Yeni partide adı anılan Haşim Kılıç sahneye çıktı

Eski AYM Başkanı Haşim Kılıç, Karar gazetesi yazarı Taha Akyol'a Anayasa Mahkemesi'nin kararlarını savundu.

Yeni partide adı anılan Haşim Kılıç sahneye çıktı

Taha Akyol’un Karar gazetesinde “Eğrisi Doğrusu” köşesinde yayınladığı röportaj, özellikle Ahmet Altan Nazlı Ilıcak ve “KHK mağdurları”yla ilgili AYM’nin verdiği kararları, gazeteciliğin amiyane deyimiyle “çanak” sorular ve “çanak” yanıtlar içeriyor.

Taha Akyol’un, “2012 yılında uluslararası yargı reformu sempozyumunda ‘dün yargının siyaseti kuşatma gayretlerine karşı çıktığınız gibi, bugünde siyasetin yargıyı kuşatmasına izin vermeyeceğiz’ demiştiniz. Yargı, siyaseti nasıl kuşatıyordu?” sorusuna Haşim Kılıç Türkiye çok partili siyasi hayata geçtikten sonra siyasi ve ideolojik düşünce yapılarına lojistik destek sağlama amacıyla yargı, asker, polis ve maliye gibi devlet güçleri siyaset kurumlarının ilgi alanına girmekten kurtulamamıştır.” yanıtını veriyor.

Haşim Kılıç 12 Eylül 2010 Yargı Reformu doğrultusunda yapılmış “Fetö” destekli Anayasa değişikliğini savunurken, “İyi niyetle yapılmış bu düzenleme maalesef FETÖ tarafından sabote edilmiştir. Örgütlü, birbirini tanıyan, güçlü bir iletişime sahip bu yapı HSYK’da çoğunluğu ele geçirdi.” diyor.

2010 öncesi yargıyı karalayan sert sözler söylüyor Haşim Kılıç’ın sözlerinden bazı bölümler şöyle:

12 Eylül 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliğine kadar yasama-yürütme gücü muhafazakar ve milliyetçi eksende oluşurken, yargı ve asker ise otoriter laik kesimin çizgisinde görüntü vermiştir. Yönetme yetkisini milletten alamayanlar yargı ve askeri unsurlarla halkı hizaya getirme projelerini devreye sokmuşlardır. Özetle yasama ve yürütme ile yargı-asker arasında kan uyumsuzluğu yaşanmıştır.” 

SİYASET YARGIYI KUŞATIYOR

“12 Eylül 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliğiyle Türkiye siyasal ve sosyal yönden en ciddi makas değişikliğini yaşamıştır. Asker ve yargı kuşatmasından yorgun düşmüş bir toplumun çağdaş ve demokratik bir dünyada yaşama rüyası yapılan bu değişiklikle gerçek olacaktı.

Ne yazık ki bu rüya fazla uzun sürmedi. Daha sonra terör örgütüne dönüşecek olan bir cemaatin başta yargı organları olmak üzere devlet kurumlarını işgali ile karşı karşıya kaldık. Bu işgal, özellikle 15 Temmuz 2016’dan sonra, tavizsiz bir temizlik hareketiyle ortadan kaldırıldı.

Ancak, yargının tarafsızlık sorunu ortadan hiçbir zaman kaldırılamadı. Siyasi iktidar ayrımı yapmadan söylüyorum. Siyasi davalarda siyaset kurumları kendi unsurlarının lehine sonuçlanması için ahlaki, insani ve evrensel tüm kuralları yok sayabiliyor. 

Yine AYM’nin internet kanallarının kapatılması hakkında verdiği iptal kararlarına karşı, iktidarın insaf sınırlarını aşan tepkisi hukuk tarihinde yerini almıştır.”

YARGI REFORM PAKETİ

Taha Akyol’un “Beştepe’de açıklanan yargı reformu”nu nasıl bulduğuyla ilgili soruya Haşim Kılıç şu yanıtı veriyor:

Yapılan düzenlemeler olumlu ve ihtiyaçları bir ölçüde karşılar nitelikte. Tutukluluk süreleri, seri yargılama usulü, uzlaşma konularının genişletilmesi gibi düzenlemeler oldukça önemli. İfade özgürlüğüne ilişkin bir düzenleme yapılmış ama bunu uygulayacak cesaret sahibi yargı mensuplarına ihtiyaç var.

Mevcut iktidarın yönettiği dönem içinde ilk sırada yer alacak çok önemli bir düzenlemeyi belirtmeden geçemeyeceğim. 2004 yılında Anayasanın 90. Maddesinin sonuna eklenen fıkra, yargı için adeta devrim niteliğinde bir değişikliktir. Hak ve özgürlükleri genişleten bundan daha isabetli bir düzenleme olamaz. Ancak üzülerek belirteyim yargı organlarımız bu maddeyi hayata geçirememiştir. Yeni düzenlemedeki ifade özgürlüğüne ilişkin değişikliği de kararlarına yansıtacaklarından emin değilim. Tekrar ediyorum sorun, uygulama, uygulama ve uygulamada.

HAŞİM KILIÇ KİMDİR?

Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından 1990 yılında Sayıştay Kontenjanında hukuk fakültesini bitirmemiş birisi olarak AYM üyeliğine atandı. 2007 ve 2011 yıllarında iki defa AYM Başkanlığına seçildi, 2015 yılında emekli oldu. Kılıç’ın adı yeni parti çalışmalarında geçiyor.