Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye’nin başkenti Şam’da Esad’ı deviren HTŞ’nin elebaşı Colani ile görüştü.
AA’nın diplomatik kaynaklardan edindiği bilgiye göre görüşmede Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz, Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Burhan Köroğlu ve Suriye geçici hükümetinin Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen Esaad Hasan Şeyban da yer aldı.
Fidan, Colani ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Suriye’nin en zor ve karanlık döneminin geride kaldığını ve daha güzel günlerin yaşanacağını savunan Fidan, Suriye’nin bütün etnik, dini ve mezhep gruplarının daha mutlu ve huzurlu olacağını, ülkenin geleceğini Suriyelilerin belirleyeceğini ifade etti.
Fidan, Suriye’nin güvenli, özgür ve müreffeh bir ülkeye dönüşmesinin Suriye halkı sayesinde mümkün olduğunu savunarak, “Bugün Şam’dayım, çünkü en dar günlerinizde olduğu gibi, bugün de sizleri yalnız bırakmayacağız. Türk halkı, Türk devleti ve Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan sizlerin her zaman yanında olacaktır.” diye konuştu.
Suriye’deki HTŞ rejiminin sözlerini hayata geçirebilmesi için fırsata ve imkana ihtiyacı olduğunu ileri süren Fidan, “Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılması, Suriye’nin normalleşmesi ve ülkede güvenliğin sağlanması bakımından son derece mühimdir.” dedi.
Fidan, Suriye’nin yeniden inşası için de gerekli hazırlıklara bir an önce başlanması gerektiğini vurgulayarak, “Suriyeli kardeşlerimizin ülkelerine gönüllü ve güvenli dönüşünü mümkün kılacak ortamın yaratılması ancak bu şekilde mümkün olacaktır. Bu bakımdan, uluslararası toplum, yeni yönetime güçlü bir destek sağlamalıdır.” ifadelerini kullandı.
![]()
‘PKK/YPG’YE SURİYE’DE YER YOK’
Bugünkü ziyaretin diğer ülkelerden de üst düzey temasları teşvik edeceğini ümit ettiğini söyleyen Fidan, şunları kaydetti:
“Başta Arap ülkeleri olmak üzere, tüm uluslararası toplum Suriye’deki yeni yönetimle angaje olmalıdır. Zaman, ‘bekle ve gör’, dönemi değildir. Bir an önce harekete geçmeliyiz. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliği konusunda hiçbir tereddüt yoktur, asla da olamaz. Bugünkü görüşmemizde bu husustaki ortak irademizi teyit ettik. Bu vesileyle PKK/YPG’ye Suriye’de kesinlikle yer olmadığını bir kez daha vurgulamak istiyorum. Bu terör örgütü, Suriye halkının topraklarını işgal etmekte ve doğal kaynaklarını çalmaktadır. Bugünkü toplantımızda, Suriye halkının PKK/YPG’yle mücadele konusunda ne denli kararlı olduğunu bir kez daha gördüm. PKK/YPG, bir an önce kendisini feshetmelidir.”
İSRAİL’İN SURİYE İŞGALİ
Fidan, İsrail’in Suriye topraklarını işgaline ilişkin, “İsrail’in, mevcut ortamdan faydalanarak Suriye’nin topraklarını gasbetmesine de kesinlikle müsamaha gösterilemez. İsrail, Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeli, bölgesel güvenliği daha fazla riske atmamalıdır. Uluslararası toplum, İsrail’in hukuksuz eylemlerine karşı somut bir tepki ortaya koymalıdır.” ifadelerini kullandı.
Fidan, “Şu anda PKK/YPG, Suriye topraklarının üçte birini işgal etmekte, kanunsuz bir şekilde enerji kaynaklarının başında oturmakta, Suriye halkının malını çalmakta ve Türkiye’den, Irak’tan, İran’dan, Avrupa’dan gelmiş PKK mensuplarıyla ve aşırı sol terör gruplarıyla bölgeyi adeta bir terör havzasına çevirmiş durumda.” dedi.
Colani’ye gösterdiği “misafirperverlikten” dolayı teşekkür eden ve “Şam’da bulunmaktan memnuniyet duyduğunu” belirten Fidan, “61 yıllık Baas rejimi tarafından katledilen tüm Suriyelileri, saygıyla anmak istiyorum. Son 14 yıllık özgürlük mücadelesinde şehit olan tüm kardeşlerimizi, hürmetle yad ediyorum. Hepsine Allah’tan rahmet diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Fidan, “Sevgili kardeşlerim, sizlere, Türk halkının selamını getirdim; sizlere, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın en iyi dileklerini ve selamlarını getirdim. 14 sene boyunca, sevinciniz sevincimiz, hüznünüz hüznümüz oldu. Kardeşlik ve komşuluk hukuku bunu gerektiriyordu.” diyerek, Türkiye’nin “tarihin doğru tarafında yer almanın” mutluluğunu yaşadığını söyledi.
