'Genelkurmay artık astsubay ataması dahi yapamayacak'

Emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, 70 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle astsubay atalarının da Milli Savunma Bakanlığı'na devredildiğini söyledi. Üçok, “Genelkurmay'a kala kala uzman çavuşlar kaldı” dedi.

'Genelkurmay artık astsubay ataması dahi yapamayacak'

Emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, 6 Şubat 2021 tarihinde yayımlanan 70 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Türk Silahlı Kuvvetleri için çok vahim sonuçlar doğuracağını söyledi.

Üçok, “Bu kararnamenin 15'inci maddesine göre bundan sonra Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı, Deniz Kuvvetleri Komutanı ve Hava Kuvvetleri Komutanı sadece Uzman Çavuşların ve Uzman Er/Erbaşların tayin ve atamasını yapabilecekler. Subay ve astsubayların tayinleri bundan böyle Milli Savunma Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak. Biliyorsunuz general/amiral atamaları zaten Cumhurbaşkanı tarafından yapılıyordu. Genelkurmay'a kalakala bir tek uzman çavuşlar kaldı” ifadelerini kullandı.

Sözcü'den Aytunç Erkin'e konuşan Üçok'un açıklamalarının satırbaşları şöyle:

10 Temmuz 2018'de Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanmıştı. Geçen cumartesi günü yayımlanan 6 Şubat 2021 tarihli 70 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile de (MADDE 339/F- (1) Personel Genel Müdürlüğü'nün görev ve yetkileri şunlardır: ç) Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu subay ve astsubayların atama işlemlerini ilgili kuvvet komutanlıkları ile koordineli olarak yürütmek) hükmü getirildi.

Yani… TSK emrinde çalışan subay astsubayların atamaları, Milli Savunma Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'ne geçti. Bundan sonra tayin isteyen subay ve astsubaylar Milli Savunma Bakanlığı'na gidecekler. Tıpkı Milli Eğitim, Sağlık ve benzeri bakanlıklarda olduğu gibi tayin için siyasi parti yetkililerinden torpil isteyecekler.

Siz komutan olarak yarın belki de ölüme göndereceğiniz bir yüzbaşının ya da başçavuşun tayinini bile yapamayacaksınız. Yurt dışında hangi albay TSK'yı en iyi şekilde temsil eder ona Personel Genel Müdürlüğü'nde oturan belki de hiç yurt dışı görmemiş bütün askerlik tecrübesi birkaç ay olan birkaç sivil kişi karar verecek. O zaman ben bir subay ya da astsubay olarak niçin size değer vereyim, gider bir partili bulur tayinimi yaptırırım.”

"... Koordineli olarak yürütecek” cümlesini Üçok'a hatırlattım:

“… Evet öyle diyor. Ama biliyorsunuz ki general amiral terfilerinde de halen eski usul geçerli. Anketler yapılır, anket sonuçları, sicilleri, takdirleri ve benzerleri ile beraber komutan kanaatleri falan hepsi Genelkurmay Başkanlığı General Amiral Şubesi'ne gelir oradan da Yüksek Askeri Şura'ya. YAŞ'ta oylanır terfi ve emekli edilecek general/amiraller belirlenip yayınlanır. Usul bu. Ama uygulama da böyle değil. Deniz Kuvvetleri Komutanı kendi Personel Başkanı Tuğamiral Şafak Duruer'in emekli edildiğini YAŞ toplantısında duvardaki yansıda görüp öğreniyor. Ya da Serdar Atasoy'da olduğu gibi, Kara Kuvvetleri Komutanı emekli edilsin diyor, ancak FETÖ itirafçısı olan Serdar Atasoy tuğgeneralliğe terfi ettiriliyor.

Ahmet Zeki Üçok'a “Koordine yok mu diyorsunuz” dedim: “… Yine FETÖ itirafçısı olan Tuğgeneral Serdar Atasoy'u ele alalım. Her yıl YAŞ öncesi albaylar için inceleme yapmak için bir komisyon kuruluyor. Bütün albayların hepsi tek tek FETÖ açısından inceleniyor, disiplin, sağlık, ihtiyaç durumu vs. bakılıyor ve şu albaylar emekli edilsin diye bir liste hazırlanır. Bu liste Kuvvet Komutanı tarafından imzalanıp Genelkurmay'a gönderilir. Oradan da Milli Savunma Bakanlığı'na, akabinde de Cumhurbaşkanlığı'na. Bu listede emekli edilsin denilen Serdar Atasoy terfi ediyor, listede olmayanlar emekli oluyor. Emekli edilmesi için yaklaşık iki yüz elli albayın adı geçerken Serdar Atasoy'un terfi ettirildiği 2020 yılı YAŞ'ta bir çoğunun adının geçmediği tam olarak 657 albay emekli edildi. Koordinasyonda sorunlar olduğu açık.”

SONUÇ

Üçok'un endişesinin özeti şu tespitlerde gizli:

“Subay astsubayların atama yetkisinin Milli Savunma Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'ne devir edilmesi, TSK'nın politize edilmesine dair atılmış çok tehlikeli bir adımdır. Derhal vazgeçilmelidir. Cumhurbaşkanımız dahil tüm parti başkanları ‘siyaset kışladan uzak tutulmalı, siyaset bulaştırılmamalıdır' demelerine karşın, 70 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile siyaset kışlanın tam da göbeğine çöreklenmiştir.”