bugün de asıl yapmak istedikleri önce Azerbaycan’ın ilerleyişini durdurmak sonra da yeni oldubittilerle en az toprak kaybını başarmaktı. Zira daha önce Yukarı Karabağ’ın statüsünün ayrıca değerlendirileceği ve onu çevreleyen rayonlardan çekileceklerine yönelik anlaşma taslağını birkaç kez reddederek test etmişlerdi. Hedefleri işgaldeki Yukarı Karabağ’ın tanınmasını sağlamak. Ateşkesin hemen öncesinde ABD’de kimi milletvekilleri aracılığıyla kongreye tanıma çağrısında bulunmuşlardı.

MÜZAKERELERİN KOŞULU NE OLMALI? 

Türkiye ve Azerbaycan’ın yalnızca iki şart altında müzakerelere dahil olması gerektiğini söyleyen Zorlu “Ya grubu oluşturan tüm üyeler eşit koşullarda sürece dahil edilmeli ya da Türkiye ile yeni bir ülke (Almanya önerilebilir) daha eşbaşkanlar olarak eklenmelidir. İkincisi Minsk Grubu dışında daha güvenilir bir arabuluculuk mekanizması kurulmasıdır. “ ifadelerini kullandı.