“Bu zafer sizindir ve başka hiç kimsenin değildir. Sizlerin fedakarlıkları sayesinde Suriye tarihi bir fırsat yakaladı.” ifadesini kullanan Fidan, Suriye’nin yeniden istikrara kavuşabileceğini, Suriye topraklarında terör tehdidinin bertaraf edilebileceğini ve ülke ekonomisinin güçlendirilebileceğini öne sürdü.
Fidan, Suriye halkının ülkelerine geri dönüşünün mümkün olduğunu da iddia etti.
Colani ile yaptıkları görüşmede geçiş döneminin düzenli şekilde tamamlanmasının ve Suriye’de istikrarın tesis edilmesinin önemine değindiklerini aktaran Fidan, bunun için öncelikle ülkede güvenliğin tesisi edilmesi, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve azınlıkların korunması gerektiğini dile getirdi.
‘TÜRKİYE DESTEK VERMEYE HAZIR’
Fidan, herkesin barış içinde yaşadığı ve adaletin hakim olduğu bir ülke kurmanın, yeni Suriye’nin en büyük başarısı ve geleceğinin teminatı olacağını ileri sürerek, bu amaçları hayata geçirmek için Suriye’de devletin tüm fonksiyonlarıyla ayağa kaldırılması gerektiğini vurguladı.
“Türkiye olarak, devlet kurumlarının yeniden yapılandırılması ve kapasite inşası alanındaki tecrübelerimizi aktarmaya hazırız. TİKA, Kızılay ve AFAD gibi kurumlarımızla ve özel şirketlerimizle, somut çalışmalara destek vermek istiyoruz.” ifadelerini kullanan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tüm devlet kurumlarına bu konuya ilişkin talimat verdiğini kaydetti.
IŞİD’LE MÜCADELE
Fidan, “Suriye halkının DEAŞ’la mücadelesine de en güçlü şekilde destek vermeye hazırız. Geçmişte olduğu gibi, bugün de DEAŞ’ın Suriye’deki durumdan istifade etmesine asla izin vermeyeceğiz. Baas karanlığından kurtulan Suriye, PKK/YPG ve DEAŞ’ı da topraklarından inşallah temizleyecektir.” dedi.
Suriyelilerin onurlu ve haklı bir mücadele verdiğini savunan Fidan, Suriyelilerin 14 sene boyunca yaptığı fedakarlıklara bizzat şahit olduğunu, katlanmak zorunda kaldıkları acıları gördüğünü iddia etti.
Fidan, “Muhalif güçlerin, Halep’i terk etmek zorunda kaldığı günü unutamam. Bazı ülkelerin sizi yalnız bırakıp gittiği günü unutamam. Ancak bugün, umut dolu, yeni bir gündür.” şeklinde konuştu.
“Hayatını kaybedenler, gelecek kuşaklar ve barış içinde yaşayan bir Suriye için” beraberce çaba göstereceklerini söyleyen Fidan, Colani’ye teşekkür etti ve Suriye’nin yeni idaresine “başarılar” diledi.
‘SURİYE İÇİN SEFERBERLİK’ ÇAĞRISI
Fidan, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Bir soru üzerine Fidan, bugün Şam’a Türkiye sınırındaki Cilvegöz Sınır Kapısı’ndan kara yoluyla geldiklerini ve yaklaşık 6 saat boyunca bütün şehirleri gördüklerini anlattı.
Fidan, yol boyunca 14 sene önce gördüğü ve bıraktığı Suriye’nin yerini savaşla harap olmuş bir Suriye’nin aldığını gözlemlediğini aktararak, “Bugün bu Suriye’nin ayağa kalkması, yerlerinden edilmiş milyonlarca insanın ülkelerine dönmesi, temel hizmetlere kavuşması için uluslararası toplumun, başta bölge ülkeleri olmak üzere, topyekun bir seferberlik içerisinde olması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
“Rejim için geliştirilen bütün yaptırım yöntemlerinin yeni dönemde bir an önce kaldırılması gerektiğini vurgulayan” Fidan, böylece yatırım, finansman, altyapı hizmetleri, sağlık hizmetleri ve eğitim hizmetlerinin bir an önce hayata geçirilebileceğini ileri sürdü.
