İnsan insanın virüsüdür

featured
service

Levent Akson yazdı

İngiliz siyaset filozofu Thomas Hobbes 1651 yılında , ünlü “ Leviathan “ ya da “ Bir Din ve Dünya Devletinin İçeriği , Biçimi ve Gücü “ kitabında şöyle der ; İnsan insanın kurdudur .

( orjinali : Homo Homini Lupus )

Hobbes bu yargıya 369 yıl önce varmıştı .

İnsanların tamamı doğuştan egoist ve çıkarcı olarak doğarlar .

Empati kavramı Hobbes’ a göre büyük bir aldatmacadır .

İnsanlar çıkarları doğrultusunda başkalarının mallarını gasp edebilir, yalan söyleyebilir ve hatta birbirlerini öldürebilirler.

Bu nedenlerle bir devletin varlığının kaçınılmaz olduğunu vurgulamıştır kitabında.

Peki nasıl bir devlet?

Demokrasi ve aristokrasi rejimlerine olumlu bakmaz.

Demokrasi, halkın çoğunluğunun egemen olduğu bir rejimdir, ama halk cahil ve dünyadan kopuksa?

Aristokrasi, bir grup soylunun yönettiği bir rejimdir ama insanlar her zaman kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettikleri için hiç bir zaman uzlaşı sağlanamaz.

O halde devlet monarşi ile idare edilmeli, devletin başında sınırsız yetkilere sahip bir kral bulunmalı ve halk kendini krala teslim etmelidir (sanırımsize yabancı gelmemiştir).

O gün, bugün de haklıdır Hobbes. Küçük bir farkla; günümüzde dünya nüfusunun büyük bir yüzdesi demokrasi aldatmacası ile, monarşiyle idare edilmektedir .

Konuyu yaşadığımız Kovid-19 virüs salgınına getirmeyeceğim, burada da krallar, teşhis ve tedavi konusunda halkları adına doğru olduğuna inandıkları kararları vermişler ve kısa sürede şu itirafta bulunmuşlardır “gerekli önlemleri almakta geç kaldık” .

Her ne kadar, her ülkenin kralı bu itirafı yapacak cesareti henüz gösterememiş ise de zaman ve kayıplar “geç kalmanın” bedelini o ülke halkına ödetmeye maalesef devam etmektedir .

Evet, geç kalıyorsunuz Krallar, çok geç kalıyorsunuz .

Sonsuz evrende, bir benzeri olmayan gezegenimiz, yani üzerinde yaşadığımız dünya adını verdiğimiz karalar, su küre ve etrafını saran atmosfer ile ilgili gerçekleri ;

– Evimiz yanıyor Krallar, evimiz. İklim krizinin farkında mısınız? Sizler ise saltanatınız, sisteminiz, yağmanız devamı için olup bitene seyirci kalıyorsunuz, bıraktım seyirci kalmanızı, bu yangına bir bidon benzin ile gidiyorsunuz

– Atmosferde karbon dioksit oranı bu yıl Ocak ayında zirve yaptı ve milyonda 410 oldu . Bu oranın 1850 yılında milyonda 280 olduğunu , son 200 bin yılının en yüksek değeri olduğunu biliyor musunuz ?

– Virüs söz konusu ise iklim krizi teferruattır kafasında mısınız?

– Sanayi devriminden bu yana gezegenizimizde ortalama sıcaklığın 1 derece arttığını, bunun 1.5 dereceye ulaşması durumunda buzulların eriyeceğini, deniz seviyesinin yükseleceğini ve bu tarihin çok yakın olduğunu , 2035 yılının gezegenimizde insan yaşamının son bulabileceğini, yaşam devam etse bile özellikle İran, Türkiye, Yunanistan, İtalya ve İspanya’da korkunç kuraklıklar başlayacağını, Avustralyalıların iklim mültecisi olacağını biliyor musunuz?

– Petrol, gaz ve kömürlü bir hayatın gezegenimizde sürdürülemez olduğunun farkında mısınız?

– Paris İklim Anlaşmasının gereklerine uymanın bile bizi geri dönülmez noktadan kurtarma ihtimalinin sadece yüzde 50 olduğunu biliyor musunuz ?

– Sibirya’da , Kanada’da ve Kuzey Kutbunda permofost denen donmuş tabakaların erimeye başlaması ile meydana çıkacak metan gazının (metan gazı, karbondioksitten 28 defa daha güçlü sera gazı emisyonu oluşturur) gezegenimizde tamiri mümkün olmayacak sera gazı örtüsü oluşturacağını düşündünüz mü?

