VERYANSIN TV
Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık eski askerler Levent Göktaş, Fikret Emek, Ahmet Tarkan Mumcuoğlu, Gökhan Nuri Bozkır ile eski istihbaratçı Enver Altaylı, Aydın Köstem ve tutuksuz sanık Mehmet Narin katıldı.
Hablemitoğlu’nun eşi Şengül Hablemitoğlu ve kızları da mahkeme salonunda hazır bulundu.
Duruşmada, Özel Kuvvetler Komutanlığında emekli Albay Levent Göktaş’ın sürekli yanında olduğu bilinen tutuksuz sanık emekli Astsubay Mehmet Narin savunma yaptı.
Tutuksuz sanık Narin, 1991’de Özel Kuvvetler Komutanlığına (ÖKK) gönüllü katıldığını, 2005’e kadar terörle mücadele operasyonlarında aktif görev aldığını söyledi.
Emekli olduktan sonra Bağdat’ta özel bir şirketin güvenlik işlerinden sorumlu olduğunu belirten Mehmet Narin, “Türk Silahlı Kuvvetlerinden 2012’de emekli olduktan sonra 2019 yılına kadar Irak’ta çalışıyordum. 2019’da gözaltına alındım, yurt dışı yasağı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldım.” dedi.
Narin, 2022 Şubat’ta yeniden gözaltına alındığını, 9 ay cezaevinde tutuklu kaldığını, “kasten öldürme” suçundan “kovuşturmaya yer yok” kararı verildikten sonra tahliye edildiğini anlattı.
‘GÖKTAŞ’IN EMRİNİ SORGULAMAM RÜTBEM GEREĞİ İMKANSIZ’
Suç örgütüne üye olduğu iddiasıyla yargılandığını ve bu durumu kabul etmediğini belirten Narin, şunları söyledi:
“Enver Altaylı’nın yanında özel işlerini yapan Nizamettin Avşar hakkında takipsizlik kararı verildi ama o dönemde ÖKK’da sadece astsubay rütbesinde olan ben, 9 ay hapis yattım. Levent Göktaş albay olarak bana ‘Bir hat al gel’ demiş. Ben nasıl ‘yok’ diyeyim. Aldığım eğitimlerin gereği olarak albay rütbesinde olan Göktaş’ın emrini sorgulamam rütbem gereği imkansızdır. Göktaş, ‘Merminin önüne atla’ dese atlayacak adamım. Kaldı ki ‘bir hat al gel’ dedi.” Narin, Levent Göktaş’ın “bu hattı gönül ilişkisi olan kişilerle görüşmek için istediğini biliyorum” ifadelerini kullandı.
‘KANUNSUZ BİR EMİR VE TALİMAT ALMADIM’
Hat alma konusunda “Ben bana verilen emri yaptım” diyen Narin, “Göktaş sana kanun dışı emri verse yapar mıydın?” diye soran Mahkeme Başkanı Selim Karakuzu’ya, “Asla, sadakatımız devletimiz ve kurumlarımız için olmuştur. Kanunsuz bir emir veremez, vermedi de, kanunsuz bir emir ve talimat almadım. Komutanıma hat almak, kanunsuz emir değildir” yanıtını verdi.
Suçsuz olduğunu, Hablemitoğlu suikastında kesinlikle yer almadığını savunan Narin, beraatını istedi.
Mehmet Narin’in savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi.
Mehmet Narin, sanık Levent Göktaş’ın, “Aydın Köstem ve Enver Altaylı’yı, ÖKK’nın Kirazlıdere kışlasında misafir olarak ağırlayıp ağırlamadığı”nı sorması üzerine, böyle bir duruma şahit olmadığını söyledi.
‘GÖNÜL İLİŞKİLERİNİZDE KULLANMAK İÇİN ALDIRDINIZ’
Göktaş’ın “Size GSM hattı aldırdığım doğrudur. Bu hattı size ne maksatla aldırdım? Kim ya da kimlerle görüşmek için aldırdım?” sorusu üzerine de Narin, “Gönül ilişkilerinizde kullanmak için aldırdınız. Hatta bana ‘yengelerinle konuşacağım’ demiştiniz. Ben de eşinizle konuşmak için neden başka hata ihtiyaç duyasınız diye düşünmüştüm” yanıtını verdi.
Savcının, Göktaş’la Konya’ya giderken kendisine ne dediğini sorması üzerine Narin, “MİT müsteşarlığıyla ilgili CV vereceğini söylemişti. Abdüllatif Şener’e vereceğini hatırlıyorum.” cevabını verdi.
