1. Haberler
  2. Analiz
  3. İran-2: İç dengeler

İran-2: İç dengeler

featured

Terör ve Güvenlik Uzmanı Salih Aydemir yazdı…

ETNİK FAY HATLARI VE VEKİL YAPILAR ÜZERİNDEN KURULAN SENARYOLAR                          

İran’daki kriz yalnızca rejim ile toplum arasındaki gerilim ya da ekonomik sorunlar üzerinden okunamaz. Asıl belirleyici unsur İran’ın tarihsel olarak taşıdığı çok etnikli ve çok mezhepli yapının dış müdahaleye açık fay hatları üretmesidir. Bu yapı istihbarat servisleri açısından yalnızca sosyolojik bir gerçeklik değil aynı zamanda operasyonel bir imkân alanı olarak değerlendirilmektedir.

İran nüfusunun önemli bir bölümü Fars olmayan unsurlardan oluşmaktadır. Azeriler, Kürtler, Araplar, Beluçlar ve Türkmenler merkez çevre ilişkilerinin en kırılgan noktalarını temsil etmektedir. Özellikle sınır bölgelerinde yaşayan bu topluluklar sınır aşan örgütsel bağlantılar ve bölgesel krizlerle birleştiğinde vekil yapılar üzerinden şekillenen güvenlik tehditlerine açık hâle gelmektedir.

BELUÇ HATTI

SİSTAN BELUCİSTAN VE SÜREKLİLİK GÖSTEREN İSTİKRARSIZLIK

İran’ın güneydoğusunda yer alan Sistan Beluçistan bölgesi merkezi otoritenin tarihsel olarak en zorlandığı alanlardan biridir. Bu bölgede faaliyet gösteren Jaish al-Adl (Adalet Ordusu) örgütü kendisini Beluç ve Sünni kimliği üzerinden meşrulaştırmaya çalışmakta. İran güvenlik güçlerine yönelik saldırılarla dikkat çekmektedir. Daha önce etkin olan Jundallah (Cundullah) yapılanmasının çözülmesinin ardından ortaya çıkan bu yapı ideolojik ve operasyonel sürekliliğin bir örneğini teşkil etmektedir.

Bu hattaki örgütlenmelerin temel amacı doğrudan rejimi devirmekten ziyade İran’ı sürekli alarm hâlinde tutmak sınır güvenliğini zayıflatmak ve güvenlik kaynaklarını çevre bölgelerde tüketmektir. Bu durum İran’ın stratejik kapasitesini iç güvenliğe yönlendirmesine neden olmaktadır.

ARAP YARILIKÇI YAPILAR VE HUZİSTAN FAKTÖRÜ

İran’ın güneybatısında enerji kaynakları açısından kritik öneme sahip Huzistan (Ahvaz) bölgesi Arap etnik kimliği üzerinden şekillenen ayrılıkçı söylemlerin merkezinde yer almaktadır. Ahvaz’ın Kurtuluşu için Arap Mücadele Hareketi bu bölgeyi İran’dan koparmayı hedefleyen söylemiyle zaman zaman saldırılar ve sabotaj girişimleriyle gündeme gelmektedir.

Bu tür yapıların stratejik değeri eylemlerinin ölçeğinden ziyade sembolik ve psikolojik etkisinde yatmaktadır. Enerji altyapısına yönelik tehditler İran ekonomisini ve uluslararası algıyı baskı altına almayı amaçlamaktadır.

PJAK VE SINIR AŞAN GEÇİŞKENLİK

İran’ın batı ve kuzeybatısında faaliyet gösteren PJAK (Partiya Jiyana Azad a Kurdistanê)  terör örgütünün PKK ile ideolojik ve örgütsel bağları olan bir yapı olarak öne çıkmaktadır. PJAK’ın İran açısından önemi yalnızca gerçekleştirdiği eylemlerden değil Irak ve Suriye sahalarıyla kurduğu geçişken ilişkilerden kaynaklanmaktadır.

Suriye’de SDG’nin hareket alanının daralmasıyla birlikte bu sahada etkin olmuş bazı unsurların İran yönlü senaryolara dâhil edilmesi ihtimali Tahran açısından yeni bir güvenlik baskısı oluşturmaktadır. Buradaki hedef İran Kürt bölgelerinde düşük yoğunluklu ama süreklilik arz eden bir istikrarsızlık üretmektir.

VEKİL YAPILARIN ORTAK STRATEJİK İŞLEVİ

İran içerisinde faaliyet gösteren bu örgütlerin ideolojik, etnik ve mezhepsel farklılıklarına rağmen ortak bir stratejik işlevi bulunmaktadır:

  • Merkezi otoriteyi çok sayıda cephede meşgul etmek,
  • Güvenlik güçlerini yıpratmak,
  • Toplumsal korku ve güvensizlik üretmek,
  • İran’ı bölgesel hamle yapamayacak ölçüde içe kapatmak.

Bu yapıların etkinliği klasik askerî başarıyla değil süreklilik yıpratma ve algı üretimi üzerinden ölçülmektedir. Bu yönüyle İran sahası açık bir işgalden ziyade vekâlet savaşlarının iç güvenlik boyutuna sahne olmaktadır.

TÜRKİYE FAKTÖRÜ VE BÖLGESEL DENGE

İran’daki bu fay hatları ve vekil yapıların hareketlenmesi, doğrudan Türkiye’nin güvenliğini de ilgilendirmektedir. PJAK-PKK hattının İran sahasında canlanması Türkiye açısından yalnızca İran’ın iç meselesi değil bölgesel bir güvenlik riski anlamına gelmektedir. Bu nedenle Türkiye bu denklemde pasif bir izleyici değil dengeleyici ve sınırlayıcı bir aktör konumundadır.

İran’daki etnik fay hatları ve bu hatlar üzerinden sahaya sürülen vekil yapılar tek başlarına rejimi devirebilecek kapasiteye sahip değildir. Ancak bu unsurların eş zamanlı ve kontrollü biçimde kullanılması, İran’ı uzun süreli ve yönetilmesi zor bir iç kırılganlık durumuna sürükleme potansiyeli taşımaktadır.

Birinci bölümde ele alınan istihbarat ve algı savaşı, bu bölümde etnik ve vekil yapılar üzerinden sahaya taşınmaktadır. Bu iki dinamik birlikte okunduğunda İran’ın neden sürekli kriz eşiğinde tutulmak istendiği daha net anlaşılmaktadır.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!