Edinilen bilgiye göre Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent, emniyette verdiği ifadede, yüksek miktarda borcu olduğunu kabul etti. Operasyon tarihinin bilinçli seçildiğini öne süren Levent, yolsuzluk iddialarını ise reddetti.
İfadesinde, Risus Organizasyon Ltd. Şti. isimli firmanın gayriresmi ortağı olduğunu söyleyen Levent, şirketin kar etmediğini belirtti. Asistanı Yeliz Kaya’nın iki banka hesabını kullandığını bildiren Levent, Risus Organizasyon’un resmi sahibi Zafer Yay’ın üzerine kayıtlı borsa aracı kurumlarında hesabı olduğunu belirtti.
İfadesinde Ahbap Derneği, Ahbap İktisadi İşletmesi ve Ahbap Lojistik’e ilişkin sorulara da yanıt veren Levent, bu kurumların herhangi bir bankada çek karnesi olmadığını, çek düzenleme yetkisinin kendisine ait olduğunu söyledi. 6 Şubat depremleri sonrası Ahbap’a 4 milyar 300 milyon lira geldiğini, bunu da daha önce açıkladığını belirten Levent, “Tüm faturalar 2023 mali denetimi içerisinde İçişleri Bakanlığı Dernekler Masası’nda mevcuttur. Ayrıca 2024 ve 2025 mali raporların denetimi yine İçişleri Bakanlığı Dernekler Masası’nda mevcuttur. Gelen yardım paralarının neredeyse tamamı 2 yıl içerisinde deprem bölgesine yaptığımız çalışmalarda kullanılmıştır. Özellikle kaçak-göçek olmasın diye hepsinin faturası ve teslim-tesellüm belgeleri Kahramanmaraş, Malatya, Gaziantep, Hatay, Osmaniye ve Adana Valiliklerinde kayıtlıdır” ifadesini verdi.
‘BİR GÜN DAHA BEKLENSEYDİ OPERASYON BOŞA DÜŞECEKTİ’
Hakkında yürütülen soruşturmanın 80 milyon liraya alınan 20 adet taşınmazdan kaynaklandığını savunan Levent, ifadesinde şunları söyledi:
“Ben Ahbap Derneği’ne kazanç sağlamak amacıyla şu anki fiyatıyla 150 milyon lira tutarında olan 20 adet taşınmazı 80 milyon lira karşılığında Ahbap derneğine vermek istedim ve bununla ilgili Ahbap Derneği karar defterine yönetim kurulu kararı aldırttım. 80 milyon benim paramdır. Karşılığında 20 adet Ahbap’ın dairesi vardır. 20 adet daire 3 ay kadar önce Çerkezköy Tapu Dairesi’nden Ahbap Derneği adına başvurumuz yapıldığı halde alınamamıştır. Bunun sebebi bizlere ‘Ahbap Genel Kurulu yapılarak ardından il dernekler müdürlüğüne başvuruda bulunarak hemen akabinde tapu işlemlerinin yapılacağı’ söylendi. Bizler de genel kurulu toparladık. Genel kuruldan taşınmazlar için karar aldık ve 20 dairenin teslimi için gözaltına alınmamdan 2 gün önce başvuruda bulunduk. Söz konusu taşınmazların ada parsel bilgilerinin yer aldığı dernek yönetim kurulu kararı mevcuttur. Bu karar emniyet müdürlüğünün el koyduğu dernek karar defterinde bulunmaktadır. İşte buna istinaden Yönetim Kurulu Üyemiz Yusuf Can Ertit Çerkezköy Tapu Müdür Yardımcısının yanında daireleri almak için bekliyordu. Cuma günü yetişmedi. 10 Temmuz 2026 Cuma yetişseydi bugün Yeliz Kaya’ya bir yıldır gelen 80 milyon lira yasal bir şekilde faiziyle birlikte kapanmış olacaktı. Fakat yetişmediği için Yeliz Kaya’ya gelen 80 milyon lira, yani benim param aylar içerisinde nerelerde kullanılmışsa onlarla ilgili şu anda örgüt üyesi muamelesi yapılıyor. Ben bugün, yani 14 Temmuz 2026 Salı gözaltına alınsaydım şu anda Ahbap Derneği’nden hiçbir şekilde para çıkışı olmayacaktı. Ama operasyon sırf herkes örgüt üyesi olsun ve herkes alınsın diye eşyanın tabiyatına uygun olmayarak 12 Temmuz 2026 günü, yani pazar günü öğlene alındı. Eğer bir gün daha beklenseydi Ahbap Derneği’nden Yeliz Kaya’ya çıkan paralar şu anki yapılacak operasyonu boşa düşürecekti ve insanlar gözaltına alınmayacaktı. Bu bilinçli, kasıtlı yapılan bir operasyondur.
