Hendek’teki patlama uyarısı: Bölge ciddi tehlikeyle karşı karşıya

Akdeniz Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Saadet Alkış, Sakarya’nın Hendek ilçesindeki havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamaya ve nedenlerine ilişkin değerlendirmede bulundu. Alkış, 'Çevrede asit yağmurları da görebiliriz, çünkü tonlarca madde yandı. Umarım rüzgarın etkisiyle daha çok nüfuslu yerlere bu zehirli gazlar gitmez. Bölge, akciğerleri, deriyi, gözü etkileyen çok ciddi tehlikeyle karşı karşıya' diye konuştu.

Hendek’teki patlama uyarısı: Bölge ciddi tehlikeyle karşı karşıya

Akdeniz Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Saadet Alkış, Sakarya’nın Hendek ilçesindeki havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamaya ve nedenlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

‘BU TÜR FABRİKALARIN KAÇINILMAZ SONU’

Dr. Öğr. Üyesi Saadet Alkış, şöyle konuştu:

“Öncelikle yöre halkına büyük geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Böyle büyük ve tehlikeli bir vakada hayatlarını kaybedenlere rahmet diliyorum. Gerçekten çok ciddi bir vaka ama maalesef bu tür işletmelerin kaderi bu. Sadece bizim ülkemizde olan bir şey değil. Bu tür işletmelere sahip birçok ülkede bunları görebiliyoruz. Gündemde olan diğer bir konu ise yanma olayı. Patlama da bir yanma şeklidir. Her yanma olayının sonucunda da yanma ürünü zehirli gazlar açığa çıkartır. Orada yanan patlayıcılarda barut var. Barutun içerisinde ise çeşitli oranlarda kükürt, karbon, azot, siyanür gibi maddeler olabiliyor. İçerisinde kükürdün bulunması demek, kükürde bağlı olarak kükürt dioksit, kükürt trioksit gibi kükürtlü malzeme çıkarır. Yani hava kirliliğini sağlayan en büyük etkenlerden birisi kükürt oranıdır.”

‘ÇOK EĞİTİMLİ İNSANLAR ÇALIŞMALI’

​Bu patlama sonucunda birim hacmin yüzlerce daha geniş katında yanma ürününden gazlar ve kükürtlü bileşikler açığa çıktığı için havada muazzam bir kirlenme olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Saadet Alkış, “Eğer yağmur gibi ıslak etkenlerle karşılaşırsa bu kükürtlü bileşikler aside dönüşür. Sonucunda çevrede asit yağmurları da görebiliriz, çünkü tonlarca madde yandı. Umarım rüzgarın etkisiyle daha çok nüfuslu yerlere bu zehirli gazlar gitmez. Bölge, akciğerleri, deriyi, gözü etkileyen çok ciddi tehlikeyle karşı karşıya. Bu tür fabrikaların kaçınılmaz bir sonu. Ne kadar güvenlik önlemi alınırsa alınsın, bu bir patlayıcıdır. Bu maddelerin olduğu yerlerde çok eğitimli insanların çalışması bu tür tehlikeleri biraz daha aza indirir” diye konuştu.