Generalin Kozmik Oda direnişi... O gün neler yaşandı?

FETÖ'nün Kozmik Oda kumpasına direnişiyle tanınan ve geçen günlerde koronavirüsten hayatını kaybeden emekli Tümgeneral Selahattin Kısacık'ın, bu direnişte yalnız bırakıldığı için kırgın olduğu öğrenildi.

Generalin Kozmik Oda direnişi... O gün neler yaşandı?

Geçen hafta katıldığı bir düğünde kaptığı koronavirüsten hayatını kaybeden emekli Tümgeneral Selahattin Kısacık, TSK'nın en mahrem sırlarının tutulduğu Kozmik Oda'ya girilmemesi için verdiği direnişle tanınıyor.

"Bülent Arınç'ı suikast" komplosuyla taşları döşenen kumpasta, Kozmik Oda'ya girilmesine karşı direndiği için FETÖ'cü savcılar tarafından “Terör örgütüne yardım ve yataklıkla” suçlanan Kısacık'ın, o dönem üstündeki komutanlardan destek görmediği için kırgın olduğu belirtildi.

Sözcü yazarı Saygı Öztürk, o dönem Kozmik Oda'da yaşananları köşesine taşıdı.

Öztürk'ün yazısının satır başları şöyle:

"Genelkurmay Başkanlığı Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanı Tümgeneral Selahattin Kısacık, Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı'na askeri savcıların geleceğini öğrendiğinde, hemen olay yerine gitti. Savcılar ‘Kozmik Oda'ya girmek istiyor, Selahattin Paşa sokmamak için direniyordu. Mahkeme kararıyla hakim Kadir Kayan arama yaptığında, savcılar yine devreye giriyor ve bazı belgeleri dışarı çıkarmak istiyor. Buna Tümgeneral Kısacık izin vermeyince, Savcı Mustafa Bilgili, yalnız Tümgeneral Kısacık'ı değil, sıralı amirlerini de “Terör örgütüne yardım ve yataklıkla” suçlayan tutanak düzenledi. Selahattin Paşa, çok sinirlendi o tutanağı alıp yırttı.

Hemen Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un yanına gitti. “Komutanım beni de, ikinci derece sicil amirim olan sizi de terör örgütüne yardım ve destekle suçlayan tutanak düzenlendi. Dolayısıyla sizleri de suçluyor” dedi. Selahattin Paşa, bu duruma Orgeneral Başbuğ'un büyük tepki göstereceğini sanıyordu. Başbuğ gülümsemekle yetindi ve önemsemedi. Bu olaydan değil ama Ergenekon davasından tutuklanana kadar böyle bir şey olabileceğine de hiç inanmamıştı.

1902 GÜN SÜRDÜ

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast iddiasıyla 19 Aralık 2009'da başlayan soruşturma tam 1902 gün sürdü. Soruşturmayı Özel yetkili C. Savcısı Mustafa Bilgili sürdürdü. “Bitirilmeyen soruşturma” devam ederken, yaklaşık 4.5 yıl şüphelilerin telefonları da dinlendi.

Özel yetkili savcılıklar 6 Mart 2014'te kaldırıldı. Savcılıkların kaldırılmasından sonra soruşturma görevini önce Sadık Bayındır yürüttü. Yıllarca yapılmayanları yaptı ve soruşturmanın sonuna geldiği dönemde Yargıtay üyeliğine seçildi. “Kozmik Oda” soruşturmasını sonuçlandırmak da C. Savcısı Tekin Küçük döneminde gerçekleşti. 19 Aralık 2009'da başlayan soruşturma 11 Mart 2015 tarihinde “Kovuşturmaya yer olmadığı” yani her şeyin “kumpas” olduğuna ilişkin kararla sonuçlandırılmış oldu.

NEREYE VERECEKTİ?

Özel Yetkili 11. Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olan Kadir Kayan, “Kozmik Oda'ya giren ilk hâkim” oldu. Kayan, Kozmik Oda ile ilgili resmi tutanak hazırladı. Tümgeneral Selahattin Kısacık, “Kadir Kayan bana ‘Resmi tutanak dışında ayrıca bir doküman hazırlayacağım' dedi. Ancak o raporu bize vermediği gibi nereye verdiğini de bilmiyoruz” dedi. İşte o hakim de yurtdışına kaçtı.

Selahattin Paşa ile o günlerde de konuşuyorduk. Aralarında Uğur Mumcu'nun, Bahriye Üçok'un, Muammer Aksoy'un da bulunduğu bazı kişilerin öldürülüşünün askerlere bağlanmak istendiğinin farkındaydı. O yüzden hakim isim listesi getirmişti. Hele, polisin içeriye bilgisayar sokma planı, bilirkişi olarak tayin edilen Barış Erdoğan'a yapılan teklifler akıl alır gibi değildi.

Özel Kuvvetler Komutanlığı döneminde, kendisine bağlı birimde arama yapıldığı dönemde ne olup bittiğini öğrenmek için bile gelmeyen korgeneral, orgeneralliğe terfi ettirildi ve 2. Ordu Komutanı oldu. Daha sonra da Jandarma Genel Komutanı yapıldı. Bu komutanın terfilerinde Kozmik Oda olayında uzak durmasının etkili olduğu hep konuşuldu.

Savcı ve hâkimlerle sürekli karşı karşıya gelen ve belge çıkmaması için en büyük mücadeleyi veren Tümgeneral Selahattin Kısacık, sohbetimizde bana şunları söyledi: “Ben arkadaşlarımın suçsuz olduğunu ortaya koymaya çalıştım. Bir suç var ve bundan haberim yoksa, ben birinci derecede suçlu olurum. Diğer komutanların da aynı duyarlığı göstermesi gerekirdi. Ama olmadı. Bağlı olduğumuz komutan bile ‘Orada ne oluyor' diye merak bile etmedi.”

Bu kırgınlığının sonucu, emekliliğine bir yıl kalmasına rağmen kendi isteğiyle Silahlı Kuvvetler'e veda etti. O döneme ilişkin bütün tutanakları, mahkeme kayıtlarını da “Güvendiğim gazeteci sizsiniz” deyip bana teslim etmişti. “Baskın” isimli kitabımı yayımladığımda  “Tarihe geçecek belgelerle olayı yazdığım” için gazetemize gelip teşekkür etmişti.

KORONADAN ÖLDÜ

Selahattin Paşa'nın nasıl bir mücadele verdiğinin yakın tanıkları, “O bir kahramandı” diyor. İşte, Kozmik Oda'nın sırlarını dışarıya çıkarmayan, Genelkurmay'da korunmasını sağlayan komutan emekliye ayrılınca, bütün sırlar, kopyaları alıp ABD'ye kaçan iki uzman tarafından yurtdışına çıkarıldı. Selahattin Paşa, o belgelerin Genelkurmay'dan çıkmasına izin veren dönemin Genelkurmay Başkanı'nı da hiç affetmeyeceğini söylüyordu.

Selahattin Paşa'yı geçen hafta KOVID-19'dan kaybettik. Aynı yerden virüsü kaptıkları düşünülen emekli Albay Mehmet Ali Elçi de dün vefat etti. Şunu çok iyi biliyorum, Selahattin Paşa o günlerde kendisini yalnız bırakan komutanlarına kırgın ve küskündü. Çok şey söylemek istiyor ama asaletinden susuyordu. Sonunda dosya kapandı..."