Gizli Kıbrıs tutanaklarının ortaya çıkardığı gerçek

Sabahattin İsmail yazdı…

Gizli Kıbrıs tutanaklarının ortaya çıkardığı gerçek

Rum basını kaç gündür 6-7 yemmuz 2017'de Crans Montana’da BM diplomatlarınca tutulan garantörlük görüşmeleri ile ilgili gizli görüşme tutanaklarını yayınlıyor. DİB'nı Çavuşoğlu'nun ortaya koyduğu önerileri, Rum -Yunan liderleri ile BM Genel Sekreterinin konuşmalarını açıklıyor

Benim bu tutanaklardan anladığım   "garantörlük açılımı" adı altında kırmızı çizgimiz olan, "pazarlık konusu değildir", dediğimiz Garantörlük, Annan planında olduğu gibi yeniden pazarlık masasına yatırılmıştır.

Bu çerçevede şu öneriler yapılmıştır:

1- Diğer tüm konularda anlaşmaya varılması halinde Türkiye 650 asker dışındaki tüm askerlerini geri çekmeyi kabul etmiştir. (Oysa biz Türk askeri Kıbrıs'tan çekilemez, diyorduk.Bir anlaşma olsa bile en az 5000 asker kalmasını istiyorduk.)

2-Garanti Anlaşmasında yer alan "tek yanlı müdahale hakkı"nın iptalinin kabul edilebileceği ifade edilmiştir. Ancak bunu, Crans Montana’ya davet edilecek Türkiye-Yunanistan Başbakanlarının görüşebileceği belirtilmiştir.

3-DİB Çavuşoğlu daha da esneyerek, başta dönüşümlü başkanlık (2 dönem Rum 1 dönem Türk) olmak üzere varılacak anlaşmanın 3 seçim dönemi olan 15 yıl sorunsuz uygulanması halinde garantörlüğün iptalinin ve kalan 650 askerin de çekilmesinin görüşülmesi yönünde öneri sunumuştur. (Böylece Annan Planından bile geri gidilmiştir. Annan planında Türkiye 18 yıldan sonra garantörlüğün iptalini görüşmeyi kabul etmişti) 

4-Rum-Yunan tarafı garantörlüğü pazarlığa açtırmakla büyük bir diplomatik başarı elde etmiştir. Ancak aç gözlülük yaparak anlaşma imzalandığı anda SIFIR ASKER, SIFIR GARANTİ'de ısrar ederek çözüm için imzalar atılır atılmaz tüm askerlerin çekilmesini ve garantörlüğün iptalini talep etmiştir.

Böylece, Annan Planı referandumunda olduğu gibi, bir kez daha Rum-Yunan açgözlülüğü bizi felaketten kurtarmıştır.

Esasen Garanti Anlaşması aynen kalmış olsaydı bile Akıncı'nın verdiği korkunç tavizler sonucu KKTC, Rum ağırlıklı birleşik federal Kıbrıs 'ın bir eyaletine dönüştürülecek, Türkiyesiz AB içine sokulacak, Kıbrıs Türkleri en geç 5 yıl içinde 300 milyonluk AB'de eriyecek, serbest yerleşme, mülk edinme, dolaşma, iş kurma ve çalışma özgürlükleri sayesinde KKTC toprakları Rum-Yunan ve AB üyesi 27 ülkenin vatandaşları tarafından satın alınacak ve kuzeyde nüfus olarak çoğunluğa geçeceklerdi...

Devamla, Karpaz, Maraş, Güzelyurt dahil 40 yerleşim yerini içeren yüzde 8 toprak tavizi ilk anda Rumlara verilecek ve Kuzeye en az 100 bin Rum yerleşerek eski mülklerini alacaktı.

Özetle Tanrı bir kez daha Kıbrıs Türküne ve Türkiye'ye acıdı..