GÖKTAŞ: ABDULLAH GÜL’E İLETİLMEK ÜZERE CV VERECEKTİM
Bunun üzerine söz alan Levent Göktaş, “MİT müsteşarlığı için değil, daire başkanlığı için CV verecektim. Taner Yıldız vasıtasıyla Abdullah Gül’e iletilmek üzere, Mehmet Narin yanlış hatırlıyor. Konya’ya 17 Aralık 2002’de gittiğim Şeb-i Arus töreninde Abdullah Gül’e öz geçmişimi sunacaktık. Ancak kendisi gelmedi. Biz de hava muhalefetinden dolayı Ankara’ya dönmeyip Antalya’ya geçtik.” diye konuştu.
Mehmet Narin, sanıklardan Nuri Gökhan Bozkır’ı bir kez gördüğünü, Levent Göktaş’la uzun süre çalıştığını, kendisinden hiçbir şekilde kanunsuz bir emir almadığını, Göktaş’ın hiçbir askere kanun dışı emir verdiğini görmediğini belirtti.
Mehmet Narin’e Emekli ÖKK mensubu Altan Bora’nın Levent Göktaş ile ilgili “Göktaş’ı mesaide görmezdik” sözleri de soruldu. “Siz görevi aksattığımı gördünüz mü” sorusunu soran Göktaş’a Mehmet Narin, “Şahit olmadım” ifadesini kullandı.
‘ENVER ALTAYLI İLE PARA ALIŞVERİŞİNE ŞAHİT OLMADIM’
Narin, Levent Göktaş’ın “EDOK’a tayin olduktan sonra benim tuttuğum büroda hiçbir illegal toplantı yaptık mı, tanık oldunuz mu” sorusunu ise “Tanık olmadım” diye yanıtladı. Levent Göktaş ile Enver Altaylı arasında bir para alışverişine şahit olmadığını da söyleyen Narin, aralarındaki ilişkiyi bilmediğini belirtti.
“Konya’ya giderken izin aldınız mı, Levent Göktaş bir izin aldı mı bilginiz var mı?” sorularına da Narin, “Ben izni zaten Levent Albay’dan alıyordum, yanında olduğum için öyle bir şeye gerek duymadım. Levent Albay’ın izin alıp almadığını kendisine sorma yetkim yok” diye konuştu.
ZİHNİ ÇAKIR’LA WHATSAPP GÖRÜŞMELERİ MAHKEMEYE SUNULDU
Davada sanıkların savunma ve çapraz sorgulamalarının ardından sanık avukatlarının savunmasına geçildi. İlk savunmayı Nuri Gökhan Bozkır’ın avukatları yaptı. Nuri Gökhan Bozkır’ın avukatları, Bozkır’ın MİT’te yaşadığını iddia ettiği işkenceler ve iddianamedeki hukuksuzluklar üzerine savunma yaptı. Gazeteci Zihni Çakır’ın Bozkır’ı yönlendirdiğini belirten avukatlar, Bozkır ile Çakır’ın Whatsapp görüşmelerini mahkeme heyetiyle paylaştı.
AVUKATLARIN SAVUNMALARI
Bozkır’ın avukatlarının ardından cinayette tetikçi olduğu iddia edilen emekli albay, ÖKK mensubu Ahmet Tarkan Mumcuoğlu’nun avukatları savunma yaptı.
Herkese gizlilik kararının işlediğini ancak gazeteciler Zihni Çakır ve Abdurrahman Şimşek’e gizlilik kararının işleyip işlemediğini soran avukatlar, soruşturma savcısı Zafer Ergün’ün iddianamesine ve yöntemine tepki gösterdi. Savcının delilden şüpheliye gitmek yerine, şüpheliden delile gittiğini ve bunun hukuki olmadığını söyleyen avukatlar, müvekkilinin cinayet zamanı Kazakistan’dan hiçbir şekilde ayrılmadığını, ayrıldığına dair çıkış belgesinin pasaportunda olmadığını, Türkiye’ye giriş belgesinin de bulunmadığını belirtti. Pasaportun orijinalini mahkemeye sunan avukatlar, Tarkan Mumcuoğlu’nun 3 ila 23 Aralık 2002 tarihinde Kazakistan’da kursta olduğunu ve kendisinin de bu kursta görevli olduğunu, 23 Aralık tarihli bir fotoğrafın ve kursiyerlere verilen ıslak imzalı diplomalarda Mumcuoğlu’nun imzasının da yer aldığın belirtti.
Dosyanın soruşturma aşamasında Tarkan Mumcuoğlu’nun lehine olan hiçbir talebi savcının dikkate almadığını ileri süren avukatlar, Mumcuoğlu’na yapılan suçlamayla ilgili tek bir delilin dahi olmadığını iddia etti.
Davaya emekli Albay, eski ÖKK mensubu Fikret Emek’in avukatlarının savunmalarıyla devam edildi.