Fidan, bölge ülkelerinin üstünde yük ve Avrupa ülkelerinde ciddi sıkıntı oluşturan göçmenlerin dönebilmesi için yeniden inşaya bir an önce başlanması gerektiğini vurguladı.
Altyapının ayağa kaldırılması gerektiğini söyleyen Fidan, bugünkü görüşmelerde yeni yönetimde bu konuda güçlü bir irade, vizyon ve çalışma azmi gördüğünü iddia etti.
Fidan, bu “irade ve azmin” uluslararası topluluk tarafından da desteklenmesi gerektiğini belirterek, “Biz Türkiye olarak hem uluslararası diplomatik alanda hem de kalkınma örgütlerimizle, şirketlerimizle Suriye’nin yeniden ayağa kalkması ve halkının geri dönmesi için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.
Türkiye’nin Suriye’deki yeni yönetime yaklaşımına ve PKK/YPG’ye yönelik adımlarına ilişkin Fidan, Suriye’nin yeniden yapılanmasında yardım elini uzatmak istediklerini ve kurumların ayağa kaldırılmasında da yeni yönetimle beraber çalışmaya hazır olduklarını ifade etti.
Fidan, bugünkü görüşmede Colani ve yeni yönetimin özellikle yeni sistemin kuruluşuyla ve geçiş süreciyle ilgili çok net fikirlere sahip olduğunu gördüğünü savundu.
Bu fikirlerin hayata geçmesine bütün Suriyelilerin hizmet edeceğine inandığını kaydeden Fidan, süreç içinde kurumsal kapasitelerin geliştirilmesi için bir desteğe ihtiyaç olması durumunda kesinlikle Türkiye’nin bu desteği vereceğini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da bu konuda hassas olduğunu ve çok güçlü bir iradesi bulunduğunu söyledi.
PKK/YPG MESAJI
Fidan, PKK/YPG ile ilgili konuyu da Colani ile görüştüklerini aktararak, “Şu anda PKK/YPG, Suriye topraklarının üçte birini işgal etmekte, kanunsuz bir şekilde enerji kaynaklarının başında oturmakta, Suriye halkının malını çalmakta ve Türkiye’den, Irak’tan, İran’dan, Avrupa’dan gelmiş PKK mensuplarıyla ve aşırı sol terör gruplarıyla bölgeyi adeta bir terör havzasına çevirmiş durumda. Kendilerinin uluslararası topluma sunduğu gardiyanlık hizmeti karşılığında uluslararası toplum da bu hukuksuzluğa göz yumuyor, böyle bir alışveriş olmuş.” diye konuştu.
Şam’daki yeni yönetimin Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasal egemenliğinin sağlama konusunda uygun adımları atacağını değerlendirdiklerini belirten Fidan, şunları kaydetti:
“Şera’yla(Colani) bugün yaptığımız görüşmelerde onun çerçevesini de kendisinden aldık, o vizyonu da gördük. Yeni Suriye’de daha fazla kaos, kan ve dram olmadan (PKK) YPG’nin de önümüzdeki süreçte Suriye’nin ulusal bütünlüğünü tehdit etmeyen bir noktaya gelmesi gerekiyor. Oradaki Kürt kardeşlerimizin kendi hayatlarından ve emniyetlerinden emin bir şekilde yaşaması, Suriye’nin geri kalan nüfusu gibi gururla, huzurla, emniyetle bulundukları yerlerde hayatlarını sürdürmesi ve terör örgütünün pençesinden kurtulmaları önemli.”
Fidan, uluslararası sistemin terör örgütü PKK/YPG’yi kullanmak için gerekçe gösterdiği IŞİD tutukluları meselesinde, Colani’nin Suriye yönetiminin yeni iradesi adına bu konuda da inisiyatif almaya hazır olduklarını söylediğini aktararak, yeni yönetimin gerekirse bu tutukluları devralma konusunda gerekli girişimde bulunabileceklerini ifade ettiklerini kaydetti.
2. TRUMP DÖNEMİ
Bakan Fidan, ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump ve yönetiminin, Suriye’deki PKK/YPG sorunu konusundaki tutumuna ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
“Sayın Trump, bu elimizdeki sorunu Sayın (Eski ABD Başkanı Barack) Obama döneminden devralmıştı. Sayın Trump’ın çok büyük birkaç özelliği var. Bunlardan birisi net olması ve sadece ve sadece Amerika’nın çıkarlarını esas alması. Bu denkleme, probleme baktığı zaman şunu gördü: DEAŞ tutuklularına bir çözüm bulunduğu takdirde Amerikalıların burada kalmasına hiçbir lüzum yok. Niye oradalar, Amerika’ya bunun getirisi ne, bunu bir türlü anlayamadı. Dolayısıyla birkaç defa sisteme talimat verdi.”
