İnfaz yasası ne getirdi ne götürdü?

Av. Dr. Soner Hamza Çetin yazdı...

İnfaz yasası ne getirdi ne götürdü?

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (CGTİHK) İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7242 Sayılı Kanun, 14.04.2020 tarihinde TBMM’de kabul edilmiş, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı RG’de yayınlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Bu kanun ile gerek CGTİHK gerek ise Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)’nun da birçok değişiklik yapılmıştır.

Yapılan bu değişikliklerin bir kısmı doğru ve yerinde ise de getirilen düzenlemenin özellikle mahkumlar arasında bir ayrıma yol açtığı, getirilen düzenlemelerin bir kısmının Anayasa’nın eşitlik (m.10) ilkesine aykırı olduğu söylenmelidir.

Bunun yanı böylesi bir yasal düzenleme yapılmasındaki esas gaye cezaevlerinin aşırı kalabalıklaşması nedeniyle cezaevi mevcudunun azaltılması olduğu göz ardı edilemez.

Cezaevi mevcudunun azaltılması için yapılması gereken birçok başka yol var iken özellikle cezaevlerinde infaz edilmesi lazım gelen hapis cezasının miktarları ile oynamak doğru ve yerinde bir uygulama olarak değerlendirilemez. Örneğin; hapis cezasının elektronik izleme yöntemi kullanılması suretiyle bir kısım hapis cezalarının evde infazı, cezaevi mevcudunun azaltılmasında kullanılabilecek önemli bir imkan olup; ülkemizde de zaten var olan ve halen uygulanmakta olan bu yöntemin yaygınlaştırılması ile önemli bir kısım hapis cezalarının bu yöntem ile infazı sağlanabilirdi. Çünkü elektronik izleme örneğin Avrupa ve özellikle İngiltere’de yaygın bir kullanım ile cezaevlerinin kalabalıklaşmasına engel olarak çok aktif olarak kullanılmıştır. Bu hususta getirilen bir düzenleme vardır. (5402 sayılı Kanun’un 15/A maddesinin birinci fıkrasına bir cümle eklenmiş olup, buna göre; elektronik izleme rızası alınmak koşulu ile şüpheli, sanık ve hükümlüye ait elektronik cihazlar kullanılmak suretiyle de yapılabilir. Bu hüküm ile kanaatimizce, elektronik izlemeyi gerçekleştirecek olan cihazın yükümlü tarafından temin edilmesinin yolu açılmaktadır.

Cezaevlerinin kalabalıklaşmasının en önemli nedeni suç işleme oranındaki artış olmakla birlikte hapis cezasının infaz edilmesi sırasında hükümlünün cezaevinde geçirmesi gerekli olan sürenin miktarı da kuşkusuz bu açıdan son derece önemlidir. Çünkü hükümlü cezasının bir bölümünü cezaevinde geçirdikten sonra esasen iyi halli olduğunun anlaşılması ile birlikte cezasının geri kalanını cezaevi dışında geçirmekte ancak bu dönem içerisinde kendisi hakkında bir kısım denetimli serbesti yükümlülükleri tayin edilebilmektedir. İşte bu kanun ile halen 2/3 ve bir kısım hükümlüler bakımından 3/4 olarak olarak uygulanmakta olan bu oranlarda değişiklik yapılmaktadır.

KOŞULLU SALIVERİLME ORANI, BAZI SUÇLAR HARİÇ OLMAK ÜZERE, ESASEN BUNDAN SONRA 1/2 OLARAK UYGULANACAKTIR

1) Bu yasa ile getirilen en önemli değişiklik hapis cezasının cezaevlerinde infaz edilmesi gerekli olan oranı 2/3 ten (yeniden) 1/2’ye indirmesidir. Çünkü istisna edilen bir kısım suçlar dışındaki suçlar bakımından, esas itibariyle bundan sonra cezanın 1/2’si cezaevinde infaz edilecek ve salıverilmesine bir yıl kala ise iyi halli olması şartıyla kendisine denetimli serbesti tedbiri uygulanmak suretiyle hükümlü salıverilecektir. Ayrıca; bu hususta getirilen önemli bir diğer değişiklik ise; iyi halli olma şartının sadece belirli bir kısım disiplin suçlarının işlenip işlenmemesi ile bağıntılı olarak görülüp nerdeyse otomatik olarak uygulana gelmekte olan iyi halli olma durumunun, bu hususta yapılacak olan esaslı bir inceleme ile belirlenebilir olmasıdır. (5275 Sayılı Kanun m.89).

