Serkan Arslan yazdı…
Eğitim sisteminin neredeyse tamamı kişinin kendi öz yeterliliklerini keşfetmesi ya da yeniliğe adapte olması için değil de mevcut sisteme uyum sağlaması için çalışır.
Aferin;
Kendini keşfetmenin, inovasyonun neredeyse yok sayıldığı bu sistem içerisinde başarı sadece tek bir kelimeye entegre edilmiş durumda ‘Hepimize Aferin’
Aile, çevre, sosyal ortamlarda beğeni görmek isteyen ama kim olduğunu bilmeyen bireyler kendini aramaya asla başlayamaz.
Dünya da canlılığın %95 i denizlerde yaşıyor. Çokluk ile hakimiyet olsaydı dünyayı balıklar yönetirdi. Ama yaşamın yöneticisi homo sapiens yani düşünen canlılar olarak bizleriz. Ama bunun tek sebebi düşünme yetisine sahip olmamız değildir. İnsan hem düşünen hem de düşündüğü konuda karar verme ve geliştirme yeteneğine sahip olan bir canlıdır. İlk eksikliğini fark eden insanoğlu diğer canlılar gibi bir kürk ile doğmadığını anladığında kendine elbiseler yapmaya başladı. Sorunu gördü. Çözümü üretti. Yüz binlerce yıldır bu hep böyle devam etti. Sorunu bul çözümü üret. Eksiği gör, tamamla, geliştir. Uçamadığını anladığında uçak yaptı. Suyun üstünde kalamayacağını anladı gemi yaptı. Daha hızlı olmayacağını anladı makinalar yaptı. Uzun süre koşamayacağını anladı ve bisiklet, araba, tren gibi hızlı araçlar yaptı. Peki neden tekerleği icat edip, bisikleti yaptıktan sonra durmadı? Daha hızlı olmanın yolunu aramaya devam etti. Uzayı, gezegenleri, yıldızları keşfetmek için verdiği bu gayretin amacı nedir? Evrende bir nokta kadar olan küçük soluk mavi gezegenimizden dışarı çıkma nedeni nedir? Bunun cevabı bir çocuğun eğitiminde saklıdır.
Hayret ve Merak;
Bir öğrencide hayret şaşkınlığı uyandıramayan sistemin, onlara merak uyandıracak bir gelecek sunması beklenemez.
İrade, disiplin, cesaret, veri habitatı;
Bu dört unsur olmadan gelişim söz konusu olamaz. İrade öz yeterliliğin ortaya çıkmasını sağlar. Disiplin bu yeterlilikleri düzene sokar. Cesaret bu verilerin hiç denenmemiş ya da başarısız olmuş hallerini olgunlaştırmak konusunda bize adım attırır. Ve en önemlisi yeterli yeteneklere sahip olan bir fidanın yetişmesini sağlayan kültür ortamı kaynak yaratır. Çöle fidan ekmeniz fidanın ne kadar iyi olduğuna bakmaksızın onu soldurur. İşte bu veri habitatının tam karşılığı eğitim sistemidir.
Baruch Spinoza’nın da dediği gibi bir şeyi tanımlamak, onu sınırlandırmaktır. Eğitim sisteminde her bilgiyi kesin tanıyla sınırlandırdığımız bir ortamda mistik ve tinsel verilerle sadece kopya bireyler üretilir. Oysa öğretinin ikinci aşaması bilgi içerisinde bırakılan boşluklar ve öğrenicinin bu boşlukları tamamlamak için bir arayışa girmesi değil midir? Bir resmi cetvelle çizdirdiğimiz gençlerimiz kalemi tutarken merak etmek yerine hata yapma tedirginliğinden başka hiçbir şey öğrenemez. Bellekte gelişimi aksak bırakılmış bir birey hafızasında sadece hata yapmaktan korkan veriler barındırır. Korku ile yönetilen bir eğitim sistemi sadece kobay emir eri üretir. Siz buna eğitim diyebilirsiniz. Öğrenme yetisi sadece insana ait bir durum değildir. Gelişmeye engel bir eğitim sistemine hayvan terbiyesi diyorum. Sınırlı sorumlu insan eğitimine AFERİN…