ABD sisteminin, sadece ülkenin çıkarını değil, aynı zamanda başka ülkelerin çıkarlarını da gözeten insanlarla dolu olduğuna dikkati çeken Fidan, “Burada Amerika’nın çıkarları açısından bakıldığı zaman, bir matematik hesabı yapıldığı zaman, Türkiye mi önemli, PKK gibi bir terör örgütü mü önemli, Sayın Trump buradaki matematiği hemen görüyor.” dedi.
Fidan, ABD sisteminin içinde ülkeyi Suriye’de tutarak ve bölgede istikrarsızlığı temin eden bir terör örgütüne destek olarak başka bir amaca hizmet edilebileceğini hesaba katan insanların bulunduğunu söyleyerek, bu kişilerin geçmiş dönemde Trump kadar net düşünmediğini dile getirdi.
Bakan Fidan, “Yeni dönemde Trump’ın daha kararlı, daha güçlü, Amerikan çıkarlarını ve sadece Amerikan çıkarlarını öne alan bir iradeyle bu soruna daha farklı yaklaşacağına inanıyorum.” ifadesini kullandı.
“Ülkedeki vatandaşların azınlık tanımlamasından çıkartılarak eşit olduğu bir vizyon”
Suriye’deki azınlıklarla ilgili de Fidan, Colani ve heyetiyle yaptığı görüşmelere değinerek, şunları kaydetti:
“Kendileri geçmiş dönemde Baas rejiminin ülkedeki gruplar üzerindeki kurduğu baskı, bu grupları birbirine karşı kullanarak sistemi devam ettirmedeki zulümden büyük dersler çıkarmış durumda. Her şeyden önce bir defa bu eski uygulamalara son verilmesi, eskilerin hatalarının tekrar edilmemesi için büyük bir hassasiyet içerisinde olduklarını gördüm. Ayrıca ülkedeki vatandaşların bir azınlık tanımlamasından çıkartılarak herkesin eşit olduğu, ait olduğu etnisiteden veya mezhepten dolayı avantajlılığın veya dezavantajlılığın olmadığı bir sistemin inşası konusunda bir vizyonun olduğunu gördüm.”
Fidan, “bunun hem Türkiye’deki hem Avrupa’daki dünyanın gelişmiş demokrasilerinde ortaya konan anayasal vatandaşlığa uygun bir yöntem olduğunu” ifade ederek, bütün vatandaşların etnisitelerinden, kimliklerinden, mezheplerinden bağımsız olarak yargı önünde fırsat eşitliği ve her açıdan eşit olmasının şüphesiz çok ileri bir düşünce olduğunu ve bunun hayata geçeceğini söyledi.
![]()
COLANİ KONUŞTU
Colani, Fidan ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
HTŞ elebaşı, yabancı bir devlet adamıyla düzenlediği ilk ortak basın toplantısında, Suriye’de yeni bir dönemin başlangıcında Bakan Fidan’ı memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.
“Dışişleri Bakanı Fidan ile Suriye’nin geleceğini görüştük. Sayın Bakan’la Suriye’nin geleceğine dair zorlukları ve konuları etraflıca konuştuk. Suriye’nin gelecekte nasıl olacağını görüştük.” dedi.
Komşu ülkelerin çoğunun kendilerine olan olumlu yaklaşımlarını ele aldıklarını ifade eden Colani, “Gelecekte hükümetin güçlü olmasını konuştuk. Özellikle de Savunma Bakanlığının önemi ve silahların sadece devletin kontrolünde kalmasını ele aldık. Devlet dışında herhangi bir grubun elinde silahın olamaması gerekir.” dedi.
Colani, Türkiye ve Suriye arasındaki stratejik ilişkilerin ilerleyen günlerde nasıl gelişeceğini de ele aldıklarını bildirerek, iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik ve toplumsal stratejik ilişkilerin altını çizdi.
Bakan Fidan’ın, Suriye’nin yeniden kalkınması için Türkiye’nin yardım etmeye hazır olduğunu belirttiğini aktaran Colani, “Dost ülke Türkiye, devrimin başından beri Suriye halkının yanında durdu. Suriye de bunu unutmayacak ve iki ülke arasında stratejik ilişkiler kurulacak.” dedi.
Colani, “Gerek bizim kontrolümüzdeki gerek PKK/YPG’nin kontrolündeki bölgelerde, hiçbir grubun elinde silah bulunmasını kabul etmemiz mümkün değil.” açıklamasında bulundu.