2) Yukarıda ifade edildiği gibi, hükümlünün salıverilmesi için bir koşullu salıverilme şartı olarak getirilen cezanın 1/2 oranında cezaevinde geçirilmesi şartı tüm suçlar bakımından uygulanmayacaktır. Bir kısım suçtan mahkum edilmiş olanlar bakımından oran, 2/3 olarak uygulanacaktır. Kendisi hakkında 2/3 oranının uygulanması gerekli olanlar ise, şu şekilde sıralanabilir: “TCK’nın,

a) Kasten öldürme suçlarından (m.81, 82 ve 83) süreli hapis cezasına mahkum olanlar,

b) Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan (m.87, fıkra 2 bend d) süreli hapis cezasına mahkum olanlar,

c) İşkence suçundan (m.94 ve 95) ve eziyet suçundan (m.96) süreli hapis cezasına mahkum olanlar,

d) Cinsel saldırı (m102, 2.fıkra hariç), reşit olmayanla cinsel ilişki (m.104, 2.ve 3.fıkra hariç) ve cinsel taciz (m.105) suçlarından süreli hapis cezasına mahkum olanlar,

e) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan (m.102, 103, 104 ve 105) hapis cezasına mahkum olan çocuklar,

f) Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlardan (m.132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138) süreli hapis cezasına mahkum olanlar,

g) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (m.188) hapis cezasına mahkum olan çocuklar,

h) Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından (m.326 ila 339) süreli hapis cezasına mahkum olanlar, cezalarının 2/3’sini infaz kurumunda çektikleri takdirde koşullu salıvermeden yararlanabilirler.

Ayrıca suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkum olan çocuklar ile 01.01.1983 tarihli e 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkum olanlar hakkında, koşullu salıverme oranı 2/3 olarak uygulanacaktır.

3) Bunun yanı sıra 2/3 oranı uygulanacak olanlar bakımından da ayrıca bir istisna daha getirilmekte ve bunlar bakımından ise 3/4 oranı uygulanmaktadır. Buna göre TCK m.102/2 (cinsel saldırının nitelikli hali); 103 (cinsel istismar); 104/2 ve 3 (Reşit olmayan ile cinsel ilişki); TCK m.188 (Uyuşturucu madde ticareti yapmak) ve 3713 sayılı TMK kapsamına giren suçlardan mahkum edilenler hakkında 3/4 oranı uygulanmaya devam edecektir.

DENETİMLİ SERBESTLİK İLE SALIVERİLME

Kanun ile getirilen ve Kanunun bir af kanunu olarak algılanmasındaki en önemli değişiklik ise hükümlüler için halen uygulanmakta olan mahkumun şartlı tahliye edilmesi için kalan son bir yıllık sürenin denetimli serbesti uygulanmak suretiyle tahliye edilmelerine ilişkin hükmün, 30.03.2020 tarihinden önce işlenmiş olan suçlar bakımından, bir yıl değil bir defaya mahsus olmak üzere 3 yıl olarak uygulanmasıdır. (Geçici 6’nci madde). Bununla birlikte özellikle kamuoyundan gelen baskılar nedeniyle bu hüküm tüm suçlardan mahkum edilenler için uygulanmayacaktır. Bu hükümden istifade ettirilmemesi gerekli olanlar ise şöyle sıralanabilir:

a) Kasten öldürme suçları (m.81, 82, 83),

b) Üst soya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi itibariyle ağırlaşmış yaralama suçları,

c) Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu (TCK m.87/2-d),

d) İşkence suçu (TCK m.94 ve 95),

e) Eziyet (TCK m.96),

f) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (TCK 102, 103, 104, 105),

g) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal e ticareti suçu ( TCK m.188).

h) Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (TCK m.132 ila 138 maddeleri).

k) Devletin güvenliğine karşı suçlar (TCK m.302 -339 arası)

ı) Terör suçları (3713 say TMK kapsamında sayılan suçlar).

İNFAZ HAKİMLİĞİ İLE İLGİLİ DÜZENLEMELER

Halen var olan İnfaz hakimliğinin görev alanı yeniden düzenlenmekte ve mahkemeler tarafından yerine getirilmekte olan infaz hukukuna ilişkin bir çok yetki esasen olması gerektiği gibi infaz hakimliğine bırakılmaktadır.

