İmamoğlu davasına hükümet basınından aykırı ses: Alemi neydi?

Sabah yazarı Salih Tuna, Ekrem İmamoğlu'nun 4 yıla kadar hapsi istendiği “ahmak” davasında YSK'ya yüklendi. YSK'nın İstanbul seçimlerini iptal etmesinin ardından bu davayla İmamoğlu'na gol pası verdiğini öne sürdü. Ayrıca davayla muhalefetin “konsolide” edildiğini öne sürdü.

featured

Ekrem İmamoğlu’nun YSK üyelerine “ahmak” dediği gerekçesiyle 4 yıla kadar hapisle yargılandığı ve “siyasi yasak” istendiği davanın dünkü duruşmasında yine karar çıkmadı. Savcının ceza talebini yenilediği dava aralık ayına ertelendi.

Sabah yazarı Salih Tuna, dava sürecini eleştirdi. Davayla İmamoğlu’nun “mağdur” konumuna sokulduğunu ve ihtilaflı olduğu kesimlerle yeniden arasına düzeltmesini sağladığını öne sürdü. Davayla YSK’nın İmamoğlu’na ikinci gol pası verdiğini iddia eden Tuna’nın yazısının satır başları şöyle:

“İBB Başkanı İmamoğlu’na “mahkeme marifetiyle” can suyu vermenin âlemi nedir?
Birbirinin altını oymakla meşgul “muhalefet esnafını” konsolide etmek mi yoksa sevgili Kılıçdaroğlu’na veya Mansur Yavaş’a “gıcıklık” yapmak mı?
Sahi maksat nedir?
İmamoğlu’nun Sözcü gazetesiyle arasını düzeltmek mi? Sözcü yöneticilerine küfrettiği az konuşulmamıştı ya hani, onu diyorum…
Sonuç itibarıyla, İBB Başkanı söz konusu mahkeme dolayımında Sözcü gazetesi ile arasındaki buzları eritmiş oldu.
Hem de hiç masrafsız!..

“İmamoğlu tarafını seçti; bebek katilini öven HDP’li Pervin Buldan’la birlikte ağaç dikti…” gibi manşetlerle İmamoğlu’nu 2021’de yerden yere vuran “Akşener yandaşı Yeniçağ Gazetesi”yle nasıl bir “duygusal ilişki” kurdu da tekrar yağ bal oldu, orasını bilemiyoruz.
Bizim bildiğimiz, Akşener, İmamoğlu’nun yüzünde “Rabbi yessir” görmeye böyle başlamıştı.
Gerçekten merak ediyorum: Fazıl Say dostumuzun bile umudunu kestiği İBB Başkanı’nı mahkeme marifetiyle mağdur pozisyonuna sokmanın mantığı nedir?

Tamam, yargı kararları bağımsızdır. Mahkeme vereceği kararların siyasi sonuçlarına (kime yarar, kime zarar getirecek olduğuna) bakmaz.
Yasadan, hukuktan da kimse müstağni değildir.
Haliyle, İBB Başkanı’nın “31 Mart’ta seçimi iptal edenler ahmaktır” sözü üzerine, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) suç duyurusunda bulunması nedeniyle dava açılması anlaşılır bir şeydir.
İmamoğlu’nun mezkûr davayı önüne atılan yüzde yüzlük gol pasına vurmak mesabesinde siyasi şova çevirmesi de anlaşılır bir şeydir.
Anlaşılması zor olan, YSK neden bu pasları ikidir İmamoğlu’na atıyor?
İlk pası, 31 Mart 2019’da atmışlardı… O vakit de yazmıştım: Yapılacak tek şey oyların tekrar sayılması iken neden tekrar seçim kararı almışlardı?

İmamoğlu davasına hükümet basınından aykırı ses: Alemi neydi?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

2 Yorum

  1. 3 hafta önce

    aykırı ses de o da siyasi dava dememiş.

    Cevapla
  2. 3 hafta önce

    Mahsur Başkan yerine karşına İnsanoğlu’nun çıkmasını isteyen bitkisel var. Anlamadınız mı katlı mahalle. Akıllıca bir hamle

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!