HTŞ elebaşı, Suriye halkının tüm kesimleriyle kendilerine kucak açtığını vurgulayarak “Biz mezhepleri ve azınlıkları korumaya çalışıyoruz.” dedi.
Colani, “Önemli olan büyük ülkelerin Suriye’deki genel ilkeler üzerinde anlaşmasıdır. Bu ilkelerin başında ise Suriye’nin bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü, güvenlik istikrarı gelmektedir. Daha sonra ise Suriye’nin yeniden kalkınması için ekonomik ve sosyal sorunların çözülmesidir.” dedi.
Çöken Beşar Esad iktidarında uluslararası toplum tarafından Suriye’ye karşı uygulanan yaptırımların, kaldırılması gerektiğini dile getiren Colani, “Rejimin kendi halkını katletmesi nedeniyle Suriye’ye karşı ekonomik yaptırımlar uygulanmıştı. Bugün ise cellat kaçtı ve ülkede bedel ödeyen Suriye halkı mağdur olmuştur. Dolayısıyla yaptırımların mağdur halkı kapsamaması gerekiyor.” diye konuştu.
Suriye’ye 50 yılı aşkın süre hükmeden rejime karşı 1979 yılından beri uygulanan çok sayıda yaptırım olduğuna ve bunların kalkması için hızlı bir mekanizmanın olması gerektiğini savunan Colani, söz konusu yaptırımların kalkmasıyla Suriye’nin yeniden kalkınmasının önünün açılacağını ifade etti.
‘DEVLET AKLI FARKLI OLACAK’
Son çatışmalar öncesinde, Suriye’deki birçok grupla, rejime karşı düzenlenen askeri operasyonların bitmesinin ardından Savunma Bakanlığının kurulması ve tek bir yönetim altında toplanılması konusunda uzlaştıklarını aktaran Colani, şöyle devam etti:
“Dolayısıyla çatışmalara henüz başlamadan önce çoğu gruplar bu konuda mutabıktı. Daha sonra da diğer gruplarla iletişime geçtik ve hepsi de katılmaya hazır olduğunu belirtti. Devlet aklı, devrim aklından farklı olacak, devrim sırasında farklı gruplar olabiliyordu ancak devlette bu olamaz. Gelecek günlerde Savunma Bakanlığı ilan edilecek ve Suriye’nin gelecekteki ordusunu kurmak üzere üst düzey askeri yetkililerden bir komite oluşturulacak. Daha sonra ise gruplar kendilerini feshedecekler.”
‘SURİYE HERKESİN VATANIDIR’
Suriye halkının bütün kesimleri tarafından memnuniyetle karşılandıklarını savunan Colani, Suriye halkı arasında birtakım gerilimlere yol açmaması veya dış odaklarca malzeme edilmemesi için halkın tüm kesimlerinin eşitliği için çalışacaklarını söyledi.
Suriye halkının tüm kesimleriyle güçlü bağlar kurduklarını iddia eden Colani, “Suriye herkesin vatanıdır ve hep birlikte yaşayabiliriz. Suriye halkının tüm kesimleri bize kucak açtı. Biz mezhepleri ve azınlıkları korumaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
COLANİ’NİN KULLANDIĞI ARAÇLA AYRILDI
Ortak basın toplantısının bitmesinin ardından Dışişleri Bakanı Fidan, Colani’nin kullandığı araçla Şam’daki Devlet Başkanlığı Sarayı’ndan ayrıldı.
ŞAM MANZARASINDA ÇAY İÇTİLER
Fidan ve Colani, düzenledikleri ortak basın toplantısının ardından akşam saatlerinde, Şam’da bulunan Kasyun Dağı’na giderek çay eşliğinde şehri seyretti.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz da X sosyal medya hesabından ikilinin Kasyun Dağı’ndaki fotoğrafını paylaştı.
ERDOĞAN DUYURMUŞTU: YENİ YAPILANMAYI BİRLİKTE YAPACAKLAR
D-8 Zirvesi’ne katılmak için gittiği Kahire’de soruları yanıtlayan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hakan Fidan’ın Şam’a gideceğini açıklamıştı.
Erdoğan, “Bu yeni yönetimin özellikle ihtiyacı olan birçok unsur bulunuyor. Bu unsurlar konusunda da onları yalnız bırakmayacağız. Özellikle DAEŞ, PKK/YPG bunlarla mücadelede onların hiç yalnız kalmaması lazım. Gereken neyse bunları yapacağız. Yakında Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan da inşallah oraya gidecek. Yeni yapılanmayı birlikte yapacaklar” demişti.