Adalet Bakanlığı’na bağlı İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından İmralı Adası’na yapılacak anıt mezar için 21 Temmuz 2025 tarihinde pazarlık usulüyle yapıldı. Kamu İhale Kurumu (EKAP) sisteminde yayımlanan ihale sonuç ilanına göre, ihaleyi, İstanbul merkezli LİK Yapı İnşaat Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 14 milyon 580 bin TL bedelle aldı.
İhale, Kamu İhale Kanunu’nun 21/C maddesi uyarınca, “Savunma ve güvenlikle ilgili özel durumların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması” gerekçesiyle pazarlık usulüyle düzenlendi. Bu usul, ilana çıkılmadan ve sınırlı sayıda firmaya davet gönderilerek yapılan ihalelerde uygulanabiliyor.
PROJE SÜRESİ 90 GÜN
İhale kapsamında sadece bir firma teklif sundu. EKAP verilerine göre, dört firma ihale dokümanını indirdi ama yalnızca LİK Yapı İnşaat teklif verdi. Sözleşme, 29 Temmuz 2025 tarihinde imzalandı. Proje süresi 90 gün olarak belirlendi ve işin 27 Ekim 2025 tarihinde tamamlanması planlanıyor.
ANKA’nın ihale ilanında, anıt mezarın yapılacağı yer, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun bulunduğu İmralı Adası olarak yer aldı.
İhaleyi kazanan şirket LİK Yapı İnşaat’ın merkezi Ataşehir İstanbul’da bulunuyor. Projenin teknik içeriği, mimari planı ya da yapılacak yapının detayları kamuya açık ihale belgelerinde gösterilmedi.
MENDERES VE ARKADAŞLARININ MANEVİ HATIRASI İÇİN
Adalet Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre, anıt mezar, idam edilen ve ilk olarak İmralı Adası’nda defnedilen dönemin Başbakanı Adnan Menderes, Maliye Bakanı Hasan Polatkan ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun “manevi hatırası için” yaptırılacak.
Bir anıt mezarın ihalesi neden pazarlık usulü yapılıyor ki? Çok mu acil ve kritik düzeyde güvenlik gerektiren bir durum?
Bu arada haberin fotoğrafı İmralı Adası’na ait değil. Yassıada’nın eski görüntüsü.
Adanın bütününe beton dökün. Çok iyi bir anıt mezar olur. Hem de beton dökme kriziniz uzun bir süreliğine diner.
Beton bağımlısı oldukları için, nasıl bir gerekçe uydursak da beton döküp devlet kaynaklarını yandaşa aktarsak diye sürekli arayış içindeler.
Doymadılar betona. Doymadılar soymaya. Moğollardan beri bu ülke böyle yağma görmedi.
Neden Yassıada’ya değil İmralı’ya yapılıyor?