– Dünyanın en büyük temiz su kaynağının Tibet Yaylasında olduğunu ve eridiğini biliyor musunuz ? Bu erimenin sonucunda altı büyük nehrin (Indus, Brahmaputra, Ganj, Yangtze, Sarı Irmak ve Mekong ) kuruyacağını, pirinç ekilemeyeceğini, iki milyar insanın göç edeceğini ve nereye gideceğini biliyor musunuz ?

– “Albedo etkisini biliyor musunuz Krallar ? Dünyanın dengesi işte bu fizik kuralı üzerinde duruyor. Düz beyaz yüzey , güneşten gelen ışınları yüzde 90 oranında yansıtır . Isınma arttıkça Grönland ve Kuzey Kutbu’nda buzullar eriyecek ve dünya tek kutuplu hale gelecek. Buzulların erimesiyle lacivert deniz , siyah-gri kayalar ve kahverengi toprak ortaya çıkacak ve güneş ışınlarını absorbe edecekler ve ısı yeryüzünde kalacak . Bütün bunların sonucunda meydan , atmosferi bir battaniye gibi saran sera gazlarına kalacak,

– Okyanusların asiditesinin arttığının farkındamısınız Krallar , hem de son yüz yılda 10 kat daha asidik okyanuslara sahip olduğumuzu,

Deniz deyince aklınıza balık geliyor değil mi? Aldanıyorsunuz. Gezegenimizde, kendi elimizle yarattığımız canavarın, karbondioksitin, yarısı karada ormanlar diğer yarısı da okyanuslar tarafından emilir. Okyanusların asiditesi arttıkça artık karbondioksit sönümlemesi yapılamıyor, dünya denizleri can çekişiyorlar Krallar!

– Ülke halkınıza “et yemeyin” deme cesaretiniz var mı Krallar. Küresel ısınmanın en büyük sebeplerinden birinin hayvancılık endüstrisi olduğunu anlatabilir misiniz halkınıza . Yağmur ormanlarının hayvan yemi ekim sahası yaratmak uğruna kesildiğini , küresel ısınmanın yüzde 15‘inin büyük baş hayvanların çıkardığı metan gazı ile oluştuğunu anlatabilir misiniz?

– Evengelist Kilisesi inançlarına göre “insan eşrefi mahluktur ve insanın geleceği tehlikeye düştüğü durumlarda Tanrı yeni bir düzenleme ile insanı kurtaracaktır, bu nedenle çoğalın (dindarların çok çocuk yapmasının nedenlerinden biri de budur ) ve tüketin felsefesi ile kapitalist sistemi daha ne kadar pompalayacaksınız Krallar ?

– Kesilecek bir ağaç için düzenin önüne geçen ve bu uğurda can veren insanları ne zaman anlayacaksınız Krallar?

Biliyorum anlamayacaksınız, sizleri bulunduğunuz mevkilerde tutan sisteme öylesine bağlı, öylesine gözünüzü karartmışsınız ki bir virüs dahi sizin aklınızı başınıza getiremiyor ve ülkenizi teslim alabiliyor .

Peki , küresel iklim değişikliği ile ilgili ne yapmayı düşünüyor sunuz Krallar ? Önünüzde 10 yıllık bir programınız var mı? Bakın Krallar, Paris İklim Sözleşmesi diyorsunuz değil mi ?

Uygulayabiliyor musunuz ?

Hobbes bugün yaşasaydı , “insan insanın kurdudur” yerine “insan insanın virüsüdür” derdi eminim.

Bu konuyu, içinizi daha fazla karartmadan çok beğendiğim ve kitaplarını keyifle okuduğum Ali Demirsoy’un sözleri ile bitiriyorum;

“Ey insanoğlu, gözünü aç ve bilime kulak ver . Biz evrensel bir karantinaya girmişiz. Bu kürenin dışında toplu olarak serbest yaşamamız olasılık dışıdır. Bu küreyi yaşanabilir tutma bizim insanlık borcumuzdur . Hiçbir değer bu küreyi yaşanır tutmaktan daha saygın ve önemli değildir .

Unutmayınız geçmiş milyarlarca canlının mirası , milyarlarca canlının geleceği sizin ellerinizdedir .

Lüksünüz ve refahınız için aç gözlülük yaparak bu mavi küreyi hayaletler dünyasına çevirmeyiniz .

Bu nedenle dünyadaki anayasaların tümünün birinci maddesi şöyle olmalıdır : DOĞA HAKKI İNSAN HAKKINDAN ÖNDE GELİR.”

Anlayabildiniz mi Krallar ?…

İnsan insanın virüsüdür

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!