HDP önündeki eylemde 4 ay geride kaldı… Aileler 2020’den umutlu

Diyarbakır'da, terör örgütü PKK tarafından kaçırılan çocuklarının bulunmasını isteyen 62 aile, HDP il binası önündeki oturma eylemini 120'nci günde de sürdürdü. Aileler, çocuklarına kavuşmak için yeni yıldan umutlu olduklarını söyledi.

HDP önündeki eylemde 4 ay geride kaldı… Aileler 2020’den umutlu

Hacire Akar, 21 Ağustos’ta kaybolan oğlu Mehmet’in HDP’liler tarafından dağa kaçırıldığını söyleyip, 1 gün sonra partinin Diyarbakır il binası önünde oturma eylemi başlattı. Eylemin 3’üncü gününde ortaya çıkan Mehmet Akar, mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Oğluna kavuşup, eylemine son veren Hacire Akar, çocukları kayıp annelere çağrıda bulundu. Hacire Akar’ın HDP il binası önünde başlattığı eylemle çocuğuna kavuşması, çocukları terör örgütü PKK tarafından kaçırılan aileler için umut oldu. Akar’ın çağrısıyla harekete geçen çocukları kayıp aileler, 3 Eylül’den itibaren HDP il binası önünde oturma eylemine başladı.

3 AİLE EVLADINA KAVUŞTU

Hacire Akar’ın yanı sıra eyleme katılanlardan Hatice Ceylan’ın oğlu Cafer ile Hüsniye- Hüseyin Kaya çiftinin kızları Mekiye’nin terör örgütünden kaçarak, güvenlik güçlerine teslim olmasıyla HDP önünde oturma eylemi yapan ailelerden 3’ü evladına kavuştu. Hatice Ceylan ile Hüsniye- Hüseyin Kaya çifti, diğer ailelere destek olmak için oturma eylemlerini sürdürürken, HDP önündeki 62 aile, 120’nci günde eyleme devam etti.

‘YENİ YILDA DİLERİM Kİ ÇADIRDA DEĞİL DE EVDE OLURUZ’

HDP il binası önünde çocuklarına kavuşma umuduyla oturma eylemi başlatan aileler, yeni yıldan umutlu olduklarını söyledi. Vatani görevi için usta birliğine giderken 2 Ekim 2015’te Tunceli’nin Pülümür ilçesinde teröristlerce kaçırılan oğlu Müslüm (24) için 5 Eylül’den bu yana oturma eylemi yapan Şevket Altıntaş, yeni yılda oğluna kavuşmayı umut ettiğini söyledi. Altıntaş, “Yeni yılda dilerim ki çadırda değil de evde oluruz. Çocuklarımız gelir. Ülkemize barış ve huzurlu günler gelir. Yeni yılda herkese huzur, mutluluk, barış ve şans getirmesini umut ediyorum” dedi.

‘İNŞALLAH BEN DE EVLADIMA KAVUŞACAĞIM’

8 yıl önce üniversite sınavına hazırlanırken, dayısı tarafından dağa götürüldüğünü iddia ettiği kızı Gamze (26) için 16 Aralık’ta İzmir’den gelerek HDP İl Başkanlığı binası önündeki oturma eylemine katılan Mehmet Laçin ise “Yeni yılın devletimize, polisimize ve askerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. İnşallah ben de evladıma kavuşacağım. Çünkü benim yüreğimi parçaladılar. Benden aldılar. Tek hayalim tek isteğim budur. PKK’dan önce PKK’ya yataklık edenler yargılanmalıdır ki bu işin neticesi alınmalı” diye konuştu.

DİYARBAKIR ANNELERİNİN OTURMA EYLEMİNE İKİ AİLE DAHA KATILDI

Diyarbakır annelerinin dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle sürdürdüğü oturma eylemine Esmer Koç ve Halime Kadran da katıldı.

Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde 2013’te dağa kaçırılan kızı Zübeyde Koç için eyleme katılan Esmer Koç, kızının PKK’lı teröristler tarafından kaçırıldığını belirtti.

“Kızım bayram alışverişi için çarşıya gitti. Oradan arabayla götürüp PKK’ya teslim ettiler” ifadesini kullanan Koç, şu değerlendirmede bulundu:

“7 yıldır kızımı arıyorum, bulamıyorum. Hiç görüşemedim, kızım öldü mü kaldı mı bilmiyorum. Kızım neredeyse gelsin askerlere teslim olsun. Çünkü asker hem babası hem abisidir. Onun ağabeyleri de kardeşleri de askere gidecek. Asker bizim oğlumuzdur, çocuğumuzdur. Onların ne hakkı var günahsız çocuklarımızı dağa götürsün, orada öldürsün. Biz çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz. Artık bizim çocuklarımızı göndersinler.”

Aileleri televizyondan görüp kendisinin de eyleme katılmak için geldiğini belirten Koç, “Kızım için ölüme kadar da giderim. Ben kızımın ölmesini istemiyorum. Nasıl kızımı götürdülerse öyle de getirsinler. Kızımı almadan buradan gitmeyeceğim. Ben kızım için çok ağladım, onu çok aradım.” sözlerine yer verdi.

Sur ilçesinde ikamet ettikleri sırada 17 yaşında dağa kaçırılan torunu Halil İbrahim Kadran için eyleme katılan Halime Kadran da terör örgütüne tepki göstererek, “Ben çocuğumu istiyorum, dönsün. Benim torunum yetimdir, kardeşleri üzülüyor. Hem kardeşlerinin hem de bizim psikolojimiz bozuldu. Kimi görüyorsam, torunum zannediyorum. Gençlere sarılıyorum. Gece gündüz ağlıyoruz. Kim ne derse desin. Ateş düştüğü yeri yakar. Ben çocuğumu istiyorum.” diye konuştu.