İlker Başbuğ onları görünce ne yaptı? Yoksa görmedi mi?

İlker Başbuğ onları görünce ne yaptı? Yoksa görmedi mi?

VERYANSIN TV YORUM

Doğan Holding, iş hayatındaki 60. yıldönümünü dün büyük bir yemekle kutladı.

Jülide Ateş sunuculuk yaptı, Cüneyt Özdemir hazırladığı Aydın Doğan’ın hayatını anlatan belgeselini izletti, Şevval Sam şarkı söyledi, konuklara göbek attırdı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın katıldığı bölümde alkollü içki ikramı yapılmazken, Erdoğan’ın ayrılmasının hemen ardından alkol su gibi aktı. Saygıdandır!

SAYIN BAŞBUĞ DOĞAN HOLDİNG BUGÜNE KADAR NE YAPTI?

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ da oradaydı.

Merak ettik, “acaba Sayın İlker Başbuğ bu daveti neden kabul etti?” diye.

“E malum, bugüne kadar TSK’ya en ağır iftiralar atılırken, Doğan Holding ne yaptı” sorusu aklımıza geldi. Bir kez olsun TSK’nın onurunu koruyacak cesareti gösterdi mi?

Göstermedi…

Sorun değil, Aydın Doğan zengindir, güçlüdür… Sayın Başbuğ da çok kibardır, bu nazik daveti kabul etmiştir. Olabilir.

Peki acaba İlker Başbuğ, kendisi gibi davetli olan kişileri görünce “Ben neredeyim” diye sordu mu?

Onları görünce onlarla selamlaştı mı ya da bu kişileri görür görmez oradan ayrılma isteği duydu mu? Yoksa Aydın Doğan ve şürekası göbek atarken, kendisi tempo mu tuttu?

SAYIN BAŞBUĞ, BU İSİMLERİ GÖRMEDİNİZ Mİ?

Erdoğan’ın deyimiyle  “Türkiye’ye 60 yıl büyük hizmet sunmuş” Doğan Holding’in yıldönümü kutlamasına katılanlar İlker Başbuğ’u kesin görmüştür.

Ama acaba Sayın İlker Başbuğ onları görmüş mü?

Mesela Başbuğ tutukluyken, Aydın Doğan’ın kızı Arzuhan Doğan Yalçındağ TÜSİAD başkanıydı. Başbuğ, Yalçındağ’ın hiç kendisini savunduğunu hatırlar mı?

Örneğin Sayın Başbuğ’un, hayatını PKK’ya meşrulaştırmaya adamış “büyük gazeteci” Şirin Payzın’ı karşısında görünce, şehit olan evlatlarımız aklına geldi mi?

Ya da Mehmet Y. Yılmaz, Ertuğrul Özkök, Güneri Civaoğlu, Sedat Ergin, Fatih Çekirge, Fikret Bila, Doğan Hızlan, Murat Yetkin… Onları görünce ne yaptı?

Derya Sazak mesela… Sazak’ın “Ordu göreve” pankartını yalanlarıyla süslediği yazılarını hatırlar mı acaba İlker Başbuğ?

Taha Akyol’a ne demeli örneğin?

Gerçekten merak ediyoruz Sayın Başbuğ, Akyol’u görünce aklınıza darbe girişiminden aylar önce sarf ettiği “İç savaş endişem var” sözleri gelmedi mi? Yoksa Zaman gazetesinin sürmanşetinde Taha Akyol’un badem bıyıklı suretiyle söylediği bu sözleri görmediniz mi? Gerçekten aklınıza Taha Akyol’u görünce, Gülen gelmedi mi?

Hadi bu isimleri görmediniz ya da görmemezlikten geldiniz…

Devlete katil diyen, sizi terörist olmakla suçlayan ve TSK’nın zehirli gaz kullandığını söyleyebilecek kadar zıvanadan çıkmış Nagehan Alçı’yı görünce ne yaptınız? Tüm devlet büyükleriyle fotoğraf çektirme yarışına giren Alçı, sizinle de poz verdi mi?

Tamam anladık, Nagehan Alçı’yı da görmediniz… Peki Aslı Aydıntaşbaş’ı görebildiniz mi?

Nagehan’ı görmemişim, Aslı’nın boyu daha kısa onu nasıl göreyim?” mi diyorsunuz?

Ha o zaman haklısınız!

O zaman sırf boyu kısa diye Hüsamettin Özkan’ı da görmemişsinizdir. Beykoz’da konaklarda viskisini yudumlayıp gelmiştir belki kendisi… Ecevit’in arkasında görünmeden gezerdi, yine bu büyük yemekte görünmeden kaçtı demek ki!

Görmedim demeyin! Allah aşkına, herkes tamam ama TSK’ya tarihin gelmiş geçmiş en büyük kumpası kurulurken İçişleri Bakanı olan Abdülkadir Aksu’yu görmedim demeyin!

En azından uzaktan görmüşsünüzdür.

Onu görünce Hrant Dink cinayetiyle ilgili söylediği sözü hatırladınız mı Sayın Başbuğ? Hani o dönemde bakan olan Abdülkadir Aksu, “Bu olayın arkası başka, Muzaffer Tekin var” demişti.

Hani Kıbrıs fatihi Muzaffer Tekin… Kahramanca mücadele eden ve alnının akıyla şu an kabrinde yatan Muzaffer Tekin! Hani bu iftiralar yüzünden yıllarca içeride kalmış ve kendisine “katil” dendiği için kanser olan Muzaffer Tekin

Aksu’yu gördünüz ve ayrılmadınız mı hala oradan?

Anayasa Mahkemesi “Balyoz ve Ergenekon yalan” kararı vermesine rağmen, “Ergenekon ve Balyoz sapına kadar gerçekti” diyen  Binali Yıldırım da oradaydı. Sordunuz mu kendisine “Ben bu iddiaların sapında değil, başındayım” diye?  Yoksa elini sıkıp “Merhaba Sayın Başbakanım” mı dediniz?

Merak ediyoruz…

Neden oradaydınız Sayın İlker Başbuğ?

Tamam kabul, hiç kimseyi görmemiş olabilirsiniz. Ama sakın ay yüzüyle ışık saçan Melih Gökçek’i görmedin demeyin. İşte buna inanmayız!

KOZMİK ODA ONLARA, EĞLENCE SİZE, ‘BORU’ BİZE KALMIŞ!

İnanmıyoruz Sayın Başbuğ!

10 Kasım’da “Cumhuriyetimizin kurucusu eşsiz insan ATATÜRK; Türk milleti sana çok şey borçludur” diye tweet atan sizsiniz. Türk milletinin bir ferdi olarak o kişileri görürken, hiç Atatürk geçmemiş demek ki aklınızdan…

Yoksa yine “gereğini mi yaptınız?”

Hani demiştiniz ya, “Gerekeni yaptığımızı düşünüyorum. Bugün olsa yine Kozmik Oda’yı açardım” diye.

Sayın Başbuğ bu Kozmik Oda’yı açtınız ve bir daha kapatmadınız mı yoksa!

‘Boru’ bizlere kaldı desenize!