Haluk Levent olarak ben ne kendimi ne etrafımı ne işlerimi maalesef doğru dürüst yönetemedim. Ahbap çeklerini ve senetlerini kimi yerlerde teminat olarak kullandım. Yüksek miktarda borçlandım. Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz. Ben bu yılın sonuna kadar usulsüzlük görünen her şeyi zaten Ahbap defterlerine kaydederek düzeltme yolundaydım ama buna izin verilmedi.
‘BORSADA İŞLEM YAPMAK GİBİ BİR ZAAFIM VAR’
Bu saatten sonra söyleyeceğiniz ya da soracağınız hiçbir sorunun aşağıda belirteceğim açıklamalar dışında bir anlamı kalmayacaktır. Peki neden bu çek ve senetler yazılmaya başlandı? Sorgu tutanağında nedeni olmadan sonuç açıklanamaz. Her şey art arda büyüdü. Deprem döneminde yaşadığımız olaylar beni içinden çıkılmaz bir duruma sürükledi. Zaten borsada işlem yapmak gibi pis bir zaafım var. Depremin ilk iki yılının bana getirdiği ekonomik maliyetler benim daha çok borsada işlem yapmama ve daha çok risk almama sebep oldu. Bu paraları hep borçlandım. Hiçbir zaman Ahbap Derneği’nden para alıp oynamadım. Eğer böyle bir şey iddia ediyorlarsa en başta İçişleri Bakanlığı’nın başmüfettişlerinin istifa etmesi gerekiyor. Çünkü 2023, 2024 ve 2025 yıllarında vatandaşlarımızın alın teriyle, küçücük çocuklarımızın harçlıklarıyla yardımda bulunduğu Ahbap Derneği’nin tüm faaliyet raporları denetlenmiş ve herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmamıştır. Bunu ben değil, İçişleri Bakanlığı müfettişleri raporları ile ilettiler. Bu raporlar ilgili kuruluşta mevcuttur ve Ahbap Derneği resmi sosyal medyasında her yıl açık bir şekilde görülebilir. Bunu da şu anda açıp görebilirler. Benim sorunum 2026 yılı içindir. Ahbap’ta eksiklikler vardır. Hangi dernek veya vakıfta yok ki? Ama ben yeni denetime gelene kadar eksiklikleri zaten tamamlayacaktım. Bu 80 milyon liralık borç karşılığı vereceğim 20 daire her ne hikmetse, bunu detaylarıyla sosyal medyada açıklayacağım, bir el tarafından tapu devrine bir gün kala engelleniyor ve ben ile birlikte onlarca kişinin gözaltına alınması sağlanıyor.
Öncelikle kendimin, sonrasında ise Ahbap Derneği’nin ekonomik krizinin nasıl geliştiğini anlatacağım. 2023 yılının Şubat ayında meydana gelen deprem sonrasında ülkede çok büyük tartışma konusu oldu. Ahbap’a gelen bağışlar 4 milyar lirayı bulmuştu.”
SUSMA HAKKINI KULLANDI
Levent’in ifadesinin devamında, “Bu konuda az önce tutanağa geçilmesini istediğim politikacılar, devlet kurumları ile ilgili cevap vermek istediğim konuların soruyla alakalı olmadığı söylendiğinden, benim için konuyla alakası var, hem de çok var, ifademi veremiyorum ve bundan sonraki sorulara susma hakkımı kullanıyorum” beyanını verdi.
SÜLEYMAN SOYLU İDDİASI
Avukatların tutanağında ise Levent’in Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan bahsettiği ancak bu ifadenin “soruyla uyumsuz olduğu” gerekçesiyle tutanağa geçirilmediği, bu nedenle Levent’in savunma hakkının kısıtlandığı, bu sebeple de söz konusu tutanağın tutulduğu belirtildi:
-14.07.2026 tarihinde baromuzun Avukat Hakları Merkezi’ne başvurup talepte bulunan […] sicil numaralı Av. […] isimli meslektaşın talebi üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gelindi.Meslektaşımızın beyanına göre gözaltında bulunan müvekkili Haluk Levent’in ifadesi esnasında vermek istediği beyanlara müdahale edilerek bir kısım beyanların zapta geçirilmediğinden ifade işlemine ara verilmiştir.İfade esnasında şüpheli olan müvekkilinin Süleyman Soylu isimli şahıstan bahsetmesi üzerine “soruyla uyumlu söz cevabı olmadığı gerekçesiyle ifade tutanağına geçirilmediğini ve bu duruma yaptığı itirazın ise sonuç vermemesini, müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını beyanla işbu tutanak İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi adına bulunan baro temsilcisi Av. […] ([…]) ile birlikte düzenlenmiştir.