“Karadeniz’de bir şey oluyor/olacak” diyen Yeni Şafak yazarı Nedret Ersanel, savaşın Türkiye üzerinden Karadeniz’e taşınmasından tedirgin olduğunu dile getirdi. Ankara bu tuzağa düşer mi diye soran Ersanel, iktidarın seçimden sonra rotayı ABD’ye kırması ve ekonomideki kötü durumundan dolayı bu tereddüt yaşadığını açıkça ifade etti.
Nedret Ersanel’in yazısının satır başları şöyle:
“Rusya’nın tahıl anlaşmasını durdurması, Ukrayna’ya gidecek gemilere/bölgeye bir tür abluka getirmesi, bundan sonranın en önemli şehri Odessa’ya ağır saldırılar düzenlemesi, Kırım’a/köprüye yönelik Batı/Ukrayna ortaklığındaki saldırılar, NATO-Vilnius zirve bildirisindeki Karadeniz paragrafı, aynı metinde Montrö’ye yapılan atıf, işin başından bu yana Türkiye’nin oynadığı rol, Karadeniz’e komşu NATO üyeleri üzerinden ‘alternatif yol’ inşası planları, ileri giderek, Ankara’nın Batı/AB/NATO, ilaveten Yunanistan ilişkilerinde esneklik işaretleri.. Savaşın Karadeniz boyutunun yükseleceğini gösteren tedirgin edici işaretler sunuyor…
Politik eleştirisini/hakkını ileri yazılara emanet ederek, Türkiye’de kimsenin umurunda olmayan, ‘farkında olmayan’ demiyorum, elin parmaklarını geçmez sayıda aklın sezdiği potansiyel tehlikeyi, sislerin ardından gölgesi üzerimize düşen, adım adım büyüyen kurguyu görmek gerekiyor…
Batı, Karadeniz’e girmek için hep yol arıyordu. ‘Zorluyordu’. Bulamadı. Şimdi yeni yol yapıyor. Sonunda NATO’yu Karadeniz’e dahil edecekler. Ankara buna ne diyor?
NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri eski Komutanı James Stavridis; “NATO ülkelerine ait gemilerin Karadeniz’de tahıl taşıyan ticari gemilere eşlik etmesi gerekiyor. Rusya tarafından yapılacak bir saldırı durumunda NATO karşılık vermelidir”…
Tamam, Stavridis farklı ajandaları olan bir eski amiraldir ama Amerikancıdır. Kaldı ki, bu fikri savunan başka NATO akıllılar yok mu ya da fikir yeni mi? Karadeniz’de bu oyun ilk oynanmıyor?
TÜRKİYE, KARADENİZ’DE O HATAYI YAPAR MI?
Hassasiyetin yükselmesinin nedeni, bölgeye ilişkin gelişmeler toplandığında, tuzaklara açık bir zeminin kurulduğunun gözlenmesindendir. Doğru mu? Doğru. ABD ve NATO’nun Karadeniz hırsının Ankara farkında mı? Başından beri. Yapılan girişimleri kimi zaman tek başına kimi zaman Rusya ile birlikte tersledi mi? Tersledi.
Şimdi neden Ankara’nın yanlış bir adım atabileceğini düşünüyoruz?
Bu soruya verilen yanıtlardan biri işte, “son dönem dış politika yönelimlerindeki Batı hamleleri, ABD/AB/NATO’yla ilişkilerdeki ‘derlenme’ adımları etkili olabilir mi” merakıdır. İlaveten, “ekonominin el daraltan durumu”.
Bunlara bakarak, ülkenin kısa-orta-uzun vadeli stratejik çıkarlarını etkileyecek bir Karadeniz hatası yapılabilir mi? Nedir o hata? ABD/NATO’nun Karadeniz’e bir şekilde girmesi. Bunun için Ankara’yı baskılaması. Nihayetinde savaşın tüm Karadeniz’i sarması.
Ben Türkiye’nin o hatayı yapacağını sanmıyorum, ihtimal vermiyorum. Yine de yaparsa, dedik ya, “hakkımız” saklı. O hakkı hakkınca kullanırız…”