Bununla birlikte bu hususta getirilen yeni düzenlemelerin infaz hakimliği tarafından üstlenilmesi ise bu infaz hakimliklerine yapılacak olan yeni atamalar göz önünde bulundurularak, 01.09.2020 tarihine ertelenmektedir. Yapılan bu yasa değişikliği nedeniyle birçok kararın verilmesi gerekli olup, bu kararların esas mahkemelerince verilmesi, bu mahkemelerin ise halen büyük bir iş yükü altında olduğu dikkate alınacak olursa, mahkemelerin iş yükünü daha da artıracaktır.

HAFTA SONU İNFAZ VE KONUTTA İNFAZ EDİLECEK OLAN HAPİS CEZASININ UYGULANMA ALANI GENİŞLETİLMİŞTİR

CGTİHK’nın 110’ncu maddesine göre:

(1) İnfaz hâkimi, hükümlünün talebi üzerine kasten işlenen suçlarda toplam bir yıl altı ay, taksirle öldürme suçu hariç olmak üzere taksirle işlenen suçlarda ise toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasının;

a) Her hafta cuma günleri saat 19.00’da girmek ve pazar günleri aynı saatte çıkmak suretiyle hafta sonları,

b) Hafta sonları hariç, her gün saat 19.00’da girmek ve ertesi gün saat 07.00’de çıkmak suretiyle geceleri, Ceza infaz kurumlarında çektirilmesine karar verebilir.

(2) Kadın, çocuk veya altmışbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam bir yıl; Yetmiş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam iki yıl; Yetmişbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam dört yıl veya daha az süreli hapis cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilir.

(3) Toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlülerden maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği tespit edilenlerin cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilir.

(4) Doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçen ve toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınların cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. Bu fıkra uyarınca talepte bulunulabilmesi için kadının doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş olması gerekir.

(5) Cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verilenler hakkında tabi oldukları infaz rejimine göre koşullu salıverilme hükümleri uygulanır. Ancak, 105/A maddesi hükümleri gereğince denetimli serbestlik hükmü uygulanarak salıverme kuralı uygulanmaz.

Üçüncü ve dördüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri;

a) Terör suçları ile örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçlarından ya da örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olanlar,

b) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar,

c) Adlî para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler,

d) Koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler,

hakkında uygulanmaz.

TCK YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

TCK m.50’de düzenlenen seçenek yaptırımların gereklerine aykırı davranılması nedeniyle seçenek yaptırımın yeniden hapse çevrilmesi ve yine seçenek yaptırımın hükümlünün elinde olmayan nedenlerden dolayı yerine getirilmemesi nedeniyle seçenek yaptırımın değiştirilmesi yetkisinin hükmü veren mahkemeden alınarak, infaz hakimliğine verilmesi, doğru ve yerinde bir uygulama değildir. Seçenek yaptırıma ilişkin kararın yine hükmü veren mahkemece kaldırılması veya değiştirilmesi yine o hükmü veren mahkemece yerine getirilmesine ilişkin eski düzenlemenin daha doğru ve yerinde olduğunu söylemek gerekir.

TCK YER ALAN BAZI SUÇLARIN CEZALARI ARTIRILMIŞTIR

Bir genç kızın yüzüne asit atılması suretiyle yaralanmasına ilişkin olay nedeniyle kamuoyunda oluşan tepkinin bir yansıması olarak TCK’nın yaralama suçunu düzenleyen 86’ncı maddesine suçun canavarca his ile işlenmesi hükmünün eklenmesi ve bu durumda verilecek cezanın ise bir kat artırılarak hükmolunması gerektiğine ilişkin düzenleme doğru ve yerinde değildir.

Aynı şekilde tefecilik suçunun da cezasının artırıldığı görülmektedir.

Önemli olan suçların cezalarının artırılması değil, verilen cezaların infaz edileceğine ilişkin beklentinin yerine getirilmesidir. Bir başka söylem ile verilen cezaların infaz edilmeyecekleri, verilen cezaların, getirilen af kanunu veya infaz düzenlemeleri ile etkisiz bırakılacağına ilişkin beklenti, suçların cezalandırılmadığı inancının yerleşmesine yol açabilir. Nitekim Türkiye’de yıllardır yapılmakta olan bu infaz değişiklikleri buna yol açmıştır.